Kuş Gribi Hakkında Merak Edilenler

Memorial Hastanesi Laboratuar Sorumlusu Doç. Dr. Kenan Keskin kuş gribi hakkında merak edilenleri anlattı.

Kuş gribi (Avian influenza)

Kuş gribi bulaşıcı bir hayvan hastalığıdır. Hastalık en çok kanatlı hayvanlarda ve daha az olarak ta domuzlarda görülmektedir. Hastalığın etkeni olan mikroorganizma grip virüsleri ailesindendir. Şu anda dünyada salgın oluşturma eğilimi olan kuş gribi virüsü, yine bu aileden olan H5N1 virüsüdür. Ancak tarih boyunca insanlar arasında, bu aileden, farklı virüslerle pek çok büyük salgınlar meydana gelmiştir. Bunlardan etkeni tanımlanmış olan önemli bazıları aşağıda görülmektedir. - 1918 İspanyol influenzası (H1N1) - 1957 Asya influenza’sı (H2N2) - 1968 Hong Kong influenzası (H3N2) - 1977 Rus gribi tehdidi (H1N1) - 1997 kuş influenzası tehdidi (H5N1) - 1999 kuş influenzası tehdidi (H9N2) Hastalık görüldüğünde önce kanatlı hayvanlar (Vahşi kuşlar ve kümes hayvanları) arasında yayılmakta, daha sonra kümes hayvanları ile yakın teması olan insanlara bulaşma olabilmektedir. Virüs ısıyla ve (56 C° de 3 saat yada 60 C° de 30 dakika bekletildiğinde ölür) iyot içeren dezenfektanlarla öldürülebilir, bulaştığı hayvan gübresinde soğuk havada 3 haftaya kadar, su içerisinde 22 C° de 4 günden fazla, 0 C° de ise 30 gün canlı kalabilmektedir. Kanatlı hayvanların dışkılarında ve virüsle bulaşmış tozlarda çok sayıda virüs bulunur, havayla yayılan virüs solunum yoluyla diğer hayvanlara da bulaşır ve böylece hızla yayılma gösterir. Virüs bulaşmış eşyalar ve hayvanların etleri ve leşleri ile de virüs yayılabilmektedir. Serbest bir biçimde dolaşabilen evcil hayvanlara vahşi hayvanlardan hastalık bulaşması söz konusu olabilir. Daha çok uzak doğu ülkelerinde, kümes hayvanları, yabani kuşlar ve hatta domuzlar arasında salgın hastalığa neden olan H5N1 virüsü ile ilk insan enfeksiyonu 1997’de Hong Kong’da görülmüştür. Bundan sonra hastalık, çeşitli ülkelerde insanlarda görülmeye devam etmiştir. Dünya Sağlık örgütünün en son raporlarına göre doğrulanmış insan kuş gribi olgularının ve buna bağlı ölümlerin dağılımı aşağıdaki tabloda görülmektedir.

Dünya Sağlık Örgütünün 10 Ekim 2005 tarihli raporundan alınmıştır:
Ülke Toplam hastalanan Ölüm
Endonezya 5 3
Vietnam 91 41
Tayland 17 12
Kamboçya 4 4
Toplam 117 60

Söz konusu olan H5N1 virüsü ile insanlar arasında dünya çapında büyük bir salgın (Pandemi) oluşmasının ön koşulları üç maddede özetlenebilir. 1. Toplumun bağışıklık kazanmamış olduğu yeni bir grip virüsünün ortaya çıkması: Birisi insan, diğeri kuş gribi etkeni olan, iki farklı grip virusunun birlikte aynı konakta (genellikle domuzda) enfeksiyon oluşturması sonucunda iki virüs arasında genetik materyal alışverişi olmakta ve yeni bir virüs ortaya çıkmaktadır. Şimdilerde bütün dünyada gündemin baş ilk sıralarında yer alan, pandemi tehdidi oluşturan H5N1 virüsünün de bu şekilde ortaya çıktığı düşünülmektedir. 2. Bu yeni virüsün insanlarda çoğalabilme ve hastalık yapabilme yeteneğine sahip olması: H5N1 virüsü insan grip virüsüne ait genetik özellikler taşıdığından insanda çoğalabilme ve hastalık yapma yeteneğine sahiptir. Nitekim yukarıdaki tabloda verilen bilgiler bunu yeterince açık biçimde göstermektedir. 3. Virüsün insandan insana bulaşma yeteneğine sahip olması: Şu anda pandemi için kritik olan nokta H5N1 virüsünün bu özelliğe sahip olup olmamasıdır. Çünkü ilk iki gelişme olmuş ve yukarda tabloda belirtilen insan olguları meydana gelmiştir, elbette bu rakamlar bütün insan olgularını değil, kanıtlanmış olguları göstermektedir, gerçek insan olgularının sayısı hakkında kesin bir şey söylenemez. Üçüncü ve en kritik gelişmenin olması H5N1 virüsü ile insan grip virüsünün eş zamanlı olarak aynı insanda enfeksiyon oluşturması ile olabilmektedir. Bunun önüne geçmenin tek yolu klasik insan grip virüsü ile oluşan enfeksiyonların önlenmesidir. Hali hazırda piyasada bulunan grip aşıları H5N1 virüsüne karşı koruyucu olmadığı halde, özellikle risk grupları öncelikli olmak üzere bütün toplumun aşılanması bu yüzden büyük önem taşımaktadır. Şu ana kadar H5N1 virüsü ile insandan insana bulaşma olduğu kanıtlanmamıştır. Ancak 2004 yılında Tayland’da bir aile içi bulaşma söz konusu olmuş, bunun insandan insana bulaş olup olmadığı ile ilgili pek çok inceleme yapılmış, kesin kanıtlar elde edilememiştir. Bu bulaşma insandan insana bulaşma olarak kabul edilse bile sevindirici yönü aile içinde sınırlı kalmış ve daha fazla yayılmamış olmasıdır. Kuş gribi insanlarda bildiğimiz grip belirtileriyle, ama bilinenden daha ağır seyretmekte ve yüksek oranda ölümcül olabilmektedir. Tedavi için başta Oseltamivir (tamiflu) olmak üzere sınırlı yararı olan bazı ilaçlar kullanılabilmektedir. Bu ilaçlar salgın sırasında kuşkulu temas sonrası koruma amacıyla da kullanılabilmektedir. Halen H5N1 virüsüne karşı koruyucu bir aşı bulunmamaktadır, böyle bir aşı geliştirilmesi çalışmaları sürmektedir. Virüsün genetik yapısında sık değişiklikler meydana gelmesi sorun oluşturduğundan aşı çalışmaları henüz sonuçlanmamıştır. Etkili bir aşı geliştirildiği takdirde bile bu aşıyı edinebilmek için en az iki yıl sırada beklemek gerektiği yetkililerce ifade edilmektedir.


Ayrıntılı Bilgi İçin: Memorial Hastanesi 444 7 888

30 Nisan 2009

CANLI DESTEK