Kalp Hastalıkları Gebeliği Riskli Hale Getirebilir

Kalp hastalıkları, bir kadın için anne olmayı riskli hale getirebiliyor. Bu risklerin gebe kalmadan önce farkında olmak ve gerekli önlemleri almak, büyük önem taşıyor.

Kalpteki bazı sorunlar gebelik sırasında anne ve bebeğin sağlığını riske attığından, bu kişilerde gebeliğe izin verilmiyor.

Memorial Antalya Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Nuri Cömert, kalp hastalıklarının gebelik üzerindeki etkisi ve gebeliği riskli hale getiren sorunlar hakkında bilgi verdi.

Kalpteki bazı değişiklikler gebelik döneminde normal

Gebeliğin 5’ten 8’inci haftasına kadar süren döneminde, kalp damar sisteminde olması gereken normal değişimler başlamaktadır. Gebelikle birlikte kalp atım hızı bir miktar artar. Kalbe gelen yük fazlalaşırken, kan basıncı % 10 düşmektedir. Hormonal değişimlerden dolayı damar duvarları zayıflamaktadır. Doğum sonrası erken dönemde de bebeğin ana atar damara olan baskısı ortadan kalktığı için annenin dolaşım sisteminde bir takım değişimler olur. Gebelik sonrası erken dönemde aynı gebelik dönemi gibi dikkat gerektirir. Gebelik döneminde hafif nefes darlığı, yorgunluk, şiddetli olmayan çarpıntı, yol yürüme mesafesinde kısalma, bacaklarda ciddi olmayan şişlikler, sırt üstü yatıldığında oluşan nefes darlığı normal değişimler olarak kabul edilebilir.

Gebelik öncesi koruyucu önlemler alınmalı

Gebe kalmadan önce bilinen kalp hastalığı olan ya da 35 yaş üzerinde ileri yaş gebelik planlayan, ailesinde ciddi kalp hastalığı öyküsü olan ve kalp hastalıkları risk faktörleri olan kişiler mutlaka kardiyolojik muayene olmalıdır. Bilinen kalp hastalığı olan gebe takibi öncelikle kardiyolog, kadın doğum uzmanı ve anne adayının dahil olduğu takım çalışması prensibiyle yapılmalıdır. Gebelik öncesi planlama, koruyucu önlemler alınması temel esastır.

Bazı kalp sorunları gebelik için risklidir

Belirli bir grup kalp hastalığı olan kişilerin gebe kalması, anne ve bebek sağlığı için riskli olabilir. Bu nedenle öncesinde psikolojik destek ve detaylı diyalog ile kişiye bu bilgiler verilmeli, gebelikten vazgeçirilmelidir. Çiftler, ileriye yönelik korunma yöntemleri hakkında da bilgilendirilmedir. Gebeliğe engel teşkil eden kalp hastalıkları, doğumsal olan ve morarmanın eşlik ettiği kalp hastalıkları yani “siyanotik konjenital kalp hastalıkları”dır. Bunlar; cerrahi müdahalenin mümkün olmadığı ileri kapak hastaları, akciğer basıncının ileri derecede artmış olduğu kalp hastalıkları, ileri evre kalp yetersizliği ve kapak darlığı sorunlarıdır. Kalp kapakçıklarında ileri derecede darlık veya yetersizliği bulunan, gündelik efor kapasitesi istirahat sırasında bile nefes darlığı çekecek kadar düşmüş olanlar ile ciddi kalp yetersizliği hastalarının gebe kalmaları sakıncalıdır.

Özel takip gerektiren kalp hastalıkları gebeliğe engel değil

Kalbinde delik olan kişiler, muayenelerinde kalp ve akciğere hayati önem taşıyan bir yük oluşturmadığı ispatlanmışsa, gebe kalabilir. Kalp deliği geniş hastaların ameliyat sonrası gerekli önlemler alınarak gebe kalmalarına izin verilebilir. Kalp ameliyatı olarak kalp kapakçığı değişmiş veya kalp kapağı tamiri yapılmış olan hastalar ise gebelik öncesi detaylı bir kontrol ve takiplerle, belirli bir risk altında gebe kalabilir. Tedavi edilebilir ritim problemi olan hastaların gebelik öncesi ablasyon işlemi yapıldıktan sonra normal bir şekilde gebe kalma engelleri yoktur. Gebelik döneminde ilaç kullanımı gerektiren ritim problemlerinde, detaylı bir muayene ve risk analizi önemlidir. Yüksek kan basıncı yani hipertansiyon sorunu olan hastalar gebelik dönemince sıkı takip ile gebe kalabilir. Gebelik dönemi tansiyonu olan anne adaylarının ise bu dönemde kendilerine ve bebeğe zarar vermeyen ilaçları kullanarak takip edilmeleri halinde gebe kalmalarına bir engel bulunmamaktadır.

24 Haziran 2013

CANLI DESTEK