Harvard'lı Doktor Organ Naklini Türklerden Öğreniyor

Türkiye tıp alanında gerçekleştirdiği çalışmalarla dünyaya parmak ısırtıyor. Bu alanlardan bir tanesi de organ nakli… Dünyaca ünlü Harvard Üniversitesi’nin doktorları bile “canlıdan” yapılan organ naklinin inceliklerini öğrenmek için kendi ülkeleri yerine Türkiye’yi seçiyor. Prof. Dr. Münci Kalayoğlu, bunun Türkiye’nin organ nakli konusunda başarı karnesi olarak görülmesi gerektiğini söylüyor. İşte Harvard’lı Doktor John Lamattina’yı Türkiye’ye getiren nedenler…

John Lamattina 33 yaşında Amerikalı genç bir doktor. Eğitimi göz kamaştırıyor. Darmouth College’ın ardından Harvard Üniversitesi’nde Tıp okuyor. Genel cerrahi ihtisasını Harvard’a bağlı Massachusetts General Hospital’da yapıyor. Sonra organ nakli konusunda Amerika’nın en parlak üniversitesi olan ve kuruculuğunu (bugün artık Türkiye’de görev yapan) Memorial Hastanesi Organ Nakli Genel Cerrahi ve Çocuk Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Münci Kalayoğlu’nun gerçekleştirdiği Wisconsin Üniversitesi’ne gidiyor. Burada organ naklinin detaylarını öğrenip kendini bu alanda geliştirirken canlıdan nakil konusunda yaşadığı eksiklik hissi onu hiç bırakmıyor.

AMERİKA’DA CANLIDAN NAKİL ÇOK AZ

Amerika’da organ bağışının yüksek olması nedeniyle nakillerin çok büyük bölümü (Türkiye’nin tersine) kadavradan gerçekleştiriliyor. Böyle olunca canlıdan nakil yapma konusunda bu alanda çalışan en büyük organ nakil merkezleri bile tecrübe eksikliği yaşıyor. Bu arada John Lamattina, Asistan Profesör olarak Maryland Üniversitesi’ne kabul ediliyor Çalışacağı bölgede Amerika’nın genel yapısının tersine organ bağışının çok az olması canlıdan nakil zorunluluğunu ortaya çıkarıyor. Konuyu öğrenip kendisini geliştireceği yerleri bulmaya çalışırken bu eksiğini ülkesinde kapatamayacağını anlayıp dünyada bu işin en iyi yapıldığı merkezleri araştırmaya başlıyor. Araştırmaları adını Wisconsin Üniversitesi Organ Nakil Merkezi’nin kurucusu olduğu dönemden bildiği ve çalışmalarından haberdar olduğu Prof. Dr. Münci Kalayoğlu ve ekibini işaret ediyor.

İŞ TELEFONDA BİTİYOR

Sonra görev yapacağı Maryland Üniversite’sinin yetkilileriyle görüşüyor ve kendisine yurtdışında canlıdan nasıl nakil yapılacağını öğrenmek için 6 ay süre tanımalarını istiyor. Gözlemci doktor sıfatıyla Türkiye’ye gelmesi bir telefon görüşmesinden sonra gerçekleşiyor. Prof. Dr. Münci Kalayoğlu, bu etkileyici CV’ ye ve kendini geliştirme arzusuna sahip genç doktora, canlıdan naklin inceliklerini öğretmenin kendileri için bir görev olduğunu söyleyerek her tür yardıma hazır olduklarını belirtiyor.

VE TÜRKİYE GÜNLERİ…

Bunun üzerine John Lamattina, yaklaşık bir ay önce nişanlısıyla birlikte 6 aylık süre için “gözlemci doktor” sıfatıyla Türkiye’ye geliyor. Röportajımız sırasında anlıyorum ki burada edindiği her tecrübe, kendisine verdiği kararın doğruluğunu hissettiriyor. “Niçin buradasınız?” soruma ; “Biz Amerika’da pek çok şeyi yapabilmekle birlikte her şeyi yapamıyoruz… Oysa ben işimle ilgili ne varsa en iyisini yapmak istiyorum. Ülkemde canlıdan nasıl nakil yapıldığını öğrenmem imkânsız olduğu için dünyada bu işin en iyi yapıldığı merkezlerden biri olarak burayı seçtim” diyor.

“DOKTORLARINIZ ÇOK YETENEKLİ”

John Lamattina, Türkiye’ye geldiği andan itibaren herkesten büyük yakınlık gördüğünü ve hastane personeli ile doktorların kendisine yardımcı olabilmek için canla başla uğraştığını söylüyor. “Dünyanın hiçbir yerinde burada gördüğüm kadar ilginç ve zor vakalar görmedim. Her vaka benim için ayrı bir ders niteliğinde” diyen Lamattina, birlikte çalıştığı ekibin kendisiyle yapılan çalışmaların tüm detaylarını paylaştığını ve kendi aralarındaki konuşma dilinin bile İngilizceye döndüğünü söylüyor. Hastanedeki imkânların beklediğinin çok üzerinde olduğunu belirten Lamattina, bulunduğu ortamın bu yönüyle Harvard’dan farkı olmadığını vurguluyor. O burada bulunmaktan, Türk doktorlar ise ona yardımcı olmaktan mutlu görünüyor…

En şaşırdığı şey!

“EN RİSKLİ NAKİLLER BİLE ONLAR İÇİN KOLAY”

John Lamattina, yapılan ameliyatların çok zor olduğunu bildiği için kendisini ilk nakilden sonra en şaşırtan şeyin zorluk derecesi bu kadar yüksek ameliyatların böylesine kolay gerçekleştirilmesi olduğunu söylüyor ve “Buradaki hocaların deneyimlerini ameliyat başladığı andan itibaren anlıyorsunuz” diyor.

“İLK AMELİYATIMDA YANIMDA OLSUNLAR İSTERİM”

Amerika’ya döndüğünde canlıdan yapacağı ilk nakil ameliyatında Prof. Dr. Münci Kalayoğlu ve Prof. Dr. Koray Acarlı’yı yanında görmekten büyük mutluluk duyacağını söyleyen Lamattina’ya adı geçen hocalardan anında yanıt geliyor; “İhtiyaç duyduğunu söylediği anda ilk uçağa atlar gideriz. Ne zaman sıkıntısı olursa da bir telefon kadar uzağındayız.”

“DÜNYA STANDARDININ ÜZERİNDEYİZ”

Prof. Dr. Münci Kalayoğlu, yaşadıkları örneğin, Türkiye’de organ naklinin dünya standartlarının üzerinde yapıldığını gösterdiğini ve başarı oranlarının çok yüksek olduğunu söyleyerek şaşırtıcı bir gerçeğin altını çiziyor; “Bu kadar iyi olduğumuz bir alanda hala organ nakli için yurt dışına giden hastalarımızın olması bana anlaşılmaz geliyor. Harvard’lı doktor bile adres olarak Türkiye’yi görürken, bizim hastalarımız arasında hala bu işin yurtdışında daha iyi yapıldığına inananlar olması çok üzücü.”

“RAKI - BALIK ŞAHANE GERİSİ BAHANE”

John Lamattina, “İstanbul’da en çok neleri sevdiniz” sorumu; “Tarihi dokuyu ve Boğazın büyüleyici atmosferini” diye yanıtlıyor. Sonra boğaz manzarasına karşı rakı içip balık yemenin çok hoşuna gittiğini anlatıyor. Türkiye’deki konukseverlikten çok etkilendiğini söyleyen Lamattina, organ nakli için İstanbul’a gelmesinin bir kapı açacağına inanıyor ve bundan sonra bu konuyu öğrenmek için Türkiye’ye gelecek daha pek çok gönüllü olacağına inanıyor.

19 Ekim 2010

CANLI DESTEK