Kan Kanserlerinde Yarı Uyumlu Kök Hücre Nakli Başarı Sağlıyor

İnsan bedenindeki tüm yapıların kökenini oluşturan ve kendi kendilerini hızla yenileme yetenekleri bulunan kök hücreler, bazı kanser tipleri dahil birçok hastalığın tedavisinde umut oluyor. Özellikle kan kanserlerinde son yılarda uygulanan yarı uyumlu kök hücre nakli, verici bulunamayan hasta gruplarında tedavi imkanı tanıyor. Memorial Şişli Hastanesi Hematoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Ulaş Darda Bayraktar, yarı uyumlu kök hücre nakli ile ilgili bilgi verdi.

Kök hücre nakli “kan yapıcı kök hücreler”in çeşitli hastalıkların tedavisi amacıyla hastalara uygulanmasıdır. Kişinin nakil amaçlı kendi kök hücreleri kullanılıyorsa “otolog kök hücre nakli” sağlıklı bir bağışçıdan alınan kök hücreler ile nakil yapılıyorsa “allojenik kök hücre nakli” adını alır.

Kök hücreler için öncelikli olarak tam uyumlu vericiler tercih edilmektedir. Allojenik nakillerde en iyi sonuç, tam uyumlu kardeşlerden yapılandır. Günümüzde, uyumu vericisi olmayan ve allojenik kök hücre nakline ihtiyacı olan hastalar için “yarı uyumlu kök hücre nakli” gündeme gelmiştir. Yarı eşlenik kan yapıcı kök hücre naklinin, yeni teknikler ve bağışıklık baskılayıcı ilaçlar ile gelecekte daha sık olarak kullanılabileceği öngörülmektedir.

Yarı uyumlu kök hücre nakli ile tedavi mümkün

Tam uyumlu kardeş ve kemik iliği bankalarından verici bulunamaması halinde başvurulan günümüzdeki en önemli seçenek yarı eşlenik (haploidentik) akrabalardan ve kord kanından yapılan nakillerdir. Kord kanındaki kök hücrelerinin immün esnekliği fazla olduğundan tam uyum aranmamaktadır. Ancak kord kanındaki kök hücre miktarının azlığı yetişkinlerdeki nakillerde sorun teşkil edebilir. Ayrıca aynı nedenden dolayı bağışıklık sisteminin nakil sonrası toparlanmasını geciktirir ve enfeksiyon gibi komplikasyon riskini artırır. Yarı-eşlenik akrabalardan yapılan nakiller son on yılda tüm dünyada kullanım sıklığı artan önemli tedavi bir tedavi seçeğidir.

Hastaya önemli avantajlar sağlıyor

Yarı eşlenik akraba vericilerin HLA genlerinin %50 ile %80’i hasta ile uyumludur. Bir kardeşin yarı eşlenik olma ihtimali %50 iken, hastanın tüm çocukları, anne ve babası hasta ile yarı-eşleniktir. Dolayısıyla, neredeyse hastaların tümünde en az bir HLA’sı yarı-eşlenik akraba bulunabilir. Kemik iliği bankasından verici bulunması, sonrasında vericinin HLA’sının yüksek çözünürlükte teyit edilmesi, kök hücrelerinin toplanması iki, üç ay sürebilmektedtir. Nüks etmiş kan kanserli hastaların ise bekleyecek bu kadar zamanları olmayabilir. Bunun yanında, yarı-eşlenik akrabalardan kök hücre temini, erişimleri kolay olduğundan, fazla zaman almaz. Hastalığın alojenik nakil sonrası nüks etmesi durumunda hastaya aynı vericiden lenfosit verilerek hastalık tedavi edilebilse de, kord kanı kullanılması halinde böyle bir imkan olmamaktatır. Yabancıdan yapılan nakillerde ise tekrar hücre toplamak zaman alabilir. Yarı-eşlenik nakillerde ise verici hala sağlıklıysa tekrar hücre toplamak çok kolaydır.

Yarı eşlenik nakillerinin artmasındaki en büyük neden 2000’li yıllarda geliştirilen yeni metodlarla hem bu nakil türünün kolaylaşması hem de iyi sonuçlar vermesidir. Son iki yılda yapılan geriye dönük analizlerde, Çin’deki akut lösemili hastalarda yapılan yarı-eşlenik ile yabancı tam uyumlu nakiller arasında tedavi sonuçları açısından anlamlı bir fark bulunamamıştır. Bununla birlikte, daha uzun dönemli sonuçlar ve prospektif karşılaştırmalar yapılana kadar yabancı tam uyumlu vericisi bulunan hastalarda yarı eşlenik akrabalar verici olarak kullanılmamalıdır.

18 Haziran 2015

CANLI DESTEK