Sağlık Rehberi Kategorileri
- Acil Servis
- Ağız ve Diş Hastalıkları
- Ağrı Polikliniği
- Anestezi ve Reanimasyon
- Beslenme Ve Diyet
- Beyin Cerrahisi
- Check Up Merkezi
- Çocuk Allerji
- Çocuk Cerrahisi
- Çocuk Göğüs Hastalıkları
- Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları
- Deri ve Zührevi Hastalıklar
- Enfeksiyon Hastalıkları
- Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif...
- Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon
- Gastroenteroloji
- Genel Cerrahi
- Genetik Laboratuvarı
- Göğüs Hastalıkları
- Göz Merkezi
- Güzel Yaşam Kliniği
- Hematoloji
- İç Hastalıkları
- Jinekolojik Onkoloji
- Kadın Hastalıkları ve Doğum
- Kardiyoloji
- Kardiyovasküler Cerrahi
- Kilo Kontrolü ve Obezite Tedavi...
- Klinik Laboratuvarlar
- Koroner Yoğun Bakım Ünitesi
- Kulak Burun Boğaz Hastalıkları
- Medikal Onkoloji
- Mikrobiyoloji Laboratuvarı
- Nefroloji
- Nöroloji
- Nükleer Tıp Ünitesi
- Organ Nakli
- Ortopedi ve Travmatoloji
- Psikiyatri
- Psikoloji
- Pulmoner Rehabilitasyon Ünitesi
- Radyoloji
- Tüp Bebek [IVF] Merkezi
- Uyku Bozukluğu Merkezi
- Üroloji
- Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi
Beyin Kanamalarına Karşı Önleminizi Alın!
Tüm dünyada ölümle sonuçlanan ve sakat bırakabilen hastalıklar arasında ilk üçte yer alan beyin kanamaları çoğunlukla belirti vermeden sinsice ilerleyebiliyor. Pek çok farklı nedenle meydana gelebilen kanamalar, travma ve kazaların yanı sıra; gizli kalmış tansiyon ve kolesterol yüksekliği gibi, yıllarca ilerlemesini sürdürmüş hastalıkların bir sonucu olarak görülebiliyor. Memorial Antalya Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü’nden Op. Dr. Bülent Fahri Kılınçoğlu, beyin kanamaları ve korunma yolları hakkında bilgi verdi.
Beyin kanamalarının büyük bir kısmı önlenebilir!
Yalnızca yaşlılarda değil gençlerde de beyin kanamalarının görülme sıklığına dikkat çeken Op. Dr. Kılınçoğlu “Beyin kanamalarına yol açan başlıca sebepler çocukluk ve gençlik çağında görülen kafa travmaları ve doğumsal kusurlarken, ileri yaşlarda hipertansiyon ve kalp hastalıkları da beyin kanamalarının nedenleri arasında ön sıralara çıkmaktadır. Bu açıdan bakıldığında, beyin kanamalarının büyük bir kısmının önlenebilir olduğunu söylenebilir. Hastalıklara yol açan risk faktörlerini ortadan kaldırmak ve düzenli kontroller, hastalığın neden olabileceği beyin kanamalarından korunmaya yardımcı olmaktadır” dedi.
Kolesterol ve yüksek tansiyon beyin kanamalarına zemin hazırlıyor
Op. Dr. Kılınçoğlu, beyin kanamalarına neden olan hipertansiyon ve damar sertliği hastalıklarının aniden ortaya çıkmadığının, çoğu zaman doğumla başladığının altını çizdi ve şöyle devam etti; “Bu hastalıklar hiçbir belirti olmadan yıllarca ilerleyip, 40’lı yaşlardan itibaren kendini göstermeye başlayabilir. Hastalığın temelinde; damarlarda biriken kolesterol ve kalsiyumun neden olduğu damar esnekliği kaybı bulunmaktadır. Esnekliğin kaybeden damar duvarları, kalbin her atımında daha fazla gerilirken; daha yüksek basınç ile çalışan kalp, daha çok yorulmaktadır. Süreç devam ederse, kan basıncındaki artış organlarda beslenme bozukluğuna bağlı zararlara ve damar duvar yırtılmalarına neden olur. Bu tür damar yırtılmaları beyinde meydana geldiğinde ise, kanama miktarına bağlı olarak ciddi hasarları beraberinde getirmektedir.”
Doğuştan var olan beyin damarı kusurları hızla tedavi edilmeli!
Doğumdan itibaren, kişinin beyninde var olan damarsal bozuklukların ve aileden geçen kalp damar hastalığı yatkınlığının beyin kanamalarını tetikleyebileceğini belirten Op. Dr. Kılınçoğlu, “Bu kişilerde çevresel risk faktörlerinin en aza indirilmesi gerekmektedir. Öte yandan beyinde tespit edilen baloncuk (anevrizma) ve damar yumakları (AVM) gibi doğumsal kusurlar, yüksek kanama riski oluşturduğundan hızla tedavi edilmeli, gerekirse cerrahi müdahale ile çıkarılmalıdır. Nedeni ne olursa olsun, tüm beyin kanamalarında ilk 12-24 saat içinde gerçekleştirilen müdahale, başarı şansını oldukça yükseltmektedir. Uzun vadede, vücudumuzun taşıdığı kişiye özel riskleri hesaplayarak yaşantımızı şekillendirmek, fazla kilolardan kurtulmak, düzenli spor yapmak, stresi yönetmek, sigaradan uzak kalmak, hastalıklarla mücadelede yardımcı olacaktır” şeklinde konuştu.
Yayın Tarihi: 9 Nisan 2011
Sağlık Rehberi Etiket Bulutu
- A gribi
- adet
- ağız
- ağız kokusu
- akne
- alerji
- alkol
- allerji
- ameliyat
- anestezi
- anne
- anne sütü
- astım
- aşı
- aşırı terleme
- ateş
- bacak
- bahar
- bahar hastalıkları
- baş ağrısı
- bebek
- besin
- beslenme
- beyin
- beyin kanaması
- böbrek
- burun
- burun tıkanıklığı
- check up
- check-up
- checkup
- cilt
- cilt gençleştirme
- çatlak
- çocuk
- çocuk sağlığı
- çocuklarda
- dahiliye
- depresyon
- dış kulak
- diş
- diş ağrısı
- diş çürüğü
- diş sağlığı
- diyabet
- diyet
- domuz gribi
- düşük
- egzersiz
- emzirme
- enfeksiyon
- epidural
- erkek
- erken tanı
- estetik
- evlilik
- gebelik
- görme kaybı
- grip
- guatr
- güneş
- güneş yanığı
- H1N1
- hamilelik
- hamilelik çatlakları
- hava
- hiperaktivite
- iç hastalıkları
- idrar
- iftar
- ilaç
- ishal
- jinekoloji
- kadın
- kalp
- kalp hastalığı
- kalp hastalıkları
- kalp krizi
- kalp sağlığı
- kanama
- kanser
- kanseri
- kardiyoloji
- karın
- kaza
- kellik
- kırışıklık
- kilo
- koah
- koku
- kriz
- kurdeşen
- lazer
- meme
- menopoz
- mide
- migren
- MS
- multipl
- nefes
- nem
- nezle
- obezite
- okul
- omurga
- ortopedi
- oruç
- osteoporoz
- ozon
- öksürük
- peeling
- polen
- prostat
- psikoloji
- ramazan
- reflü
- rehberi
- ritim bozukluğu
- saç dökülmesi
- saglik
- sağlık
- sağlıklı beslenme
- selülit
- sıcak
- sigara
- sigaranın zararları
- sigaranin zararlari
- sigarayı bırakma
- sinir
- sivilce
- sivilce tedavisi
- skleroz
- soğuk algınlığı
- solunum
- spor
- stres
- swine flu
- şeker
- şeker hastalığı
- tansiyon
- tatil
- tedavi
- tüp bebek
- uyku
- varis
- virüs
- vitamin
- yaşam
- yaz
- yaz tatili
- yemek
- yorgunluk
Diğer Rehberler
Sağlık Rehberi dışında kurumsal web sitemizde hasta ve ziyaretçilerimizin dikkatine alttaki rehberler de sunulmaktadır.
![]() |
