Yaz Sıcaklarında Sağlıklı Kalmak İçin Öneriler

Sıcakların aşırı yükselmesi, sağlık sorunu olmayan birçok kişiyi bile olumsuz etkiliyor. Hatta aşırı sıcaklar bazen yaşamı tehdit edici boyutlara ulaşabiliyor. Başta güneş çarpması, sıcak krampları gibi birçok rahatsızlık, sıcakların etkisi ile ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle aşırı sıcakların sağlığı olumsuz etkilememesi için bir dizi önlem alınması çok önemli. Sıcak sendromlarının, hava sıcaklığı 32˚ C’nin ve nem oranı %60’ın üzerine çıktığında görülmeye başladığı göz önüne alındığında; “Gencim, bana bir şey olmaz” demek yanlış. Çocuk, genç ya da yaşlı herkesin bu konuya özenle yaklaşması çok önemlidir.

Memorial Ataşehir Hastanesi İç Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Birsel Kavaklı, sıcak hastalıklarına karşı alınması gereken önlemler ve sıcaklarda sağlıklı kalmanın yollarını anlattı.

 

Sıcaklarda en çok görülen sağlık sorunları hangileridir?

 

Bulanık görmenizin nedeni sıcak çarpması olabilir

Sıcak oranlarının çok yüksek olduğu günlerde karşılaşılan güneş çarpması önemli ve tehlikeli bir sağlık sorunudur. Yüksek ateş, terleyememe, komaya kadar giden sinir sistemi bozuklukları, halsizlik, baş ağrısı, baş dönmesi, kusma, bulantı, nabız hızlanması sıcak çarpmasının ilk belirtileri olabilir. Ancak sonrasında; algılama ve koordinasyon yeteneğinin bozulması, görme netliğinde bozulma, göz çukurlarının belirginleşmesi, bilincin kaybolması ortaya çıkabilir. Böyle durumlarda hiç vakit kaybetmeden bir sağlık merkezine başvurmak gerekir.

Aşırı tuz kaybı sıcak kramplarını tetikler

Genellikle en çok hareket eden kısımlar olduğu için kol ve bacaklarda veya karında aşırı sıcaktan tuz kaybı ile birlikte sıcak krampları görülebilir. Terleme ile kaybedilen su ve tuzun sadece su içilerek karşılanması yeterli değildir. Bu durumda kanda sodyum değeri düşük olarak kalacağından, sıcaklara bağlı kramplara neden olacaktır.

Sıcak havalarda geceler uykusuz geçer

Yaz aylarında, özellikle sıcak ve rutubetli günlerde uyuyabilmek kimi zaman imkansız hale gelebilir. Vücut ısısının hava sıcaklıklarına bağlı olarak artması, uykuya dalma ya da aralıksız uyuyabilmeye engel olmaktadır.

Sıcaklar kronik yorgunluk yapar

Sıcak havalarda, yataktan kalkmakta zorlanma ve gündelik işleri yaparken isteksiz olma gibi durumlar yaşanabilir. Bu dönemde yetersiz besin alınması, vitamin ve mineral eksikliği sıcaklara bağlı kronik yorgunluk şikayetlerini artırmaktadır. Ancak sıcağa bağlı olarak düşünülen bu tür yorgunluklar uzun süreli ve sık sık oluyorsa, altta yatan başka sağlık sorunları da dikkate alınmalıdır. Tiroit ve böbreküstü bezinin çalışma düzensizlikleri, tansiyon hastalıkları, kalp hastalıkları, enfeksiyon hastalıkları, sigaranın fazla kullanılması ve kansızlık, yorgunluk belirtilerini artıran nedenlerdir.

Sıcak zehirlenmeleri ve seyahat ishallerine dikkat

Sıcak havalarda besinler çok kolay bozulabilmektedir. Hijyen kurallarına dikkat edilmeden yapılan yemekler, iyi yıkanmayan sebze ve meyveler, bağırsak enfeksiyonlarına davetiye çıkarabilir. Yazın bağırsak enfeksiyonlarına sebep olan bakteriler yiyeceklerde daha kolay ürer. Bu nedenle sıcaklara bağlı olarak yazın daha çok besin zehirlenmesi, yaz ve seyahat ishalleri görülebilir. Bir yemek üstüne konan sineğin bıraktığı bakteri bile üreyerek hastalığa yol açabilir.

“Hep güneş altındayım bana bir şey olmaz” demeyin

Güneş ışınlarının uzun vadede deri kanserlerine neden olabileceği unutulmamalıdır. Uzun süre ultraviyole (UV) ışınlarına maruz kalan kişilerde erken yaşlanma, ciltte deformasyon, leke ve cilt kanseri risklerini artırmaktadır. Kişinin deri tipi ne olursa olsun belli bir doz ve sürenin üstündeki güneş ışınlarına maruz kalması halinde, UV ışınlarının erken, orta ve geç dönemde etkileri ortaya çıkacaktır.

Kronik hastalıkları olanlar sıcaklarda hangi sağlık sorunları ile karşılaşabilir?

 

Tansiyon nemli havayı sevmez

Aşırı sıcaklar ve yüksek nem tansiyon hastalarını olumsuz etkilemektedir. Vücut, ısısını dengeleyemediği için kan basıncı artar. Bu nedenle nemli havalar yüksek tansiyon hastaları için uygun değildir.

Sıcakta inme riski yüksek

Sıcak havalar, özellikle 50 yaşının üzerindeki yüksek tansiyon hastalarında, beyin kanaması riskini de artırmaktadır. Sıcakla birlikte artan vücut ısısı; özellikle sinir hasarının eşlik ettiği diyabetik hastalarda, idrar söktürücü tansiyon düşürücü ilaç alanlarda ve yeterince sıvı tüketmeyen hastalarda tansiyonun ciddi oranda düşmesine neden olabilir.

Serinleme isteği fibromiyaljiye yol açabilir

Güneşin zararlı etkilerinden korunmamın en önemli yolu şapka ve şemsiyedir. Şapkanın ıslatılarak kullanılması serinlemek açısından yararlı olabilir. Ancak bunun sürekli yapılması doğru değildir. Islak bir şapka ya da kıyafetle uzun süre rüzgara maruz kalmak, fibromiyalji adı verilen kas ve iskelet sistemi hastalıklarına yol açabilir. Serinlemenin yolu ıslak kıyafetlerle rüzgara maruz kalmak olmamalıdır.

Yazın en sağlıklı serinleme yolları nelerdir?

Güneş çarpmasında hastaya tuzlu ayran içirin

Güneş çarpması olduğunda hastayı mutlaka serin bir yere almak gerekir. Onu yavaş yavaş soğutmak ve sıvı takviyesi yapmak gerekir. Kişinin bilinci açık ise tuzlu bir ayran içirilebilir. Yavaş yavaş buz ile kompresler de yapılabilir.

 

Tansiyon ilacınızın yaz ayarını yaptırın

Tansiyon hastaları; yaz aylarında sıcak havalarda en sık karşılaştıkları tansiyon düşmesi sorununa karşı önlem almalıdır. Tansiyon sık sık ölçtürülmeli, yaz ayı başlangıcında rutin doktor muayenesi yaptırılmalıdır. Tansiyon düşme problemi sıklıkla hissediliyorsa, vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır. Yaz aylarında kullanılan tansiyon ilaçlarının dozları da sıcaklara göre ayarlanmalı, ilaçların yaz ayarı yapılmalıdır.

Hipertansiyon hastaları yazın tuzu artırabilir

Yazın oluşan tuz kaybı nedeniyle sodyum, potasyum, magnezyum içeren içeceklerin tüketilmesi önemlidir. Kalp hastalığı veya hipertansiyonu olup, tuzsuz diyet alan kişiler dışında gıdalarla tuz alımı artırılmalıdır. Tuz kısıtlaması olanlar ise; sıvı ve tuz kaybı yönünden çok dikkatli olmalıdır. Yazın tuzsuz diyet yapan hipertansiyon hastaları tuz kaybını önlemek için doktorlarına danışarak tuz tüketimini belirlemelidir. Durumlarına göre bir miktar tuz tüketimini artırabilirler.

Kronik yorgunluğa karşı ılık duş alın

Sıcaklara bağlı olarak ortaya çıkan kronik yorgunluğu engellemeye karşı, dengeli beslenme ve düzenli uyku önemlidir. Özellikle ılık duş, canlandırıcı etki yaratabilir. Yeterli besin alınması, vitamin ve mineral desteği de kronik yorgunluğa karşı alınması gereken önlemlerdir.

Sıcaklarda iyi uykunun sırrı pamuklu yatak takımları

Sıcak havalarda sağlıklı ve kaliteli bir uyku uyumak için de beslenme kurallarına dikkat etmeli ve iyi bir uyku ortamı oluşturmalıdır. Öncelikle akşam yemeklerinde ağır, yağlı yemeklerden ve kafeinden kaçınmalıdır. Bunlar uykuya dalmayı güçleştirir veya kalitesini bozar. Uyunacak yerin havadar olmasına, çarşaf, yastık kılıfı ve pikenin de pamuklu ürünlerden seçilmesine dikkat edilmelidir.

 

Yüksek ateşte antibiyotik yerine ateş düşürücü kullanın

Vücudun normal ısısı 36.1-37.8 olarak kabul edilir. Eğer sıcakların etkisi ile bir ateş yüksekliği yaşanıyorsa bu durumda hemen antibiyotik alınmamalıdır. Bunun yerine bir ateş düşürücü kullanılmalı, 2 gün geçmeyen ve 38 derecenin üstünde olan ateş durumlarında ise mutlaka doktora başvurulmalıdır.

 

Sıcak kramplarına karşı tuzlu sıvı tüketin

Kramplar, kısa fakat tekrarlayıcı ve can yakıcı olabilir. Vücut ısısı normaldir ve hasta normal ya da biraz üstünde terleyebilir. Sıcakta yapılan efordan sonra dinlenmeye geçildiği zaman ortaya çıkabilen kramplar, soğuk bir duş sonrası da görülebilir. Bu nedenle kramp durumunda hastanın öncelikle serin bir yerde dinlenmesi sağlanmalıdır. Kramplar bu sayede hafifleyebilir. Dinlenme sonrası krampta azalma olmadıysa, 1-2 bardak tuz içeren sıvı alınmalıdır. Kramp girmiş kasa, kesinlikle masaj yapılmamalıdır.

 

El ayak şişmelerine soğuk uygulayın

Yaz aylarında el ve ayakların şişmesi gibi oldukça sıkıntılı durumlar yaşanabilir. Bu durum, sıcak havalarda dokularda su toplanması sonucu meydana gelmektedir. Sıcak havalarda vücudun sıvı ihtiyacı daha da artar, aşırı terleme ve damarlarda sıcağın etkisiyle oluşan genişleme ile de el ve ayaklarda şişlikler olmaktadır. Soğuk uygulama yapılarak bu ödemin azalması sağlanabilir. Soğuk uygulama, buzlu su dolu bir kovanın içine el ya da ayakların 10-15 dakika batırılması şeklinde olabilir. Ayrıca ayakuçlarından bileğe doğru hafif bir masaj uygulaması da yararlı olabilir. Eğer el ve ayak şişlikleri zaman içerisinde geçmiyorsa farklı sorunları işaret ediyor olabilir. Mutlaka bir doktora başvurulmalıdır.

Klima ile serinleyeyim derken zatürreye yakalanmayın

Klima, zatürrenin en önemli nedenlerindendir. Buna, klimalardan alınan “Legionella” bakterisi sebep olmaktadır. Bakımları iyi yapılırsa ve düşük ayarlarda kullanılırsa klimaların sağlığımıza bir zararı olmaz. Ancak klimalar bilinçsizce kullanıldığı için sağlıklı bir bireyi bile hasta edebilir. Yatarken klimaları düşük ısılarda bırakmak doğru değildir. İdeali, ısının 23-24 derece, nispi nemin de yüzde 40-50 arasında olacak şekilde ayarlanmasıdır. Isıdan fazla ortamın nemi insanda rahatsızlık yaratabileceğinden nem alıcı çalıştırılarak klima kullanılırsa, daha sağlıklı olabilir.

Şeker hastasıysanız yanınızda mutlaka “şeker” taşıyın

Şeker hastaları yazın normal aktivitelerinden farklı bir sportif aktivite yapacaksa, şeker düzeylerinde bir ayarlamanın yapılması gerekir. Bunun için mutlaka doktorun görüşü alınmalıdır. Uzun bir yürüyüş yapacak şeker hastalarının yanında ek karbonhidrat bulunmalıdır. Şeker düşüşlerine karşı önlem alabilmek için yanında şeker içeren bir besin ile sokağa çıkmalıdır. Hipoglisemi durumunda 2-3 şeker yenebilir. Daha ciddi durumlarda ise örneğin bilinç bulanıksa, şekerli serum ve glukagon gerekebilir. Yazın tatlı tüketimine de dikkat edilmelidir. Şeker hastaları tatlı yerine ara öğün olarak meyveli yoğurt tüketebilir.

Sıcak havalarda ek vitamin alınmasına gerek yok

Sıcak havalarda daha enerjik daha zinde olabilmek adına ek vitaminler alınmasına gerek yoktur. Hayvansal ve bitkisel proteinler ile vitaminler mutlaka doğal besinler yoluyla alınmalıdır. Bunları yeteri kadar alamayıp kronik diyet yapan kişilere ise vitamin takviyesi sağlanabilir. Çocukların da ek vitamine ihtiyacı yoktur. Düzenli meyve sebze tüketen çocuklara yaz döneminde vitamin şurubu verilmesi gerekmez. Yaz aylarında vücudun ihtiyacı olan D vitamini de güneşten alınmaktadır.

Suyu her saat başı bir bardak tüketin

Günde en az 2-2.5 lt su tüketilmesi çok önemlidir. Ancak içilen çay ve gazlandırılmış içecekler su tüketim oranını düşürmektedir. Sıcaklarda vücudun sağlıklı kalabilmesi için ağız kurumasını ya da susamayı beklemek yanlıştır. Çünkü sıcakların etkisiyle terleme vücudun ciddi oranda su kaybına neden olmaktadır. Vücut suyu azaldığında kayıp telafi edilememişse, “dehidrasyon” (sıvı kaybı) meydana gelir. Bu nedenle mutlaka her saat başı su içilmelidir.

Kalp hastaları soğuk su içmemeli

Çok sıcak ya da çok soğuk içme faydalı değildir. Kalp hastaları soğuk su içtikleri zaman, bu durum yemek borusunun soğumasına ve damarlarda büzüşmeye neden olabilir. Farenjit gibi hastalıkların varlığında da içilecek su ne sıcak ne soğuk, oda sıcaklığında olmalıdır.  

 

Mentollü sakızlarla ferahlayın

Sıcak havalarda serinletici gibi gelse de, gazlı içeceklerden uzak durulmalıdır. Su dışında tüketilebilecek en masum içecekler ayran ve limonatadır. Limonatada hem C vitamini hem karbonhidrat vardır. Meyvenin suyu yerine kendisinin tüketilmesinin daha yararlı olduğu unutulmamalıdır. Mentol ise damarları genişleten ve serinleten bir maddedir. Mentollü sakılar da sıcaklarda ferahlık verebilir.

Salçalı yemek yerine haşlama yemekleri tercih edin

Sıcak havalarda sindirimi kolay hafif besinler tercih edilmelidir. Ağır, salçalı ve yağlı yemeklerden uzak durulmalıdır. Bunun yerine bol sebze ve meyve tüketilmeye özen gösterilmelidir. Haşlanmış sebzelerle yapılmış yemekler ve zeytinyağlılar tercih edilmelidir.

Sporunuzu akşam saatlerinde yapın

Zorunlu olmadıkça, güneş ışınlarının dik geldiği sabah 10.00 ile öğleden sonra 16.00 arasında dışarıya çıkılmamalıdır. Özellikle çocuklar, yaşlılar, hamileler, kalp, şeker ve tansiyon hastaları zorunlu olmadıkça sıcaklığın en belirgin olduğu 11.00-16.00 saatleri arasında dışarıya çıkmamalıdır.  Hava sıcaklığının yüksek olduğu günlerde aşırı egzersizden kaçınılmalıdır. Açıkta çalışmak zorunda olanlar mümkün olduğunca güneş altında korunmasız kalmamaya, sık sık bol sıvı ve mineral almaya dikkat etmelidirler. Eğer sporunuzu yapacaksanız havanın daha serinlediği akşam saatlerini ya da güneş ışığının dik gelmediği sabahın erken saatlerini tercih edin.

Mantar olmamak için ayakkabınızı çorapsız giymeyin

Sıcak havalarda kıyafet seçimi doğru yapılmalıdır. Hafif, teri emen, ince, pamuklu, bol giysiler giyilmelidir. Ayaklarda mantar oluşumunu engellemek için pamuklu çoraplar giyilmelidir. Ayakkabılar çorapsız giyilmemeli, her gün yıkandıktan sonra iyice kurulanmalıdır. Yazlık yerlerde ise sıcak çok daha fazla hissedildiğinden serinlemek için hiçbir şey giymeden, bikini ya da mayo ile dolaşmanın da hiçbir faydası yoktur. Bu güneş ışınlarına direkt maruz kalınmasına sebep olur.

Soğuk duş değil ılık duş ferahlık verir

Sıcak havalarda duş almak hem serinleme hem de kendini iyi hissetme bakımından önemlidir. Suyun çok sıcak ya da soğuk olmamasına dikkat edilmelidir. Ilık duş rahatlama sağlayacaktır. Özellikle kalp hastalığı gibi kronik rahatsızlığı olanlar buna dikkat etmelidir. Önemli olan terin vücuttan atılıp toz, toprak gibi maddeler ile kapanan ciltteki gözeneklerin açılmasıdır. Gözenekler kapalı olursa kişi terleyemeyeceğinden, sıcakların etkisine daha çok maruz kalacaktır.

20 Temmuz 2015

CANLI DESTEK