“Su İçmek Aklıma Gelmiyor” Demeyin

Yaşam kaynağı suyun insan vücudu için yararları saymakla bitmeyecekken, pek çok insan suyun yaşamda oynadığı temel rolün farkında değildir. Öyle ki; su içmeyi unutanlarla birlikte su ihtiyacını çay ve kahve ile gidermeye çalışanların sayısı azımsanmayacak ölçüdedir. Böbrek sağlığından, cildinizin güzelliğine; kilo vermekten, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesine kadar vücuda pek çok faydası bulunan suyun tüketimi konusunda dikkatli olunması gerekmektedir.

Memorial Ataşehir Hastanesi Dahiliye Bölümü’nden Prof. Dr. Birsel Kavaklı,

“22 Mart Dünya Su Günü” öncesinde suyun faydaları ve tüketilirken dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında bilgi verdi.

Sağlık kaynağı su…

  • Bağışıklık sisteminin görevini yerine getirmesini sağlar, zinde ve dinç kalmada yardımcıdır.
  • Hücrelere besin ve oksijen taşıyarak atıkları uzaklaştırır. Böbreklerin toksik maddelerden temizlenmesine yardımcıdır.
  • Vücudun ihtiyaç duyduğu minerallerin pek çoğunu sağlar, böylece günlük faaliyetler sırasında yakılan kalori miktarını da artırmış olur.
  • Vücut sıcaklığının düzenlenmesinde rol alır.
  • Kan basıncını kontrol eden elektrolitlerin dengelenmesine ve taşınmasına yardımcı olur. Sıcak ve soğuk havaya vücudun uyum sağlamasını sağlar.
  • Cildin esnek, pürüzsüz ve parlak olmasını sağlar.
  • Besinlerin sindirilmesinde görev alır.
  • Emziren kadınlarda, süt üretimini artırır.
  • Eklemlerin kayganlığını sağlar.
  • Böbrek taşları, idrar yolu enfeksiyonları ve kabızlık gibi çeşitli hastalıklardan korunmaya yardımcı olur.

İçeceğiniz suyun kalitesine özen gösterin

Su; hidrojen ve oksijen atomlarından oluşur. Bunun yanında suyun içerisinde bir takım mineraller de vardır. Suda kalsiyum, magnezyum ve sodyum klorür bulunmaktadır. Bunlar normal bir su içeriğinde bulunması gereken maddelerdir. Ancak bir de nitrit, kurşun, civa, gibi suyun içerisinde bulunmaması gereken maddeler vardır. Biyolojik bakteriler ve mikropların karışması suyun kirlendiği anlamına gelir. Terkos ve şebeke suları kontrollüdür; ancak içme suyu kalitesi farklıdır. Şebeke sularında yapılan analizlerde toksik maddeler arındırılır. Biyolojik arıtma ise suya konulan klor ile sağlanır. Sebze meyve yıkama ve yemeklere katılan sulara bu açıdan dikkat edilmelidir. Biyolojik bakteriler ve mikropların suya karışması ile kolera gibi salgınlar olabilir. Sebze ve meyveleri yıkadığımız sulara biraz sirke konularak yarım saat bekletilmesi ile bakteriler yok edilebilir.

Vücutta su azaldığı zaman sağlığınız için alarm zamanıdır

İnsan vücudunun  % 70 -75’i sudur. Bu orana kan, hücre içi ve dışı tüm sular dahildir. Buna “total vücut suyu” denir. Total vücut suyu eksildiğinde vücut otomatik olarak eksikliğine dair belirti vererek su tüketilmesi ihtiyacını belirtir. Vücut suyu azaldığı zaman ve kayıp telafi edilememişse “dehidratasyon” yani “sıvı kaybı” meydana gelir. İshal, idrar, terleme gibi aşırı sıvı kayıplarında ve bu sıvı kaybından doğan ihtiyacın karşılanamadığı durumlarda meydana gelir. Su kaybı olduğu zaman beyinde bulunan susama merkezine uyarı gönderilir.

Su içememe gibi bir hastalık yoktur

Midesi bozuk olan, kusan, yemek borusunda ya da sindirim sisteminde hastalığı olanlar su içmek istemeyebilir ancak tıpta suyu içememe gibi bir hastalık tarif edilmez. Genellikle şeker hastalarında aşırı su içme isteği görülür. Çok idrar çıkarıldığından su tüketme ihtiyacı artar.

Su bağımlılık yaratmaz

Çok su içmenin bağımlılık yaratma gibi durumu yoktur. Çay, kahve, çorba gibi sıvılarda susuzluk giderilebilir. Sakız çiğneme ile salgılanan tükrük geçici olarak susamanızı geçirir.Yani sadece su ile sıvı alımı olmamaktadır. Önemli olan sıvının organizmaya girmesidir. Ama insanlar susuzluğunu gidermek için su içer, aslında insanlar psikolojik olarak su ister. Soda mineralli bir sudur, hazmı ve sindirimi kolaylaştırır ama nitrit oranı önemlidir.

Sadece su içerek zayıflanmaz

Su tüketmek geçici tokluk yaratabilir; ama fazla tüketmek de zararlıdır. Yemekten önce su içmek kişide geçici şişkinlik yapar. İdrar atımı ile bu durum geçer. Protein ya da yağlı gıdalar 2 ile 4 saat midede kalmaktadır. Su için böyle bir şey söz konusu değildir. Kişi açlığını su ile geçiriyor ve daha sonrada yemek yemiyorsa metabolizması ona uygun olduğundan zayıflıyor olabilir. Su içerek idrarla yağ da atılamaz. “Su, yağları eritir” inanışı doğru değildir.

Aşırı sıcak ve soğuk su içilmemeli

Kalp hastaları soğuk su içtikleri zaman, bu durum yemek borusunun soğumasına ve damarlarda büzüşmeye neden olabilir. Çok sıcak ya da çok soğuk içme faydalı değildir. Farenjit gibi hastalıkların varlığında da içilecek su ne sıcak ne soğuk, oda sıcaklığında olmalıdır.

Suyu plastik kapta saklamayın

İçilecek olan suyun kalitesine önem verilmelidir. Plastik şişede alınan sular, toprak ya da cam kaplarda saklanmalıdır. Eğer saklanılan su yosunlaşma gibi yeşil renge dönmüş ise içerisinde organik madde var demektir. Bu suların tüketilmemesi uygun olacaktır.

17 Mart 2011

CANLI DESTEK