Tiroit Hastalıkları Kadınlarda Artış Gösteriyor

Üşüme, yorgunluk, kilo artışı, çarpıntı, sinirlilik ve iştahsızlık gibi birçok belirti ile kendini gösteren tiroit hastalıkları erkeklere oranla kadınlarda daha fazla görülüyor. Tiroit bezinin az veya çok çalışması vücutta pek çok sistemi olumsuz etkilerken son yıllarda geliştirilen modern yöntemler sayesinde tedavide başarılı sonuçlar alınabiliyor . Memorial Etiler Tıp Merkezi Genel Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Gürsel Soybir, tiroit hastalığı ve tedavide kullanılan cerrahi yöntemler hakkında bilgi verdi.

Tiroit bezi, besinlerle alınan iyotu toparlar ve T3- T4 adı verilen tiroit hormonlarını üretir. Bir insanın sağlıklı olabilmesi için tiroit hormonlarının devamlı ve yeterli miktarda salgılanması gerekmektedir. Az miktarda salgılanması vücut fonksiyonlarının yavaşlamasına, fazla miktarda salgılanması ise vücut fonksiyonlarının hızlanmasına neden olmaktadır.

Tiroit hastalıkları gebe kalmayı engelleyebiliyor

Çocuk sahibi olmak isteyen kadınların gebelik öncesi mutlaka tiroit fonksiyonlarının değerlendirilmesi gerekmektedir. Tiroit bezi az çalışan kadınlar, gebe kalmakta zorluk çekmekte, gebe kaldıkları takdirde de düşük ihtimali artmaktadır. Tiroit hormonu eksikliği anne karnındaki bebeğin zeka ve fiziki gelişimini de olumsuz etkilemektedir. Tedavi ile tiroit fonksiyonu normale dönen kadınlarda riskler ortadan kalkmaktadır.

Tiroit bezinin kendi başına, devamlı ve vücut gereksinimden fazla olacak şekilde tiroit hormonu üretmesine hipertirodi denmektedir. Menopoz döneminde nispeten sık görülen hipertiroidi, bu dönemde zaten artan kemik erimesi riskini daha da artırır. Gebelerde hipertirodi tedavi edilmezse, preeklampsi olarak bilinen tansiyon yüksekliği- gebelik zehirlenmesi, bebekte gelişme geriliği, erken doğum ve bebeği anne karnında kaybetme riski artmaktadır.

Tedavi yöntemleri rahatsızlığa göre değişiyor

Tiroit bezinin yol açtığı bazı rahatsızlarda ilaç ve radyoaktif iyot tedavisi uygulanmaktadır. Tiroitin iyi ve kötü huylu hastalıkları cerrahi olarak tedavi edilmektedir. Tiroit bezinden kaynaklanan rahatsızlıkların doğru teşhisi için aile öyküsünün yanı sıra hastanın şikayetlerinin belirlenmesi de çok önemlidir. Bunun yanında, ultrason ve sintigrafi de kesin tanının konulmasında kullanılan son derece güvenli yöntemlerdir.

Nodül varsa cerrahi müdahale gerekli

Tiroit bezinde, nodül belirlenmiş hastaların, kesinlikle bir cerraha yönlendirilmesi gerekmektedir. Yapılan biyopsi tetkikinde kanser belirlenirse ya da kanser şüphesi varsa kesinlikle cerrahi yöntem uygulanmalıdır. Bunun yarı sıra kanser riski bulunmasa dahi nodülün ya da tiroit bezinin çok büyüyüp etraftaki organlara baskı yapması ağrı, yutkunma güçlüğü gibi şikayetlerin gözüktüğü durumlarda da cerrahi yöntem önemli bir tedavi seçeneğidir. Bazı tip kanserlerde tiroit bezinin tamamının ya da tama yakınının alınması öngörülmektedir. Büyük tümörlü hastalarda ya da daha kötü seviyeli kanser tiplerinde çıkarılan tiroit dokusuna ilave olarak, boyundaki lenf nodlarının da çıkarılması gerekmektedir. Çok sayıda iyi huylu tiroit nodülleri olan veya büyük guatrı olan hastalarda da tiroit bezinin tamamının çıkarılması etkili bir yöntemdir. Tek taraflı nodülü olan diğer tiroit lobu normal olan hastalarda ise, tiroit dokusunun yarısının alınması yeterli olmaktadır.

1 günde taburcu olunuyor

Cerrahi operasyon, boynun alt kısmından yapılan küçük bir kesi ile gerçekleştirilir. Boynun orta kısmındaki kaslar ayrılarak tiroite ulaşılmaktadır. Hastalar genellikle ameliyattan 3-4 saat sonra yataktan kalkarak normal beslenebilmektedir. Ameliyattan sonra, genellikle 1 gün içinde taburcu edilen hastalar, 4-5 gün içerisinde sorunsuz şekilde işine dönebilmektedir.

26 Ocak 2015

CANLI DESTEK