Sağlık Rehberi Kategorileri
- Acil Servis
- Ağız ve Diş Hastalıkları
- Ağrı Polikliniği
- Anestezi ve Reanimasyon
- Beslenme Ve Diyet
- Beyin Cerrahisi
- Check Up Merkezi
- Çocuk Allerji
- Çocuk Cerrahisi
- Çocuk Göğüs Hastalıkları
- Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları
- Deri ve Zührevi Hastalıklar
- Enfeksiyon Hastalıkları
- Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif...
- Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon
- Gastroenteroloji
- Genel Cerrahi
- Genetik Laboratuvarı
- Göğüs Hastalıkları
- Göz Merkezi
- Güzel Yaşam Kliniği
- Hematoloji
- İç Hastalıkları
- Jinekolojik Onkoloji
- Kadın Hastalıkları ve Doğum
- Kardiyoloji
- Kardiyovasküler Cerrahi
- Kilo Kontrolü ve Obezite Tedavi...
- Klinik Laboratuvarlar
- Koroner Yoğun Bakım Ünitesi
- Kulak Burun Boğaz Hastalıkları
- Medikal Onkoloji
- Mikrobiyoloji Laboratuvarı
- Nefroloji
- Nöroloji
- Nükleer Tıp Ünitesi
- Organ Nakli
- Ortopedi ve Travmatoloji
- Psikiyatri
- Psikoloji
- Pulmoner Rehabilitasyon Ünitesi
- Radyoloji
- Tüp Bebek [IVF] Merkezi
- Uyku Bozukluğu Merkezi
- Üroloji
- Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi
Burun Kanamasının En Sık Görülen Nedenleri
Çocuklarda Burunla Oynama, Yetişkinlerde Yüksek Tansiyon
Etiler Memorial Polikliniği Kulak Burun Boğaz Bölümü Uzmanları “ Burun kanamasının nedenleri” hakkında bilgi verdi.
Burun kanaması kişileri endişelendiren ve sık karşılaşılan klinik bir tablodur. Genellikle iki şekilde görülür:
- Gençlerde ve çocuklarda sık tekrarlayan ve az miktarda olan kanamalar: Bu kanamalar çoğunlukla burnun 1 cm. gerisinde oluşmaktadır. Bu bölge kan damarlarının çok yoğun olduğu bir bölgedir. Çocuklarda burun kanamalarının en sık sebebi burun karıştırmadır. Çocuklar burunlarını karıştırarak bu kılcal damarlardan çok yoğun olan bölgeyi zedelemekte ve tekrarlayan burun kanamalarına neden olmaktadır. Kuru havalarda ve üst solunum yolu enfeksiyonu geçirenlerde de burun kanamaları sık görülmektedir.
- İleri yaştaki hastalarda görülen kanamalar: Şiddetli, kendiliğinden durmayan, çoğunlukla da burnun arka bölgelerinden kaynaklanan ve sıklıkla hastaneye yatırma zorunluluğu duyulan ciddi kanamalardır. Bu kanamalar daha çok tansiyon hastalarında ve kan sulandırıcı ilaç kullanımlarında ortaya çıkmakta, ciddi seyirli olmaktadır.
Burun kanamalarının bölgesel nedenleri:
Burna darbe alınması, burun kırıkları, yüz ve kafatası kırıkları, burun karıştırma, burna sıkılan kortizonlu ilaçlar, kokain kullanımı burun kanamasına neden olabilir. Ayrıca burundaki kıkırdak ve kemik eğriliklerinden dolayı da dar alandan hava hızlı akarak burnu kurutur, kabuklanmalar olur ve burun kanaması izlenebilir. Üst solunum yolu enfeksiyonları, nezle, grip, sinüzit gibi enfeksiyonlarla da sıklıkla burun kanamaları olabilmektedir. Burun, burun boşlukları ve genzin iyi ve kötü huylu tümörleri de yoğun burun kanamalarına neden olmaktadır. Ergenlik çağında erkek çocuklarda görülen damar tümörleri de şiddetli kanama yapabilmektedir.
Doktor tavsiyesi olmadan alınan aspirin ve kan sulandırıcılar burun kanamasına neden oluyor
Pıhtılaşma sorunları, hemofili, von Willebrand gibi pıhtılaşma hastalıkları, K vitamini eksikliği, ilaç veya hastalıklara bağlı kanda pıhtılaşmayı sağlayan hücrelerin (trombositler) azalmasına neden olan durumlar, karaciğer hastalıkları ve alkol alımı burun kanamalarına yol açmaktadır. Toplumumuzda yanlış öğretiler sonucu birçok kişi gelişigüzel aspirin kullanmaktadır. Aspirin ve benzeri kan sulandırıcı ilaçların doktor tavsiyesi olmadan kullanılması sonucu sadece burunda değil birçok alanda durdurulamayan kanamalar olmakta ve hastalarımız bundan zarar görmektedir. Aspirin kanama zamanını 1 hafta uzatmakta ve bu sürede tedavide pıhtılaşma problemleri yaşanmaktadır. Önerimiz kan sulandırıcı ilaçların bir teşhise dayanması, tedavi süresinin ilgili hekim tarafından belirlenmesi ve kanama-pıhtılaşma parametrelerinin düzenli kontrol edilmesidir.
Yüksek tansiyon da burun kanamasına neden oluyor
İleri yaşlarda yine sıklıkla kanamaya neden olarak tansiyon yüksekliği (hipertansiyon) ve damar sertliği olarak kaydedilmektedir. Bu arada bir anekdot olarak tansiyonu yüksek hastanın burun kanaması olmasının iyi bir durum olduğu böylece beyin kanaması olmadığı doğru olmayan bir inanıştır. Burun kanaması olmadan da hipertansif hastalarda beyin kanaması izlenmektedir. Hastalarımızı çok korkutan kanamalarda bile miktarlar bir su bardağından daha azdır. Vücudumuzda toplam 5 litre dolaşan kanın varlığı hatırlandığında durum daha iyi kavranacaktır.
Hastalar hastaneye gelmeden karşılaştıkları burun kanamasında ne yapmalıdır?
İlk olarak yapılmaması gerekenler sıralanacak olursa; baş geriye atılmamalı ve buruna pamuk, bez gibi evde ilk akla gelen ne varsa sokuşturulmamalıdır. Bu hareket, sadece burun kanamasının önden değil genizden gelmesini sağlar, kanamayı durdurmaz. Kafayı ıslatmak, boyuna buz koymak pek de işe yarayacak önlemlerden değildir. Doğrusu ise önce soğuk bir suyla burunu fazla sümkürmeden temizlemek ve bir elin 2 parmağı ile burun kanatlarından şiddetlice bastırmaktır. 5 dakika bastırdıktan sonra eğer hala kanıyorsa tekrar burun içini soğuk suyla temizlemek, pıhtıları uzaklaştırmak ve tekrar 2 parmakla burun kanatlarını bastırarak kanamayı durdurmak gerekir. Bu işlem birkaç kez tekrarlanabilir. Bu yolla burun kanamalarının yüzde 90’ı durmaktadır. Durmayan kanamalar içinse KBB uzmanına başvurulmalıdır.
Gerektiğinde cerrahi yöntem uygulanıyor
Burnun arka kısmında kanaması olan, kan sulandırıcı ilaç kullanan, hipertansiyonu olan, burnunda nefes almayı engelleyici balon, tampon vs. gibi materyal bulunan yaşlı kalp, akciğer ve solunum problemli hastalarla, kanamaları tekrarlayanlar mutlaka hastaneye yatırılarak yakın izlemde tutulmalı ve gerekli testler yapılarak uygun ilaçlar verilmelidir. Tabi bu anlatılanlara rağmen kanaması devam eden hastalar da olmaktadır. Bu çok küçük yüzdeyi oluşturan hastalarımızda ameliyathanede gerekli müdahaleler yapılarak kanayan damar bağlanmakta veya o damarı tıkayıcı işlemlere gereksinim duyulmaktadır. Hastanın kanaması burun eğriliğinden kaynaklanıyorsa bu eğrilik ameliyatla mutlaka düzeltilmedir.
Sonuç olarak, burun kanamaları önemsenmesi gereken bir hastalıktır. Bu olayın nedeni mutlaka araştırılmalı ve varsa altta yatabilecek daha ciddi hastalıklar ortaya çıkartılarak tedavi edilmelidir.
Yayın Tarihi: 30 Nisan 2009
Sağlık Rehberi Etiket Bulutu
- A gribi
- adet
- ağız
- ağız kokusu
- akne
- alerji
- alkol
- allerji
- ameliyat
- anestezi
- anne
- anne sütü
- astım
- aşı
- aşırı terleme
- ateş
- bacak
- bahar
- bahar hastalıkları
- baş ağrısı
- bebek
- besin
- beslenme
- beyin
- beyin kanaması
- böbrek
- burun
- burun tıkanıklığı
- check up
- check-up
- checkup
- cilt
- cilt gençleştirme
- çatlak
- çocuk
- çocuk sağlığı
- çocuklarda
- dahiliye
- depresyon
- dış kulak
- diş
- diş ağrısı
- diş çürüğü
- diş sağlığı
- diyabet
- diyet
- domuz gribi
- düşük
- egzersiz
- emzirme
- enfeksiyon
- epidural
- erkek
- erken tanı
- estetik
- evlilik
- gebelik
- görme kaybı
- grip
- guatr
- güneş
- güneş yanığı
- H1N1
- hamilelik
- hamilelik çatlakları
- hava
- hiperaktivite
- iç hastalıkları
- idrar
- iftar
- ilaç
- ishal
- jinekoloji
- kadın
- kalp
- kalp hastalığı
- kalp hastalıkları
- kalp krizi
- kalp sağlığı
- kanama
- kanser
- kanseri
- kardiyoloji
- karın
- kaza
- kellik
- kırışıklık
- kilo
- koah
- koku
- kriz
- kurdeşen
- lazer
- meme
- menopoz
- mide
- migren
- MS
- multipl
- nefes
- nem
- nezle
- obezite
- okul
- omurga
- ortopedi
- oruç
- osteoporoz
- ozon
- öksürük
- peeling
- polen
- prostat
- psikoloji
- ramazan
- reflü
- rehberi
- ritim bozukluğu
- saç dökülmesi
- saglik
- sağlık
- sağlıklı beslenme
- selülit
- sıcak
- sigara
- sigaranın zararları
- sigaranin zararlari
- sigarayı bırakma
- sinir
- sivilce
- sivilce tedavisi
- skleroz
- soğuk algınlığı
- solunum
- spor
- stres
- swine flu
- şeker
- şeker hastalığı
- tansiyon
- tatil
- tedavi
- tüp bebek
- uyku
- varis
- virüs
- vitamin
- yaşam
- yaz
- yaz tatili
- yemek
- yorgunluk
Diğer Rehberler
Sağlık Rehberi dışında kurumsal web sitemizde hasta ve ziyaretçilerimizin dikkatine alttaki rehberler de sunulmaktadır.
![]() |
