Hafıza Kaybına Karşı Egzersiz

Yaşlanma ile ortaya çıkan unutkanlık problemi iş ve sosyal yaşantımızda çeşitli aksaklıkları da beraberinde getiriyor. Ancak uzmanların işaret ettiği bazı noktalara dikkat ederek hafıza kaybını önlemek ve beyni genç tutmak mümkün. Memorial Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Uz. Dr. Abdullah Özkardeş, “Hafıza kaybının önlenmesi için egzersizin önemi” hakkında bilgi verdi.

İnsanların ortalama yaşam süresi giderek artmaktadır. Bu durum yaşlı nüfusun giderek çoğalmasına neden olmaktadır. Yaşlı nüfusun artması, yaşla birlikte ortaya çıkan hastalıkların artmasını beraberinde getirmektedir. Yaşın ilerlemesiyle birlikte Alzheimer hastalığına yakalanma riski de artmaktadır. Alzheimer hastalığı dışında ilerleyen yaşla birlikte ortaya çıkan unutkanlık da sık rastlanılan bir sağlık problemi haline gelmiştir. Demansı olmayan yaşlı popülasyon içerisinde, hafızada önemli değişiklikler olabilmektedir. Yaşlanmayla ortaya çıkan unutkanlıkla başa çıkabilmek için çeşitli araştırmalar yapılmaktadır.

Fiziksel aktivite yaşlanma ile gelen hafıza kaybına karşı direnci artırıyor

Fiziksel aktivite mental sağlığa iyi gelmektedir. Depresyon ve anksiyete üzerine fiziksel aktivitenin pozitif etkisi bilinmektedir. Ayrıca tüm yaş gruplarında fiziksel aktivite, hayat kalitesini düzeltir. Fiziksel aktivite yaşlanmayla ortaya çıkan hafıza kaybına karşı da direnci artırmaktadır. Araştırmalar, egzersiz yapan insanların, yapmayanlara göre hafıza testlerinde daha iyi olduklarını göstermektedir. Yapılan son çalışmalarda, egzersizin beyinsel faaliyetler için ne tür bir etkisi olduğu araştırılmaktadır.

Egzersiz, hipokampus içerisinde beynin “dentat girus” denilen bölgesini hedef almaktadır. Pek çok erişkinde 30 yaş civarında başlayan, yaşla ilgili normal hafıza kaybından sorumlu bölge burasıdır.

Yaşayan bir beyin içerisinde sinir hücrelerinin büyümesi (nörogenesis), şimdiye kadar gösterilememiş bir bulgudur. Colombia Üniversitesi Tıp Merkezi’nde, geliştirilmiş MR teknikleri kullanılarak, egzersizi takiben “dentat girus” bölgesi içinde sinir hücrelerinin büyüdüğü gösterilebilmiştir. Bu bulgu ilk gözlem olması nedeni ile çok önemlidir.

Yine aynı kurumda yapılan daha önceki çalışmalarda, normal yaşla ilgili hafıza azalmasında hipokampusun dentat girus bölgesinin sorumluluğu belirlenmişti. Salk Enstitüsü’nde farelerde yapılan önceki çalışmalarda, dentat girusun yeni nöronların oluştuğu bir beyin alanı olduğu gösterilmiştir. Egzersiz bu olayı düzenlemektedir.

Diyet ve doğru ilaç kullanımı da olumlu etkiler meydana getiriyor

Kanda ölçülen kolesterol ve oksidadif stres miktarının hafıza kaybı ile paralel olduğu gözlenmiştir. Bunları azaltan, egzersiz, diyet ve kolesterol ve antioksidan ilaçlar da, hafıza kaybına iyi gelebilmektedir. Görüldüğü gibi egzersiz burada da önem kazanmaktadır.

1 saatlik aerobik ve benzeri hafif spor aktiviteleri hafızaya iyi geliyor

Araştırmacılar, bundan sonraki adımın hangi egzersiz rejiminin hafıza kaybını daha iyi düzelttiğini bulmak olduğunu belirtmektedirler. Farklı egzersiz protokolleri denenmektedir. Bir çalışmada farklı 3 protokol uygulanmış ve bunların etkileri karşılaştırılmıştır. 60 dakikaya kadar artırılabilen yarı eforlu aerobik egzersizlerin faydalı olduğu sonucuna varılmıştır.

Bununla birlikte uzamış aşırı egzersizlerin su kaybına neden olması ile hafıza kaybına negatif etkisi olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Fiziksel aktivite türü, hastanın olanaklarına ve tercihine göre de farklılaşabilmektedir (yürüme, yoga, yüzme…).

30 Nisan 2009

CANLI DESTEK