Çizme ve Bota Hapsolan Ayaklarınızın Sağlığını Koruyun

Kış mevsiminde gün boyunca kalın ayakkabıların, su geçirmez botların ve çizmelerin içinde kapalı kalan ayaklarımızda; şişme, cilt kuruluğu ve kötü koku gibi olumsuz durumlar görülebilir. Bu nedenle özellikle kış aylarında ayak bakımına daha fazla özen göstermek gerekir. Ayağımızdaki bir nasır, tırnak batığı, topuk çatlakları veya ayak parmak aralarındaki mantar enfeksiyonları ayak sağlığımızı olumsuz etkiler. Yaz aylarında estetik kaygılar nedeni ile daha çok özen gösterdiğimiz ayak sağlığına kışın da dikkat etmemiz gereklidir.

Memorial Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Ahu Birol, “Kış aylarında ayak sağlığı için yapılması gerekenler” hakkında bilgi verdi.

Sağlıklı ve güzel ayaklar İçin…

Ayaklarımızda bulunan ter bezi miktarı vücudumuzun diğer bölgelerinden daha fazladır. Bazen terleme çok şiddetli olabilir. Terleme ve ayakta bulunan bakterilerin isovalerik asit üretmesi ayakta kötü koku oluşumuna neden olmaktadır. Ayakta hijyenin sağlanması ile kötü koku oluşumunun önüne geçilebilir. İlk yapılması gereken ayaktaki bakteri miktarını azaltmaktır.

Ayaklarınızı her gün yıkayın ve çok iyi kurulayın

Günlük olarak antiseptik ilaçlar ile yapılacak ayak banyosu kötü koku ve enfeksiyonu engellemek için faydalıdır. Antibakteriyal sabun kullanımı tercih edilebilir.  Özellikle parmak aralarının kuru olması önemlidir. Islak kalması mantar enfeksiyonu oluşumunu kolaylaştırmaktadır.

Her gün aynı ayakkabıyı giymeyin

Aynı ayakkabıyı üst üste giyinmek ayak sağlığını olumsuz etkiler. Ayakkabı seçerken sentetik ve vinlex materyallerden sakının. Nemi emebilecek kumaş veya deri ayakkabıları tercih edin.

Eve gider gitmez çoraplarınızı çıkarıp ayağınızı havalandırın

Kış mevsiminde, uzun süre botların içinde ve havasız kalan, terleyen ayaklarda mantar enfeksiyonu gelişimini kolaylaştıracaktır. Dolayısıyla yaz mevsiminde açık ayakkabılar tercih etmek; kış mevsiminde de eve girer girmez çorapları çıkarıp ayakların hava almasını sağlamak doğru olacaktır. Çorap seçerken de naylon, sentetik çoraplardan sakının, teri emen pamuklu çorapları tercih edin. Ayakta bakteri üremesini engelleyen spreyler çorap giymeden önce kullanılabilir.

Kuaförlerde kullanılan manikür-pedikür aletlerinin temizliğine dikkat edin

Tırnak bakımı temizliğin önemli bir parçasıdır. Sağlıklı ve güzel tırnaklara kavuşmak doğru koşullarda yapılan manikür ve pedikür ile mümkündür. Ancak manikür pedikür aletlerinin ortak kullanımı, sağlık için uygun değildir. Diş fırçası ne kadar kişiye özel bir bakım aracı ise manikür pedikür setleri de kişiye özel olmalıdır. Ayrıca manikür ve pedikürün steril ortamlarda ve bu konunun uzmanı olan kişilerce yapılması gerekir. Ortak kullanılan manikür ve pedikür aletleri;  Hepatit B başta olmak üzere kan dolaşımı ile geçen pek çok hastalığa neden olabilir. Sterilize edilmemiş manikür pedikür aletlerinden en sık bulaşan hastalık tırnak mantarıdır. Tırnak mantarı, tedavisi hem çok uzun süren hem de kişinin yaşam kalitesini ciddi oranda etkileyebilecek bir sorundur.

Ayaklarınız sürekli terliyorsa…

Ayaklarınızın yoğun şekilde terlediğini düşünüyorsanız alüminyum içeren kremler terlemeyi engellemek için kullanılabilir.

Tırnaklarınızın kesim şekli bile önemli

Ayak tırnakları, el tırnakları kadar iyi bakılmalıdır. Tırnak kesimi yuvarlak ve içe kıvrık değil düz olmalıdır. Bu, tırnak batığı oluşumunu engeller. Eğer tırnaklarda batık varsa; bu batan kısımlar zorlanarak çıkarılmamalıdır. Tırnak batığı tedavisi kuaförler tarafından değil, bu konuda deneyimli cilt hastalıkları uzmanları tarafından yapılmalıdır.

Tırnaklarınız kırılıyorsa, rengi  değişiyorsa, donuk görünüyorsa,  anormal derecede kalınlaşmış ise veya gevşek ve parçalanan bir yapıdaysa, bu durum tırnak mantarı ya da başka bir hastalığın habercisi olabilir. Bu nedenle; sorun ilerlemeden bir cilt doktoruna danışılmasında fayda vardır.

Topuk çatlaklarının çözümü: Düzenli ayak bakımı

Daha çok kuru ciltlerin problemi olan çatlaklar, topuk ve ayak tabanında görülür. Ayakları yıkadıktan sonra kurulamamak, yalınayak gezmek, küçük ayakkabı giymek gibi nedenlere bağlı olarak ortaya çıkar.

Her banyodan sonra ponza taşıyla yumuşak hareketlerle ölü deriyi temizleyin. Çatlak bölgeleri, içeriğinde E vitamini ve jojoba yağı bulunan ayak kremleriyle gün boyu sık sık kremleyin. Çatlaklarınız kaybolana dek, sürekli çorap ve kapalı ayakkabı giyin.

Ayak peelingi de ayaklarınızdaki tüm ölü derileri  temizler ve kalınlaşan topuklarınızı yumuşatır. Aynı zamanda da ayaklarınızdaki kan dolaşımını arttırır.

Ayak parmak aralarında sulantı, soyulma, tabanda pul pul dökülme varsa; tabanda ve parmak altlarında küçük çukurcuklar oluşmuş ise mutlaka dermatoloji hekimi tarafından değerlendirilmelidir. Ağızdan ya da krem şeklinde antifungal ya da antibakteriyal tedavi kullanılması gerekebilir.

Tırnaklarınızı uzun süre ojeli bırakmayın

Aseton ve ojeler tırnağı kurutur, çatlamasına ve kolay kırılmasına neden olur. Elbette bakımlı el ve ayaklar için tırnakların temiz görünümü ve ojeli olması önemlidir. Ancak oje uzun süre tırnakta tutulmamalı, tırnakların nefes alması sağlanmalıdır.

Oje sürmeden önce tırnaklara tırnak besleyici vitaminli solüsyonlar sürmek tırnakları bir miktar koruyacaktır. Tırnaklar için özel besleyici kremlerin akşamları yatmadan önce sürülmesi de tırnakların korunmasında kolay çizgilenip çatlayıp kırılmalarını önleyecektir.

Demir B12 ve Folik asit bakımından zengin beslenmek tırnak sağlığımız için önemlidir. Yeşil yapraklı sebzeler, tohumlar, baklagiller bu vitaminlerce zengindir.

Nasırlarınızdan kurtulun

Ayaktaki nasırlar, dar ve sivri uçlu ayakkabıların derimize yaptığı baskı sonucu oluşur. Nasır tedavisinde de hala ilk başvurular kuaförlere yapılmalıdır ya da çoğumuz evde kesici aletlerle nasırları kesmeye ya da koparmaya çalışırız. Yardım için elbette cilt hastalıkları uzmanına başvurmak gerekir.

Ayak parmak aralarında sulantı, soyulma, tabanda pul pul dökülme varsa; tabanda ve parmak altlarında küçük çukurcuklar oluşmuş ise mutlaka dermatoloji hekimi tarafından değerlendirilmelidir. Ağızdan ya da krem şeklinde antifungal ya da antibakteriyal tedavi kullanılması gerekebilir.

29 Kasım 2010

CANLI DESTEK