Pankreas Kanseri ve Tedavisi

Dünyada en ölümcül dördüncü kanser olarak biline pankreas kanseri; teşhisi, tedavisi zor olan ve mümkün olduğunca erken evrede yakalanması gereken bir hastalıktır.

Bilimsel araştırmalara göre; pankreas kanserinin, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki görülme oranı yılda 28 bin vaka ve bunların yüzde 90’a yakını kaybediliyor. Pankreas kanserleri ülkemizde de tüm kanserlerin yüzde 3’ünü oluşturuyor.

Erken teşhis çok önemli

Hastalık genellikle hızlı yayılım gösterir ve erken teşhis edilmesi pek mümkün olmaz. Bu nedenledir ki; kansere bağlı ölümlerde pankreas kanseri üst sıralarda yer alır.

Kansere bağlı ölüm nedenleri arasında dördüncü sırada bulunan hastalığın ortalama görülme yaşı 69 olarak bilinmektedir. Cerrahi, medikal ve radyasyon tedavilerindeki gelişmelere rağmen, bu kanser türünde hayatta kalma oranı çok düşüktür. Ne yazık ki; ilk tanı anında pankreas kanserli hastaların yarısında uzak organ yayılımı olur ve sadece hastaların yüzde yirmisinin tedavi edici cerrahi şansı olur.

Pankreas kanserli hastaların çoğu uzak organlara erken kanser yayılımı veya yaygın lokal tutulum nedeni ile tedavi edici cerrahiye aday değildir. Bu hastalara, sarılık gibi tıkayıcı semptomları ve ağrıyı giderici, yaşam süresini uzatmayan ancak daha rahat bir dönem geçirtmeyi amaçlayan cerrahi girişimler yapılır. Hastaların genel durumuna ve yandaş hastalıklarına bağlı olarak, pankreas kanserinin vücutta diğer organlara yayılım gösterdiği hastalarda ortalama yaşam süresi 3 ile 6 ay arasındadır. Hastalığın lokal olarak yayılım gösterdiği hastalarda ise ortalama yaşam süresi 6 ile 10 aydır.

Sigara içmek pankreas kanseri riskini ikiye katlıyor

Pankreas kanserinin nedenleri kesin olarak bilinmediğinden ve hastalık erken evrede herhangi bir belirti vermediğinden önlem almak zordur. Ancak bulgu vermeye başladıktan sonra, tarama testleriyle teşhis edilebilir. Sigara içmek, hastalık ile direkt ilgilidir ve pankreas kanseri riskini 2 kat artırır. Beslenme, çevresel faktörler ve genetiğin pankreas kanseriyle ilişkisi, sigara ile kıyasladığımızda daha azdır.

Hastalığın bulguları içinde bulantı, iştahsızlık, kilo kaybı, yavaş gelişen sarılık, mide çıkışında tıkanıklık ve ağrı görülebilir. Pankreasın baş kısmına yerleşmiş kanserde, ağrısız sarılık ve büyük abdestin camcı macunu gibi açık renk olduğu görülür. Pankreas kanserine bağlı olarak görülebilen sırta vuran ağrı, genellikle hastalığın lokal yayılımının habercisi olup, genelde kanserin pankreasın gövde ve kuyruk yerleşiminde görülür ve hastalığın ilerlediğinin belirtisi olarak kabul edilir. Hastalığın daha az görülen bulguları, “3 D” olarak hatırlayabileceğimiz diyabet (şeker hastalığı), diare (ishal) ve depresyondur.

Pankreas kanseri tedavisi bir ekip işidir

Özellikle kanser teşhis edildiğinde tedavi şansı olan %20 hasta için tüm pankreas ile ilgili genel öneri, tedavide multidisipliner bir yaklaşımın olması gerektiği (Onkolog, gastroenterolog, pankreas cerrahı, girişimsel radyolog, palyatif bakım uzmanı ve iyi bir bakım takımı) ve bu bölge ameliyatlarının yılda en az 7 adet pankreas kanseri ameliyatı yapan deneyimli ellerde ve yoğun bakım desteği iyi olan hastanelerde yapılmasıdır. Pankreas kanseri ameliyatları, cerrahinin en zor ve en sorunlu ameliyatlarından olup, özellikle ameliyat sonrası dönemde çıkabilecek komplikasyonlarla da hem cerrah, hem de hastane imkanları yeterli özellikte olmalıdır..

04 Şubat 2011

CANLI DESTEK