Sağlık Rehberi Kategorileri
- Acil Servis
- Ağız ve Diş Hastalıkları
- Ağrı Polikliniği
- Anestezi ve Reanimasyon
- Beslenme Ve Diyet
- Beyin Cerrahisi
- Check Up Merkezi
- Çocuk Allerji
- Çocuk Cerrahisi
- Çocuk Göğüs Hastalıkları
- Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları
- Deri ve Zührevi Hastalıklar
- Enfeksiyon Hastalıkları
- Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif...
- Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon
- Gastroenteroloji
- Genel Cerrahi
- Genetik Laboratuvarı
- Göğüs Hastalıkları
- Göz Merkezi
- Güzel Yaşam Kliniği
- Hematoloji
- İç Hastalıkları
- Jinekolojik Onkoloji
- Kadın Hastalıkları ve Doğum
- Kardiyoloji
- Kardiyovasküler Cerrahi
- Kilo Kontrolü ve Obezite Tedavi...
- Klinik Laboratuvarlar
- Koroner Yoğun Bakım Ünitesi
- Kulak Burun Boğaz Hastalıkları
- Medikal Onkoloji
- Mikrobiyoloji Laboratuvarı
- Nefroloji
- Nöroloji
- Nükleer Tıp Ünitesi
- Organ Nakli
- Ortopedi ve Travmatoloji
- Psikiyatri
- Psikoloji
- Pulmoner Rehabilitasyon Ünitesi
- Radyoloji
- Tüp Bebek [IVF] Merkezi
- Uyku Bozukluğu Merkezi
- Üroloji
- Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi
Kafanızdaki Saatli Bombaya Dikkat
Memorial Hastanesi Nöroşirurji Bölümü uzmanları, “Anevrizma ve tedavisi” hakkında bilgi verdi.
Halk arasında “baloncuk” ismi verilen anevrizmalar, arterlerin (atardamarların yani temiz kan taşıyan damarların) duvarlarındaki bozulma sonucu ortaya çıkan, damarın genel yapısına göre daha zayıf bölümlerinin genişlemelerdir. Damar içi basıncın (tansiyon) artmasıyla beraber, her kalp atışında damar yapısının zayıf olduğu bu noktalar büyüyerek bir baloncuk halini alırlar. İşte bu baloncuğun duvar yapısı çok ince olduğu için; bazen kendiliğinden, bazen de öksürme, ıkınma, cinsel aktivasyon esnasında bu baloncuk patlar. Buna “anevrizma kanaması” adı verilir.
Anevrizma her yaşta görülebilir
Genelde damar içi plak oluşumu ve yüksek tansiyona bağlı olarak dalar yapısında bozulmalar meydana gelmektedir. Bunun yanında; doğumsal damar bozuklukları, travmalar ve enfeksiyon, diğer nedenler arasında sayılabilir.
Anevrizma en fazla 40-60 yaş aralığında rastlanmaktadır ancak her yaşın hastalığıdır.
Genel risk faktörleri arasında hipertansiyon, sigara, alkol ve uyuşturucu madde kullanımını sayılabilir. sayabiliriz.
Anevrizma Kanamasını Nasıl Tanıyabiliriz?
Anevrizma kanamaları en çok “subaraknoid kanama” diye adlandırılan beyin ve onu saran çok ince zarın (araknoid) arasında bulunan kanamalar şeklinde görülür.
Baş ağrısını önemseyin
- En önemli ve değişmez bulgu baş ağrısıdır. Hastalar ani başlayan ve hayatları boyunca daha şiddetlisini yaşamadıklarını söyledikleri bir baş ağrısı tarifler.
- Ani şuur kayıpları, bayılma
- Kusma
- Kimi hastada şuur bulanıklığından bilinç kaybına kadar değişen şuur bozukluğu
- Kanamanın 6-24 saatine kadar ortaya çıkan ense sertliği
Anevrizmanın saptanması için mutlaka bir takım tanı yöntemleri var ile desteklenmesi gerekir. Bu tetkikler hastanın muayene bulgularına göre yapılır.
- Kranial bilgisayarlı tomografi: Subaraknoid kanamanın tespiti için gerekli ilk tanı yöntemidir.
- Lomber ponksiyon: Eğer klinik bulgular ciddi anlamda kanama düşündürüyor ve ancak tomografide kanama saptanmadı ise hastanın belinden alınan beyin omurilik sıvısında kan tespit edilmeye çalışılır.
- Tomografide ya da alınan beyin omurilik sıvısında subaraknoid kanama görüldü ise anjiografi veya CT anjiyo yapılarak damar yapıları incelenir ve anevrizma varsa tespit edilir.
Tedavide en önemli şart sabır ve disiplindir
Hastada kanamış anevrizma tespit edildi ise anevrizmanın yeri ve boyutuna göre bir takım tedavi tekniklerine başvurulur.
- Cerrahi tedavi: Tespit edilmiş anevrizmalar için halen dünyada en çok kullanılan ve en kesin yöntemdir. Anevrizmanın damardan çıktığı boyun bölgesine konulan “anevrizma klip”i ile anevrizmaya giden kan akımının kesilmesidir.
- Endovasküler (damar içi ) tedavi: Anevrizmanın içine damar içinden ulaşarak doldurulan “sert koil” denilen bir madde ile anevrizma içi akımın kapatılması işlemidir.
Tedavi şekli ne olursa olsun anevrizmalar ilk tanı konulduğu andan tedavinin bitiş anına kadar disiplinli ve sabırlı olmayı gerektiren riskli yapılardır.
Yayın Tarihi: 6 Ağustos 2009
Sağlık Rehberi Etiket Bulutu
- A gribi
- adet
- ağız
- ağız kokusu
- akne
- alerji
- alkol
- allerji
- ameliyat
- anestezi
- anne
- anne sütü
- astım
- aşı
- aşırı terleme
- ateş
- bacak
- bahar
- bahar hastalıkları
- baş ağrısı
- bebek
- besin
- beslenme
- beyin
- beyin kanaması
- böbrek
- burun
- burun tıkanıklığı
- check up
- check-up
- checkup
- cilt
- cilt gençleştirme
- çatlak
- çocuk
- çocuk sağlığı
- çocuklarda
- dahiliye
- depresyon
- dış kulak
- diş
- diş ağrısı
- diş çürüğü
- diş sağlığı
- diyabet
- diyet
- domuz gribi
- düşük
- egzersiz
- emzirme
- enfeksiyon
- epidural
- erkek
- erken tanı
- estetik
- evlilik
- gebelik
- görme kaybı
- grip
- guatr
- güneş
- güneş yanığı
- H1N1
- hamilelik
- hamilelik çatlakları
- hava
- hiperaktivite
- iç hastalıkları
- idrar
- iftar
- ilaç
- ishal
- jinekoloji
- kadın
- kalp
- kalp hastalığı
- kalp hastalıkları
- kalp krizi
- kalp sağlığı
- kanama
- kanser
- kanseri
- kardiyoloji
- karın
- kaza
- kellik
- kırışıklık
- kilo
- koah
- koku
- kriz
- kurdeşen
- lazer
- meme
- menopoz
- mide
- migren
- MS
- multipl
- nefes
- nem
- nezle
- obezite
- okul
- omurga
- ortopedi
- oruç
- osteoporoz
- ozon
- öksürük
- peeling
- polen
- prostat
- psikoloji
- ramazan
- reflü
- rehberi
- ritim bozukluğu
- saç dökülmesi
- saglik
- sağlık
- sağlıklı beslenme
- selülit
- sıcak
- sigara
- sigaranın zararları
- sigaranin zararlari
- sigarayı bırakma
- sinir
- sivilce
- sivilce tedavisi
- skleroz
- soğuk algınlığı
- solunum
- spor
- stres
- swine flu
- şeker
- şeker hastalığı
- tansiyon
- tatil
- tedavi
- tüp bebek
- uyku
- varis
- virüs
- vitamin
- yaşam
- yaz
- yaz tatili
- yemek
- yorgunluk
Diğer Rehberler
Sağlık Rehberi dışında kurumsal web sitemizde hasta ve ziyaretçilerimizin dikkatine alttaki rehberler de sunulmaktadır.
![]() |
