Çocuk ve Genç Sporcu Sağlığı Merkezi

Bölüm Hakkında

Aileleri tarafından sağlıklı bir yaşam için spora yönlendirilen çocuklar ve gençler, gerekli önlemler alınmadığı takdirde performans düşüklüğü ve çeşitli sağlık problemleri ile karşılaşabiliyor. Spora başlamak için çocuğun istekli olmasından çok, fizyolojik olarak yeni tempo için hazırlıklı olması gerekiyor. Çocukların ve gençlerin spor hayatının başlangıcında ortopedik, kardiyolojik, fizyolojik kontrollerden geçmesi ve diyetisyen kontrolünde hazırlanan doğru beslenme programına uyması önem taşıyor.

Memorial Çocuk ve Genç Sporcu Sağlığı Merkezi, konusunda uzman doktorlardan oluşan kadrosu ve modern teknolojik imkanları ile çocukları spora en doğru şekilde hazırlamayı amaçlamaktadır.

Memorial Çocuk ve Genç Sporcu Sağlığı Merkezi’nde multidisipliner yaklaşım

Çocukların erken dönemde bir spor dalıyla ilgilenmesi, ileriki yıllarda sağlık ve fizik kondisyon başta olmak üzere disiplin, paylaşım, takım çalışması gibi birçok açıdan önemli kazanımlar elde edilmesini sağlayabilmektedir. Ancak bazen hobi, bazen de profesyonel olarak yapılan sportif etkinlikler sonucu istenmeyen durumlar yaşanabilmektedir. Yetişkinlerde olduğu gibi çocukluk döneminde de spora başlamadan önce kapsamlı bir kontrolden geçilmesi gerekmektedir.

Memorial Hastanesi Çocuk ve Genç Sporcu Sağlığı Merkezi de bu düşünceden hareketle, alanında uzman ekibiyle multidisipliner anlayışla hastalarına hizmet vermektedir. Merkez kapsamında çocuklar ve gençlerin ortopedi ve travmatolojik, kardiyolojik kontrolleri yapılmaktadır. Ayrıca uzman diyetisyenlerden spor öncesi ve spor sonrası beslenme önerileri alınmaktadır.

Çocuğunuz sporu yaralanarak bırakmasın

Organize spor aktiviteleri ve takım sporları, tüm gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de giderek yaygınlaşmaktadır. Çocukların sporla ilgilenmeleri ve organize spor aktiviteleri içinde yer almaları; fiziksel, psikolojik ve bilişsel zekalarının gelişmesi konusunda yaşamlarına çok şey katmaktadır. Ancak, her spor dalının özellikle de takım sporlarının gerektirdiği fiziksel asgari şartlar araştırılmadan spora yönlendirilen çocuklarda, gerek yaralanma gerekse önceden var olan ve tanısı konmamış hastalıklara bağlı olarak üzücü olaylarla karşılaşılabilmektedir.

Yapılan araştırmalar spor aktivitelerine bağlı yaralanmalar nedeniyle çocuk ve gençlerin 15 yıl içinde sporu bırakma oranının %70-80’lere ulaştığını göstermektedir.

Spor aktivitesi için asgari sağlık şartlarının sağlanmadığı bir çocukta en azından başarısızlık ve sakatlık oranı daha fazla görülmektedir. Oysaki takım içinde başarılı ve sağlıklı olarak spor aktivitelerinde bulunan çocuklar; paylaşım, özgüven ve motor yetenek gelişimi açısından yaşıtlarından üstün özellikler sergileyebilmektedir.

Eklem kas ve tendon yapısı incelenerek uygun spora yönlendirme yapılmalı

Spora başlamadan önce sağlık ve fiziksel yeterlilik açısından değerlendirme yapılması çocuklarda da erişkinlerdeki kadar önemlidir.  

Çocuk ve gençlerin, sağlıklı bir spor hayatı geçirip gelecekte oluşabilecek yaralanmaların önüne geçebilmek adına ortopedik açıdan değerlendirilmelidir. Çocukların eklem, kas ve tendon yapısı, genetik özellikleri her sporu yapmaya uygun olmayabilir. Her uzun boylu çocuk basketbol için uygun aday değildir. Marfan sendromu olan bir çocuğun bu spora yönlendirilmesi çok büyük tıbbi sorunlar doğurabilmektedir. Eklem gevşekliği jimnastik sporu için avantaj sağlarken diğer spor dallarında sakatlanmaya yol açabilmektedir.

 

Spor öncesi sağlık değerlendirmesi sakatlıklardan koruyabilir

Çocuklar ve gençler genellikle zevk aldıkları içi spor yapmaktadırlar. Aileler ve çocuğun gelecekteki spor yaşamının emanet edildiği takım antrenörlerinin sadece kazanmak üzerine odaklanması fiziksel sorunları da beraberinde getirebilmektedir. Özellikle küçük yaştaki çocukların kazanma odaklı bir ortamda gerekli fiziksel değerlendirme ve hazırlık yapılmadan sınırlarının ötesinde zorlanması, sakatlıkla sonuçlanmaktadır. Ergenlik ve boy uzamasının hızlandığı dönemlerde sıklığı artan bu yaralanmaların en büyük nedeni aşırı yüklenmeden kaynaklanmaktadır.

Büyüyen çocukta koordinasyon, esneklik ve dengede azalma, spor performansında düşme ve yaralanma olasılığını da artmaktadır. Oluşabilecek yaralanmaların önlenmesi ancak bir takım çalışması ile birçok tıp dalının içine alındığı Çocuk ve Genç Sporcu Sağlığı merkezlerinin yaygınlaşması ile mümkündür. 

Sağlıklı bir toplum için spor aktivitelerinin genç yaşta benimsenip bir yaşam tarzı haline gelmesi önemlidir. Ancak spor yaygınlaşırken eşlik eden yaralanma ve sakatlık riskinin artması hem çocuk hem de aileler bakımından zararlıdır. Sağlıklı bir spor hayatı için spor öncesi sağlık değerlendirmesi gerekliliktir.

Güvenli spor ile çocuklarda ani kalp ölümleri önlenebilir!

Sakatlanmalar ve yaralanmaların ötesinde gerekli sağlık kontrollerinden geçmeyen çocuk ve gençler spor yaparken hayatlarını kaybedebilmektedir. Son yıllarda hızla artan bu tür kayıplar bilinçsizce yapılan sporun kalp üzerindeki olumsuz etkisini ortaya koymaktadır.

Yapılan araştırmalar ani kardiyak ölümlerin çocuk ve genç nüfusta 100 binde 3-6 olduğunu, bunların yüzde 25’inin de egzersiz sırasında gerçekleştiğini göstermektedir. Bu yüzden güvenli ve çocuğun yapısına uygun egzersiz seçmek hayati önem taşıyabilmektedir.

Çocuk ve gençlerin ilk değerlendirmesi Aile Hekimi veya Pediatri Uzmanı tarafından yapılır. Ancak çocuğun kalp ritmi ve anatomisi ile ilgili önemli detayları Pediatrik Kardiyoloji uzmanı incelemelidir. Çocukta eforla ilişkili;

  • Göğüs ağrısı
  • Açıklanamayan baygınlık
  • Efor sonrası zorlu solunum
  • Aşırı yorgunluk
  • Üfürüm
  • Hipertansiyon olup olmadığını sorgulanmalıdır.

Ailenin kalp geçmişi sorgulanmalı

Aileden iyi bir öykü alınması, özellikle çocuğun ani kardiyak ölüm nedeniyle hayatını kaybeden bir yakınının olup olmadığının öğrenilmesi gerekir. Son olarak da kardiyovasküler risk analizi yapılarak egzersiz miktarı, yoğunluğu ve şekline karar verilmelidir. Bununla birlikte ağır grip olan ve ilaç kullanan çocukların hasta olduğu günlerde spora ara vermesi gerekmektedir. Çünkü ilaçlar ve gribal enfeksiyonun kendisi kalp ritmini doğrudan etkileyebilmektedir

Gerekli kalp tetkiklerinden sonra spora başlanmalı

Spor sırasında sorun çıkarabilecek kalp hastalıklarının bazıları fizik muayeneyle saptanabilirken, bazıları için elektrokardiyografi (EKG) yapılması gerekir. EKG basit bir yöntem olarak görülse de değerlendirilmesi büyük önem taşır. Sonrasında çocuğun kalbinin morfolojik olarak sağlıklı olup olmadığı ekokardiyografi (EKO) ile değerlendirilir. EKO ile çocuk ve ergenlerde en sık ani kardiyak ölüme yol açan hipertrofik kardiyomiyopati gibi hastalıklar kolayca belirlenebilir. Kalp hastalıklarının teşhisinde egzersiz (efor) testi de önemli rol oynar. Vücut hareket halindeyken kalbin atım hacmi çoğalır. Egzersizle oksijen tüketimi, kalp hızı ve kan basıncı arttığından birçok hastalık görünür hale gelir. Spor sırasında olan değişimleri gözlemlemek için efor testi yaptırılması gerekmektedir. “Katekolaminerjik polimorfik ventriküler taşikardi gibi ani kardiyak ölüme yol açan birtakım hastalıklar sadece efor testiyle teşhis edilebilir. Ritim bozuklukları ve doğumsal kalp hastalıklarının bazı tipleri de bu test sırasında kötüleşme gösterebilir.

Çocuklarda kalple ilgili en sık görülen hastalıklar;

  • Kalpte delik
  • Darlık
  • Kapak problemlerini içeren doğumsal kalp hastalıkları
  • Kalp kası, kalp zarı ve kalbin iç yüzeyini etkileyen edinsel kalp hastalıklarıdır.

Yetersiz beslenme gelişim sorunlarına yol açabilir

Çocukların sağlıklı gelişmesi ve sporun kazanımlarından faydalanabilmesi için doğru gıda seçimiyle hazırlanmış, düzenli bir beslenme programı uygulanması büyük önem taşımaktadır. Yeterli, dengesi iyi planlanmış ve spor dalına uygun beslenme, çocuk ve gençlerin sağlıklı bir gelişim süreci geçirmelerini mümkün kılmaktadır. Pediatrik yaş grubunun beslenmesindeki ana amacı; büyümeyi ve gelişmeyi sağlarken sağlıklı zihinsel ve bedensel fonksiyonlar için gerekli besinleri yeterli miktar vermektir.

Sporcu çocuklarda enerji açığı;

  • Boy kısalığı
  • Adet bozuklukları veya ergenliğin gecikmesi
  • Kas kitlesinin kaybı
  • Büyüme ve gelişmede yavaşlama
  • Çeşitli mineral-vitamin eksikliğiyle ortaya çıkan anemiler
  • Yorgunlukla beraber hastalık ve sakatlanmalara eğiliminde artışa neden olmaktadır.

Eğer kaybedilenden fazla enerji alımı varsa bu da aşırı kilo veya obeziteyle sonuçlanabilmektedir.

Spor yapan çocuk en az 6 öğün yenilmeli

Temel beslenme kuralları hemen herkes için benzerlik göstermektedir. Ancak sporcuların enerji ve besin gereksinimleri, diğer kişilere göre daha fazladır. Bu ihtiyaçlar; yaş, cinsiyet ve spor dalına göre farklılık olabilmektedir.

Voleybol ve tenis gibi sporlar çabukluk ve kuvvet gerektiren sporlar olduğu için enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla yüksek oranda karbonhidrata, kas gücü için de orta düzeyde proteine gereksinim duyulmaktadır.

Yüzücülerin az yağlı ve yüksek karbonhidratlı beslenme düzeni ise dayanıklılığın ve performansın artmasına, yorgunluğun geciktirilmesine önemli katkılar sağlamaktadır.

Çocuk sporcuların, yetişkinlere göre kilo başına duydukları enerji ihtiyacı daha fazladır. Artmış olan ihtiyacı karşılayabilmek için ana ve ara öğünlerin atlanmaması gerekir. Beslenme düzeninin günlük üç ana, üç ara öğün hatta gerekiyorsa dört ara öğün şeklinde planlanması önemlidir.

Bölüm Doktorları

CANLI DESTEK