Meme Kanseri İle İlgili Sık Sorulan 10 Soru

Memorial Şişli Hastanesi Genel Cerrahi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Abdullah İğci meme kanseri ile ilgili en sık sorulan 10 soruyu yanıtladı ve hastalığın tedavi yollarını anlattı.

Memede fark edilen her  kitle kansere mi işaret eder?

Memede ele gelen kitlelerin % 90’ından fazlası kanser değildir. Bunlar; genellikle meme içinde büyüyen fibrokistlerdir. Ele gelen bu yapılar hastalar tarafından tümör zannedilmektedir. İyi huylu tümörler büyüyebilir, memenin kendisi kitle gibi bir hal alabilir. Daha çok regl öncesi dönemde meme içyapısı çok yoğun olduğu için o dönemde özellikle bu dönemde meme kontrolü yapan kişiler, memesinde kitle var olduğu düşüncesi ile endişelenmektedir.

Kendi kendine meme muayenesi ne zaman başlamalıdır?

Kendi kendine meme muayenesi 20 yaşından önce yapılmamalıdır. 20 yaşından sonra her kadının aylık düzenli olarak memesini kontrol etmesi, erken tanı için yaşamsal önem taşımaktadır. Meme muayenesi yapmak için en ideal zaman, adet döneminin bitiminden 4-5 gün sonraki dönemdir.

İlk meme ultrasonu ne zaman yapılmalıdır?

Ailesinde hiç meme kanseri olmayanlar 35 yaşından sonra ilk ultrasonografilerini yaptırmalıdır. Ailesinde meme kanseri olanlarda ise 25-26 yaşından sonra yıllık rutin ultrason takipleri yapılmalıdır. Genetik meme kanserlerinde ise ilk mamografi yaşı 26’dır. Ailesel meme kanseri riski altında olanlar 32-34 yaşlarından sonra mamografi ile takip edilmelidir. Ailesinde meme kanseri olmayan ve meme kanseri geni taşımayan kişiler ise 35-40 yaş arasında bir kez mamografi ve ultrasonografi yaptırmalıdır. Bu, “Temel mamografi” olarak adlandırılır. Bu kişilerin 40 yaşından sonra rutin mamografi taraması yapılması gerekir.

Memede ortaya çıkan fibrokistlerin kansere dönüşme riski var mıdır?

Fibrokistler kansere dönüşmez. Bunlar meme içindeki fizyolojik değişikliklerdir. Regl bittikten sonra yumurtalıklardan önce östrojen sonra progesteron hormonu salgılanır. Östrojen meme içinde süt kanallarını genişletir ve dallandırır. Sonra progesteron hormonu da süt yapan hücreleri çoğaltır. Meme içinde hacim artması olur ve memede gerginlik hissedilir. Eğer kadın hamile kalırsa ve o yapılar devam eder, doğumdan sonra süt salgılanır. Eğer kadın hamile kalmazsa o zaman hormonların seviyesi düşer ve çocuk için hazırlanmış olan yapılar rahim içinden atılır. Meme içinde çoğalan hücreler ise eski haline döner. Bu olay her ay devam eder. Bu hücrelerin kaybolması esnasında bir grup hücre kalır ve meme içinde ve bunlar fibrokistik yapıları oluşturur.

Fibroadenom nedir ve kanserleşir mi?

Fibroadenom, uyu huylu bir tümördür. Çevresine kapsülü vardır ve çevreye yayılması mümkün değildir. Bunda meme kanseri oluşma riski normal meme dokusundan kanser gelişme riski kadardır. Çapı arttıkça riski % 1-2 oranında artar. Fibroadenom, soya tüketimi ve doğum kontrol hapı kullanımı nedeniyle bir miktar büyüyebilir ancak kanser yapıcı bir etkisinin olduğu söylenemez.

Mamografinin kanser oluşumuna etkisi var mıdır?

Mamografinin yararı, zararının çok üzerindedir. Bu nedenle mamografinin verdiği radyasyon asla vücut için bir zarar olarak değerlendirilmemelidir. 1960’lı yıllarda çok yüksek radyasyon oranına sahip olan teknolojilerde 30 sene mamografi ile takip edilen hastalarda mamografinin zararının, yararının çok altında olduğu tespit edilmiştir. Yani bu zarar ihmal edilebilir düzeydedir. Şimdiki mamografiler ise o dönem teknolojilerden 10 kat daha az radyasyon vermektedir. MR’da da radyasyon olmadığı için hastaya herhangi bir yan etkisi bulunmamaktadır.

Kanser ameliyatlarında meme koruyucu cerrahiler genç hastalara mı uygulanır?

Tıbbi olarak böyle bir görüş kesinlikle doğru değildir. Meme, her yaşta kadın için önemli bir objedir. Yaşlı hastaların memesi alınacak diye bir kural ya da böyle bir anlayış yoktur. Uygunsa tümörünün evresi, şekli, biçimi ve yaygınlığına bakılarak 70-80 yaşındaki bir kadının memesi de korunabilir. 70 yaşında gerekli olduğu için memesi alınan ve bu nedenle üzüntü duyan, 75 yaşında ısrarla meme protezi isteyen hastalar bulunmaktadır.

Meme protezi her yaşta uygulanabilir mi?

Meme kanseri ameliyatlarında, hasta tıbbi açıdan uygunsa ve risk faktörü yoksa meme koruyucu cerrahi tercih edilmektedir. Yaşlı hastalarda da meme koruyucu cerrahi yapılamıyorsa, hastaya daha sonra isteği doğrultusunda meme protezi uygulanabilir. Memesi alınan hastalara ikinci seneden sonra bazı risk faktörleri ortadan kalktığında yeni meme yapılması önerilmelidir. Çünkü bu durum hastanın iyileşme süreci üzerinde de olumlu bir etkiye sahiptir. Hastaya psikolojik açıdan rahatlatır, kendisini daha güçlü hissetmesini sağlar, hastanın sosyal yaşama adaptasyonunu sağlayarak tedavi sürecine katkıda bulunur.

Hangi durumlarda meme alınır?

  • Meme içinde yaygın tümörleri bulunan, memenin birçok noktasında aynı anda başlamış kanseri olan hastalarda meme koruyucu cerrahiler yapmak mümkün değildir. Bu durumda memenin mutlaka alınması gerekir.
  • Hastanın mamografisinde yaygın ve kötü kireçlenmeleri varsa meme kanserinin birçok odakta başlamasına neden olacağı düşünülüyorsa, bu hastaların memesinin alınması planlanmalıdır.
  • Daha önce göğüs duvarına radyoterapi yapılan hastalarda, meme koruyucu ameliyat sonrası yeniden radyoterapi yapılması gerektiği için, bu hastalara mastektomi yapılması gerekir.

Meme koruyucu cerrahi hangi durumlarda yapılabilir?

  • Öncelikle hastanın memesinin alınmasını istememesi ve meme koruyucu cerrahiyi tercih etmesi gereklidir. Bu hastanın en temel hakkı ve tercihidir. Bu durumda doktorun öncelikli olarak meme koruyucu cerrahiyi düşünmesi gerekir.
  • Kanserin bir bölgede olması gerekir. Memedeki tümörün de çok büyük olmaması, meme büyüklüğü ile kanserin orantısının bulunması gerekir. Kanser büyük meme küçükse memenin tümü alınmalıdır.
  • Koltuk altı metastazları meme koruyucu cerrahi yapılmasını engellemez.

08 Ekim 2015

CANLI DESTEK