Her 10 Kişiden 1’i Zatürreye Yakalanıyor

Havaların giderek soğuması, grip mevsiminin açılması ve kapalı mekanlarda geçirilen sürenin artması ile daha sık karşılaşılan zatürre konusunda doğru tedavi kadar hastalıktan korunma da ön plana çıkıyor. “12 Kasım Dünya Zatürre Günü” öncesinde Memorial Ataşehir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü Uzmanları, zatürre hastalığından korunmak için gerekli önlemler hakkında bilgi verdi.

Ülkemizde her yıl 3 bin kişi zatürre nedeniyle hayatını kaybediyor

Son veriler göre ülkemizde her yıl yaklaşık 90 bin kişi zatürre hastalığına yakalanıyor, doğru tedavi ve bakım sağlanmadığı takdirde ise her yıl 3 bin kişi hayatını kaybediyor. Pnömoni; yani zatürre çeşitli mikroplar veya kimyasallar nedeniyle akciğerlerin iltihaplanması ile oluşan bir hastalıktır. Genellikle, hasta kişinin öksürmesi veya hapşırmasıyla mikrop içeren damlacıkların havaya karışması ve diğer kişilerin bunu soluması ile bulaşmaktadır. Kişinin ağız, burun ya da boğazında hastalık yapmadan bulunabilen bazı mikroplar, vücut direncinin düşmesiyle hastalık yapar hale gelebilmektedir. Bunun için vücut direnci daha yüksek olan sağlıklı ve genç bireylerde çok daha kolay tedavi edilebilirken, ileri yaşı olan hastalarda ciddi sonuçlar doğurabilmektedir.

Klimalar zatürre mikrobu taşıyor

İleri yaşlı, kronik bronşit ve kalp yetmezliği gibi kalp solunum yolu hastalığı olan, diyabetli, böbrek yetmezliği olan, bağışıklık yetmezliği bulunan, sigara ve alkol tüketen kişiler zatürre için risk grubunda diyebileceğimiz kişilerdir. Klima sistemleri, su kaynakları ya da birikintileri de zatürreye yol açan “legionella” adlı bakteriyi barındırabileceğinden dikkatli olunmalıdır. Yine zatürre hastalığı, gripten sonra da gelişebileceğinden dikkatli olunmalıdır.

Geçmeyen öksürük ve ateşe dikkat!

Öksürük, balgam, ateş, göğüs ağrısı, nefes darlığı, titreme, iştah azalması, kan tükürme, baş-vücut-eklem ve karın ağrıları zatürre belirtileri arasında sayılabilir. Bu tür temel belirtiler varsa en kısa sürede doktora başvurulması gerekir. Tanı için akciğer filmi, kan tahlili ve balgam incelemelerinden yararlanılmaktadır.

Belirtiler görüldüğünde doktora başvurmak önemli

Antibiyotiklerin keşfinden önce hayati tehlike yaratabilen zatürre; günümüzde başarıyla tedavi edilebilmektedir. Başka bir hastalığı bulunmayan, genç ve genel durumu iyi olan hastalarda zatürre ayaktan tedavi edilebilmektedir. Ancak 65 yaşın üzerindekilerin, altta yatan başka hastalığı olanların, solunum yetmezliği bulunanların ya da ağır zatürresi olanların hastanede yatırılarak tedavi edilmeleri uygun olur. Tedaviye başlandıktan sonra genellikle birkaç gün içinde ateş düşer ve kişi kendini daha iyi hissetmeye başlar.

Sağlıklı beslenin ve sigara içmeyin

Zatürreden korunmada genel sağlık tedbirlerine uyulmasının yararı olacaktır. İyi beslenme, sigaradan uzak durulması gereklidir. Özellikle kış aylarında, kapalı kalabalık ortamlarda enfeksiyonların yayılması kolaylaşır. Zatürreye neden olan mikroplar hava yoluyla yayılabileceğinden bu tür yerlerde mümkün olduğunca bulunmama, kapalı ortamları sık sık havalandırma önerilmektedir.

Aşı korunmada önemli rol oynuyor

Her zatürre hastalığı aynı mikrobik etkenler ile ortaya çıkmamaktadır. Zatürrenin sık rastlanan sebeplerinden biri olan “Pnömokok” isimli mikroplara karşı aşı, risk grubundaki kişilere uygulanabilir. Pnömokok aşısı, bu mikrobun çeşitli tiplerini içerir. Bağışıklık yetmezliği olanlar, altta yatan kronik bir hastalığı bulunanlar (akciğer, kalp, böbrek, bazı kan hastalıkları ve diyabet gibi), 65 yaşın üzerindekiler ve dalağı alınmış olanlar zatürre gelişimi açısından daha büyük risk taşıdıklarından ve bu kişilerde zatürre daha ağır seyirli olabileceğinden aşı önerilmektedir.

18 Aralık 2015

CANLI DESTEK