Kalp Çarpıntısı Nedir? Kalp Çarpıntısı Nedenleri ve Tedavi Yöntemleri

Kalp Çarpıntısı Nedir? Kalp Çarpıntısı Nedenleri ve Tedavi Yöntemleri

Kalp çarpıntısı, heyecan, stres, hızlı koşma ya da aşırı kafein tüketiminin bir sonucu olabildiği gibi kalp ritim bozukluğu (aritmi) belirtisi de olabilir. Kalp çarpıntısının hangi durumda tehlikeli olduğu ise kardiyoglar tarafından belirlenmelidir. Memorial Hastanesi Kardiyoloji Bölümü Uzmanları kalp çarpıntısının belirtileri ve kalp ritim bozukluklarının tespit ve tedavisi, hakkında bilgi verdi.

Kalp Çarpıntısı Nedir?

Kalp atışınızın normalden daha hızlı veya rahatsızlık verici bir şekilde hissedildiği zamanlarda ‘’kalp çarpıntım var’’ diyebilirsiniz. Kalp hızının üst sınır olan 100’den 140 üstü değerlere çıkması olarak görülen kalp çarpıntısında (taşikardi) en kısa zamanda uzman doktora danışmalısınız.

Kalp Çarpıntısı Neden Olur?

Kalp hızının 140 üstü değerlere çıkması olarak görülen kalp çarpıntısının nedenlerinin doğru tespiti için EKO testi, tiroid testlerinin yapılması ve kan testleriyle kansızlık olup olmadığının araştırılması gerekir. Bu testlerle kalp çarpıntısının heyecan, stres, hızlı koşma ya da aşırı kafein tüketimi kaynaklı fizyolojik (sinus taşikardi) ya da kalp ritim bozukluğu (aritmik taşikardi) olup olmadığını anlaşılabilir.

Kalp çarpıntısının niteliğinin tespitinde, çarpıntı sırasında, 12 derivasyon elektrokardiyografi (EKG) yönteminin kullanılmasının önemi büyük. Kalp ritim bozukluğu (aritmik taşikardi) tespit edildiğinde ileri tedavi için kalbin elektriksel aktivitelerinin kontrol edildiği elektrofizyolojik çalışmanın yapılması da oldukça mühim. İleri tedavide söz konusu kalp çarpıntısı (aritmik taşikardi) laboratuvar ortamında oluşturulmalı ve nereden kaynaklandığı, nasıl bir etkiyle ortaya çıktığı anlaşılmalıdır.

Kalp Çarpıntısı Tedavisi

‘’Kalp çarpıntısı(aritmik taşikardi), nasıl tedavi edilir?’’ sorusuna verilen ilk cevap bu durumu oluşturan anormal kalp dokusunun tahrip edilerek ortadan kaldırılması olarak cevap verilebilir. Bu tedavi yöntemine ise Ablasyon adı verilir. Kalp çarpıntısı tedavisinde çok önemli olan Ablasyon, kateter denilen uzun ince aletler yardımıyla yapılabilir. Kateter ile kasık yoluyla kalp içine ilerlenir. Kateterin kalbin neresinde olduğu x ışınları yardımıyla (floroskopi) izlenebilir. Kateterin ucu kayıt cihazına bağlanarak kalp içi EKG kayıtları alınır ve araştırma ile çarpıntı yapan odak bulunur. Daha sonra yine kateter yardımıyla radyo frekans enerjisi verilerek bu bölge tahrip edilir ve böylece sorumlu odak ortadan kaldırılır. Ablasyon yöntemi ile ritim bozuklarının çoğunda %90 üzerinde başarı sağlanabiliyor. Bu yöntem ile kalp çarpıntısı ortadan kaldırılıyor ve hastalar ömür boyu ilaç kullanmaktan kurtuluyor.


Kalp Çarpıntısı Hangi Hastalıklara Neden Olur?

Kalp atışlarınızda hızlanma ya da yavaşlama oluyorsa, bazı zamanlarda kalbiniz yerinden çıkacakmış gibi hissediyorsanız kalbinizde ritim bozukluğu olabilir. Sağlıklı erişkinlerde kalp dakikada 60-100 kez atmakta ve bu vurular da belirli bir düzen içinde gerçekleşmektedir. Kişinin normalde kendi kalp vurularını rahatsız edici bir şekilde hissetmesi “aritmi” olarak adlandırılabilir. Örneğin koşarken, merdiven çıkarken, heyecanlandığımızda ya da duygusal stres altındayken kalp atışımızdaki hızlanmayı fark ederiz ancak; kişi hiçbir neden yokken kalp vurularını hissediyorsa bu durum kalpte bir sorun olduğu anlamına gelebilir. Kalpteki yavaşlamalar ileti sisteminde blok göstergesi olabilir ve bunun tedavisi kalıcı kalp pilleri ile yapılırken; kalbin nedensiz hızlanmalarıyla seyreden aritmi tedavisinde ise “radyofrekans ablasyonu” yapılmaktadır.

Eğer ritim bozukluğunuz varsa inme riskine karşı da dikkatli olmalısınız. Atriyal fibrilasyon (AF) yani anormal kalp ritmi ya da aritmi altta kalp kapak hastalıkları gibi başka bir kalp hastalığı yatmasa bile inme riskini 4-5 kat artırabilir. Tüm inmelerin yaklaşık üçte birinin aritmiye bağlı geliştiği görülmektedir. Ayrıca aritmiye bağlı inme daha ağır bir seyir göstermekte ve daha ölümcül olmaktadır. Aritmide yaş ile birlikte inme sıklığı artış göstermektedir. Yaş dışında birçok etken aritmi ile birlikte inme geçirme riskini yükseltir. Örneğin aritmi ile birlikte diyabet, hipertansiyon, kalp yetmezliği, daha önceden inme, geçici iskemik atak veya başka bir damar hastalığı geçirmiş olma öyküsü, kadın cinsiyet gibi durumlar bu riski artıran en önemli risk faktörleridir.


Ritim Bozukluğu (aritmi) Belirtileri Nelerdir?

Ritim bozukluğunun en sık belirtisi çarpıntıdır. Bundan başka tekleme hissi, kalp vuruşlarının düzensiz hissedilmesi, baş dönmesi, göz kararması, fenalık, göğüste sıkıntı hissi, baskı veya ağrı, “senkop” diye ifade edilen şuur kaybı sık belirtiler arasındadır. Bu belirtilerden biri veya bir kaçı olduğunda ritim bozukluğundan şüphelenilmeli ve ilgili uzmana başvurmalıdır. Kalbinizde bu tür değişiklikler hissettiğiniz anda hemen en yakın sağlık kuruluşuna giderek kalp elektrosu çektirmelisiniz. Bu sayede aritminin türü belirlenebilir ve böylece en uygun tedavi yöntemi seçilebilir. Ancak kalp çarpıntısı sırasında elektrokardiyografi alınamadıysa belirli bir zaman dilimindeki kalp ritmini gösteren ritim “Holter” yapılabilir. Aritmi tanısında bu yöntemlerin yanı sıra; “transtelefonik holter”( Sağlık merkezine telefonla veri iletimi) ve implante edilebilen kaydedici cihazlar da kullanılabilir.

Kalpte Ritim Bozukluğunun Nedenleri Nelerdir?

Astım ve soğuk algınlığı tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar, çay, kahve ve stres aritmiye yatkınlığı olan bireylerde Kalpte ritim bozukluğunu tetikleyici etkiye sahiptir. Kişinin genetik bir yatkınlığı varsa, çok büyük bir üzüntü veya stres yaşadığında da aritmi görülebilir. İleri kalp yetmezliği ve kalp damar hastalıkları ile birlikte seyreden aritmi ölüm nedeni dahi olabilir.

Yaşam şekli ritim bozukluğunu etkiler. Buna göre;

• Kişinin yaşam biçimi, kalp ritmi üzerinde etkilidir. Beslenme alışkanlıkları, uyku düzeni, aktif ya da hareketsiz yaşam gibi etkenler, ritim bozukluğunu tetikleyebilir.
• Enerji içeceklerinin tüketimi, çok şiddetli ritim bozukluklarına neden olabilir. Ancak bu geçici bir durumdur.
• Elektrolit dengesizliği durumları; kandaki sodyum, potasyum ve magnezyum gibi elementlerin düzeylerinin bozulmasından kaynaklanmakta ve ritim bozukluğuna neden olmaktadır. Elektrolit dengesi sağlandığında ritim bozukluğu sorunu da ortadan kalkacaktır.
• Tüm çocuklarımızın ilkokul döneminden başlayarak bir spor dalına yönlendirilmesi, sağlıklı yaşam için çok önemlidir. İleri yaşta spora başlayacak olanların ise kendisine ve yaşına uygun olan bir dalı seçerek günde bir saat spor yapması, kalp ritminin düzenlenmesi bakımından çok önemlidir. Özellikle yürüyüş ve yüzme, aritmi için en iyi sporlardandır.
• Kalp hastalıklarına yol açabilecek bütün riskler, aritmi için de bir risktir. Göbek ve bel çevresindeki yağlanma, hipertansiyon, obezite, koroner damar sorunları aritminin en sık nedenlerindendir. Bel çevresinin erkeklerde 102, kadınlarda 88 santimetreyi geçmesi, kalp hastalıklarını ve aritmileri tetikleyici önemli bir risk oluşturur.
• Hipertansiyon en sık aritmi nedenlerinden biridir. Bunun yanında koroner kalp hastalıkları, kolesterol ve şeker yüksekliği de ritim bozukluğu gibi önemli kalp hastalıklarına yol açabildiği için; bu risklerin ortadan kaldırılması, ritim bozukluğu sorununu da ortadan kaldıracaktır.


Kalpte Ritim Bozukluğu Nasıl Tedavi Edilir?

Aritmi, ilaç tedavisi ve girişimsel tedavi ile kontrol altına alınabilir. İlaç tedavisi ile başarılı olunamayan vakalarda “radyofrekans ablasyonu” denilen, hastanın bacak toplardamarından ya da bazen bacak atar damarından yapılan girişimsel bir uygulama ile ritim bozukluğu tedavi edilmektedir. Bu yöntemin başarı oranı %70 den % 99’lara kadar değişmektedir. Burada amaç, çarpıntıya neden olan mekanizmanın ya da odağın radyofrekans enerjisi kullanılarak ortadan kaldırılmasıdır.

Yeni Doğan Bebeklerde Ritim Bozukluğu!

Ritim bozukluğu, yeni doğanlarda doğumsal kalp hastalıkları nedeniyle ortaya çıkabilir. Annenin kalp ritminin bozulması, aritminin derecesine göre bebeğin beslenmesini ve gelişmesini de olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle bebeklere doğduğu anda ya da birkaç gün içinde yapılacak fizik muayene ve EKO, ileride gelişebilecek aritmi sorunlarının ve başka kalp hastalıklarının erken tanısının konulmasını sağlar. Eğer bebekte doğumsal bir kalp hastalığı belirlenmişse, ona göre önlem alınarak tedavisi erken dönemde gerçekleştirilir.

Ritim Bozukluğunda Erken Teşhis Hayat Kurtarır!

Ritim bozukluğunun erken dönemde kontrol altına alınması ve tedavi edilmesi, sorunun hasta için ölümcül boyutlara ulaşmasını engeller. Bunun için çocuklar anaokuluna başlarken mutlaka bir kardiyoloji uzmanı tarafından muayene edilmelidir. Özellikle anaokulu ve ilköğretim döneminde yaptırılacak muayene, EKG ve EKO ile ileride futbol, basketbol gibi spor sahalarında ritim bozukluğu nedeniyle yaşanan ani ölümlerin önüne geçilebilir; kişinin 20’li yaşlarda bile ortaya çıkabilen kalp yetersizliğine gitmesi engellenebilir.



Ritim Bozukluğunda Kişiye Özel Tedaviler…

Bazı ritim bozuklukları “ablasyon” adı verilen radikal yöntemlerle tedavi edilir ve bir daha hiç tekrar etmez. Ancak ritim bozukluklarının % 60’ın üzerinde olan kısmı, radikal tedaviden yoksundur. Bunların bir kısmı ilaçlarla yıllarca ya da ömür boyu tedavi edilmek durumundadır. Bir kısmının tedavisi de kalp pilleri ile mümkündür. Kalp pili takılan hastanın da sürekli kontrol altında tutulması gerekir. Ritim bozukluğu sorunu yaşayan hastanın, mutlaka ritim bozukluğu konusu ile ilgili bir kardiyoloji uzmanı tarafından takip edilmesi gerekir. Bazı ritim bozuklukları, altta yatan bir hastalık nedeniyle ortaya çıkabildiği için, bu hastalıkların tedavisi gerçekleştirildikten sonra var olan ritim bozukluğu sorunu da çözülmüş olur.

Ritm Bozukluğu (Aritmi) Hakkında 10 Soru ve Cevapları

Ritm Bozukluğunun belirtileri nelerdir? Böyle bir hastalığımız olduğunu nasıl anlarız?

Eğer kalp çarpıntısı, baş dönmesi, yorgunluk, huzursuzluk sıkıntı hissi gibi belirtilerin yanı sıra, kusma hatta bayılma gibi olumsuz durumlarla da karşılaşıyorsanız kalbinizde ritim bozukluğu olabilir.

Kalp hiç durmadan nasıl çalışıyor?

Kalbin hiç durmaksızın ritmik vuruşlarını sağlayan bölümü, kalbin sağ kulakçığında ve özelleşmiş hücrelerden oluşan “sinüs düğümü” adlı enerji santralıdır. Bu santral çok uzun ömürlü bir pil gibidir. Elektrik enerjisi üretir. Bu enerji, belli yollarla tüm kalbe yayılarak önce elektriksel hareketi ardından mekanik hareketi yani kalp kaslarının sıkılıp açılmasını başlatır ve kontrol eder. Bu merkez kalbin idare merkezidir. Kalp bir pompa vazifesi görerek vücut içinde kan dolaşımını sağlar. İstirahat halinde, erişkinde kalp hızı 50/dak. ila 90/dak. arasında olmalıdır. Uyurken 40/dak.lara inebildiği gibi, efor sırasında örnek olarak merdivenleri hızlı hızlı çıkarken 130-140/dak. gibi yüksek değerlere ulaşabilir

Kalp ritmi nasıl bozuluyor? Ritim bozukluklarının sebepleri nelerdir?

Kalp ritmi, ya kalbin idare merkezindeki arızalar ya da ileti yollarındaki kesintiler veya ileti yollarındaki fazlalıklar ya da kalbin herhangi bir yerindeki hücre topluluğunun merkezi dinlemeyerek kendi kafasına göre hareket etmesi nedeniyle bozulur. Bu durumda kalp atışları düzensiz atmaya başlayabilir, çok yavaşlayabilir (bradikardi) veya çok hızlı atabilir ( taşikardi) Miyokardit, kardiyomiyopati gibi kalp kasını tutan bazı hastalıklar idare merkezindeki hücrelere hasar verebilir, ya da başka bir bölgede hasara uğrayan hücreler, normal fonksiyonlarını kaybederek başıbozuk ritimler oluşturabilir. Hipertiroidi ve anemide (kansızlık) taşikardi, hipotiroidide bradikardi ve bloklar sık görülen ritim bozukluklarındadır. Koroner yetersizliklerinde ritim merkezinin iyi beslenememesi nedeniyle bradikardi ve bloklar, kalp kasındaki infarkt ya da iskemi bölgelerinden çıkan kontrolsüz taşikardiler önemli ve sık görülen ritim bozukluklarındandır. Diper yandan ileti yollarındaki bazı arızalar doğumsal olabilir. Bunlara bağlı taşikardiler elektrofizyolojik işlem sonrası RF kateter ablasyonu ile kökten tedavi edilebilir. Ağır bradikardi ya da bloklar Kalp Pili (pacemaker) takılarak sağaltılabilir.

Kalp ritim bozukluğunun tanısında ne tür güçlükler var?

Ritim bozuklukları çok çeşitlidir, bu yüzden tedavilerinin çok farklılık gösterir ve bazıları hayatı tehdit eder. Bu nedenle doğru tanıyı koymak hastalığın tedavisinde çok önemlidir. Bazen hastalar gereksiz yere uzun yıllar ilaç alabildikleri gibi, bazen da uygun tedavi almadıklarından kaybedilebilirler. Aritmi hastası çok dikkatli bir şekilde değerlendirilmeli, varsa ritim bozukluğunun esas nedeni ortaya konulmalı ve tedavi buna göre planlanmalıdır.

Tedavi yöntemleri, etkinliği ve yan etkileri nelerdir?

Tedavide öncelikle altta yatan bir neden varsa ortadan kaldırılmalıdır. Tedavide antiaritmikler denilen bazı ilaçlar kullanıyoruz. Hangi ilacın hangi hastada kullanılacağı, tedavinin ne kadar sürdürüleceği uzmanlık işidir. İlaçlar genellikle baskılama tedavisidir, hemen hiçbir zaman kür (???) sağlamazlar. Yan etkileri genellikle fazladır, bu yüzden yakın takip edilmelidirler. Bazı ritim bozukluklarının tedavisinde elektrofizyolojik yöntemler daha etkilidir.

Aritmi tedavisinde elektrofizyolojik yöntemlerin önemi nedir?

Aritmi tedavisinde Elektrofizyolojik çalışma ve RF kateter ablasyonu, genellikle kür (???) sağlar ve hastayı kronik ilaç kullanımından kurtarır. Bu tedavinin önemli bir yan etkisi yoktur. Tedavi elektrofizyoloji laboratuvarında ve ortalama 1-2 saat içinde tamamlanır. Hasta ertesi gün normal yaşamına döner.

Kalp pili ve defibrilatörler (ICD) ne amaçla kullanılır, hastaların yaşam kalitelerini nasıl etkiler?

Kalp pilleri genellikle "bradiaritmilerin" tedavisinde yani kalp ritminin aşırı yavaşlaması ya da kalp bloku gelişmesi durumlarında kullanılır. Bradiaritmiler geçici bir nedene bağlı değilse genellikle ilaç tedavisinden yarar görmez ve kalp pili (pacemaker) takılması gerekir. Bazı taşiaritmiler (Ventrikül taşikardisi veya ventrikül fibrilasyonu gibi) ilaç tedavisine yanıt vermez. Bazılarının RF ablasyonu da mümkün değildir. Bu hastalara kardiyak defibrilatör takılması gereklidir. Bu cihazlar da kalp pillerine benzer, ancak şok enerjisi vererek hayatı tehdit eden ritmi sonlandırıp normale çevirerek hayat kurtarırlar.

Kalp pili, ICD ve elektro fizyolojik uygulamalarının kalitesini neler belirler?

İşlemin kalitesini iyi bir ekipman, bu konuda iyi eğitim almış, iyi merkezde yetişmiş elektrofizyoloji uzmanı belirler. Ritim bozukluğu kardiyolojinin en kompleks konularından bir tanesidir. Aritmolog çok sabırlı, çok dikkatli uzun soluklu olmalıdır.


Kalpte Ritim Bozukluklarına Dondurularak Tedavi isimli makalemizi buradan okuyabilirsiniz.

01 Eylül 2016

CANLI DESTEK