Kalp Krizi Belirti Vermeden de Gelebiliyor

Göğüste sıkışma hissi, yanma, hazımsızlık, nefes darlığı, solgunluk, terleme ve yorgunluk kalp krizinin ilk belirtileridir. Ancak kalp krizlerinin dörtte biri ise belirti göstermeden meydana gelir. Memorial Dicle Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Ömer Alyan, kalp krizi ile ilgili bilinmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.

Kalp krizi birdenbire ortaya çıkabilir

Kalp krizinde ağrı, göğüste ağrı, yanma, sıkışma şeklinde başlayıp sol kola serçe parmağına doğru inen, boyna doğru yayılan bir ağrıdır. Alında soğuk terler birikir. Bazen kalp krizi çok ani ve şiddetli bulgular ile başlar ve kolayca tanı konabilir. Ancak pek çok kişide olay yavaş ve hafif bir ağrı veya rahatsızlık hissi ile başlar ve ne olduğu anlaşıldığında hasta için geç kalınmış olabilir. Ağrı hareket etmekle artar, dinlenirken azalır, fakat geçmez. Ağrı yarım saatten uzun sürer. Ağrıyla birlikte soğuk soğuk terleme ve mide bulantısı da olabilir. Bazı insanlarda belirtiler çok gizli olabilir. Özelikle ileri yaşlı hastalar, diyabet hastaları hemen hemen hiç ağrı duymayabilirler ve sadece nefes darlığı ve soğuk terleme şikayetleri ile kalp krizi geçirebilirler. Bazı hastalarda da mide ülseri veya pankreatit ağrısıyla kalp krizi ağrısı karıştırılabilir.

Krizi esnasında saniyeler bile çok değerli

Bu durumda aspirin alınabilir. Aspirin kanı sulandırır ve kan dolaşımı kolaylaştırır. Bu belirtilerle karşı karşıya kalındığında bir yere oturup dinlenilmeli ve hemen bir sağlık kuruluşuna ulaşılmalıdır. Kesinlikle yürümeye veya merdiven çıkmaya devam edilmemelidir, çünkü aktiviteye devam etmek zaten oksijen alamayan kalbin oksijen talebini daha da arttıracaktır. 

Kalp hastalıklarına yol açan risk faktörlerine dikkat!

  • Sigara içmek
  • Kötü kolesterol (LDL) yüksek olması
  • İyi kolesterol (HDL) düşük olması
  • Diyabet hastalığı
  • Obezite ve hareketsiz yaşam
  • Erkeklerin 45, bayanların 55 yaşının üstünde olması
  • Tansiyon yüksekliği
  • Sağlıksız beslenme (doymuş yağ asitlerinden zengin beslenme alışkanlığı)
  • Anne, baba, kardeş gibi birinci dereceden akrabalarda kalp hastalığı öyküsü varsa kişi de risk altında olabilir.

Kötü kolesterolünüzü düşürün

  • Doymuş ve trans yağlar tüketilmemelidir. Risk düzeyinize göre, LDL kolesterolü uygun seviyelere indirilmeli. HDL (iyi) kolesterol – erkeklerde 40 mg/dL kadınlarda 50 mg/dL veya üzeri, trigliseridler ise 150 mg/dL’den düşük olmalıdır.  Kan basıncı <120/80 mmHg olmalıdır.
  • Diyabet varsa mutlaka kontrol ettirilmelidir. Çünkü diyabet hastalarında, sıklıkla mevcut olan yüksek kolesterol,  yüksek tansiyon, sigara, aşırı kilo ve hareketsizlik gibi risk faktörleri nedeniyle kalp damar hastalığı riski 2-4 kat artabilir.
  • Stres ile mücadele edilmelidir. Stres, sigara tüketimini arttırır, yemeklerde fazla yenmesine neden olabilir. Fazla alkol kullanımı da tansiyonu ve trigliserid düzeylerini yükseltir, kalpte ritim bozukluğuna neden olabilir. 

İkinci bir kalp krizini önlemek için yapılması gerekenler

  • Sigara ve puro, pipo gibi tüm tütün kullanma alışkanlıklar terkedilmelidir. Kalp krizi geçiren bir kişinin tütüne devam etmesi  ikinci bir kriz riskini en az 2-3 kat arttırır.
  • Daha hareketli olmaya özen gösterilmelidir. Düzenli egzersiz programları stres ve depresyonu azaltacağı; kiloyu, kolesterolü ve tansiyonu dengede tutmaya yardımcı olacağı unutulmamalıdır.
  • İlaçlar doktor kontrolünde düzenli alınmalıdır. Kardiyoloji uzmanı tarafından verilen ilaçlar kesinlikle ihmal edilmemeli, düzenli şekilde alınmalıdır. Oluşabilecek en ufak bir sorunda mutlaka doktorla iletişime geçilmelidir.
  • Sağlıklı beslenmeye özen gösterilmelidir. Bu sayede kişi hem daha çabuk iyileşir hem de kilosunu kontrol altında tutar, kan kolesterol düzeyinin ve tansiyonun yükselmesi önlenmiş olur. “Ben nasılsa ilaç kullanıyorum, bana birşey olmaz” yanılgısına asla düşülmemelidir,  çünkü yaşam tarzı değişiklikleri kalp sağlığı açısından en az ilaçlar kadar önemlidir.

17 Ekim 2016

CANLI DESTEK