Mikrodiskektomi (İnterlaminar) ile Bel Fıtığı Tedavisinde Yüksek Başarı

Bel ve sırt ağrıları herkesin hayatının bir döneminde mutlaka karşılaştığı şikayetlerden biridir. Nedeni ne olursa olsun, yaşam kalitesini hızla düşüren bu durum, bazen sanıldığından çok daha ciddi rahatsızlıkların habercisi olabilmektedir. Ağrıların % 80’i böbrekler, safra kesesi, mide hatta kalp gibi omurga dışındaki organlara ait ağrılarken; bir kısmı da ani ve ters bir hareket sonrası kas ve eklemlerin zorlanması veya incinmesi sonrası ortaya çıkmaktadır. Memorial Antalya Hastanesi Nöroşirürji Bölümü’nden Op. Dr. Bülent Fahri Kılınçoğlu, bel fıtığı tedavisi hakkında bilgi verdi.

İstirahat ve ağrı kesiciler fayda etmiyorsa!

Ağrıların hissedildiği dönemde eğer altında yatan başka bir hastalık yoksa; istirahat, ağrı kesici ve kas gevşetici ilaç alımı, sıcak uygulaması gibi basit önlemlerle ağrılardan kurtulmak mümkün olabilir. Eğer bu tür tedavilere rağmen, ağrı 3 aydan fazla sürüyorsa, burada kronikleşmeden söz edilebilir ve altından, omurga ile ilgili hastalıkların çıkma ihtimali yüksektir.

Zayıf kas yapısı ve fazla kilolara dikkat etmeli

Omurga ile ilgili hastalıklar sırt ve beldeki kasların zayıflığından başlayıp, boyun ve belde düzleşme, boyun ve bel fıtıkları, kaymalar, eğrilikler, kireçlenme ve omurga kanalında darlıklar şeklinde ortaya çıkabilir. Bunların oluşumu çoklukla tek bir nedene bağlı değildir. Kişinin genetik yapısı, kilosu, mesleği, yaşam tarzı, alışkanlıkları ve bazen de kazalar etkili olur. Eğer kişinin kas yapısı zayıf, kilosu olması gerekenden fazlaysa, masa başı veya tüm gün ayakta kalmasını gerektiren beden gücü ile çalışıyorsa, sigara alışkanlığı varsa, düzenli spor yapmıyorsa, omurga rahatsızlıkları için aday demektir.

“Tedavi için yaşam rehabilitasyonu şart”

Tedavide, risk faktörleri ortadan kaldırılmadıkça tam başarılı olmak mümkün değildir. Bu nedenle cerrahi

tedavi de dahil tüm tedavilerin başarısı, yaşantının  rehabilitasyonu ve risk faktörlerinin belirlenip, bunlardan mümkün olduğu kadar uzak durulmasına bağlıdır.

Mikrodiskektomi sonrası hasta ertesi gün taburcu olabilir

Son 15-20 yıldır tüm dünya ile birlikte Türkiye’de bu tür hastalıkların cerrahi tedavisinde, halk arasında “laser veya kapalı yöntem” de denen mikrodiskektomi yöntemi geliştirilmiş, daha yeni ve az kullanılan bir teknik olan “İnterlaminar Mikrodiskektomi” başarı ile kullanılmaktadır. Hasta tarafından, sakat kalma veya daha kötü olma endişesiyle geciktirilen tedavilerde, İnterlaminar Mikrodiskektomi tekniği ile % 90-95 başarı sağlanmaktadır. 2 cm’lik cerrahi kesiyle, yüksek büyütmeli ve parlak ışıklı ameliyat mikroskobu yardımıyla yapılmakta olan bu ameliyatlarda, gözle görülemeyen patolojiler tespit edilebilmekte, dokular son derece ayrıntılı görülerek ameliyatlar son derece hassas bir şekilde gerçekleştirilebilmektedir. Ameliyat, sadece yumuşak dokuların arasından girilerek ve kemik doku alınmadan son derece konforlu ve güvenli bir ortamda yapılmaktadır. Ayrıca bu işlemler, arzu edilirse uygun koşullarda bölgesel (epidural) anesteziyle, hasta uyanık haldeyken de yapılabilmektedir. Ameliyat sonrası dönemde ağrısız hızlı bir geri dönüş sağlanırken, hastalar 4-6 saat içinde ayağa kalkıp, 18-24 saat sonra evlerine gidebilmektedir. Hastalar, hastaneden çıktıktan sonra 10 günlük yatak ve 10 günlük ev istirahatından sonra, günlük iş ve sosyal yaşantılarına hızla geri dönmekte, gereken durumlarda üçüncü haftadan sonra başlayan, fizik tedavi ve rehabilitasyon programı yardımıyla da uzun vadede fayda görmektedir.

Boyun fıtıklarında da etkili bir yöntem

Mikrodiskektomi yöntemi bilinenin aksine sadece bel fıtıkları ile sınırlı olmayıp; boyun fıtıkları, daha önce açık cerrahi yapılmış bel fıtıkları, belde kireçlenme ve hafif derece bel kaymalarında da başarı ile uygulanmaktadır. Tüm tedavilerde tam başarı için, hasta ile hekim arasında uyum çok iyi olmalı, karşılıklı olarak beklentiler, istekler ve olası riskler tüm çıplaklığı ile ortaya konmalıdır. Uygun boy-kilo oranı, bel ve sırt kaslarını kuvvetlendirmeye yönelik düzenli egzersiz planlaması, ters ve ağır hareketlerden kaçınma, sigaradan uzak bir hayat, uzun vadede kaliteli ve ağrısız bir ömrün garantisi olabilir.

04 Şubat 2011

CANLI DESTEK