El ve Ayaklardaki His Kaybına Dikkat!

Beyin dışında kalan ve vücudumuzu adeta yaygın bir internet şebekesi gibi saran sinir sistemi, diyabet, kanser, romatizma ve kullanılan bazı ilaçlar nedeniyle hasar görebilir. Kas sinirlerdeki bozulma, beynin en uzak yerinde başladığı için el ve ayakta meydana gelen duyu hissi kaybının hareket bozukluklarına neden olabiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Kas Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Piraye Oflazer, periferik sinir hasarı ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

His kaybı çorap ve eldiven biçiminde geliyor

Periferik sinirlerin topluca hastalanmalarına polinöropati ismi verilir. Polinöropatilerde sinirlerdeki bozulma genel olarak beyine en uzak uçtan başlar. Bu nedenle genellikle, önce ayaklar, daha sonra eller etkilenir. Ayaklarda ve ellerde, en uçlardan, yani parmaklardan başlayıp yukarı doğru uzayan, çorap veya eldiven biçimini çağrıştıran his kaybı ile ayak ve el kaslarında hareket azalması genellikle birlikte olur. Bu durum ağrı, ısı ve dokunmayı az ya da  çok hissetme, karıncalanma, yanma, batma şeklinde tanımlanabilir. Bazen his veya hareket bozukluklarından birisinin etkilenme derecesi daha ağır olabilir. Otonomik sinirler ise daha çok iç organlarda bulunduğundan, eğer hastalığa katılmışlarsa buna uygun belirti verebilirler.

Periferik (etraf) sinir sistemi: Sinir sistemimizin, beyin dışında kalan bölümüdür ve vücudumuzun büyük bir bölümünü, adeta bir telefon, internet şebekesi gibi, ağ şeklinde saran “ipsi” – “telsi” yapılardan oluşur. İşlevlerine göre periferik sinirler motor, duysal ve otonomik sinirler olarak üçe ayrılırlar:

Motor (hareket) sinirleri: Beyindeki hareket merkezinin ürettiği “hareket et” emri kendisine iletildikten sonra bu emri, hareketi icra edecek olan kaslara ileten sinirlerdir.

Duyu (his) sinirleri: Cildimiz, eklemlerimiz, iç organlarımızdan aldığı kabaca ağrı, sıcak-soğuk, dokunma gibi duyumları/hisleri, bu hisleri algılayıp gerekli cevapları oluşturması için, duyu ile ilgili beyin ve omurilik merkezlerine ileten sinirlerdir.

Otonomik sinirler: İstemimiz dışında çalışan ve kalp atışı, tansiyon, barsak hareketleri gibi işlevleri yerine getiren sinirlerdir.

Şeker hastalığı ya da kanser nedeniyle ortaya çıkabilir

Vücuda yayılıp ağ gibi sararken bu sinirler genel olarak birbirleri ile iç içe demetler yaparak yol alırlar, dallara ayrılırlar, nadiren ise her bir çeşit sinir ayrı seyreder. Polinöropatiler, ya yaşam süresi içinde karşımıza çıkan bir nedenle (edinsel) ortaya çıkabilir veya doğuştan periferik sinirlerimizin yapı veya işlevlerinde bir bozukluk vardır. Edinsel polinöropatiler, yaşam süremiz içinde çok çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilir. Şeker hastalığı, bazı enfeksiyonlar, romatizmal hastalıklar, kanserler, kullanılan bazı ilaçlar bu nedenlerden bir kısmıdır. Başka bir neden olmaksızın sinir sisteminin kendisine bağışıklık sistemimizin saldırısı ile ortaya çıkan polinöropatiler de vardır. Bunlardan en iyi bilinen ikisi Guillain Barré sendromu ve kronik inflamatuvar demiyelinizan polinöropatidir. Edinsel polinöropatileri tanımak önemlidir, çünkü birçok zaman tedavileri mümkündür. Eğer ortaya çıkaran neden bulunabilirse, çoğu zaman bu nedenin tedavi edilmesi ile polinöropatide de bir iyileşme sağlanabilir. Bu nedenle polinöropati ile karşılaştığında doktounuz buna neden olabilecek hastalıkları aramak üzere sizden tetkikler isteyecektir. Yine de, dünyanın en gelişmiş merkezlerinde bile bu edinsel polinöropatilerin ancak %25’inin nedeni bulunabildiğinin unutulmaması gerekir. Tedavi edilebildiğinde bile polinöropatilerde iyileşme süreci sabır gerektiren bir süreçtir, çünkü sinir dokusu geç iyileşen bir dokudur ve iyileşme genellikle aylar gerektirir. Bu dönemde, tedavi ne olursa olsun fizyoterapi egzersizleri bu tedavilerin ayrılmaz bir parçası olmalıdır.

Tedavide fizyoterapi ve cerrahi yöntemlere başvurulabilir

Kalıtımsal polinöropatiler, ebeveynlerimizden aktardığımız genlerimizden birindeki bir yanlış kodlama sonucu ortaya çıkar. Bu durumda o gen ürünü düzgün yapılamaz ve periferik sinirlerimizde yapısal veya işlevsel bozukluk ortaya çıkar. Charcot-Marie-Tooth (CMT) hastalığı ve bunun alt tipleri bu grubun en iyi bilinen hastalığıdır. Kalıtımsal polinöropatilerde yapısal bozukluk doğuştan var olduğu halde hastalık belirtileri bazen çok erken yaşta ama bazen de ergenlik veya erişkinlik döneminde ortaya çıkabilir. Özellikle erişkin dönemde ortaya çıkan kalıtımsal polinöropatileri edinsel polinöropatilerden ayırt etmek bazen çok zor olabilir. Kalıtımsal polinöropatilerde ailede başka hastaların varlığının bilinmesi tanıya çok yardımcı olan bir bilgidir. Bu polinöropatilerde bugün için bilinen bir ilaç tedavisi yoktur. Ancak, tüm dünyada tedavi bulma çalışmaları yoğun olarak sürmektedir. Kalıcı ve çok yavaş da olsa ilerleyici olmaları nedeni ile kalıtımsal polinöropatilerde fizyoterapi egzersizleri veya ortopedik düzeltme ameliyatları önem taşımaktadır.

07 Mayıs 2015

CANLI DESTEK