Uyku Bozukluğu Merkezi

Bölüm Hakkında

Uykunuzu Test Edin!

  • Haftada 2-3 gece uykuya dalmakta güçlük çekiyorum.
  • Akşam saatlerinde veya yatağa girdiğimde bacaklarımda isimlendiremediğim bir huzursuzluk hissediyorum.
  • Uyuyamayacağım fikri akşam saatlerinden itibaren beni endişelendiriyor.
  • Yatakta sürekli bacaklarımı hareket ettirmek zorunda kalıyorum.
  • Geceleri bacaklarıma kramp girebiliyor.
  • Yeterli süre uyumama rağmen gün içinde yorgun ve uykulu oluyorum.
  • Gece içinde nefes alamama hissi ile uyanıyorum.
  • Horlamamın yan odalardan duyulacak kadar şiddetli olduğu söyleniyor.
  • Uykuda nefesimin durduğu söyleniyor.
  • Gece içinde en az bir kez tuvalete gitmek zorunda kalıyorum.
  • Geceleri baş, boyun veya göğsümde terleme oluyor.
  • Sabah yorgun ve baş ağrısı ile uyanıyorum.
  • Toplantılarda, okurken veya TV seyrederken uyuyakalabiliyorum.
  • Uykululuk nedeniyle eskisi kadar uzun süre araba kullanamıyorum.
  • Gün içinde zaman zaman dayanılmaz uykululuk atakları yaşıyorum.
  • Çok sık rüya görüyorum.
  • Geceleri uykudan bağırarak ve korku ile uyandığım ve saldırgan hareketlerim olduğu söyleniyor.

Yukarıdaki sorulardan üç veya daha fazla evet cevabı veriyorsanız, bir uyku hastalığınız olabilir. Uyku hastalıkları günlük aktivitenizi ve sosyal yaşantınızı bozmasının yanı sıra, çok daha ciddi sağlık sorunlarına sebep olabilir.

Uykusuzluk toplumun %90'ının hayatının bir döneminde yasadışı bir problem olup, 2 aydan uzun süre ve haftada 2-3 geceden sık olarak bu problemi yaşayanların, başka bir deyişle kronik uykusuzların oranı %30 dur. Çoğumuz hayatımızın yaklaşık üçte birini uyuyara geçirmekteyiz.

Uyku süresinin kişiden kişiye değişmekte olduğu ve bu sürenin 4 saat ile 11 saat arasında değiştiği bilinmektedir. Uyku süreleri genetik faktörlerin etkisi ile kişiden kişiye değişmektedir. Doğuştan itibaren belirlenmiş olan bu süreyi belli limitler dışında değiştirmek mümkün olmamaktadır. Süreyi kısaltmak zorunda kaldığımızda uyku yoksunluğu sonucu görülen istenmeyen belirtilerle karşılaşmaktayız. İş hayatı, verimlilik ve trafik kazları ile uyku ve uyku bozukluklarının ilişkilerinin ortaya konması uyku ve bozukluklarının ayrı bir disiplin olmasında önemli kaldırım taşlarını oluşturmuştur.

Genel anlamda uykunun kendisine ait bozukluklar, uykuda ortaya çıkıp uyanıklık fonksiyonlarının bozulmasına sebep olan hastalıklar ve uyanıklıkta ortaya çıkıp uykuyu etkileyen hastalıklar bu bilim dalı içinde incelenir.

Uyku tıbbı, geniş bir hastalık yelpazesine sahip olması nedeniyle nöroloji, göğüs hastalıkları, psikiyatri, KBB iç hastalıkları (kardiyoloji, gastroenteroloji, endokrinoloji, geriatri), ve pediatri başta olmak üzere diğer bilim dalları ile birlikte multidisipliner bir yaklaşımı gerektirir.

Uykusuzluk sebeplerinin % 30 unu oluşturan huzursuz bacak sendromu spesifik tedavisi olan ve uyku bozuklukları merkezlerinde tanı konabilen hastalıklardandır. Diğer önemli bir uyku bozukluğu da uykuda solunumun durması sendromu toplumda en az % 4-5 oranında görülen bir sendromdur. Bu sıklıkta görülen, hastada oluşan şikayetler ve komplikasyonlar nedeniyle hastanın yaşıtlarından 8-16 misli daha fazla sağlık harcaması yapmasına sebep olan ve maalesef tanı konulmakta ortalama 8 sene zaman kaybedilen başka bir hastalık yoktur.

Eğer akşam olduğunda bacaklarımı koyacak yer bulamıyorum, yatağa girdiğimde bacaklarımın canı sıkılıyor, bacaklarımı hareket ettirmekten uykuya dalamıyorum diyorsanız sizde de huzursuz bacaklar sendromu olabilir. Türkiye'de en az 2 milyon insan huzursuz bacaklar nedeniyle uyuyamıyor. Huzursuz bacaklar sendromu, hastanın bacaklarında hissettiği, ancak tam olarak tarif edemediği, rahatsız edici, garip bir his ve bunun sonucu olarak uykuya dalamama ile şekillenen bir sendromdur. İstirahat halinde hissedilen bu garip hissi hastalar yakınlarına ve hekimlerine anlatamamaktan yakınırlar. Zira ağrı olarak adlandırılamayan bu his zaman zaman bazı hastalar tarafından karıncalanma, uyuşma, bacakta çekilme olarak tarif edilir. Bazı hastalar da bu hissi “bacaklarım sıkılıyor” diye tarif ederler. Hastalar bu histen ancak bacaklarını hareket ettirerek kurtulurlar. Hareket sonrasında bir müddet rahatlayan hasta, en fazla birkaç dakika sonra tekrar aynı hissi yaşar. Bu hastalığa, toplumda %3-5 gibi oldukça sık denebilecek bir oranda rastlanır. Hastalar bacak ağrıları nedeniyle daha çok romatizmal hastalıklar ve fizik tedavi uzmanlarına başvururlar. Sendrom yaşın ilerlemesi ile daha sık oranda görülmeye başlar, şiddeti de gittikçe artar.

Hastalar bacaklarındaki huzursuzluk nedeniyle akşamları televizyon seyredemez, arkadaş ziyaretlerine gidemez ve en önemlisi yatağa gittiklerinde bu garip hissin hastayı sürekli hareket etmek zorunda bırakması nedeniyle uzun süre uykuya dalamazlar. Birçok hasta uykuya dalamadığı için yataktan çıkıp dolaşmak zorunda kalır. Hastalar aynı hissi gece yarısı uyandıklarında da yaşarlar ve tekrar uykuya dalmakta güçlük çekerler.

Toplumda her 100 kişiden 42 si horlamaktadır. Yaşın artması ile horlamanın görülme sıklığı da artmaktadır. Kadınlar menopoz dönemi sonrasında erkeklere benzer şekil ve sıklıkta horlamaya başlarlar.

Kesintisiz, yani solunum düzensizliğinin eşlik etmediği, düzenli horlamanın, uykuda bölünme oluşturmuyorsa hastaya herhangi bir zarar vermediği düşünülmektedir. Bu tür horlama sadece hastanın çevresini ve özellikle de eşini rahatsız etmektedir.

En çok üzerinde durulması gereken horlama şekli, sessizlik dönemleri ile kesintiye uğrayan şiddetli horlamalardır. Bu tür horlamalardaki sessizlik dönemleri, solunum durmalarına tekabül etmektedir. Solunum durmaları veya azalmaları (apne veya hipopne) gece içinde yüzlerce defa tekrarlanabilmekte ve maalesef bunların ancak çok az bir kısmı hastanın yakınları tarafından fark edilmektedir.

Horlamanın solunum durmaları ile birlikte olduğu klinik tabloya uykuda solunum durması sendromu (obstrüktif uyku apne sendromu) denir.

Hasta her solunum durmasının ardından 5-10 saniye süreyle uyanmakta, daha doğrusu ancak uyanarak solunum durmasını sonlandırabilmektedir. Solunum durmalarına normalde % 95 olan oksijen düzeyinden % 50 ye varan düşmeler eşlik eder.

Aynı anda kalp atımında düzensizlikler görülmekte ve ileri yaşlarda kalp ritmindeki düzensizlikler ani kalp durmalarına da yol açarak, uykuda ani ölümlere sebep olmaktadır.

Uzun dönemde uykuda solunumun durması sendromu, yüksek tansiyon, kalp krizi, beyin damar tıkanıkları sonucu felçler gibi ciddi problemlere yol açmaktadır.

Uykuda solunumun durması sendromu hipertansiyonlu hastalarda % 50 oranında görülmekte, aynı şekilde uykuda solunumun durması sendromlu hastalarda % 50 oranında hipertansiyon bulunmaktadır.

Uykuda solunumun durması sendromu vasküler hastalıklar için bilinen tüm risk faktörlerinden daha önemli olması ve diğer risk faktörlerini de bünyesinde bulundurması dolayısı ile ayrıca önem kazanmaktadır.

Miyokard enfarktı veya inme nedeniyle izlenen hastaların % 60-70 inde uykuda solunumun durması uyku-apne sendromunun varlığı saptanmıştır.

Son olarak trafik ve iş kazalarında uykuda solunumun durması uyku-apne sendromunun rolü anlaşılmış,

Dünya'yı sarsan büyük facialarda ve trafik kazalarının hemen hemen yarısında uykuda solunumun durması sendromlu hastaların uykululuklarının sorumlu olduğu kesinleşmiştir.

Yukarıda belirttiğim ciddi sonuçları nedeniyle, sürekli ve şiddetli horlaması olanlar, eğer eşleri solunum durması fark ediyorsa veya kendileri uykudan yorgun ve baş ağrısı ile uyanıyorlarsa, gündüz kendilerini uykulu hissediyorlarsa mutlaka hekime başvurmalı ve en az bir gece uyku laboratuarında incelenmelidir.

  • Merkezde
    • Aktivasyon amaçlı polisomnografı (senkron video kaydı ile tüm gece)
    • Solunum ve bacak EMG kayıtları ile polisomnografi
    • CPAP titrasyonu amacıyla polisomnografi
    • NTP monitorizasyonu amacıyla polisomnografi
  • Evde Uygulanan Polisomnografik Tetkik
    • Uyku tetkikleri uyku laboratuarı dışında hastanın evinde de yapılabilir.

Evde yapılan tetkikler beraberinde izleme zorlukları getirdiği ve sınırlı sayıda parametrenin kaydına izin vermesi dolayısı ile dolayısı ile özel şartlar dışında tercih edilmemelidir.

Bölüm Doktorları

CANLI DESTEK