Kanserde Psikolojik Destek Hastayi Yaşama Bağlar

Bazen memede fark edilen küçük bir kitle bazen ise idrarda kanama, geçmeyen öksürük ya da şekli değişen bir ben nedeniyle doktora gittiğinde “kanser” olduğunu öğrenen bir hastanın yaşadığı şok, inkar, öfke, üzüntü, korku gibi duygulara zaman zaman eşlik eden suçluluk duygusu, hem hasta hem de hasta yakınlarının ruhsal sorunlar yaşamasına neden oluyor. Bu duygular, kişinin iş ve sosyal hayatı da dahil tüm yaşamını etkileyerek bir kriz durumu yaratıyor.

Kanserle savaşta beden kadar ruhun da tedavi edilmesi ve desteklenmesi, tedavinin başarılı olabilmesinde büyük önem taşıyor. Psikolojik destek, hastanın yaşam kalitesini de artırıyor.

Memorial Antalya Hastanesi Psikiyatri Bölümü’nden Uz. Dr. Güneş Berk, kanser tedavisinde psikolojik tedavinin önemi hakkında bilgi verdi.

Kanser hastanın duygularını da etkiler

Kişiye, tetkik süreçleri sonrası kanser tanısı konulduğunda, bedende yaşanan bu değişime  karşı; cerrahi, tıbbi onkoloji, radyasyon onkolojisi birimlerince savaş açılır. Vücuttaki bu yabancılaşmış hücreler ameliyat, sonrasında kemoterapi ve bazen de radyoterapi gibi uzun ve sabır gerektiren tedavi süreçleri ile atlatılmaya çalışılır. İşte bu noktada tüm güçler bedenin iyiliği için çalışırken, zihin ve duyguların verdiği savaş, göz ardı edilebilir. Kişinin bedeninde yaşanan bu soruna eşlik eden ruhsal sorunun da var olabileceği unutulmamalıdır. Üstelik bu sorun yalnızca hasta tarafından değil, kanser hastasının tüm yakın çevresinin de yaşadığı bir ruhsal krizdir.

Tedavide başarı için psikolojik destek şart

Kanser hastaları için, kanserin psikolojilerine yansıması da çok önemlidir. Kanserin yaşamı tehdit eden önemli bir hastalık olması, hasta kadar yakınlarını da psikolojik açıdan etkilemektedir. Hasta için gelecek kaygısı, yaşam ideallerinin tehdit altında olması, güç ve kontrolün her şeye yetmeyebileceği gerçeği, sosyal rollerin değişimi, organ kaybı ya da saç kaybı yaşama gibi beden imajı değişiklikleri, bağımlı ve muhtaç olma hisleri hastayı ve hasta yakınlarında endişeye neden olur. Hastalığın etkilediği organa göre; biyolojik etkileri, hastalık algısı ve tetkik süreçlerinin yorucu psikolojik etkileri, tedavilerin yan etkileri nedeniyle de ruhsal sıkıntılar yaşanabildiği bilinmektedir. Mutsuzluk, isteksizlik, hayattan tat almama, uykusuzluk, yorgunluk, iştahsızlığın yanı sıra endişe atakları, öfke nöbetleri ve ölüm korkusu sıklıkla bu sürece eşlik eder. Bu süreçte hastaya gerekli psikolojik destek sağlanmazsa, hastalığın beden üzerinde yarattığı etkilerin kontrolü güçleşecektir.

Psikolojik destek tedavi başarısını artırır

Kanser psikolojisi ile ilgilenen uzman doktorların her hastaya özgü belirleyeceği destek tedavileri, hasta ve hasta yakınlarının bu zorlu süreci daha kolay atlatmasını sağlayacaktır. Hastaların psikolojik durumlarındaki düzelme ve kazandıkları pozitif bakış açısı, yaşam kalitelerini ve tedavilerindeki başarı şansını da artırmaktadır. Sağlıklı yaşamdan bir anda ortaya çıkan hastalık sürecine uyum sağlayabilme, bedensel ve ruhsal açıdan iyi hissedebilme,  mücadele gücünü artırabilme bu destek tedavileri ile mümkündür. Ayrıca; kaygı,  huzursuzluk, depresyon,  uykusuzluk, halsizlik, mide bulantıları ve ağrı gibi bedensel ve ruhsal şikayetlerle mücadele ve baş etme gücünün artması, benzer krizi yaşayan aile bireylerinin sağlıklı bir şekilde hastaya destek sisteminin içine katılması, sekteye uğrayan sosyal hayat, sorumlulukların paylaşımı, iş ve ekonomik hayat ile ilgili düzenin yeniden sağlanabilmesi konusunda psikiyatrik desteğin sağlanması, çok önemlidir.

Grup terapileri de yararlı olabilir

Psikiyatrik rahatsızlıklara yönelik medikal tedavilerin yanında, kanser sürecine dair bilgilendirmelerin, bireysel ve aile terapileri ile benzer sıkıntıları paylaşan kişilerle yürütülen grup terapilerinin bu zorlu sürecin sıkıntıları hafifletmede faydalı olacağı da dikkate alınmalıdır. Sağlıklı bir bedene sahip olabilmenin en önemli şartının, kişinin ruhsal açıdan da kendini iyi hissetmesi ile sağlanabildiği unutulmamalıdır.

29 Temmuz 2013

CANLI DESTEK