“Şok Dalga” Tedavisi Erkeklere Büyük Konfor Sağlıyor

Prof. Dr. Mehmet Murad Başar- Memorial Şişli Hastanesi Androloji Bölümü

Ereksiyon problemleri erkeklerin yaşadığı en büyük sorunların başında geliyor. Yapılan çalışmalar her 3-4 erkekten birinin ereksiyon sorunu yaşadığını gösteriyor. İlaç tedavilerinin yanında son yıllarda kullanılmaya başlanan “Şok Dalga Tedavisi” erken dönem sonuçları açısından yeni bir tedavi alternatifi olarak kullanılmaktadır.

Tedaviden kaçılıyor

Yapılan çalışmalarda 40-70 yaş arası erkeklerin yüzde 52’sinde ereksiyon sorunu yaşandığı görülmektedir. Sık yaşanan bir sağlık sorunu olmasına rağmen bu sorunu yaşayanların ancak yüzde 10’luk bir kesimi tedavi almaya yanaşmaktadır. Tedavinin ilk aşamasında hastalığın değerlendirilmesi ve risk faktörlerinin ortaya konulmasının ardından çevresel faktörler, egzersiz, hareketsiz yaşam sigara ve alkol tüketimi gibi önlenebilir yaşam şartlarının düzeltilmesi yoluna gidilir.

Tedavi kişiye göre değişebilir

Cinsel fonksiyon bozukluğunun tedavisinde çığır açan, ağızdan alınan ilaçlar, tedavide ilk tavsiye edilen yoldur. Bu ilaçlar doktor kontrolünde son derece güvenli ve etkili sonuçlar verebilmektedir. İleri düzeyde kardiyak problemi olan, ilaçları kullanılmasında bir engel bulunan, ilaçlara bağlı ciddi yan etkileri olan hastalarda ya da bu ilaçların fayda etmediği hastalarda iğne ya da vakum yöntemleri kullanılabilir. Bu yöntemlerinin hiçbirinin fayda göstermediği veya kullanılmadığı hastalarda ise ereksiyon sorunu tedavisinde cerrahi yöntemlere başvurulabilmektedir. Cerrahi yöntemle halk arasında mutluluk çubuğu olarak bilinen protezlerin kullanımı, geri dönüşü olmayan bir yöntem olduğundan tedavide hastalar tarafından son tercih olarak görülmektedir.

Sıkılmak ve utanmak tedaviyi yarım bıraktırıyor

Hastalar farklı nedenlerle uygulana tedaviyi terk edebilmektedirler. Cerrahi uygulamalar dışındaki diğer tedavi alternatiflerinde en önemli terk nedenlerinden birisi hastaların bu tedavi yönetmelerini devamlı olarak kullanacak olmasıdır. Bu ilaçlara/yöntemlere bağlı olarak cinsel yaşam sürmekten çekinmesi ya da bu durumdan bıkkınlık duyması tedaviyi terk etmede etkin olmaktadır. İlaçların ve diğer tedavi yöntemlerinin yan etkilerinin gözükmesi de tedaviyi terk etme nedeni olabilmektedir. Bunların yanında söz konusu tedavilerin sosyal güvenlik kapsamında olmaması ve yüksek maliyet de tedaviyi bırakma nedenleri arasında görülmektedir.

Şok dalga tedavisi her hastaya uygulanabilir

Şok dalga tedavisi böbrek taşlarının kırılması işleminde uzun yıllardır kullanılan bir yöntemdir.  Kalp dokusu ve koroner arterler üzerinde yapılan deneysel çalışmalarda uygulanan düşük yoğunlukta şok tedavisinin yeni damar oluşumunu sağladığı ve kan akımında artışa yol açtığı gösterilmiştir. Bu bulgular sonucunda yöntem koroner damarlar ile benzer özelikte olan penis arteri ve penis dokusu üzerinde de kullanılmaya başlamıştır. Cinsel fonksiyon bozukluklarında kullanılan şok dalgası tedavisi, böbrek taşı kırmakta kullanılan sistemle aynı esasa dayalı olarak çalışır. Ancak cinsel fonksiyon tedavisinde çok daha düşük yoğunlukta bir şok dalgası kullanılmaktadır. Her hastaya uygulanabilmekle beraber; ağızdan alınan ilaçlara veya enjeksiyon tedavisine yanıt veren hastalarda daha iyi sonuçlar alınmaktadır.

Avantajları

Düşük yoğunlukta uygulama yapıldığı için hastanın ağrı hissetmeyeceği düzeyde ama etkin dozda uygulama yapılabilmektedir. Bunun yanı sıra;

  • Hasta partneri yanında herhangi bir ilaç almak zorunda kalmaz.
  • Tedavi süresince yatış gerektirmez, ayaktan uygulanan bir tedavi yöntemidir.
  • Cerrahi bir yöntem olmadığı için anestezi gerektirmez.
  • Sorunun tekrarlaması halinde tekrar uygulanabilir.

19 Ağustos 2015

CANLI DESTEK