Rahim Ağzı Kanseri Hakkındaki Gerçekler Ve Tedavi Yöntemleri

Memorial Hastanesi Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Derin Kösebay, kadınlar arasında en sık görülen 2. kanser türü olan ve her yıl yüz binlerce kadının yakalandığı “Rahim Ağzı Kanseri” hakkında bilgi verdi.

  • Rahim Ağzı Kanseri’ne % 98 oranında HPV (İnsan Papilloma Virüsü) neden olmaktadır.
  • Rahim Ağzı Kanseri, dünyada kadınlarda en sık görülen ikinci kanser türüdür.
  • Her 100 kadından en az 2’si hayatının bir döneminde Rahim Ağzı Kanseri’ne yakalanmaktadır.

Rahim ağzı kanseri nedir?

Rahim ağzı kanseri, gelişmekte olan ülkeler ve az gelişmiş ülkelerde en sık görülen jinekolojik kanserdir. Dünyada yılda 500.000 yeni rahim ağzı kanseri çıktığı ve tahminen 1.500.000 kadar da bu kanserle yaşayan olduğu tahmin edilmektedir. Genellikle 50 yaş civarında ortaya çıksa da son yıllarda genç kadınlarda görülme oranı artmıştır.

Sık görülme nedenleri

Hastalık erken yaşta çok sayıda doğum yapmış, erken yaşta cinsel ilişkiye girmiş, sigara içen kişilerde daha sık görülmektedir. Ayrıca HPV (İnsan Papilloma Virüsü) enfeksiyonu rahim ağzı kanseri için çok önemli bir risk unsurudur. Rahim ağzı kanserli hastaların % 98’inde HPV enfeksiyonu saptanmıştır.

HPV genellikle cinsel ilişki ile bulaşmaktadır. Nadiren cinsel ilişki dışındaki yollarla da bulaşabilir (Cilt teması, kirlenmiş materyal ile temas vb.) HPV’nin yüzden fazla tipi vardır. HPV tip 16 – 18 özellikle rahim ağzı kanseri yaparken, tip 6 – 11 dış genital organlarda siğillerin oluşmasına neden olur.

Rahim ağzı kanserinin belirtileri

Erken dönemde hemen hemen hiçbir belirtisi yoktur. Çıplak gözle ve jinekolojik muayenede rahim ağzındaki sorun görülmeyebilir. Ancak “Vaginal Smear” denilen akıntı tahlili ile veya “kolposkop” denen rahim ağzını büyüterek gösteren aletlerle değişiklikler fark edilebilir. Kesin tanı ancak şüpheli yerden alınan biyopsi ile konulabilir. Hastalığın ilerlemesi durumunda klinik belirtiler de ortaya çıkar. Kanlı akıntı, ilişki sonrası kanama, düzensiz kanama gibi. Ayrıca ilerlemiş vakalarda rahim ağzındaki tümör hastanın muayenesi sırasında görülebilir. Hastalık daha da ilerlediğinde idrar problemleri, defekasyon zorlukları ve bacak ağrıları ortaya çıkar.

Hastalığın tedavisi

Erken dönemde, beş on dakikalık basit bir operasyon (konizasyon) ile sadece rahim ağzındaki hastalıklı bölge çıkarılarak hasta tedavi edilebilirken, hastalık ilerlediğinde rahim ve etrafındaki çevre dokuları ile lenf ganglionlarının çıkarılacağı büyük bir operasyona ihtiyaç duyulur. Ayrıca operasyon sonrası tümörün yaygınlık derecesine göre radyoterapi de gerekebilir. Daha ilerlemiş vakalarda operasyon yapılamaz. Ancak radyoterapi ve kemoterapiden yardım beklenir. Erken dönemde yakalandığında tedavide başarı oranı yüzde 100’dür. Hastalık ilerledikçe bu oran düşmektedir.

Rahim Ağzı Kanseri Aşısı

Kadınları rahim ağzı kanserinden koruyan ve 9-26 yaş grubundaki kişilere uygulanabilen rahim ağzı kanseri aşısı, genel olarak koruma amaçlı bir aşıdır. Rahim ağzı kanseri için geliştirilen 2 aşı vardır. Bunlardan biri sadece kanserden korurken, diğeri HPV’nin neden olduğu siğillerden de korumaktadır. Bunun için ideal olan 9-12 yaşındaki kız çocuklarının aşılanmasıdır. Çünkü yaş ilerledikçe (Özellikle 26 yaştan sonra ) vücutta gelişen bağışıklığın azaldığı görülmektedir.

Önümüzdeki yıllarda rahim ağzı kanserini nadir görülen bir hastalık haline getireceği düşünülen ayrıca bugüne kadar ciddi bir yan etkisi de görülmeyen bu aşıyı yaptıran kişilerin yıllık kontrollerini ve smear testlerini yaptırmaya mutlaka devam etmeleri gerekir.

30 Nisan 2009

CANLI DESTEK