Çocukların Sağlık Kontrollerini İhmal Etmeyin

Memorial Ataşehir Hastanesi Çocuk Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Fazilet Karakoç, çocukların yıllık sağlık kontrolleri hakkında bilgi verdi.

Büyümesini takip edin

Çocuğunuzun hiçbir sağlık sorunu olmasa bile sağlıklı bir birey olabilmesi için yıllık olarak sağlık kontrollerinin yapılması gereklidir. Ebeveynlerin, çocuklarının büyümesini izlemesi için vücut kitle indeksinin düzenli olarak takip etmesi gerekmektedir.

Tansiyon ölçümü sadece yetişkinler için değildir

Her çocuğun en az yılda bir kez, yaşına uygun bir tansiyon aleti ile tansiyonunun ölçülmesi gereklidir. Aynı boy ve kilo gelişiminin takip edildiği grafikler gibi çocukların yaşlarına, cinsiyetlerine, boylarına ve kilolarına göre normal tansiyon değerleri vardır.

Yetişkinlerde 120-130/80 mmHg’in değerlerinin üzeri yüksek tansiyon olarak kabul edilir; ama söz konusu olan bir küçük çocuk ise çok daha düşük değerler bile normalin üstünde tansiyon değerleri olabilir. Çocuklardaki tansiyon yüksekliğinin bir diğer önemi ve erişkinlerden farkı olarak yüksek tansiyon çoğu kez altta yatan bir böbrek ya da kalp hastalığının habercisi olabilir. Bu nedenle tansiyon yüksekliği saptanan çocukların bu hastalıklar açısından dikkat ile incelenmesi gereklidir.

Beslenme her yaşta önemli

Çocuklara sağlıklı beslenme kurallarının öğretilmesi gerekir. Çocuklar büyüdükçe nasıl sağlıklı besleneceklerini bilmelidirler. Sağlıklı bir beslenme için tatlı, tuzlu ve yağlı gıdalardan kaçınılması; sebze, meyve ve protein içeren gıdalar ile beslenilmesi gerekir. Özellikle hızlı büyüme dönemlerinde günlük 1200-1300 mg kalsiyum ihtiyacı vardır. Bir bardak süt yaklaşık 300 mg kalsiyum içermektedir. Bu kalsiyumun emilebilmesi için de D vitaminine ihtiyaç vardır.  D vitaminine ‘güneş ışığı vitamini’ de denilmektedir; çünkü D vitamininin en önemli kaynağı güneş ışığıdır. Her gün 10-20 dakika tercihen güneş koruyucu sürülmeden alınan güneş ışığı bu vitaminin oluşması için yeterlidir.

Uzun süre güneş ışığında kalınacaksa mutlaka güneş koruyucu sürülmesi gereklidir. D vitamini sadece kemiklerimiz için değil bağışıklık sistemi için de önemlidir. Ayrıca son yıllarda kanser başta olmak üzere birçok hastalıktan korunmada önemli olduğunu gösteren çok sayıda çalışma yayınlanmıştır. D vitamini eksikliğinin olup olmadığı kan testleri ile tespit edilebilir. Eğer bir eksiklik var ise özellikle ergenlik döneminde hatta hayat boyu D vitamin desteği verilmesi önerilmektedir.

Demir eksikliği anemisi

Demir eksikliği anemisi, öğrenmeyi ve okul başarısını olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Bu nedenle özellikle muayene sırasında kansızlık bulguları olan çocuklara kan sayımı ve vücuttaki demir depolarını gösteren testlerin yapılması uygun olacaktır.

Demir, çinko ve B12 vitamini açısından zengin bir gıda olan kırmızı et, çocukların beslenmesinde mutlaka yeterli bir miktarda yer almalıdır. Çinko eksikliğine bağlı olarak gözlenen en erken belirti, büyümenin yavaşlamasıdır. Demir eksikliği var ise ağızdan demir ilaçları verilmelidir. Bu  ilaçlarının en sık rastlanan, istenmeyen etkileri dişlerin boyaması ya da kabızlık gibi bulgulardır. İlaç sonrası dişlerin iyice fırçalanması ve su içilmesi dişlerin boyanmasını önleyecektir. Dişlerdeki bu boyanma içsel bir renklenme değildir ve kalıcı dişleri etkilemediği için endişelenmeye gerek yoktur. Diş etlerinde irritasyon (gingivit) oluşmuş ve ağrı var ise çocuğun bir diş hekimi tarafından değerlendirilmesi ve gerekli durumlarda cilalanması bu şikayetleri ortadan kaldıracaktır.

Omurgasında eğrilik (Skolyoz ) var mı?

Skolyoz, omurganın göğüs ya da bel bölgelerinde görülebilen yana doğru eğriliğidir. Çeşitli nedenler ile ortaya çıkabilen bu hastalık Türkiye'de yaklaşık 2,5 milyon kişide görülmektedir. Skolyoz, gelişimin en hızlı olduğu dönemler olan, yaşamın 6- 24. ay, 5-8. yaş ve 11- 14. yaşları arasında daha sık gözlenmektedir. Ergenlik döneminde hastalığın ilerlemesi hızlanmaktadır. Skolyoz tedavisindeki en önemli amaç, eğimin ilerlemesini durdurmak ya da azaltmaktır. Bu nedenle erken tanı oldukça önemlidir.

Bir omuzda düşüklük özellikle çocuğunuz öne doğru eğildiğinde kürek kemiklerinde ve sırt plilerinde asimetri olması, kalçalardan birinin yüksekte olması, bir dirseğin gövdeye diğerine göre daha uzakta durması ilk göze çarpan bulgular olarak görülmektedir.

Okul çocuklarında günlük hayat ve kişisel bakım ile ilgili küçük öneriler

Çocukların yaşlarına göre günde 9-10 saat uyku uyumaları oldukça önemlidir. Bunun için sabit bir yatış saati belirlenmelidir. Ergenlik döneminde geç yatan ve erken kalkmakta zorlanan çocukların başta okul performansında düşüklük olmak üzere birçok olumsuz etki ortaya çıkabilmektedir.

Her gün 60 dakika fiziksel aktivite yapılması, televizyon, bilgisayar, video oyunları gibi ekran başında geçirilen vaktin maksimum 2 saat olması gerekmektedir. Yine çocuklara genel hijyen ve temizlik kuralları öğretilmelidir. Ağız ve diş sağlığı için de dişlerin günde en az iki kez fırçalaması ve 6 ayda bir diş hekimine gitmesi önerilmektedir.

Göz muayenesi ne zaman olmalı?

Okul öncesi dönemde çocukların % 5-10’unda, okul çocuklarının da % 25’inde çeşitli görme problemleri olabilmektedir. Bu sorunlar ne kadar erken dönemde tanımlanırsa tedavisi de o kadar iyi olacaktır. Çocukların 6 aylık olmasından itibaren ilk ayrıntılı göz muayenesini olması önerilmektedir. Daha sonra 3 yaşında ve okula başlamadan 5-6 yaş civarında göz muayenesinin tekrarlanması önerilmektedir. Okul çocuklarında görme ile ilgili bir sorun yok ise her iki yılda bir göz muayenesi yapılması önerilmektedir.

26 Eylül 2014

CANLI DESTEK