Hipofiz Adenomları

Vücudumuzda yer alan birçok hormonun üretilip salgılanmasından sorumlu hipofiz bezindeki rahatsızlıklar, ciddi sağlık problemlerine neden olabiliyor. Bu problemlerin başında da beyinde karşılaşılan tümörlerin yaklaşık %10'unu oluşturan, hipofiz bezi adenomları geliyor. Memorial Şişli Hastanesi Beyin, Omurilik ve Sinir Cerrahisi Bölümü Uzmanları, hipofiz bezi adenomları ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Hipofiz bezi beynin merkezinde yer alan vücudumuz için önemli hormonları salgılayan bir bezdir. Bu bezden salınan hormonlar ve görevleri şunlardır;

Prolaktin (Süt hormonu),

GH (Büyüme hormonu),

ACTH ( Tuz ve su dengesi ve kortizon salınması),

TSH (Tiroit uyarıcı hormon),

FSH, LH (Cinsiyet hormonları)’dır.

Hipofiz bezi adenomları iyi huylu tümörlerdir. Bu tümörlerin başka yere yayılmazlar, kanser değillerdir. İki türlü etkileri vardır.

Birincisi oluşan adenom eğer hormon bu hormonlardan birisini veya daha fazlasını salgılıyorsa hormon dengesizliğine bağlı belirtiler oluşur. Örneğin prolaktin (süt hormonu) fazla salgılanıyorsa, kadınlarda göğüslerden süt gelmesi, erkeklerde ise göğüslerde büyüme görülür. Adenomlarda en sık etkilenen hormon prolaktindir. GH (büyüme hormonu) fazla salgılanıyorsa kişinin el ve ayaklarında, burnunda ve kalp gibi iç organlarında büyüme görülür (Akromegali).

Hipofiz adenomunun ikinci etkisi ise büyüyen adenomun etrafındaki dokuları sıkıştırması ile ilgilidir. Hipofiz bezine en yakın göz sinirleri (optik sinir) olduğu için en sık görme ile ilgili şikayetler görülür. Bu şikayetler çoğunlukla her iki gözde de yarım görme kaybı şeklindedir.

Tanısı

Hipofiz MR’ı ile adenom ve etraf dokularla olan ilişkisi net olarak görülebilir. Kanda yapılan hormon tetkikleri ve göz muayenesi rutin yapılan diğer tetkiklerdir.

MR’da 1cm’den küçük adenomlara mikroadenom, büyüklere ise makroadenom denir.

Tedavi

Bu adenomların yönetiminde 4 adım vardır:

1)    Takip

Adenom herhangi bir hormon salgılamıyorsa ve çekilen MR’da 1cm’den küçük, etraf dokulara (göz siniri) baskı oluşturmuyorsa takip edilirler. Bütün adenomların yaklaşık %10’unda hormon salgılanmaz.

2)    İlaç Tedavisi

Adenom göz sinirlerine baskı oluşturmuyor (1 cm’den küçük) ancak hormon salgılıyorsa, salgıladığı hormona uygun ilaç verilir. Örneğin prolaktinoma denilen adenomlar ilaç tedavisine çok iyi cevap verir.

3)    Cerrahi tedavi

Adenom etraf dokuları sıkıştırıyor, görme kaybına sebep olmuş ya da salgıladığı hormon yüksek düzeyde ve ilaç tedavisine yeterli cevap vermiyorsa cerrahi olarak adenom çıkartılır. Örneğin büyüme hormonunun fazlalığı iç organlarda fonksiyon bozukluğunu sebep olduğu için bu adenomlarda cerrahi ilk planladır.

Cerrahi tedavi önceleri burun deliğinden mikroskobik yöntemle yapılırken günümüzde yine burun deliğinden deneyimli KBB doktorları eşliğinde endoskopik olarak yapılmaktadır. Bunun avantajı burun içi yapıların zarar görmemesi, ameliyat sonrası burun tamponuna ihtiyaç olmaması, daha kısa sürede taburculuk ve adenomun daha geniş oranda çıkartılmasına imkan tanımasıdır.

Adenomun aşırı büyük olduğu, burundan çıkartmanın yetersiz olduğu nadir durumlarda açık beyin ameliyatı (kraniotomi) gerekir.

4)  Gamma Knife

Ameliyattan sonra şan damarına (karotis) yakın alanda adenom parçası kalırsa gamma knife denilen tek seanslık ışın tedavisi uygulanabilir. Bu tedavi bazı durumlarda ameliyata alternatif olarakta kullanılabilir.

14 Mayıs 2015

CANLI DESTEK