Sağlık Rehberi Kategorileri
- Acil Servis
- Ağız ve Diş Hastalıkları
- Ağrı Polikliniği
- Anestezi ve Reanimasyon
- Beslenme Ve Diyet
- Beyin Cerrahisi
- Check Up Merkezi
- Çocuk Allerji
- Çocuk Cerrahisi
- Çocuk Göğüs Hastalıkları
- Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları
- Deri ve Zührevi Hastalıklar
- Enfeksiyon Hastalıkları
- Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif...
- Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon
- Gastroenteroloji
- Genel Cerrahi
- Genetik Laboratuvarı
- Göğüs Hastalıkları
- Göz Merkezi
- Güzel Yaşam Kliniği
- Hematoloji
- İç Hastalıkları
- Jinekolojik Onkoloji
- Kadın Hastalıkları ve Doğum
- Kardiyoloji
- Kardiyovasküler Cerrahi
- Kilo Kontrolü ve Obezite Tedavi...
- Klinik Laboratuvarlar
- Koroner Yoğun Bakım Ünitesi
- Kulak Burun Boğaz Hastalıkları
- Medikal Onkoloji
- Mikrobiyoloji Laboratuvarı
- Nefroloji
- Nöroloji
- Nükleer Tıp Ünitesi
- Organ Nakli
- Ortopedi ve Travmatoloji
- Psikiyatri
- Psikoloji
- Pulmoner Rehabilitasyon Ünitesi
- Radyoloji
- Tüp Bebek [IVF] Merkezi
- Uyku Bozukluğu Merkezi
- Üroloji
- Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi
Aort Hastalıklarında Endovasküler Tedavi
Memorial Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanları, aort anevrizmasının nedenleri ve "endovasküler tedavi" hakkında bilgi verdi.
65 yaşın üzerindeki hipertansiyon hastası erkeklerin yüzde 10’unda görülen aort anevrizması, ortaya çıktığında hastanın yaşamı ciddi şekilde tehdit eden bir sağlık sorunudur. Aort anevrizmasının yaklaşık yüzde 80’i hipertansiyona bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Hastalığın tedavisinde ilk seçenek olarak yerini alan endovasküler cerrahi, Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa ülkelerinde yaklaşık 10 yıllık bir geçmişe sahiptir.
Aort anevrizması nedir?
Aort kalpten çıkan ve vücudun tüm atardamar ağının kaynak aldığı ana arterdir. Aort anevrizması ise, vücudun en büyük atardamarı olan aortun duvar yapısının zayıflaması ve çapının genişlemesi anlamına gelir. Damar duvarı yapısındaki elastik liflerin dejenere olması aort anevrizmalarında en sık rastlanan etkendir ve genetik bir eğilimle beraberdir. Genellikle 50 yaş üzerinde ve yüksek tansiyona sahip kişilerde rastlanan bu hastalık, bazı bağ dokusu hastalıklarında da çok erken yaşlarda görülebilmektedir.
Aort anevrizması damara ne şekilde zarar verir?
Aortun çeşitli bölgelerinde görülebilen anevrizmalarda damar çapı, normalin iki katına ulaştığında damarın çatlaması, yırtılması, (rüptür) ya da damar cidarındaki tabakaların ayrışması (diseksiyon) gibi tehlikelere sık rastlanır. Bu nedenle, anevrizma tespit edilen hastalar yakından takip edilmeli ve aort çapının iki kata çıktığı ya da 5 santimetreyi aştığı durumlarda aktif tedavi uygulanmalıdır.
Aort anevrizması nasıl tedavi ediliyor?
Günümüzde aort anevrizmalarının iki çeşit tedavisi vardır. Açık cerrahi tedavi ve damar içinden müdahale anlamına gelen "endovasküler tedavi". Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa ülkelerinde yaklaşık 10 yıllık bir geçmişe sahip endovasküler tedavi yöntemleri önceleri açık cerrahi tedavi yöntemlerinin mümkün olmadığı yüksek riskli hastalarda deneme aşamasında kullanılırken, son beş yılda teknolojik olarak ileri bir noktaya gelmiş ve aort anevrizmalarında ilk tedavi seçeneği olarak yerini almıştır. Bu yöntemde büyük cerrahi kesiler ve derin anesteziye gerek yoktur. İşlem çoğu kez lokal anestezi ile sadece kasık atardamarı bölgesinde 3/4 santimetre uzunluğunda bir cerrahi kesi yoluyla yapılabilmektedir. Aort anevrizmalarının endovasküler tedavisi genellikle yaşlı ve beraberinde koroner kalp hastalığı, yüksek tansiyon, diyabet ve çeşitli akciğer hastalıklarını da birlikte bulunduran yüksek riskli bu hasta grubunun iyileştirilmesinde yeni ufuklar açmıştır. Klasik açık cerrahi yöntemlerde en iyi ihtimalle hastanın kan kaybının yerine konması için 3/4 ünite kan verilmesi, hastanın birkaç gün yoğun bakım ünitesinde, 1 hafta da hastanede tutulması gerekmektedir. Diğer yandan hasta endovasküler yöntem ile tedavi edildiğinde, çoğu kez hiç kan ya da kan ürünü kullanımına gerek kalmaz, yoğun bakımda 4/6 saat tutulup 2 gün sonra da taburcu edilebilir. Ayrıca, endovasküler tedavi ile büyük bir cerrahi travmadan uzak kalan hastaların nekahat dönemi de son derece kısadır ve 1 hafta içinde normal yaşamlarına dönebilmektedir.
Endovasküler tedavi yöntemi, Memorial Hastanesi’nde kaç yıldır uygulanmaktadır?
Hastanemizde 2001 yılından bu yana Kalp Damar Cerrahisi ve İnvaziv Radyoloji ünitelerinin birlikte uyguladığı bu tedavi yöntemi ile 89 hasta sağlığına kavuşmuştur. Bu yöntemin ilk uygulayıcılarından olan hastanemiz, ülkemizde en deneyimli ve en çok sayıda hastanın tedavi edildiği merkez haline gelmiştir.
Hastalarımızın tanısı işlem öncesi hazırlanması işlem sırasında üslendiği aktif görev dikkate alındığında İnvaziv Radyoloji Bölm Başkanı Prof. Dr. Fürüzan Numan’ın katkıları son derece önemlidir. Kalp-Damar Cerrahi ve İnvaziv Radyoloji ekibimiz bu alandaki gelişmeleri yakından takip etmekte ve yurtdışı kongrelerde ülkemizi gururla temsil etmektedir.
Endovasküler tedavi her aort anevrizması hastasında kullanılabilir mi?
Her tedavi yönteminde olduğu gibi, endovasküler tedavinin uygulanabilmesi de belirli koşullara bağlıdır. Bu koşullar işlem öncesi
yapılan bilgisayarlı tomografi ve anjiyografiler incelenir. Aortun anatomik yapısının uygun olduğu saptanan hastalarda endovasküler tedavi kolay ve güvenilir bir yöntemdir.
Aort anevrizması tedavisinde endovasküler yöntem tehlikeli midir?
Genel olarak aort anevrizmalarının cerrahi tedavisinde hastanın ameliyata bağlı kaybedilme oranı yüzde 6’ya kadar çıkmaktadır. Anevrizmaya bağlı acil girişim gerektiren durumlarda ise bu oran yüzde 25-75’e kadar ulaşmaktadır. Endovasküler tedavide ise uluslararası tıp literatüründe hasta kaybedilme oranı yüzde 1 düzeyindedir. Nitekim hastanemizde endovasküler tedavi sırasında kaybedilen hastamız bu güne kadar olmamıştır.
Endovasküler tedavi kalıcı bir tedavi midir?
Endovasküler tedavide kullanılan ve "stent-greft" adı verilen malzemeler uygun koşullarda kullanıldığında son derece yüz güldürücü sonuç vermektedir. Beş yılı aşkın bir süredir takip edilen hastalarımızda ikinci kez girişim yapılma oranı yüzde 2,2’dir.
Yayın Tarihi: 30 Nisan 2009
Sağlık Rehberi Etiket Bulutu
- A gribi
- adet
- ağız
- ağız kokusu
- akne
- alerji
- alkol
- allerji
- ameliyat
- anestezi
- anne
- anne sütü
- astım
- aşı
- aşırı terleme
- ateş
- bacak
- bahar
- bahar hastalıkları
- baş ağrısı
- bebek
- besin
- beslenme
- beyin
- beyin kanaması
- böbrek
- burun
- burun tıkanıklığı
- check up
- check-up
- checkup
- cilt
- cilt gençleştirme
- çatlak
- çocuk
- çocuk sağlığı
- çocuklarda
- dahiliye
- depresyon
- dış kulak
- diş
- diş ağrısı
- diş çürüğü
- diş sağlığı
- diyabet
- diyet
- domuz gribi
- düşük
- egzersiz
- emzirme
- enfeksiyon
- epidural
- erkek
- erken tanı
- estetik
- evlilik
- gebelik
- görme kaybı
- grip
- guatr
- güneş
- güneş yanığı
- H1N1
- hamilelik
- hamilelik çatlakları
- hava
- hiperaktivite
- iç hastalıkları
- idrar
- iftar
- ilaç
- ishal
- jinekoloji
- kadın
- kalp
- kalp hastalığı
- kalp hastalıkları
- kalp krizi
- kalp sağlığı
- kanama
- kanser
- kanseri
- kardiyoloji
- karın
- kaza
- kellik
- kırışıklık
- kilo
- koah
- koku
- kriz
- kurdeşen
- lazer
- meme
- menopoz
- mide
- migren
- MS
- multipl
- nefes
- nem
- nezle
- obezite
- okul
- omurga
- ortopedi
- oruç
- osteoporoz
- ozon
- öksürük
- peeling
- polen
- prostat
- psikoloji
- ramazan
- reflü
- rehberi
- ritim bozukluğu
- saç dökülmesi
- saglik
- sağlık
- sağlıklı beslenme
- selülit
- sıcak
- sigara
- sigaranın zararları
- sigaranin zararlari
- sigarayı bırakma
- sinir
- sivilce
- sivilce tedavisi
- skleroz
- soğuk algınlığı
- solunum
- spor
- stres
- swine flu
- şeker
- şeker hastalığı
- tansiyon
- tatil
- tedavi
- tüp bebek
- uyku
- varis
- virüs
- vitamin
- yaşam
- yaz
- yaz tatili
- yemek
- yorgunluk
Diğer Rehberler
Sağlık Rehberi dışında kurumsal web sitemizde hasta ve ziyaretçilerimizin dikkatine alttaki rehberler de sunulmaktadır.
![]() |
