Masa Başı Ve Bilgisayar Karşısında Geçirilen Saatler Boyun Fıtığını Davet Eder!

Memorial Antalya Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi/ Nöroşirürji Bölümü’nden Op. Dr. Bülent Fahri Kılınçoğlu, boyun fıtıkları ve tedavisi hakkında bilgi verdi.

Boyun fıtığının aynı bel fıtığı gibi omur kemikleri arasında amortisör görevi gören jel kıvamındaki disklerin yırtılarak, çevrelerindeki omurilik ve sinir köklerine bası yapmasıyla ortaya çıktığını söyleyen Op. Dr. Kılınçoğlu, “Fıtık hangi seviyede ise bu seviye uyan ve etkilenen sinir kökü alanında kaslarda zedelenmeler ve ağrı olur. Boyun fıtığı özellikle uzun süre masa başında ve bilgisayar ekranı karşısında oturanlarda, ofis çalışanlarında, devlet memuru, bankacı, diş hekimi, santral görevlisi gibi bazı meslek gruplarında yapılan iş gereği sık rastlanır. Ayrıca genetik olarak kasları zayıf olanlarda, spor yapmayan hareketsiz kişilerde, bedenen ağır iş yapan inşaat işçiliği gibi meslek gruplarında daha fazla görülmektedir” dedi.

Kol ve ellerde kuvvet kaybından yürüme zorluğuna kadar gidebilir

Op. Dr. Kılınçoğlu, boyun fıtığının omurilik ve sinir sıkışıklığı ile bağlantılı olan şikayetlerle ortaya çıktığını ifade ederken, başlıca belirtiler hakkında şöyle konuştu:

“Eğer sadece tek bir sinir etkilenmiş ise; kolda, el ve parmaklara kadar vuran ağrı, sızlama, karıncalanma, eğer ciddi bası varsa kol ve ellerde kuvvet kaybı izlenir. Bundan bir aşama daha ileri gider ve omurilik sıkışırsa bu bulgulara ek olarak ayaklarda da karıncalanma yanma, uyuşma, yürüme zorluğu idrar ve büyük abdesti kaçırma gibi şikayetler ortaya çıkar.”

Mikro cerrahi yöntemiyle %95 başarı

Boyun fıtığı tedavisinde, şikayetlerin oluş şekli ve hikayesinin tam olarak öğrenilmesi, ayrıntılı nörolojik muayene, uygun radyolojik incelemeler ve gerekli olan durumlarda uygulanan sinir elektrosu tetkiki ile % 95 kesinlikte teşhise ulaşıldığını vurgulayan Op. Dr. Kılınçoğlu, “Tedavi için mikrodiskektomi veya mikrocerrahi yöntemleri kullanılmalıdır. Bu işlem1.5- 2 saatlik bir sürede tamamlanır, işlemden 6 saat sonra hasta boyunluk ile ayağa kaldırılır ve 1 gün sonrada evine gönderilir.  İki haftalık istirahat programından sonra normal günlük işlerine rahatlıkla dönebilir. Bu yöntemle başarı % 95 in üstündedir. Burada cerrahi tedavi için son çare demek yerine, “Uygun hastaya, uygun zamanda ve doğru girişimin yapılması” demek daha doğru olacaktır. Son çare olarak cerrahi tedaviye gitmek veya son aşamaya gelinceye kadar beklemek doğru değildir ve mikrocerrahinin etkinliğini düşürür” dedi.

Ameliyat sonrası yapılan egzersizler sonucu destekler

Cerrahi tedavinin yanı sıra; kilo azaltılması, düzenli egzersiz programları, omurga okulu gibi yaşantının yeniden düzenlenmesi, fizik tedavi gibi yardımcı tedbirlere başvurulmasının gerekliliğinin altını çizen Op. Dr Kılınçoğlu, bu operasyonlardan sonra haftada 3 gün 1’er saatlik egzersiz programlarının da elde edilen başarılı sonucu destekleyeceğini söyledi.

24 Şubat 2011

CANLI DESTEK