Kışın Romatizma Ağrısından Korunmak İçin Atkı ve Eldivenin Takın

“Ağrılarım arttı sanırım yağmur yağacak” sözü romatizma hastalığı için klasikleşmiş biz sözdür. Bundan dolayı birçok kişi kendini kuru havalarda daha iyi, yağmurlu havalarda ise daha kötü hisseder. Ancak romatizma ağrıları aslında her mevsimde oluşan; soğukların gelmesiyle daha belirgin olarak kendini hissettiren bir hastalıktır. Bu ağrılarla başa çıkmak ise; hareketli yaşam tarzı, ideal kilonun korunması ve soğuk havalara karşı dikkatli olmakla mümkündür. Memorial Ataşehir Hastanesi Fizik Tedavi Bölümü uzmanları romatizma ve tedavisi hakkında bilgi verdi.

Romatizma tüm vücut sistemini etkileyebilir

Romatizma,  kas ve iskelet sitemini tutan, öncelikle ağrı ve hareket kısıtlılığı, daha az olarak da şişlik ve kalıcı şekil bozukluğu ile kendini gösteren hastalıklar topluluğunun genel adıdır. Romatizmal hastalıklar çoğunlukla kas iskelet sistemini tutmakla beraber deri ve tırnaklar, göz, solunum sistemi, böbrekler, karaciğer, kalp ve damarlar, sinir sistemi ve mide-bağırsak sistemi de yoğun olarak etkilenmektedir.

Ağrı biçimi teşhiste önemlidir

Romatizmal hastalıkların en önemli bulgusu ağrıdır. Ancak ağrının gerçek eklem ağrısı veya iç organlardan veya belli bir sinirden kaynaklanan yansıma ağrısı olup olmadığı kesin olarak saptanmalıdır. Romatizmada ağrı bir veya birkaç ekleme lokalizedir. Bunun yanında eklem sıvısının katılaşması nedeniyle sabah tutukluğu ve şiddetli yapısal eklem yıkımı söz konusu ise gece uykudan uyandıran ağrılar da mevcuttur. Özellikle 30 dakikadan uzun süren sabah katılığı teşhiste önemlidir.

Her yaşta görülebilir

Romatizmal hastalıklarda genetik geçiş söz konusudur. Örneğin daha çok Kuzey Afrika, Irak Yahudileri, Ermeni, Türk ve Arap halkında görülen “Ailesel Akdeniz Ateşi” adlı hastalıkta sorumlu gen 16. kromozomdadır. “Osteoartroz” olarak bilinen genellikle ileri yaşta eklem kıkırdağında belirgin bozulma ve eklem kenarlarında yeni kemik oluşumu ile kendini gösteren selim bir tip romatizmada da parmaklarda görülen nodüllerde kuvvetli bir aile öyküsü vardır. Romatizma sıklığı yaş ilerledikçe artmakla beraber çocuklarda ve gençlerde de görülebilir. Özellikle omurga ve leğen kemiğini tutan ve sakroileit olarak adlandırılan romatizmalar genç erkek popülasyonunda sık görülmektedir.

Soğuk havalar romatizmanın daha belirgin olmasına neden olur

Soğuk hava romatizma nedeni değildir. Ancak romatizmal ağrılar soğukta daha belirgin olarak hissedilir. Bunun en önemli sebebi eklem içindeki sıvının akışkanlığının değişmesidir. Ancak romatizma her mevsimde ortaya çıkabilir.

Soğuk havalarda kendinizi koruyun

Romatizmal hastaların kendilerini iyi hissedecek şekilde iyi ısıtılmış ortamlarda bulunmaları, dışarıda ise özellikle eldiven ve atkı ile el eklemlerini ve boyun omurlarını soğuktan korumaları önemlidir. Ayakkabı seçiminde yumuşak tabanlı, ayağın ortopedik kavisini bozmayan ayakkabılar giyilmeli, çok yüksek topuklu ve babet ayakkabılardan kaçınılmalıdır. Romatizmadan korunmak mümkün olmamakla beraber; aşırı kilo alımı, hareketsiz yaşam, sigara kullanımı gibi faktörler ağrı ve eklem hareket kısıtlılığını artırmaktadır.

Tedavi yöntemlerine dikkat!

Hastalığın erken teşhis edilmesi eklemlerde kalıcı hasarı önlemektedir. Romatizma tedavisinde son yıllarda yeni geliştirilen ilaçlarla (biyolojik ajanlar) hastalığın ilerlemesi durdurulabilmektedir. Özellikle romatoid artrit, ankilozan spondilit gibi hastalıklarda bu ajanların kullanımı oldukça sıktır. Bunun sonucu olarak hastada fonksiyon kısıtlılığı engellenmektedir. Hastalar ilaç tedavisi dışında fizik tedavi, egzersiz ve kaplıca tedavisinden de yarar görmektedir. Ancak bu tedavilerden önce hastalığın iltihaplı (enflamatuar) döneminin sonlandırılmış olması ve eklemlerde ısı artışı, kızarıklık ve ağrının olmaması gerekmektedir. Hasta iltihaplı dönemdeyken sıcak tedavilerden yarar sağlamayacağı gibi bu dönemde yapılacak sıcak tedaviler veya kaplıca tablonun ağırlaşmasına neden olabilir. Romatizma hastalarına verilecek egzersizler eklem hareket açıklığını artırmaya, kas gruplarında germeye ( stretching) ve akciğer kapasitesini artırmaya yönelik olmalıdır. Yüzme en uygun spordur. Bunun dışında yürüme, bisiklet ve su altı treadmill dayanıklılığın artırılması için uygundur.

18 Ocak 2011

CANLI DESTEK