Ağız Kokusu Psikolojik Kaynaklı Olabilir

 İş ve sosyal yaşamı olumsuz etkileyen ağız kokusu, kötü ağız hijyeninin kaçınılmaz bir sonucudur. Çoğunlukla bireysel yöntemlerle çözüm bulunamayan, hatta kişinin kendisini de rahatsız eden ağız kokusu, psikolojik nedenlerle ortaya çıkabilir. Memorial Şişli Hastanesi Ağız ve Diş Sağlığı Bölümü’nden Dt. Aslı Tapan, ağız kokusu ve tedavisi hakkında bilgi verdi.

Yoğun stres ağızda kötü kokuya neden olabilir

“Halitozis” denilen ağız kokusu, ağızda bulunan bakterilerin “hidrojen sülfür” içerikli ürünlerinden ortaya çıkmaktadır.  Ağız kokusu fizyolojik, patolojik ve psikolojik olmak üzere üç nedenden kaynaklanmaktadır. Stres altındaki bireylerde, tükürük akımındaki azalmayla beraber dolaylı olarak halitozis ortaya çıkabilmektedir. Stres, vücut sağlığını etkilediği gibi ağız ve diş sağlığını da olumsuz etkileyebilmektedir.

 

Bazı hastalar ağız kokusunu sadece kendileri hissedip rahatsız olur ve bu da hayatlarını olumsuz yönde etkiler. Bu durum “hayali halitozis” olarak adlandırılır. Hasta ve diş hekimi arasında iyi iletişim kurulmasıyla hastanın ağız kokusu ve diğer insanların algıları ile ilgili endişeleri azalacak, kokuya yönelik uygulanacak tedavi metotlarıyla hasta rahatlayacaktır.

Yanlış beslenme bakterileri besler

Kötü ağız hijyenine sahip kimselerde ise bakteri sayısı artmaktadır. Beslenme şeklinin de etkili olduğu fizyolojik tipteki ağız kokusunda, yüksek protein içerikli; kırmızı et, balık, peynir ve süt ürünleri gibi gıdalarla bakterilerin etkileşmeleri sonucunda oluşmaktadır. Ayrıca soğan, sarımsak, turp gibi koku veren yiyecekler de ağız kokusuna yol açan sülfür içermelerinden dolayı nefes kokmasına yol açmaktadır. Yine alkol, kahve ve sigara kullanımı da ağız kokusuna yol açabilmektedir.

Ağız kokusuna çeşitli hastalıklar da neden olabilir

Patolojik tipteki ağız kokusu; genellikle ağız-yutak hastalıkları ve çeşitli sistemik hastalıklarla ortaya çıkmaktadır. Kronik bademcik iltihapları, ağız içinde meydana gelen mantar hastalıkları ve ağızda yara yapan hastalıkların seyrinde de ağız kokusu meydana gelebilmektedir. Ağız kuruluğuna sebep olan tükürük bezi hastalıkları, şeker hastalığı, hepatitler, vitamin eksiklileri, menopoz, duygusal gerilim ve ilaçlar; azalmış tükürük akımına yol açarak, ağzın kendi kendini temizleme mekanizmasının ortadan kalkmasına sebep olmakta ve ağız kokusuna yol açmaktadır.

Dilin doğru temizlenmesi çok önemli

Ağız kokusu temel olarak ağız boşluğunun hijyeni ve diş-dişeti sağlık durumu ile alakalıdır. Kokuya gıda artıkları, ağız mukozasından dökülen hücreler, tükürük ve ağızda toplanan lökositlerin artıkları yol açmaktadır. Ağız kaynaklı ağız kokusu; çoğunlukla dişeti hastalıkları, diş çürüğü, ağızdaki eski dolgu ve kaplamaların altındaki çürüklerden kaynaklanmaktadır.  Ayrıca dilin arka tarafı eğer tükürük tarafından tam olarak temizlenemiyorsa buradaki ufak buruşukluklar arasında da rahatça bakteriler yerleşebilmekte ve bu da ağız kokusuna yol açabilmektedir. Burun ve sinüs kaynaklı ağız kokuları da meydana gelmektedir. Burunda, ya da ağız-yutakta mevcut yabancı cisimlerin varlığı iltihaplanmaya yol açarak nefeste de kötü kokuya sebep olabilmektedir.

Kokunun kaynağı iyi araştırılmalı

  • Ağız kokusu tedavisi için kokunun kaynağı bulunmalıdır. Ağız kokusunu engellemek için bunlara dikkat edilmelidir:
  • Tam bir ağız muayenesi yaptırılmalıdır. Koku testleri ile uçucu sülfür gazları ve halitozis hastalığının boyutları tespit edilir. Diş, diş eti problemleriyle diğer patolojik nedenlerin tedavisi yapılmalıdır.
  • Ağız enfeksiyonları yok edilmeli; gömülü ve sorunlu dişler çekilmelidir.
  • Ağız hijyenine özen gösterilmelidir. Dişlerin tüm yüzleri ve dil sırtı temiz tutulmalıdır. Ağız enfeksiyonları tedavi edildikten sonra gargaralar ve diş macunları da yardımcı olabilir.
  • Ağız kuruluğunu önlemek için gün boyu su içilmelidir.
  • Tükürük salgısını hareketlendirilmelidir. Bakteri oluşumunu önlemek için ağzın oksijenlenmesine yardımcı olur. Şekersiz sakız çiğnemek bunun en kolay yoludur. Mentollü pastillere dikkat edilmelidir. Kokuyu giderir gibi görünse de kuruluğa neden olmaktadır.
  • Su içeriği bol olan sebze (domates, kereviz, pırasa) ve meyveler tüketilmelidir. Yiyeceklerin üzerine maydanoz doğranması kokuyu engelleyecektir.
  • Eczanelerde satılan maydanoz yağı bazlı kapsüllerden kullanılabilir.
  • Sarımsak, soğan ve baharattan kaçınılmalıdır ya da bu gıdalar pişirerek tüketilmelidir.
  • Alkol ve sigara mutlaka bırakılmalıdır.

08 Eylül 2014

CANLI DESTEK