Nadir Görülen Fakat Çok Tehlikeli Bir Kanser Türü: Tüp Kanseri

Midede hazımsızlık ve gaz sancısı şikâyetleri her zaman masum bir ağrıdan ibaret olmayabilir. Belirtilerinin karın ağrısı gibi şikâyetlerle karıştırılması ile kendini rahatlıkla kamufle etmesi ve geç teşhis edilmesi nedeniyle yüksek riskli bir hastalık olan Tüp kanseri kadınların korkulu rüyası. Memorial Hastanesi Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Derin Kösebay, jinekolojik kanserlerin en nadir görülen tiplerinden biri olan, ancak tanı ve tedavide kadın sağlığı açısından büyük tehlike oluşturan “Tüp Kanseri” hakkında bilgi verdi.

Tüp nedir?

Tüp, rahimle yumurtalıkların arasında yer alan ve döllenmenin gerçekleştiği rahmin bir parçasıdır. “Tuba” olarak da bilinen bu organın fonksiyonu, yumurtayı rahim boşluğuna nakletmek ve spermin yumurtaya doğru gitmesini sağlamaktır.

Tüp Kanseri (Tuba Kanseri)

Tuba kanseri, genital organ kanserleri arasında oldukça nadir görülen bir kanser türüdür. Rahim ağzı kanseri gibi erken yakalanabilen bir kanser türü olmadığı için ve semear gibi akıntı testleri ile teşhis edilemediği için erken tanısı pek mümkün değildir. Tuba kanseri, yumurtalık kanseri gibi çok geç teşhir edilebilen bir kanser türüdür.

Yumurtalık kanseri çok gözüktüğü ve geç teşhis edildiği için daha fazla tehdit unsuru oluşturur ancak tuba kanseri de belirtisi az olan ve fazla bilinmeyen bir türüdür. Geç teşhis edilmesi nedeniyle yüksek riskli bir hastalıktır. Tümör cinsi de çok kötü olan bu kanser, kadınların ancak yüzde 0.03’ünde görülse de dikkate alınmalıdır.

Nasıl tespit ediliyor?

Yumurtalık kanserinde olduğu gibi tuba kanserinde de dünyanın sağlık konusunda en ileri ülkelerinde bile hastalık, geç teşhis edilebilmektedir. Hastalığa yakalanan kadınların yüzde 75’inde, teşhis konduğu sırada kanser çevre organlara atlamış ve karın içine yayılmış olur. Karında bir takım ağrıların başlaması, karında su toplanması, karında bir kitle oluşması ancak hastalığın çok ileri dönemlerinde ortaya çıkan belirtilerdir ki o zamanda hastalık oldukça fazla ilerlemiş sayılır. Tabi bir kanserde ne kadar geç teşhis yapılırsa başarı oranı da o kadar düşmektedir.

Hastaların şikayetleri nelerdir?

Hastalık çok spesifik şikayetleri olmaz. Tuba kanserli hastalara baktığımızda, yumurtalık kanserli hastalarda olduğu gibi aylar önceden başlayan bir takım hazımsızlık şikayetleri karında çok belirgin olmayan ağrı şikayetleri belki gaz diye tanımlanan şikayetler, idrar yollarında ufak tefek şikayetler görülebilir. Ama bunlar herkeste görülebilen durumlardır ve pek çok kadın bunlara aldırmaz. Ancak hastalık ilerledikten sonra hastalığın belirtileri tanınmaya başlanır. Radyolojik değerlendirmeler yapıldığında ve ultrasona bakıldığında hastalık gözlemlenebilir.

“Her kadın, hiçbir şikayeti olmasa da yılda bir kez jinekolojik muayeneden geçmelidir.”

Kadınlara neler tavsiye edersiniz?

Özellikle 40 yaşından sonra, menopoza yaklaşan kadınların muhakkak 6 ayda bir jinekolojik muayeneden geçmeleri gerekir. Senede 1 semear aldırmalı ve mutlaka ultrason çektirmelidirler. Şüpheli durumlar gözlediğinde ciddi olarak değerlendirmeye alınmalıdır.

30 Nisan 2009

CANLI DESTEK