Baş Dönmesi

Baş Dönmesi

Baş dönmesi hastayı da, hekimi de sıkıntıya sokan şikayetlerin başındadır. Baş dönmesi çevremizdekilerin etrafımızda dönmesi, dengesizlik, yerin ayağımızın altından kayması, sersemlik hissi gibi birçok farklı şikayeti ifade etmek için kullanılmaktadır. Bu şikayeti tanımlayan bir hastanın nöroloji uzmanı (beyin hastalıkları), kulak burun boğaz hastalıkları uzmanı, psikiyatri uzmanı ve fizik tedavi uzmanlarından oluşan konuyla ilgili ve yeterli bilgi birikimi olan bir kadro tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir çoğu zaman baş dönmesinin şiddetli olması, bulantı, kusmanın, terlemenin bulunması ve tüm bu şikayetler ile beraber şuurun yerinde olması, duyma kaybının ya da kulakta dolgunluk hissinin tabloya eşlik etmesi durumunda iç kulağı ilgilendiren bir hastalığın şüphesi artmaktadır. Kulak burun boğaz uzmanınca muayenenin ve gerekli tetkiklerin yapılması sonrasında uygun tedavi kısa zamanda planlanabilmektedir. Günümüzde şiddetli baş dönmeleri sonrasında kısa sürede ilaç tedavisi ile çok iyi sonuçlar alınmasına karşın tedavi sonrasında ana sorun, atağın tekrar etmesinin önlenmesi ve tedavi sonrası hastanın yaşam kalitesini oldukça bozabilecek sersemlik ve dengesizlik hissinin ortadan kaldırılmasıdır. Atağın tekrarının önlenmesinde en önemli belirleyenlerden bir tanesi hastanın kendisini huzursuz eden sıkıntıya sokan ruhsal problemlerinden kurtulmasına yardımcı olmaktır. Gereğinde bir psikiyatri uzmanının desteği değerlidir. Çünkü bugün çok iyi biliyoruz ki ruhsal açıdan sıkıntılı, duygu durumu bozuk hastalar baş dönmesi şikayetine ve hastalıklarına daha fazla yakalanmaktadırlar. Beslenme alışkanlıklarının da baş dönmesi hastası açısından değeri büyüktür. Fazla tuzlu ve şeker miktarı yüksek beslenmenin, alkol kullanımının, çay ve kahvenin fazla tüketilmesinin baş dönmesi ataklarını çağırabildiği ve hastanın iyileşme süresini uzattığı bilinmektedir. Özellikle şiddetli baş dönmesi atağı sonrasından, geriye kalan sersemlik, başta boşluk hissinin giderilmesinde egzersizin ve özellikle yürüyüşün değeri büyüktür. Haftanın yedi gününün üçünde 5 km’den daha kısa olmamak kaydıyla tempolu yürüyüş yapan hastaların hem çok daha hızlı iyileştikleri hem de baş dönmesine daha az yakalandıkları bilinmektedir. Baş dönmesi şikayetine baş ağrısı, yüz, ağız çevresinde uyuşmalar, vücudun herhangi bir yerinde güçsüzlük ve his kaybının eşlik etmesi durumunda nörolojik açıdan detaylı değerlendirme ihtiyacı doğmaktadır. Bilgi ve Randevu İçin : 444 7 888 Nöroloji Polikliniği

30 Nisan 2009

CANLI DESTEK