Doğadaki Son Çocuk

Memorial Ataşehir Hastanesi Çocuk Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Fazilet Karakoç, sürekli kapalı mekanlarda olan çocukların yaşayabileceği hastalıklar ve alınabilecek önlemler hakkında bilgi verdi.

Çocuklar artık daha çok iç mekanlarda

Modernleşen dünyamızda çocuklar zamanlarının önemli bir kısmını iç ortamlarda yeterli fiziksel aktivite olmadan geçirmektedir. Son yıllarda yapılan çok sayıda çalışma bu yaşam tarzının obezite, astım, vitamin D eksikliği, dikkat eksikliği sendromu depresyon ve anksiyete, miyop gibi hastalıkların sıklığını arttırdığını göstermektedir. Bu hastalıklardaki artış ile çocukların yaşamında doğanın giderek daha az yer alması arasında bir ilişki var. Çocukluk çağındaki bu sağlık sorunları ne yazık ki erişkin döneme kadar uzanan akciğer, kalp ve ruh sağlığı ile ilişkili problemlerin oluşmasına neden olmaktadır. Bütün bu zararlı etkiler özellikle sosyoekonomik düzeyleri düşük olan çocukları daha fazla etkilemektedir.

Richard Louv, “Doğadaki Son Çocuk” kitabında " Doğadaki çocuk, soyu tehlike altında olan bir türdür ve çocukların sağlığı ile yeryüzünün sağlığı birbirine sıkı sıkıya bağlıdır" şeklinde belirtmektedir. Doğa içinde, oyun oynamak çocukların sağlığını tehdit eden en önemli kronik sağlık azaltmak için aslında oldukça ucuz ve devamlılığı olabilecek bir yöntem olarak tavsiye edilmektedir.

Çocuklarımızın doğayla anlamlı bir bağ kurmadan büyüyen bir kuşağa ait olmasını istemiyorsak dikkat etmemiz gereken birçok konu bulunmaktadır. Çocukların günde en az 60 dakika mümkün ise doğa içinde fiziksel egzersiz yapması önerilmektedir. Toplumun, ailelerin, okulların çocuklar ve gençlerde fiziksel aktiviteyi motive etmekte rolleri çok önemlidir Bu çocuğun ya da gencin yaşına uygun olarak aynı zamanda eğlenceli aktiviteler olabilir. Oyun parkına gitmek ya da doğal ortamlarda yürüyüşlere çıkılabilir. Çocuklar, yapılandırılmamış serbest oyunlar oynamaları için motive edilmelidir. Serbest, yapılandırılmamış oyunlar çocukların aktivite düzeyini etkiler, onların yaratıcılığını ve hayal güçlerini ve fiziksel güçlerini artırmaktadır. Sağlıklı beyin gelişimi için de önemlidir. Çocuklar gruplar halinde nasıl çalışacaklarını, paylaşmayı, aralarında çıkan sorunları çözmeyi ve sorumluluk almayı öğrenirler.

Doğal ortamlarda az zaman geçiren çocuklarda en sık karşılaşılan sağlık sorunları nelerdir?

Obezite

“Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması-2010” ön çalışma raporuna göre Türkiye’de 0-5 yaşta fazla kilolu olanlar %17,9, fazla kilolu ve şişman olanlar %26,4 olarak bulunmuştur. 6-18 yaşta fazla kilolu olanlar %14,3, fazla kilolu ve şişman olanlar %22,5 olarak bulunmuştur. Her 4 çocuktan birinin ağırlığı olması gereken sağlıklı ağırlıktan daha fazladır. Çocuklarda obezite ile ilişkili olarak hipertansiyon, kardiyovasküler hastalıklar, obstruktif uyku apne sendromu, astım, alkolik olmayan yağlı karaciğer hastalığı, diyabet gibi çok önemli hastalıklar ortaya çıkmaktadır.

Tabii ki genetik, beslenme gibi birçok faktör olsa da obeziteyi etkileyen en önemli nedenlerden biri de çocuklarımızın artık çok daha az hareket etmesidir.

Genç insanlar günde 7.5 saatlerini elektronik medya başında geçiriyorlar ve bu sure beş yıl öncesine göre daha fazla. 2-7 yaşındaki çocukların % 32’sinde, 8-18 yaşlarındaki çocukların % 65’inin yatak odasında televizyon var. Uzun saatler TV seyretmek çocukların sağlıklarını olumsuz ekilemektedir. Bu çocuklarda obezite oldukça sık, ağız hijyenleri kötü, sosyal ve duygusal problemler daha fazla ve kendilerine güvenleri daha azdır. Doğal ortamlar, çocuklarda fiziksel aktiviteyi arttırıyor ve bu da çocuklarda obezite riskini azaltır, sağlıklı kas ve kemiklerin oluşmasına yardımcı olur.

Evine yakın park olan çocuklar daha sağlıklı; yaşadığı eve bir kilometre yakınlığında ve içinde oyun alanları olan bir park olan çocukların parklara ve oyun alanlarına ulaşması mümkün olmayan çocuklardan beş kat daha fazla olasılıkla sağlıklı bir kiloda olduğu bilinmektedir.

Okula düşen sorumluluklar

Okullara da bu konuda sorumluluklar düşmektedir. Çoğu okulda oyun alanları beton zeminlerden oluşuyor. Okullarda daha doğal bir ortam sunulabilirse çocukların fiziksel aktivite düzeyleri artacaktır. Kanada ‘da yapılan bilimsel bir çalışmada okul bahçeleri yeniden düzenlenip, yeşil öğeler artırıldığında 59 okulun % 75 ‘inde öğrencilerin fiziksel aktivite düzeyinde ve kalitesinde artış olduğu ortaya çıkmıştır.

Yeşil egzersiz ve ruh sağlığı

T.C. Sağlık Bakanlığı ulusal ruh sağlığı eylem planındaki verilere göre; temel hastalık gruplarına göre dağılım yapıldığında psikiyatrik hastalıklar %19 ile kalp damar hastalıklarından sonra ikinci sırada yer almaktadır. 18 yaşını doldurmamış çocuk ve ergen yaş grubunda ruhsal bozukluk yaygınlığı %15,8 bulunmuştur. Çocuk psikiyatrisi polikliniğine başvuran çocuk ve ergenlerde en sık konulan tanılar, dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu, anksiyete bozukluğu, depresyon olarak bildirmiştir.

Fiziksel aktivitenin çocukların ruh sağlığı üzerine olumlu etkileri var ve giderek artan sayıda bilimsel veri doğal ortamların çocuklarda stresi azalttığı ve dikkati artırdığını göstermiştir. Doğal ortamlarda bulunan çocuklar psikolojik olarak daha sağlıklı kalmakta, depresyon ve anksiyete sıklığı azalmaktadır.

Vitamin D eksikliği

Ülkemizde çocukluk yaş grubunda D vitamin eksikliği ve yetersizliğinin %40 civarında olduğunu gösteren çalışmalar vardır. D vitamin eksikliği kemiklerde büyümeyi engelleyerek raşitizme, kemik erimesine yol açabilmektedir. Bu çocuklarda bağışıklık sistemi zayıflar, vitamin D eksikliğinin ayrıca kalp damar hastalıkları, tansiyon yüksekliği ve diyabet ile ilişkili olduğu düşünülmektedir. Bu neden ile D vitamin desteği verilmesi sadece kemiklerin güçlü olması için değil hayatın ileri dönemlerinde ortaya çıkabilecek kronik hastalıkları korumak açısından önemlidir.

Fiziksel aktivitenin D vitamin düzeyleri ile ilişkili olduğu düşünülmektedir. Obezitesi olan, yeterli süt içmeyen, günde 4 saatten fazla ekran başında zaman geçiren, çocuklarda vitamin D düzeylerinin düşük olduğu gösterilmiştir. Bu çocuklarda hipertansiyon, kan yağlarının yüksek olması gibi durumlar Vitamin D eksikliği olmayan çocuklardan daha fazla bulunmuştur.

Birçok çocuk sadece diyet ile ihtiyaçları olan D vitaminini alamamaktadır bu nedenle çocuklara doğduklarından itibaren ergenliğe kadar günde 400 IU Vitamin D verilmesi önerilmektedir. Ayrıca vücudumuz yeterli vitamin D sentezini yapabilmek için en az haftada iki kez 10-15 dakika güneş ışığı almalıdır.

Yeşil egzersiz miyopluğu önler

Miyopluk; yani uzağı görememenin Dünya Sağlık Örgütü’nün 2020 yılında önlenebilir körlüğü engelleyebilmek için kabul ettiği öncelikli durumlardan biridir. Son 30 yılda miyopluk artmış, ABD ‘de çocuklarda miyop sıklığı % 9.2’dir. Okul çağında daha çok kitap okuyan çocuklarda; miyop hastalığının sıklığı ve şiddeti, daha az okuyan çocuklara göre daha fazladır.  Miyop sıklığındaki bu artışın aydınlatılmış ekranlara çok uzun sure bakma ve okuma süresi ile ilişkili olduğu düşünülüyor. Yapılan çalışmalar çocukların dış ortamda geçirdikleri süre artıkça miyop sıklığının azaldığını gösterip, buna sebep olarak doğal ışık eksikliğine işaret etmektedir. Işığın bir sonucu olarak retinada üretilen “dopamine” isimli bir maddenin miyop hastalığını önlediği düşünülmektedir.

Yeşil ortamlarda yapılan egzersiz çocukların astımını iyileştiriyor

Astım hem ülkemizde hem de dünyada çocukların en sık rastlanan hastalıklardan biridir. Astım ya da alerjik rinit gibi hastalıklardan bahsedilirken hep bahar aylarında çiçek ve ağaçlardaki polenlerin alerjik hastalıkları nasılda alevlendirebileceğinden bahsedilir. Ama bir çalışmaya göre aslında oturduğunuz yerdeki ağaç yoğunluğunun artmasının çocuklarda astım riskini azalttığını göstermektedir. Ağaçların lokal hava kalitesini değiştirerek ve çocukları dışarıda oynamaya motive ederek (belki de bu sırada kapalı ortamlarda alerjenler ile karşılaşmak yerine çeşitli enfeksiyonlar ile karşılaşmasının) astım gelişimini azalttığı gösterilmiştir. Bu çalışmayı yaparken çocukların yaşadıkları bölgelerin diğer hava kirliliği yapabilecek kaynaklara yakınlığı gibi faktörler göz önüne alınmıştır. Bu tür bir sonuca varmış araştırmacılar kilometrekare başına 343 ağacın olduğu bölgelerde yaşayan çocuklarda astım sıklığının  % 29 daha az olduğu göstermiştir.

03 Eylül 2013

CANLI DESTEK