İlk Hastası Kendisi Oldu

Çocukluğundan beri en büyük hayali doktor olmaktı. Üniversiteye hazırlandığı dönemde karaciğer yetmezliği teşhisi konuldu. Ama rahatsızlığı Tıp Fakültesi’ni kazanmasına engel olmadı. Okulda öğrendiklerinin yardımıyla hastalığının evrelerini takip eden Mehmet Ali Malkoç, karaciğer nakli olması gerektiğini de ilk olarak kendi tespit etti.

Geleceğin doktoru 24 yaşındaki Mehmet Ali Malkoç, hastalığının tedavisi için de dünyaca ünlü karaciğer cerrahları Prof. Dr. Münci Kalayoğlu ile Prof. Dr. Koray Acarlı’yı seçti.

2002 yılının başından beri karaciğer yetmezliği şikayeti yaşayan Mehmet Ali Malkoç, bu süre zarfında çeşitli hastanelerde tedavi gördü. Önceleri hastalığının üzerinde çok fazla durmayan Malkoç geçtiğimiz yaz aniden fenalaştı.

Genç Doktor Adayı Mehmet Ali Malkoç, hastalığın son evresinde olduğunu anladı. Durumunun ciddiyetini ailesiyle de paylaşan Malkoç, organ nakli olması gerektiğini aksi taktirde ise yaşama şansının çok fazla olmadığını biliyordu.

Nakil için Memorial Hastanesi Organ Nakli Merkezi’ne gelen genç doktor adayı ilk önce kısa bir süre kadavra listesinde bekledi. Fakat süre uzayınca imdadına 18 yaşındaki kardeşi Gökhan Malkoç yetişti. Üniversite sınavlarına hazırlanan Gökhan Malkoç, bir an bile tereddüt etmeden karaciğerinin bir bölümünü ağabeyine vermeyi kabul etti.

Memorial Hastanesi Genel Cerrahi, Çocuk Cerrahisi ve Organ Nakli Merkezi Başkanı Prof. Dr. Münci Kalayoğlu ile Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Koray Acarlı ve ekibi tarafından gerçekleştirilen 9,5 saatlik başarılı bir operasyonla Gökhan Malkoç’un karaciğerinin bir bölümü ağabeyi Mehmet Ali Malkoç’a nakledildi.

Nakilden kısa bir süre sonra sağlığına kavuşan genç doktor adayı Malkoç: “Tıp fakültesi öğrencisi olduğum için Koray ve Münci Hocamızın başarılarını yakından takip ediyordum, hiç tereddüt etmeden buraya geldim. Kardeşim de bir an bile düşünmeden verici olmayı kabul etti. 1 hafta önce nakil oldum, şu an çok çok iyiyim. İyi ki daha fazla beklememişim. Bekleseydim belki de 1-2 hafta ömrüm kalmıştı. Hastalığımın teşhis ve tedavisinde tıp fakültesi öğrencisi olmamın büyük etkisi oldu. Mesela geri dönüşümsüz döneme girdiğimi anlamam benim açımdan çok kolay oldu. Yoksa tedavi altına alındığım başka hastanelerde nakil için beni hep bekletiyorlardı. Ama iyi ki tıp camiasının içindeymişim. Ben bilinçli olarak kendimi tedavi etmeye ve nakil olmaya yönelttim. Organ bağışı Türkiye’de maalesef çok az. Herkes organ bağışında bulunmalı. Bir insanın 7-8 kişiye hayat verebilmesi kadar güzel bir şey yok. Çevremdeki bütün insanların organlarını bağışlamalarını sağlayacağım. Hatta organ nakli yapılan hastaların hayatlarını anlatan bir kitap yazmak istiyorum.” diye konuştu.

Memorial Hastanesi Çocuk Cerrahisi Bölümü’nden Doç. Dr. Turan Kanmaz, gerçekleştirilen karaciğer nakliyle ilgili şunları söyledi: “Hastamız karaciğer yetmezliği olan ağır bir hastaydı. Kısa süre içerisinde de kadavradan organ bulmak mümkün olmadı. Türkiye’de organ bağışı rakamları çok düşük olduğu için  bu tür durumlarda canlıdan vericili karaciğer nakli yapmak zorunda kalıyoruz. Vericinin damarları anatomik açıdan nakile uygundu. Çok güzel bir operasyon geçirildi. Alıcı da verici de şu anda gayet sağlıklı.”

Diğer Başarı Hikayelerimiz...