Kış Mevsimini Sağlıklı ve Formda Geçirin

Memorial Şişli Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü Uzmanları “Kış aylarında sağlıklı beslenmenin yolları” hakkında bilgi verdi.

Kışın günlük aktivitelerimiz azalıyor, yediklerimiz farklılaşıyor, içtiğimiz su miktarı düşüyor. Tatlıların ve kebapların peşinden daha çok koşuyor ve daha çok kilo alıyoruz. Peki  kışı kilo almadan geçirmek mümkün mü?

Kış aylarında soğuk havanın etkisiyle metabolizma kendini koruma altına alıyor ve çalışma hızını düşürerek kalori harcamasını yavaşlatıyor. Bu nedenle çoğu zaman besin tüketiminde değişiklik olmamasına rağmen kilo almak kolaylaşabiliyor.

Soğuk ve kapalı kış günlerinde metabolizmanın yavaşlamasının yanı sıra; içimizi negatif bir ruh hali kaplıyor. Sürekli bir şeyler yeme ihtiyacını artıran bu durum daha rahat kilo alımına yol açıyor. Kötü hava koşullarına bağlı olarak hareket azlığı ve “Diyet yaparsam vücut direncim düşer” korkusu da yine kışın kilo alımını kolaylaştıran faktörler arasında.

Vücut direncini yüksek tutmak ve formda kalmak öneriler

 

  • Metabolizmanızı iyi çalışır duruma getirmek için mutlaka güne kahvaltı yaparak başlamanız gerekmektedir.  İyi bir kahvaltı ile güne başlamak hem direncinizi koruyacak hem kilo kontrolünde size yardımcı olacak, hem de metabolizma hızınızın yavaşlamasını engelleyecektir.
  • Kış aylarında metabolizmayı güçlendirmek için A ve C vitaminlerinden yeteri kadar almak gerekir. Bu vitaminler bağışıklık sistemimizi güçlendirerek hastalıklara karşı daha dirençli olmamızı sağlar. Bu aylarda bolca bulunan turunçgiller, havuç, brokoli, kabak, Brüksel lahanası, yeşilbiber, karnabahar, mandalina, maydanoz, roka, tere ve meyvelerin tüketilmesi ile bu vitaminleri sağlayabiliriz.
  • Soğuk kış günlerinde içecek tercihini bitki çayları özellikle de C vitamini yönünden zengin olan kuşburnu çayı ve yeşil çaydan yana kullanılabilir. Günde 2 fincan içilen yeşil çayın metabolizmanız üzerinde olumlu etkisi vardır. Ayrıca yemeklerde veya öğün aralarında yenen bol miktardaki salata da bu vitaminleri almamızda yardımcı olacaktır. C vitamini kaybını önlemek için salatalar da meyve suları da yenmeden hemen önce hazırlanmalıdır, çok küçük parçalar şeklinde doğranmamalıdır. Hatta mümkünse marul, tere, roka gibi yeşillikler elle bölünmeli, bıçak kullanılmamalıdır.
  • Gerek günlerin kısalması gerekse havaların soğuması ile birlikte fiziksel aktiviteler azalmaktadır. Lifli besinlerin tüketiminin de azalması sonucu kabızlık sorunu kendini göstermektedir. Bu nedenle kış mevsiminin vazgeçilmez yiyeceklerinden kuru baklagillerin, esmer ekmek, bulgur, kepekli makarna gibi kepekli tahılların ve özellikle C vitamininden zengin sebze ve meyvelerin tüketimine ağırlık verilmelidir.
  • Yazın sıcaklar nedeniyle rahatlıkla içtiğimiz suyu kışın rahatlıkla tüketemeyiz. Su vücudumuzdaki bütün metabolik reaksiyonların temel direğidir. Kışın su kaybımız daha az olduğu için susama hissimiz azalır, ancak su ihtiyacımızı yine de karşılamamız gerekmektedir. Kışın metabolizmanızı çalıştırmak için susamasanız bile günde  8- 10 bardak su tüketilmesi önerilir. Aldığımız her bir kalori için bir mililitre suya ihtiyaç vardır. Yani 2000 kalori alıyorsak mutlaka 2000 mililitre su içmemiz gerekir.
  • Kış yaklaştıkça, vücudumuz ısı değişikliğine uyum sağlayabilmek adına harcadığı enerjiyi düşürür. Azalan fiziksel aktiviteye paralel olarak yağ ve şeker tüketimi de kısıtlanmalıdır.
  • Günü 3 ana ve 3 ara öğüne bölmek gün içinde fazla acıkmayı engeller, bu da bir sonraki öğünde çok fazla kaçırmanızı engeller. Mide kapasitenizi düşürecek ve metabolizmanızın daha hızlı çalışmasını sağlayarak, alınan gıdaların daha kolay eritilmesini sağlayacaktır. Öğün atlamak hem bir sonraki öğünde çok fazla acıkmanıza hem de fazla yediğiniz için mide hacminizin büyümesine sebep olacaktır. Bu da kilo alma meylinizi artırır.
  • Kış aylarında gecelerin uzun olması ve televizyon karşısında geçirilen vaktin artması atıştırma alışkanlığını ve bu alışkanlığın devamlılığını sağlayacaktır. Bu durumda neyi ne kadar yediğinizi anlamadığınız için fazla tüketim kilo olarak size geri dönecektir. Sürekli atıştırmanın önüne geçecek kepek, yulaf, çavdar, kuru fasulye, nohut, meyve ve sebze gibi lifli gıdalar midede su çekip şişeceğinden, yeme isteğini azaltacaktır.

Unutmayınız ki; verilen kiloların kalıcılığı davranış değişikliğine dönüşebildiği sürece mümkündür. Sağlıklı kilo kontrolü için bilinçli olmak ve eski alışkanlıklara dönmemek en önemli kuraldır.

04 Kasım 2010

CANLI DESTEK