Bronş Provokasyon Testi İle Astıma Kesin Teşhis Konulabiliyor

Astım toplumda son derece yaygın olarak görülen ve yaşam kalitesini düşüren önemli bir akciğer rahatsızlığıdır. Erişkin yaşta diğer solunum yolu hastalıkları, çocuklukta ise bulaşıcı rahatsızlıklarla karıştırılarak göz ardı edilebilmektedir.  Ancak günümüzde astım tanısı modern yöntemlerle artık çok daha başarılı bir şekilde konulabilmekte, tedavi bu doğrultuda planlanmakta ve hastaların yaşam kalitesi yükseltilmektedir. Memorial Şişli Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Necla Songür, astım teşhisinde yardımcı bir test olara kullanılan “Bronş Provokasyon Testi” hakkında bilgi verdi.

Astım tedavi edilmediğinde tehlikeli olabilir

Astım hastalığının tedavi edilmediğinde, kişinin yaşamını önemli ölçüde sınırladığı ve bazen de ölümcül olabileceği bilinmektedir. Hava yollarının aşırı duyarlılığı astımın önemli bir özelliğidir. Hava yolu duyarlılığı, hava yollarının tetik çeken etkenler olarak adlandırılan ve astım semptomlarına neden olan faktörlere karşı duyarlılığını gösterir.

Tedavide ilk adım erken tanı

Erken tanı ve tedavi bütün hastalıklarda olduğu gibi astımda da en önemli faktördür. Yapılacak testlerle tanı erken konulabilir ve tedavinin şekli yönlendirilebilir. Astımı olan kişilerde hava yolları bazı uyaranlara maruz kaldığında aşırı reaksiyon vererek kısalır ve daralır ve bu durum nefes darlığı ve öksürüğe sebep olabilir. Hava yollarının gösterdiği bu reaksiyonu ölçmek ve astım tanısını koymak için önerilen ilk yöntem solunum fonksiyon testi uygulanmasıdır. İlk başvuruda hastalık tanısını koymak ve ağırlığını belirlemek için spirometrik inceleme yani solunum fonksiyon testi uygulanır. Astım için tipik olan öksürük, hırıltılı solunum ve nefes darlığı yakınmaları nedeniyle astım tanısı düşünülen buna karşın solunum fonksiyon testi incelemesinde hava yolu darlığı saptanmayan hastalarda hava yolu aşırı duyarlılığını belirlemek için bronş provokasyon testleri uygulanır. Bu testler ile ayrıca hava yolu darlığının nedeni ortaya koyulabildiği gibi, astımın şiddeti belirlenebiliyor ve tedaviye yanıt gösterilebiliyor.  Özellikle iş ortamı ile ilişkili astım düşünülen, azalan veya artan semptomları olan hastalarda bronş provokasyon testi tanıyı belirleyebilir.

Kronik öksürük ayırıcı tanısında astıma bağlı kronik öksürük olgularını ayırt etmede yine önemli bir testtir.

METAKOLİN PROVOKASYON TESTİ

Hava yolu aşırı duyarlılığının ölçümü genellikle standardize edilmiş metakolin ya da histamin solutulmasıyla gerçekleştirilir. Testin duyarlılığı ve negatif beklenen değerinin yüksek olması nedeniyle klinik pratikte astım tanısını dışlatmak için çok uygundur. Bronş provokasyon testi, astım semptomlarından sorumlu olabilecek tetikleyicilerle karşılaşıldığında havayollarının verdiği bronkospazm yanıtını yani havayollarındaki daralmayı ölçer. Test öncesinde nefes gücünü ölçen ve spirometre adı verilen bir cihaz yardımı ile hava yollarının mevcut durumu değerlendirilir. Bu ölçümlerde asıl olarak FEV1 yani tüm güçle nefes verildiğinde 1. saniyede dışarı atılan hava değeri belirlenir. Değer %70’in üzerinde ise teste en düşük dozda test maddesi ile başlanır.

Belirli aralıklar ile ölçümler tekrarlanır ve hasta nefeste daralma, hırıltı ve öksürük gelişimi yönünden takip edilir. Bu değerlendirmelerde bir sorun olmadıkça bir üst doza geçilir. Bir sorun olmaksızın en son doza ulaşıldığında ya da herhangi bir doz sonrası ölçülen değerde %20 ve üzerinde bir düşme oluştuğunda, nefes darlığı veya öksürük geliştiğinde bir üst doza geçilmeyecek ve test sonlandırılacaktır. Ölçümlerde %20 ve üzerinde bir düşme olursa veya nefes darlığı; hırıltılı solunum veya öksürük gelişirse test sonucu “pozitif” kabul edilir ve astım varlığı doğrulanır. Ancak yüksek konsantrasyonlarda %20’lik düşüş görülmüyorsa astım dışlanabilir.

17 Ağustos 2015

CANLI DESTEK