Çocuğunuz Yazın da Bilgisayarın Başından Kalkmıyorsa Ne Yapabilirsiniz?

Okul döneminde bilgisayarın önünden kalkmayan çocuk yaz tatilinde de aynı davranışı sürdürüyorsa, anne-babalar bu alışkanlıktan vazgeçmesi için ona yardımcı olabilirler. Memorial Hastanesi Pediatri Bölümü’nden Pedagog Dr. Melda Alantar , ailelere çocukların bilgisayarlarla ilişkisini düzenlemeleri için şunları tavsiye ediyor.

  • Öncelikle çocuğun her gün bilgisayara ayırdığı zaman belirlenmelidir. Toplam süre okul öncesi çağ çocuklarında bir saatten, ilköğretim dönemi çocuklarında iki saatten fazlaysa yetişkinler sınırlandırmaya gidebilirler. Onunla konuşarak bilgisayar kullanacağı süre birlikte belirlenebilir. Çocuğun beraber saptanan süreyi aşıp, aşmadığı izlenmelidir.
  • Çocukla evle ilgili bir iş yapmak şartıyla bilgisayar kullanma süresi kazanması konusunda bir sözleşme yapılabilir. Bilgisayar kullanmanın bedeli yüksek olursa çocuğun isteği de azalabilir. Örneğin “Markete gidip, alışveriş yaparsan yarım saatlik bilgisayar kullanma süresi kazanacaksın.”gibi.
  • Çocuk ve gençler gelişen bilgisayar endüstrisi ve ürünleri hakkında pek çok erişkinden daha fazla bilgiye sahiptirler. Anne-babalar çocuklarını teknoloji dünyasında sağlıklı şekilde yönlendirmek , onları denetleyebilmek için bilgisayar ve internet hakkında bilgi edinmeli, kullanmaktan çekinmemelidirler. Çocuklarının özgüvenlerinin gelişmesini isteyen anne-babalar onlardan bilgisayarı, program ve oyunları açıklamalarını isteyebilirler. Anne-babasından daha çok bildiğini düşünmek çocuğun üzerinde olağanüstü etki yaratabilir!
  • Aşırı kullanımı engellemenin en kolay yollarından biri bilgisayarı koridor veya ortak çalışma odası gibi yetişkinlerin takip edebilecekleri bir yere koymaktır. Aile içinde birden fazla insan aynı bilgisayarı kullanırsa çocuk sırasını bekleme, başkalarının eşyalarına saygı gösterme-disket, dosya- gibi sosyal beceriler geliştirir. Bunun yanı sıra çocuğun bilgisayar ve interneti hangi amaçla kullandığı belirlenir, “chat arkadaşları” hakkında bilgi toplanır.
  • İnternet iyi kullanıldığında güçlü bir eğitim aracıdır. Öğrenciler çeşitli kütüphanelerden yararlanma, uluslararası yayınları takip ederek proje hazırlama, bilgilerini derinleştirme olanağı bulurlar. Ancak internette öğrenciler zamanlarının % 95’ini boşa geçirmektedirler. Bilgi alışverişinde bulundukları sohbet odalarında duygusal olgunluklarını aşan, uygunsuz materyallere ulaşabilmektedirler.
  • Ana-babanın bilgisayar dünyası üzerindeki hakimiyeti artarsa, çocuklarla birlikte oyun oynayabilirler. Program ve oyunların içeriklerini denetleyebilirler. Onları eğitimsel değerler içeren oyunlara yönlendirebilirler. Bilgisayar oyunlarının seçiminde çocuğa yardımcı olarak yaş ve gelişimine uygun, şiddet içermeyen programlar alabilirler. Üç-beş yaş dönemindeki çocuklar için anımsama, guruplandırma, göz-el koordinasyonuna ilişkin görevler içeren programlar, 6-8 yaş için okuma, yazma, mantık yürütmeyle ilgili etkinlikler, 9-12 yaş için soyut kavramlar, ileri düzeyde sorun çözmeyi içeren materyaller seçilmelidir. Ayrıca anne-babalar uygunsuz malzemelere ulaşmanın önlenebileceği denetim sistemleri hakkında bilgi edinebilirler.
  • Alantar’ın (1996) İstanbul’da gerçekleştirdiği 301 lise öğrencisini kapsayan bir araştırmada, öğrencilerin eğlenmelerini sağlayacak serbest zaman değerlendirme etkinliklerinin yeterince yaygın olmaması sonucu video oyunu oynamaya yöneldikleri ortaya çıkmıştır. Bu nedenle çocuklara serbest zamanlarını geçirmeleri için farklı seçenekler sunulmalıdır.
  • Yaz okulları öğrenci ve ailelerin tatil dönemini yararlı şekilde değerlendirmelerine fırsat tanıyan kurumlardır. Aileler bu konuda çocukların görüşlerini almalı, onlara katılacakları yaz kampları, tercih edecekleri spor dalları ve etkinlikler hakkında seçim yapma hakkı tanımalıdırlar.
  • Aile bireylerinin birlikte katılabilecekleri çekici gezi ve etkinlikler-sirk veya hayvanat bahçesine gitmek, tarihi yerleri gezmek, bir gölde balık tutmak v.b.- çocuğu kolaylıkla bilgisayardan uzaklaştıracaktır.
  • Ana-babalar bilgisayar kullanımına ilişkin uygulayamayacakları kurallar koymamalı, “bu kötü alışkanlıktan vazgeç” diye söylenmemelidirler.
  • Unutmayalım, yetişkinlerin doğru yönlendirme ve mantıklı sınırlandırmaları ile kullanılan bilgisayarın çocukların gelişimi üzerinde pek çok olumlu etkisi vardır. Bilgisayar ortamı dinamiktir. Çocuğun kendisinden bir şeyler katmasına olanak sağlayacak şekilde esnektir. Kullanıcı performansı hakkında geribildirim alır. Yarışmak, mücadele etmek için uygun ortam yaratılır. Çocukların bilişsel ve dil gelişimleri desteklenir. Okul-öncesi dönem çocuklarında göz-el koordinasyonu gelişir. Algılama, mantıklı düşünme, sorun çözme becerileri pekişir. Görme, işitme gibi değişik duyularla öğrenme deneyimi kazanılır. Büyük ekranlar, cd-romlarla öğrenme eğlenceli şekilde gerçekleşir. Bilgi kaynaklarına ulaşılır. Çocukların merak ve yaratıcılık yönleri harekete geçer. Akademik açıdan sorun yaşadıkları alanlarda alıştırma yapma olanağı bulurlar. Çalışma düzenlerini kendi hızlarına göre ayarlama olanağı elde ederler.
  • Çocukların her yönden sağlıklı bir gelişim için zenginleştirilmiş çevreye gereksinimleri vardır. Bilgisayar bunun bir parçası olabilir ama beynin yalnızca belli bir alanını geliştirir. Çocuk oynayarak, spor yaparak, hayal gücünü kullanarak, iletişim becerilerini geliştirerek beyin kabuğunun tümünü geliştirecek her türlü etkinliğe gereksinim duyar. Ana-babalar çocukları farklı etkinliklere yönlendirmek için onlara yardımcı olmalı ve birlikte eğlenmek için fırsat yaratmalıdırlar.

30 Nisan 2009

CANLI DESTEK