Oruç Tutarken Siesta Yapın

Memorial Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bingür Sönmez, Ramazan ayının bu yıl uzun ve sıcak günlerde denk gelmesi nedeniyle özellikle kalp hastalarını uyarıyor, sağlıklı kişilerin de oruç tutarken günde en az iki saat uyumalarını öneriyor.

Uzun ve sıcak günler Ramazan ayında oruç tutacaklar için ne anlam ifade ediyor? Oruç tutmak isteyen sağlıklı kişilere önerileriniz nedir?

Bu yıl, son 33 yılın en uzun orucu tutulacak. Ramazan’ın ilk günü oruç tutma süresi 15 saat 28 dakika. Uzun günlerde oruç tutma, önümüzdeki 8 yıl boyunca devam edecek. Ağustos sıcakları ile uzun günlerin birleşimi, oruç tutacak olan kişilerin bu yıl daha dikkatli olmasını gerektiriyor.

Çünkü vücudun sıvı ve tuz kaybı nedeniyle sağlıklı kişilerde bile tansiyon, kalp ritminde bozukluk, baygınlık ve kan şekerinde düşme gibi sorunlar ortaya çıkabiliyor. Bunun için bu uzun günlerde gündüz en az iki saat uyumak çok önemli. Ramazan boyunca iki saatlik siesta, vücudun su ve elektrolit kaybını önlemek bakımından çok önemli.

Keşke Ramazan eski Ramazanlar gibi geçirilebilse!

Ramazan ayı bundan bir asır öncesi gibi geçirilebilse sorun yok.

İnsanların sahura kadar direklerarası eğlencelerine katılıp sahur yaptıktan sonra gündüz öğle saatlerine kadar uyuyarak vakit geçirirlermiş. Günümüzde ağır çalışma koşulları nedeniyle bu mümkün değildir. Bu sene açlık süresinin 15 saat olması ve sıcaklar, vücutta su ve tuz kaybına neden olacaktır. Bu nedenle oruç tutacak sağlıklı kişilere gündüz mutlaka siesta yapmalarını öneriyorum. Gündüz iki saatlik uyku uzun süreli açlıktan metabolizmanın daha az etkilenmesine yardımcı olacağı gibi kalbe de çok iyi gelecektir. Akdeniz ülkelerinin bir geleneği olan siesta denilen öğle uykusu alışkanlığının olduğu ülkelerde, kalp hastalıklarının düşük olması dikkat çekici bir durumdur.

Oruç tutanlar için gündüz uykusu şart!

Öğle saatlerinde ya da öğle sonrası bir saatlik uyku, son derece dinlendiricidir ve vücuttaki bütün stresi alır. Uyuduktan sonra geri kalan zamanı daha verimli değerlendirmeyi sağlar. Öğle uykusu uyuyanların uyumayanlara göre kalp krizi geçirme riski yarı yarıya düşmektedir. Çünkü uykuda beden ile birlikte ruhsal dinlenme de vardır. Fizik olarak uykusuzluğa dayanılabilir ama ruhsal olarak dayanmak mümkün değildir. Ruhsal gerilim de vücutta zararlı hormonların salgılanmasına neden olur bu da kalp krizi riskini tetikler.

Eğer hafta içi gündüz uykusu mümkün değilse hafta sonu çok iyi uyumaya özen gösterilmelidir.

Mümkünse üç öğün yemek yiyin!

Ramazanda öğünlerin sayısının azalması metabolizmayı olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle özellikle kalp sağlığı açısından iftarda, ‘acıktım’, sahurda ‘acıkırım’ korkusu ile tıka basa yemek, mide ve kalbe baskı yapar, bu açıdan kişiye zarar verir. Bu nedenle iftarda da bir çorba başlanmalı bir komposto veya sütlü tatlı yedikten sonra teravih namazına gidip döndükten sonra tamamlayıcı hafif bir yemek yenmeli. Sahurda mümkün olduğu kadar tuzlu ve tatlı olmayan doyurucu değeri olan yemekler seçilmeli. Bu şekilde Ramazanda da üç öğün yemek yenmiş olacak ve vücut olumsuz etkilenmeyecektir.

Sahurda çok çay ve kahve içmeyiniz

Çay idrar söktürücü olduğu için gün içindeki susuzluğunuzu artırabilir. İftarda bol çay içebilirsiniz.

Kalp hastalığı oruç tutmamak için yeterli bir nedendir

Geçmiş yıllardaki kısa günlerde oruç tutulan Ramazanlarda durumu uygun olan  kalp hastalarımıza oruç tutabileceklerini söylerken, bu yıl bunu büyük bir risk olarak görüyoruz. Çünkü Ağustos sıcakları ile uzun günler birleşince 15 saatlik açlık, kalp hastaları için tehlikeli olabilir. Bu süre içinde hayati ilaçlarını uygun aralıkla alamayacakları gibi, hastaların elektrolit, su ve tuz kaybı da dikkate alınmalıdır. 15 saat boyunca yeterli su alınamaması tansiyon düşüklüğü, fenalık hissi ile sonuçlanarak kalpte sorunlar oluşturabilir. Bu nedenle kalp hastalarına oruç tutmayı önermiyoruz.

 

25 Ağustos 2009

CANLI DESTEK