Güneş Işığı Zararları

Memorial Hastanesi Dermatoloji Bölümü uzmanları yaz aylarında güneş ışığının zararlarını ve korunma yöntemlerini anlattı. 1900’lü yılların başından bu yana güneş ışığının oluşturduğu deri hasarı özellikle açık havada çalışanlarda gözlenmiştir. 20 yıldan daha uzun bir süredir ise, deri hastalıkları uzmanları ile biologlar güneşlenme ile ilgili uyarıları yapmalarına rağmen, kültürümüzde bronzlaşma halen arzulanan bir görünümdür. Erken deri yıpranmasının en önemli sebebi olan güneş ışığı, uzun süreli ve tekrarlayan temasıyla çeşitli formlarda deri kanserine yol açmaktadır.Güneş yanıkları güneş hassasiyetleri, ışığa bağlı döküntü, kaşıntı, savunma sistemi çöküşleri, göz harabiyetleri diğer oluşturduğu problemlerdir.Dünya sağlık örgütü her yıl uyarı raporları yayınlayıp ilgili ülkelere göndermektedir. Rapor özetle 46. kuzey ile 46. güney paralelleri arasında yaşayan beyaz ırklı insanların yaz aylarında 08:00 -17:00 kış aylarında 10:00 – 15:00 saatleri arasında güneş ışığından tam olarak korunmasını önermektedir. Bu zaman dilimleri güneş ışınlarına gökyüzünden dünyaya en dik geldiği sürelerdir.

Zararlarını yukarıda sıraladığımız ışınlardan ise nasıl korunuruz?

En kolayı önerilen süre boyunca kapalı mekanlarda kalmaktır. Ancak bu ne pratik ne de hoşumuza giden bir yoldur. Güneş koruyucu kremler, geniş siperliği olan şapkalar, U.V. geçirmeyen filtreli gözlükler bu görevi üstlenirler. Memorial Hastanesi Dermatoloji Bölümü doktorları, güneşten korunma ile ilgili şunları söylüyor;

  • Giysilerin sık dokulu, koyu renkli lycralı olanlarının daha iyi koruduğunu
  • Kumaşlar ıslandıkça koruma gücünün düşeceğini
  • Beyaz bir t-shirt’ün dokuma sıklığına bağlı olarak 4-8 koruma faktörlü bir ürün kadar koruma sağlayacağını
  • Denim (Blue Jean ) kumaşların %100 koruma sağladığını
  • U.V.filtresiz güneş gözlüklerinin göz bebeklerinin genişleyerek daha fazla zararlı güneş ışığını geçirmelerine yol açmaları nedeniyle zararlı olduklarını,
  • Bulutların kızılötesi ışınları emip, U.V ışınlarını hemen hiç emmediklerini
  • Suyun 90 cm derinine kadar güneş ışınlarının rahatça girebildiklerini
  • Güneş siperlikli (7,5 cm) şapkaların iyi birer güneş koruyucusu olduğunu,
  • Beyaz renkli saçların derimizi hemen hiç korumadığını bilmek ilginç olabilir.

Güneş Koruyucuları

Güneş koruyucuların üzerinde gördüğünüz rakamlar (SPF 15-25-30-45 gibi) ne anlama gelir ? Yaz aylarında, gün ortasında ilk güneşe maruz kaldığınızda deri renginize de bağlı olarak 5-10 dakika içinde görünür bir deri kızarıklığı ortaya çıkar.Buna MED (Minimal kızarıklık için gerekli güneş dozu) adı verilir. Öte yandan örneğin 15 koruma faktörlü bir güneş koruyucu sürmüş olsaydınız, bu ürün sizi 15 defa daha uzun süre(15*15 dakika) güneşten koruyor olacaktı. Güneş koruyucularının, güneşe çıkmadan 30-40 dakika önce sürülmesi gereklidir.Bu süre deri yüzeyinde bir bileşik oluşturarak tam korumayı sağlayabilecekleri süredir. Üzerinde yazdığı kadar koruma yapabilmesi için tüm vücuda yaklaşık 30 gr civarında sürülmesi gerekir. Çok terleme havluyla kurulanma yeniden sürülmesini gerektirir. Suya dayanıklı (water resistant) ürünler suda 40 dakika su geçirmez (water prof) ürünler ise 80 dakika dayanabilir bu sürenin sonunda tekrar sürülmelidir.Yukarıdaki bilgilerinde ışığı altında plajda geçirilen bir tam günün sonunda bir şişe güneş koruyucusunun yetişkin bir insana bir gün yeterli olacağı açıktır. Dermatologlar 30 ve üzeri koruma faktörlü bir ürünün kış aylarında el sırtı ve yüze günde 2 kez yaz aylarında güneşe maruz kalan bölgelere 4 kez uygulanmasını önerirler.

Deri Kanserleri

0-18 yaş arasında güneş ışığından tam olarak korunmuş çocuklarda deri kanserlerinin oranı %98 azalır. Bu 2000 yılında yayınlanmış bir tıbbi araştırmanın sonucudur. Güneşlenmenin son 50 yılda artması deri kanserlerinin görülme sıklığını da arttırdı. Memorial Hastanesi’nden Dermatolog Dr. Hasibe Özkılıç deri kanseri belirtisi olabilecek göstergeleri şöyle sıralıyor; Klinik olarak, özellikle ışık gören bölgelerde sert, kızarık, üzeri damarlı bir yapı iyileşmeden,

  • Uzunca süre devam eden yaralar,
  • Koparıldıkça tekrarlayan kabuklanmalar (özellikle yüzde)
  • Birden koyulaşan(siyahlaşan) benler,
  • Kenarları düzensizleşen, hızla büyüyen, etrafında beyaz renkli hale oluşan, renk değişiklikleri gelişen benler bir dermatolog tarafından mutlaka değerlendirilmelidir.

Son yıllarda tanı metodları arasında yerini alan dermatoskop, özellikle şüphelenerek çıkartılması yoluna gidilen benlerin 30-40 defa büyütülerek yeniden değerlendirilmesini sağlar olmuştur. Benin büyüklüğü ne olursa olsun çıplak gözle tanı konulamayanlarda dahil olmak üzere risk taşıyıp, taşımadığı açığa çıkarılıp erken alınmasını mümkün kılmaktadır.


Bilgi için: 444 7 888

30 Nisan 2009

CANLI DESTEK