Cinsel İktidarsızlık Tedavisinde Modern Yaklaşımlar

Cinsel iktidarsızlık ya da ereksiyon güçlüğü, erkeklerin yaşadığı cinsel sorunların başında geliyor. Erkeklerin psikolojilerini de olumsuz etkileyebilen bu sorun, doğru yaklaşımlarla tedavi edilebiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Androloji Bölümü’nden Prof. Dr. Mehmet Murad Başar, iktidarsızlık hakkında bilgi verdi.

İktidarsızlık nedir?

Ereksiyonda zorluk, halk arasında bilinen adıyla cinsel iktidarsızlık sağlıklı bir cinsel ilişki için gerekli penis sertliğinin sağlanamaması veya bu sertliğin devam ettirilememesi olarak tanımlanmaktadır. Erkek cinsel fonksiyon bozukluğu olan iktidarsızlık; libido kaybı olarak bilinen cinsel istek yokluğu, boşalma sorunları, orgazm yokluğu, penis kısalığı, peniste eğrilik gibi farklı sorunları kapsamaktadır.

Cinsel fonksiyon bozukluklarının sorununun görülme sıklığı ne kadardır?

Cinsel fonksiyon bozuklukları 30-40 yaşlarında %26-35 oranında görülürken,40-50 yaş aralığında bu oran %40-52’ye kadar çıkmaktadır. 50 yaş üzerinde ise cinsel fonksiyon bozukluklarının görülme oranı %49,3 - 72 arasında izlenmektedir. Genç yaş grubunda en çok rastlanan sorunun erken boşalma olduğu görülürken; ileri yaşlarda ise cinsel iktidarsızlık ve cinsel isteksizlik ön plana çıkmaktadır.  Ancak, bu yüksek oranlara rağmen utanıp çekinilmesi nedeniyle hastaların sadece %10’u konuyu doktoru ile paylaşmakta ve tedavi için başvuruda bulunmaktadır.

İktidarsızlığın nedenleri nelerdir?

Cinsel iktidarsızlık, fiziksel nedenlerden olabileceği gibi psikolojik sorunlardan da kaynaklanabilmektedir.

-Psikolojik hastalıklar: Sağlıklı bir cinsel yaşam için uygun ruh hali çok önemlidir. İş, ekonomik ya da partnerden kaynaklı sorunlar ve depresyon, bireyin ruh halini etkileyerek sağlıklı bir cinsel ilişki kurabilmesine engel olabilmektedir.

-Sistemik hastalıklar: Şeker hastalığı, damar sertliği, yüksek kolesterol ve hipertansiyon ereksiyon kaybına yani iktidarsızlık sorununa neden olan en önemli faktörlerdir. Diyabet ve kalp hastalığı olan erkeklerin %50’sinde ilk tanıda veya takip eden yıllar içinde iktidarsızlık sorunu başta olmak üzere farklı cinsel fonksiyon sorunları gelişmektedir.

-Sinir sistemi hastalıkları: Penisin sinirsel uyarılmasını etkileyen şeker hastalığı, alkol bağımlığı ya da sinir sistemini etkileyen hastalıklar erkeklerde iktidarsızlığa neden olabilmektedir. Bunun yanında omurga yaralanmaları ve kanser cerrahisi sırasında ereksiyonda rol oynayan sinirlerin zedelenmesi, erkeklerde iktidarsızlık yaşanmasına neden olabilmektedir.  

-Kronik hastalıklar: Kronik karaciğer hastalığı olanlarda %35-70; kronik böbrek hastalığı olanlarda ise %50’den fazla cinsel fonksiyon bozukluğu izlenmektedir.

-Hormonal bozukluklar: Testosteron hormonu eksikliği, troid bezinin az veya fazla çalışması iktidarsızlığa ve cinsel fonksiyon bozukluğuna neden olmaktadır.

-İdrar yolu hastalıkları: Prostat hastalıkları hem fizyolojik etkenler ile hem de kişinin yaşam kalitesi etkilemesi sonucu cinsel fonksiyon kaybına ve iktidarsızlığa yol açmaktadır.  

-Sigara içilmesi: Sigara içen erkeklerde cinsel işlev bozukluğu oranı %49,5 - 75 arasında değişmektedir. Bu durum içilen sigara miktarı ve süresi ile doğrudan ilişkilidir.

-İlaç kullanımı: Bazı tansiyon ilaçları ile birlikte hormonal mekanizmayı, kan basıncını ve sinirsel uyarımı etkileyen ilaçlar cinsel fonksiyon bozukluğuna ve iktidarsızlığa neden olabilmektedir.

-Şişmanlık: Obezite, şeker hastalığı veya insülin direncinde artış ile birlikte kandaki yağ oranının artmasıyla görülen metabolik sendrom erkeklerde cinsel fonksiyon bozukluğu gelişimi için önemli bir risk faktörüdür.

-Penisin anatomik bozuklukları: Küçük penis, peniste eğrilik olması, idrar deliğinin normal yerinden farklı bir lokalizasyonda bulunması gibi durumlarda iktidarsızlık sorunları ortaya çıkabilmektedir.

İktidarsızlık sorununun kaynağı nasıl anlaşılır?

Öncelikle yapılması gereken, detaylı bir sorgulama ile cinsel fonksiyon bozukluğu türünün saptanmasıdır. Cinsel ilişkiye girmekte zorlanma şikayeti ile başvuran pek çok hastada, detaylı bir sorgulama yapıldığında esas problemin ereksiyon değil, cinsel ilişkinin hemen başında meni sıvısının gelmesi ve boşalmaya bağlı olarak ereksiyonu devam ettirememe olduğu anlaşılmaktadır. Bu tür hastalarda esas sorun iktidarsızlık değil, erken boşalmadır. Benzer şekilde ereksiyon kaybı ile başvuran özellikle yaşlı hastalarda detaylı sorgulama yapıldığında esas sorunun cinsel isteksizlik olduğu; cinsel dürtü olmadığı için kişinin ereksiyon sağlayamadığı ve cinsel iktidarsızlık yaşadığı anlaşılabilmektedir. Bunun tersi durumlarda yaşanabilmektedir. Cinsel isteksizlik şikayeti ile gelen hastalarda yapılan detaylı araştırmada kişinin ereksiyon sağlamada zorlandığı, ereksiyonu elde edemediği için de cinsel ilişkiden kaçındığı anlaşılabilmektedir. Dolayısı ile hasta öyküsü, cinsel fonksiyon bozukluğunun doğru olarak değerlendirmesinde esastır.

Bu görüşme sırasında elde edilen bilgiler sorunun psikolojik veya organik bir hastalığa bağlı olup olmadığının anlaşılmasında da faydalı olmaktadır.

Psikolojik iktidarsızlık belirtileri;

  • Genellikle ani başlangıçlıdır. Daha önce normal bir cinsel yaşam varken birden bire bu durum ortaya çıkmaktadır. Hasta bu sorun karşısında genellikle kısa süre içinde doktora başvurmaktadır.
  • Muayenede yapılan sorgulamada kişilerin stresli yaşam tarzı, iş-aile-çevre ilişkileri olduğu saptanmaktadır.
  • Herhangi bir sağlık sorunu, iktidarsızlık için risk faktörü bulunmayabilir.
  • Ereksiyon sorunları durumsal değişkenlik göstermektedir. Bazı ortam ve şartlarda normal ereksiyon izlenirken, bazı durumlarda ereksiyon sorunu mevcuttur.
  • Gece sertleşmeleri ve sabah ereksiyonları vardır ve normaldir.

Organik bozukluğa bağlı olarak iktidarsızlık belirtileri;

  • İktidarsızlık sorunu, uzun süre içinde yavaş yavaş ortaya çıkmaktadır. Kişinin ereksiyon kalitesinde uzun bir zaman içinde azalma mevcuttur. Özellikle yaşlı hastalar bunu yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak algılamaktadır. Bu nedenle tam anlamda iktidarsızlık gelişmesi daha uzun sürede meydana gelmektedir. Dolayısı ile hasta doktora daha uzun sürede başvurmaktadır. Hastanın yakınması 6 aydan eskidir.
  • Genelde organik bozukluğa neden olan şeker hastalığı, atardamarı etkileyen ateroskleroz, hipertansiyon veya hiperlipidemi gibi ek bir sağlık sorunu bulunmaktadır.
  • İktidarsızlık sorunları durumsal değişkenlik göstermemektedir.
  • Gece sertleşmeleri ve sabah ereksiyonları azalmış veya hiç yoktur. 

İktidarsızlığın kaynağının belirlenmesi için hangi testler yapılır?

Detaylı bir öykü alımı ile cinsel fonksiyon bozukluğunun türü saptandıktan sonra detaylı           fiziki muayene yapılması gerekmektedir. Fiziki muayene sadece genital organın değerlendirilmesi ile sınırlı olmayıp, tam bir sistemik muayene olarak yapılmaktadır. Genital bölgenin değerlendirmesinin ardından, hastadaki kıllanma, sakal yapısı ve göğüslerde büyüme olup olmadığı da gözlemlenmelidir. Tansiyon ölçümü ve vücut kitle indeksinin hesaplanırken, işeme ve erken boşalma sorunu olanlar ile 50 yaş üzerindeki hastalara prostat muayenesi yapılması gerekmektedir.

Fizik muayenenin ardından ateroskleroz, şeker hastalığı veya hormonal bozukluk gibi risk faktörlerini ortaya koyan testler yapılmaktadır.  İktidarsızlık şikayetiyle başvuran hastalara mutlaka yapılması gereken testler şunlardır:  

-Biyokimyasal testler: Serum lipit düzeylerinin ölçümü, açlık kan şekeri, diabetik olduğu bilinen bir olguda 3 aylık ortalama kan şekeri hakkında bilgi veren HbA1C düzeyi testleri.

-Hormonal testler: Serum testosteron düzeyi ölçümü

Bu testlere ilave olarak gerekli olgularda altta yatan hastalık veya risk faktörüne bağlı olarak karaciğer fonksiyon testleri, tam kan ve sedimantasyon, tam idrar tetkiki, PSA düzeyi ölçümü, ek hormonal testler gibi ilave tetkikler istenebilmektedir. İktidarsızlık yakınması ile başvuran bir hastada nörolojik sistemi değerlendirmek için yapılan rutin bir test yoktur. Şeker hastalığı, sinir sistemini ilgilendiren kronik hastalığı olan, ilaç kullanan veya operasyon öyküsü olan olgularda detaylı bir nörolojik muayene için ilgili bölüm tarafından hastanın değerlendirmesi önerilir.

İktidarsızlık teşhis ve tedavisinde radyolojik görüntüleme kullanılıyor mu?

Penis kanlanması tek bir atardamar ile sağlanmaktadır. Bu damarı etkileyen her türlü risk faktörü veya hastalık kan akımını bozarak penis kanlanması azalmasına ve iktidarsızlığa neden olabilmektedir. Bu amaçla Penil Doppler ultrasonografi ile penis kan akımı değerlendirilmektedir. Penil Doppler ultrasonografi minimal invaziv bir girişim olduğu için her hastaya uygulanmamaktadır. Penil Doppler ultrasonografinin uygulandığı durumlar;

  • Damarsal yapıyı etkileyecek şeker hastalığı, ateroskleroz hipertansiyon, hiperlipedemi gibi sistemik hastalığı olanlar
  • Uzun süreli kronik alkol ve sigara tüketimi olanlar
  • Penise yönelik operasyon, travma öyküsü olup kan akımı ve penis yapısının bozulduğu olgular
  • Karın alt bölgesin veya büyük damarlara yönelik operasyon öyküsü olanlar
  • Peyronie hastalığı öyküsü olanlar
  • Daha önce uygulanan tedaviye yanıt vermeyen hastalar
  • Penil Doppler ultrasonografide hastaya ereksiyon sağlayıcı bir iğne yapılarak suni ereksiyon sağlanmakta ve bu enjeksiyon öncesi ve sonrasında 5 dakika ara ile penis kan akımları ölçülmektedir.

Testosteron eksikliği iktidarsızlık nedeni midir?

Testosteron, erkek genital organı olan testislerden salgılanan bir hormondur. Ergenlikle birlikte salınmaya başlayan testosteron bu süreçte erkek çocukta vücut yapısının farklılaşması, cinsiyet karakterlerinin gelişmesi sağlar. Kemik-kas dokusunun gelişimi, kan hücrelerinin yapımı, lipit metabolizmasının kontrolü, kalp fonksiyonlarının düzenlenmesi gibi pek çok organ ve doku üzerinde önemli etkileri olan testosteronun cinsellik bakımından en önemli özelliği cinsel istek sağlamasıdır. Testosteronun azaldığı durumlarda cinsel istek kaybı olduğu için ilişki gerçeklemez. Halk arasında “Andropoz” olarak da ifade edilen yaşa bağlı testosteron düşüklüğü 50 yaş üzeri erkeklerde ortaya çıkan bir sağlık sorunudur. Ayrıca, genç yaş grubunda da stres, kullanılan bazı ilaçlar ve obeziteye bağlı testosteron düşüklüğü ve cinsel fonksiyon bozukluğu izlenmektedir.

İktidarsızlığın tedavisinde hangi yollar kullanılıyor?

Cinsel fonksiyon bozukluğun tedavisi uygun tanı konulduktan sonra yapılmalıdır.

İktidarsızlık tedavisinde yapılan tedaviler sırası ile:

  • Sigara, alkol tüketimi kontrolünün yapıldığı, düzenli egzersiz programı içeren yaşam tarzının hayata geçirilmesi.
  • İlaç tedavisi. Halk arasında sertleşme ilaçları olarak bilinen ilaçların kullanılması kesinlikle doktor kontrolünde yapılmalıdır. Hormonal bozukluk ve erken boşalmayı geciktirici ilaçlar ve tedavilerde yapılmaktadır.
  • Topikal uygulamalar; penise sertleşme sağlayıcı enjeksiyonlar yapılabilir.
  • Eksternal tedavi uygulamaları; Vakum cihazı, ESWT ile şok terapi

Cerrahi yöntemler; Mutluluk çubuğu olarak bilinen penil protezler ve damarsal ameliyatlar

 İKTİDARSIZLIK TEDAVİSİ

 İktidarsızlık tedavisinde yaşam tarzı değişiklikleri ne kadar etkindir?

İktidarsızlık yakınması olan erkeklerin %79’u obezite sınırındadır. Obez erkeklerde testosteron düzeylerinde azalmaya bağlı cinsel isteksizlik ve libido kaybı görülmektedir. Bunun yanı sıra damar sertliği, diyabet gibi obeziteye eşlik eden birtakım hastalıklar nedeniyle de iktidarsızlık yaşanabilmektedir. Yapılan çalışmalar, bel çevresi 102 santimetreden daha fazla olan erkeklerde, cinsel ve üreme sorunlarının daha sık olduğunu göstermektedir. Tansiyon düşürücü bazı ilaçlar ile birtakım psikiyatrik ilaçların da iktidarsızlık nedeni olabildiği unutulmamalıdır. Sigara kullanımının, damar sistemi üzerinde toksik etkiye ve ateroskleroza yani damar sertleşmesine yol açması iktidarsızlığın en önemli nedenlerinden biridir. Düşük oranda tüketilen alkol uyarıcı etki gösterse de, yüksek dozlarda tüketilen alkol beyin fonksiyonlarını baskılamaktadır. Kronik düzeyde alkol kullanımında ise karaciğer yetmezliği ile hormonal mekanizmaların ve sinirsel uyarımın bozulması iktidarsızlığa yol açmaktadır.

Bu etkiler göz önüne alındığında düzenli egzersiz, Akdeniz tipi beslenme alışkanlığı, sigara ve alkol tüketimin bırakılması, kullanılan ilaçlardan iktidarsızlığa neden olan varsa değiştirilmesi her hastada başlangıç tedavisi olarak önerilmektedir.

Yediklerimizin iktidarsızlık üzerinde olumlu ya da olumsuz etkisi var mı? İktidarsızlık için hangi besinleri tüketmek gerekir?

Bol sebze, meyve ve lifli yiyeceklerden oluşan bir beslenme düzeni cinsel hayat için faydalı olacaktır. Cinsel isteği artıran; afrodizyak etkili bazı gıdaların tüketilmesi faydalı olabilir.

Avokado; B6 vitamini aracılığı ile testosteron düzeyini artırır. Ayrıca folik asit içeriği sayesinde enerji kaynağı olarak da rol oynar

Kabak çekirdeği; B, E, C ve K vitamin içeren kabak çekirdekleri testosteron düzeyini artırarak cinsel isteği kontrol eder.

Fıstık ; İçerdiği yoğun miktarda arjinin amino asidi ile kan damarlarını gevşeterek cinsel organın kan dolaşımını artırır.

İstiridye; Dopamin düzeyini artırarak libidoyu düzenler.

Karpuz; Sitrülin amino asidi sayesinde kan damarlarında genişleme yaparak penis kanlanmasını artırır.

Sarımsak; İçerisinde bulunan “allicin” adı verilen bir madde sayesinde penis kan akımının artmasında etkili olur.

Bunların yanı sıra çikolata, keçiboynuzu ve muzun tüketilmesi de iktidarsızlık için faydalı sonuçlar vermektedir.

Sertleşme ilaçları olarak bilinen ilaçları kullanmak için doktora gitmeye gerek var mı?

Sertleşme ilacı olarak bilinen ilaçlar; peniste ereksiyonda rol oynayan maddelerin sentezini sağlayan ve damar genişletici olarak görev yapan fosfodiesteraz tip 5 inhibitörü ilaçlardır. Piyasada Sildenafil, Vardenafil, Tadalafil ve Avenafil etken maddeli olmak üzere dört farklı türde PDE5 inhibitör vardır. Bu ilaçların etki mekanizmaları aynı olmalarına rağmen etkili başlangıç süreleri birbirlerinden farklıdır. İlaçların kardiyak etkileri ve sistemik yan etkileri bulunduğu için tedavi öncesi mutlaka doktor kontrolü gereklidir.

İlaç tedavileri kimlere uygulanmaktadır?

İktidarsızlık tedavisinde ilk yaklaşım ilaç tedavisidir. Her hasta ilaç tedavisi için adaydır. Ancak tedavi öncesi aşağıdaki noktalara dikkat edilmelidir:

  • Öncelikle cinsel fonksiyon bozukluğu türünün iktidarsızlık, cinsel isteksizlik veya erken boşalma olup olmadığı belirlenmeli ve buna uygun tedavi verilmesi gereklidir.
  • Serleşme ilaçları kullanılmadan önce kişinin kardiyak açıdan uygun olup olmadığı değerlendirilmelidir.
  • İlaç kullanımı için risk faktörü olup olmadığı ortaya konulmalıdır.
  • Eşlik eden ek sağlık sorunları saptanmalı ve ilaç dozu bu duruma göre ayarlanmalıdır. Örneğin diyabetik hastalarda yüksek dozda kullanım (100 mg); böbrek yetmezliği olanlarda düşük dozda kullanım (25 mg)

İlaç tedavisinin yan etkileri nelerdir?

İlaçlar genellikle baş ağrısı, kızarıklık, hazımsızlık, burun akıntısı gibi benzer yan etkilere neden olmaktadır. Yaşanan yan etkiler alınan doza bağlı olarak ortaya çıkarken, bazı yan etkiler bazı ilaçlarda daha belirgin yaşanmaktadır.  Örneğin, görme üzerindeki etkiler sildenafil etken maddeli ilaçlarda belirgin iken, vardenafil etken maddeli ilaçlarda nadiren izlenir, tadalafil etken maddeli ilaçlarda ise ortaya çıkmaz. Kızarıklık tadalafil ile daha az görülmektedir. Buna karşın tadalafilin sırt ağrısı ve myalji gibi özel yan etkileri vardır.

Genel olarak izlenen yan etkiler şunlardır:

  • Baş ağrısı,
  • Kızarıklık, ateş basması
  • Burunda dolgunluk
  • Görme bozukluğu
  • Mide yanması

Kalp hastalığı ya da farklı rahatsızlıkları olanlar iktidarsızlık tedavisinde ilaç kullanabilir mi?

Ciddi kardiyak hastalığı olan tüm hastalar öncelikle uzman bir kardiyolog tarafından değerlendirilmelidir. İktidarsızlık tedavisinde kullanılan tüm ilaçların, nitrat içeren farklı ilaçlar ile kullanımı sakıncalıdır. Sadece tadalafil içeren ilaçlar, prostat hastalığı tedavisinde de kullanılan tamsulosin ile birlikte kullanılabilir. İktidarsızlık ilaçlarının kan damarlarını genişleten antihipertansifler ile etkileşimleri konusunda dikkatli olunmalıdır. Kalp hastalarında hastalarda yan etkilerin arttığı veya her üç ilacında kalp krizi riskini arttırdığına ait bilgi yoktur.

Amerikan Kardiyoloji Enstitüsü’nün değerlendirmesine göre iktidarsızlık ilaçlarının ileri kalp yetersizliği olan kişilerde kullanımı önerilmemektedir.

İlaç tedavisiyle tamamen iyileşmek ve ilaç kullanmadan cinsel ilişkiye girmek mümkün mü?

İlaç tedavisi semptomatik tedavidir. Hastalar bu ilaçları ilişkiye girmeden belli bir süre önce alarak ereksiyonu sağlayabilmektedir. Dolayısı ile ilaçlar sadece kullanıldıkları dönemde etki göstermekte, kesildikleri zaman hastalarda tekrar iktidarsızlık sorunu ortaya çıkmaktadır. Ancak son yıllarda özellikle düşük doz tadalafil içeren ilaçların günlük kullanımı ile iktidarsızlığın kalıcı olarak tedavi edilebileceği konusunda klinik çalışmalar vardır. Günlük tadalafil içerikli ilaçların kullanımı, özellikle prostat cerrahisi sonrası iktidarsızlık gelişimini önlemek ve diyabet gibi kronik hastalığı olan hastalarda tercih edilen bir tedavi yöntemidir. 

İktidarsızlık tedavisinde bitkisel ilaçların faydası var mı?

Performans kaygısı, stres gibi psikolojik etkenlere bağlı olarak ortaya çıkan iktidarsızlık tedavisinde bazı bitkisel ajanlar kullanılabilir. Bu amaçla özellikle epimedium yaprak ekstresi, japon eriği olarak bilinen gingko biloba yaprağı, Asya ginseng kökü, alıç meyvesi ve cüce palmiye meyvesi kullanılabilir.

İnternet ortamında ve piyasada satılan bitkisel ürünlerin olumsuz etkileri olabilir mi?

İktidarsızlık nedeniyle çekinip doktora başvuramayan hastalar internet ortamında satılan maddelere daha fazla ilgi göstermektedir. Hastalar kimlik bilgilerini kullanmadan sorunlarını daha rahat paylaşabildiği için kendilerini güvende hissetmektedir. Bu tür maddeler Uzak Doğu ülkelerinde ilaç pazarının %70-80’ini, Türkiye gibi ülkelerde %40-50’si, Batı Avrupa ve Amerika’da ise %20-30’unu oluşturmaktadır. Ancak bu maddelerin bazı dezavantajları bulunmaktadır;

  • İçeriklerinde aktif madde oranı yeterli olmayabilir.
  • İçeriklerinde aktif madde hiç bulunmayabilir.
  • Steril ortamda üretilmedikleri için zararlı etki gösterebilirler.
  • Vücut için toksik kimyasal madde içerebilirler. Bu maddelere bağlı organ fonksiyon kayıplarından ölüme kadar ciddi sonuçlar ortaya çıkabilir.

İğne ve vakum yöntemleri hangi hastalarda kullanılır?

İktidarsızlık tedavisinde ikinci aşama tedavi yöntemi, topikal ve lokal tedavi uygulamalarıdır. Bu tedaviler PDE5 inhibitörlerinin kullanılamadığı veya bu tedavinin etki göstermediği hastalara önerilmektedir.

İğne ve vakum yöntemlerinin yan etkileri var mıdır?

İğne tedavisin en önemli yan etkisi uzamış ereksiyondur. Bu amaçla kullanılan papaverin, prostaglandin gibi ajanlar lokal etki göstermektedir. Enjeksiyon sonrası 10-15 dakika içinde ereksiyon oluşmakta ve 20-30 dakika içinde ereksiyonun sonlanması beklenmektedir. Oluşan ereksiyonun 6 saatten uzun sürmesi, uzamış ereksiyon yani priapzim olarak adlandırılır ve acil müdahale gerektirir. Penis içinde pıhtılaşmış kan birikmesi ile ortaya çıkan bu durum tedavi edilmezse, ereksiyonu sağlayan dokunun kaybına ve kalıcı iktidarsızlığa neden olabilir. Bunun dışında iğne tedavi sırasında enjeksiyon yerinde hematom oluşması, tekrarlayan enjeksiyonlara bağlı peniste fibrotik yapıların oluşması, nadiren iğne kırılması gibi yan etkiler yaşanabilmektedir.

Vakum uygulamasın son derece basit bir yöntemdir. Bu uygulama sırasında hasta ereksiyonu sağlamak için penis kök kısmına bir lastik halka takarak ereksiyonun devamını sağlar. Bu halkanın 30 dakika içinde cinsel ilişkiyi takiben çıkartılması önerilmektedir. Aksi takdirde penis kan dolaşımını etkileyerek aynı iğne tedavisinde olduğu gibi uzamış ereksiyon yaşanabilir ve penis nekrozuna yani doku ölümüne neden olabilir. Diğer taraftan vakum ile sağlanan ereksiyon peniste venöz kanın birikmesi ile olduğu için penis normalden soğuk ve koyu renklidir ve ereksiyon bir miktar ağrılıdır. Bu durum bazı hastalar için rahatsız edici olabilir.   

İğne ve vakum yöntemler acı veriyor mu?

İğne tedavisinde enjeksiyon insülin iğnesi ile yapılmaktadır. Bu iğne ucu son derece ince olduğu için çok daha az travmatiktir. İğne tedavisinde kullanılan ilaçların içeriği nedeniyle enjeksiyon sırasında ağrı yaşanabilmektedir. Bu durum özellikle prostaglandin içeren ilaçlarda daha belirgindir. Ancak yaşanan ağrı kısa süre içinde kaybolmaktadır.

Vakum uygulamasında ise peniste kirli kanın birikmesi ile ereksiyon sağlandığı için toksik maddelerin etkisine bağlı olarak peniste ağrı hissedilmektedir. Cihazın tekrarlı kullanımı ile hasta bu duruma uyum sağlamakta ve zaman içinde ağrı hissi azalmaktadır.

ESWT ile şok tedavisi nasıl yapılmaktadır?

Şok dalga tedavisi olarak adlandırılan ESWT, vücut dışında oluşturulan yüksek basınçlı ses dalgalarından elde edilen şok dalgalarının bir aplikatör vasıtası ile vücudun istenilen bölgesine odaklanmasına dayanan bir tedavi şeklidir. Klasik olarak böbrek taşı tedavisinde kullanılan taş kırma cihazlarından esinlenerek geliştirilen bir yöntem olan ESWT, son yıllarda iktidarsızlık tedavisinde de kullanılmaya başlanmıştır. Bu tedavide penisin farklı noktalarına yeni damar oluşumunu desteklemek ve iktidarsızlık konusunda kalıcı düzelme sağlayabilmek amacı ile uygulama yapılmaktadır. Her biri yaklaşık olarak 20 dakika süren toplam 6 seanstan oluşan bu tedavide 5 farklı noktada toplam 1500 şok dalgası uygulanmaktadır. Uygulama sırasında herhangi bir anestezi veya ağrı kesiciye ihtiyaç duyulmamaktadır. İşlem ayaktan gerçekleştirilmekte; hasta uygulama sonrası günlük yaşamına devam edebilmektedir. Henüz yeni bir tedavi olması nedeniyle hasta verileri oldukça az sayıdadır. Ancak elde edilen sonuçlar %70-80 hastada olumlu yanıt elde edilebileceğini göstermektedir. Tedavi 4 hafta ara ile 2 seans olarak tekrarlanabilmektedir. Bazı hastalarda 6-12 ay sonra tekrar iktidarsızlık sorunu tekrarlayabilmektedir. Bu durumda tekrar aynı işlem uygulanabilir.

Şok tedavisi her hastaya uygulanabilir mi?

Şok uygulaması ile yeni damar oluşumu amaçlandığı için öncelikli olarak damarsal problemi olan hastalarda uygulanması önerilmektedir. Daha önce de belirtildiği gibi yeni bir tedavi yöntemi olduğu için hangi hasta grubunda daha iyi yanıt alındığı konusunda henüz klinik veriler yeterli değildir.

Hangi durumlarda cerrahi uygulanmaktadır?

Günümüzde iktidarsızlık tedavisinde cerrahi yöntem denildiğinde genel olarak penil protez yani mutluluk çubuğu uygulamaları ifade edilmektedir. Penis kanlanmasına yönelik bypas cerrahisi yöntemleri günümüzde sınırlı sayıda hastada uygulanmaktadır. Damar cerrahisi uygulanacak hasta seçiminde şu kriterlere dikkat edilmesi gereklidir:

  • Hasta genç yaş grubunda olmalı
  • Diyabet, hipertansiyon, hiperlipidemi gibi sistemik bir hastalık olmamalı
  • Atardamar yaralanmasına bağlı hasara bağlı iktidarsızlık gelişen vakalar
  • Penisin sinirsel uyarımının sağlam olması gereklidir
  • Enjeksiyon tedavisi veya sertleşme ilaçlarına yanıt veren hastalarda tercih edilmelidir

Mutluluk çubuğu hangi hastalarda kullanılır ve başarı oranı nedir?

Mutluluk çubuğu diğer tedavilere yanıt vermeyen veya diğer tedavileri kullanamayan tüm hastalarda uygulanabilir. Ancak, protez takılmadan önce hastayla avantaj ve dezavantajların tüm detaylarını tartışmak gereklidir. Çünkü ameliyat sonrası hasta memnuniyetsizliği durumunda mutluluk çubuğu çıkarılırsa kişinin ereksiyon sağlayan penis dokusu ortadan kalkacağı için daha sonraki dönmede spontan ereksiyonun elde edilebilmesi mümkün değildir.

Mutluluk çubukları bükülebilir ve şişirilebilir olmak üzere iki türlüdür. Ameliyat sonrası hasta memnuniyet oranı %70-92 arasında değişmektedir. Mutluluk çubuklarının kendisi ve tüm ekleri vücut içindedir ve dışarından hiç bir parça belli olmaz. Mutluluk çubuğu takılan hastalarda meni akımı etkilenmez ve doğal yolla çocuk sahibi olabilirler.

Mutluluk çubuğunun belirli bir ömrü var mı?

Mutluluk çubukları ömrü, ömür boyu olarak değerlendirilebilir. Ancak, bazı özel durumlarda mutluluk çubuklarının çıkartılması ve hastanın yeniden operasyonu gerekebilir. Bu durumlar:

  • Protez sonrası enfeksiyon gelişmesi nedeniyle protezi acilen çıkartılması
  • Özellikle bükülebilen protezlerde görülen, protezin penis ucundan kendiliğinden çıkması
  • Sadece şişirilebilir protezlerde görülen protez ekleri arasında sıvı iletiminde aksaklık olması ve protez eklerinin tam olarak çalışmaması nedeniyle yeniden operasyon ihyacı olabilmektedir.

 

 

27 Haziran 2016

CANLI DESTEK