Kolorektal Cerrahi Merkezi(Sindirim Sistemi Ameliyatları)

Bölüm Hakkında

Genel cerrahinin bağırsak hastalıklarıyla ilgili bölümüne Kolorektal cerrahi denilmektedir. Memorial Şişli Hastanesi Kolorektal Cerrahi Merkezi’nde;

  • Kolon ve Rektum kanserleri
  • Crohn hastalığı
  • Ülseratif kolit
  • Kabızlık
  • Rektosel gibi kalın bağırsak hastalıkları ileri teknoloji cihazların desteği ve deneyimli cerrahi ekiple tedavi edilmektedir.

KOLON VE REKTUM KANSERİ

Ülkemizde kadınlarda ikinci, erkeklerde üçüncü sırada yer alan kolon ve rektum kanseri, kalın bağırsak ve kalın bağırsağın son kısmı olan rektumdan kaynaklanan kanserlerdir.

Kolon ve Rektum Kanseri Nedenleri Nelerdir?

  • Her yaşta görülebilen kalın bağırsak ve rektum kanserinde risk oranı 50 yaşından sonra artmaktadır. Hastaların büyük bir çoğunluğu 50 yaş ve üzerindedir. 50 yaşından sonra her 10 yılda risk ikiye katlanmaktadır.
  • Kolon ve rektum kanserinde genetik hikaye yani ailede benzen kanser hikayesinin bulunması etkili olabilmektedir. Kalın bağırsak ve rektum kanseri olan 5 kişiden birinde ailesel geçiş söz konusudur. Bununla birlikte hastaların %80’inin ailesinde kolon ve rektum kanseri hikayesi bulunmamaktadır. Birinci ve ikinci derecede akrabalar veya kendisinde; aşağıdaki hastalıkların olması riski artırmaktadır.
    • Kalın bağırsak kanseri hikâyesi
    • Kalın bağırsak polibi hikâyesi olması
    • Ülseratif kolit ve Crohn hastalığı olanlar (8-10yıldan fazla süre ile hasta olanlarda risk artar)
    • Meme, yumurtalık ve rahim kanseri olanlar
  • Beslenme şekli ve çevresel faktörler de kalın bağırsak ve rektum kanseri nedeni olabilmektedir. Beslenme düzeninde hayvansal yağ, düşük lifli gıda, alkol ve sigara bulunan kişilerin risk oranı artmaktadır.
  • Şişmanlık ve sedanter yani hareketsiz yaşam da kalın bağırsak ve rektum kanseri riskini artırabilir.

Kolon ve Rektum Kanseri Belirtileri Nelerdir?

  • Makattan kanama
  • Dışkılama alışkanlıklarında değişiklikler
  • Karın ağrısı
  • Kilo kaybı
  • Kansızlık-Solukluk
  • Şişkinlik

Kolon Ve Rektum Kanserinin Tedavisi

Kolon ve rektum kanserinin tedavisi ameliyat yani cerrahi yöntemdir. Kolon ve rektum kanseri ameliyatında hastalıklı kısım çıkartıldıktan sonra bağırsak tekrar birleştirilir. Anastomoz denilen bu cerrahi yöntem sayesinde hastanın dışkılama için oluşturulan açıklık- torbaya (ostomi) ihtiyacı olmaz.

Kalın bağırsak kanseri ameliyatında uygulanan bu yöntem rektum kanserinde daha farklıdır.

Rektum makattan sonraki kalın bağırsağın yaklaşık 15-18 cm’lik kısmıdır. Rektum; alt, orta ve üst rektum bölümleri olmak üzere 3 kısımda incelenir.

Üst rektum bölümündeki kanserlerde kalın bağırsak kanserinde olduğu gibi hastalıklı kısım çıkartılır ve bağırsaklar birleştirilir.

Orta rektum bölümündeki kanserlerde bağırsaklar birleştirilir ancak birleştirilen bağırsak bölümünde dikişlerin tutması için daha sonra kapatılmak üzere ince bağırsak geçici olarak dışarıya alınır.

Alt rektum kanserlerinde kişiye kalıcı ostomi açılması gerekebilir.

Kolon ve Rektum Kanserinde Laparoskopik ve Robotik cerrahinin Avantajları

Kolon ve rektum kanserinin cerrahi tedavisi günümüzde laparoskopik (kapalı) ve robotik cerrahi olarak güvenle yapılmaktadır.

Laparoskopik ve robotik cerrahinin yarattığı avantajlar

Laparoskopik cerrahi 0.5 ve 1 cm’lik kesilerle karından özel aletler ve kamera girilerek yapılan cerrahidir. Ameliyatın başlangıcında çalışma ve görüş sağlayabilmek için, karın içi karbon dioksit gazı ile şişirilir. Bu yöntemle aynı ameliyatı daha küçük kesilerle yapma imkanı olmaktadır.

Geleneksel cerrahiye göre hastalar daha az ağrı duyar, iyileşme süresi daha kısa olur, yara yeri enfeksiyonu gelişme riski daha azdır ve yara izi daha azdır.

Kolon ve Rektum Kanserin Teravisinde Takip Nasıl Yapılmalıdır?

Tekrarlayan kanserler, en sık iki yıl içinde tespit edilir. Bu nedenle takibin bu dönemde sık yapılması gerekir. Hastayı en az 5 yıl izlemek gereklidir. 5 yıldan sonra takip öncelikle yeni polipleri tespit etmek içindir ve daha seyrek yapılabilir.

CROHN HASTALIĞI

Crohn Hastalığı Nedir?

Crohn hastalığı sindirim sistemini oluşturan yemek borusu, mide, ince ve kalın bağırsaklardaki bir veya birden fazla bölümünde görülebilmektedir. Genellikle ince bağırsağın ‘ileum’ denilen son bölümünde görülür. İltihabi bağırsak hastalığı olan Crohn hastalığı düzelmeler ve alevlenmelerle devam eder. Tedavisinde cerrahi müdahale gerektirebilen ciddi bir hastalıktır.  

Crohn Hastalığının Belirtileri

Kronik ve genellikle geceleri olan ishal, karın ağrısı, şişkinlik, kilo kaybı, bulantı ve ateş Crohn hastalığı belirtileri arasındadır. Crohn hastalığı sonucu bağırsakta daralma yaşandığı durumlarda şişkinlik, ağrı, kusma ve kabızlık gibi şikayetler de görülebilir. Kalın bağırsağın tutulduğu hastalarda dışkı ile kan gelmesi de yaşanabilmektedir. Crohn hastalığı atakları esnasında yorgunluk, halsizlik ve ateş gibi sistemik belirtiler görülebilir. Diğer önemli bulgular ise makat çevresinde görülen çatlak, iltihaplı akıntı yapan fistüller ve apselerdir.

Crohn Hastalığında Tanı

Radyolojik tetkikler Crohn hastalığının teşhisinde kullanılabilmektedir. Ayrıca bağırsağın hangi alanının hastalıklı olduğunun ve şiddetinin belirlenmesinde de radyolojik tetkikler önemli yer tutmaktadır.

Kolonoskopi ile kalın bağırsak ve bazı durumlarda ince bağırsağın son bölümü incelenebilir. Kolonoskopi incelemesi sırasında biyopsi için örnekler de alınabilmektedir.

Crohn hastalığının ince bağırsak ve kalınbağırsak tutulumlarında kanser gelişme riski bulunmaktadır. İnce bağırsak tutulumu ile seyreden Crohn hastalığında normale göre kanser gelişme olasılığı 100 kat fazladır. Kanser daha çok ileumda ve kronik seyirli hastalığın olduğu bölgede oluşur.

Crohn Hastalığı Tedavisinde İlaçlar

Crohn hastalığında iltihabi reaksiyonu engellemeyi amaçlayan 3 ana tedavi grubu ilaç kullanılmaktadır.

  • Aminosalisilatlar: Hafif ve orta dereceli hastalıkta kullanılırlar.
  • Kortikosteroidler: Aktif hastalıkta aminosalisilatların yetersiz kaldığı durumlarda belirtileri gidermek amacıyla kullanılır.
  • Bağışıklık düzenleyici ajanlar: Bu ilaçlar uzun süreli tedavilerde kullanılırlar.

Crohn Hastalığında Ameliyat

İlaçlar yetersiz kaldığında veya apse, bağırsak tıkanıklığı, bağırsak delinmesi, kanser ya da kanser öncüsü lezyonlar geliştiğinde ameliyata başvurulmalıdır.

Crohn hastalığı tedavisinde hastalıklı bağırsağın çıkarılması kalıcı bir çözüm getirmemektedir. Cerrahinin mutlak gerekli olduğu durumlarda ise bundan kaçınmak sorunların artmasına neden olabilir. Makat çevresindeki apse, fistül gibi rahatsızlıklarda, bu bölgeye yönelik lokal bazı girişimler yapılabilir. İlaç tedavisine bağlı gelişen yan etki zararlarının önlenmesinde ve çocuklarda gelişim geriliği gibi durumlarda da cerrahi tedavi ön plana çıkmaktadır.

KABIZLIK

Seyrek dışkılamayı ifade etmek için kullanılan kabızlık, haftada 3 kereden az dışkılama olarak tanımlanabilir. Bununla birlikte dışkı miktarının azalması, güçlükle dışkılama, tamamen boşalamama ve dışkılamak için çeşitli ilaçlara ihtiyacı olmak da kabızlık olarak nitelendirilebilmektedir. Kabızlık tıkayıcı tipte olabileceği gibi bağırsak hareketlerinde yavaşlama olarak da yaşanabilmektedir. Kısa süreli yaşanan kabızlıklar normal durum olarak değerlendirilmektedir.

Kabızlığın Nedenleri 

Kabızlığın en önemli nedenleri arasında yetersiz lifli gıda ve sıvı alımı ile birlikte hareketsiz yaşam tarzı gelmektedir. Ancak kabızlığın tek nedeni bunlar değildir. Seyahat, gebelik ve diyet değişiklikleri de kabızlığa neden olabilir. Halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen diyabet, parkinson hastalığı, multipl sklerozis, tiroid hastalıkları ve skleroderma gibi rahatsızlar da kabızlığa neden olabilir. Bunun yanında kullanılan ağrı kesiciler, antidepresanlar, hipertansiyon için kullanılan diüretikler, demir hapları, kalsiyum içeren ilaçlar ve aleminyum içeren antiasitler bağırsak hareketlerini yavaşlatarak kabızlığa yol açabilir.  Kabızlık, 3 haftadan fazla sürerse veya dışkıda kan görülürse bir doktor tarafından muayene ve tetkik edilmesi gereklidir.

Kabızlığın Tedavisi

Kabızlık tedavisinde ilk basamak olarak hastalara lifli gıdalarla beslenmek ve bol sıvı alımı önerilir. Egzersiz yapmak da bağırsak fonksiyonlarını hareketlendirdiği için faydalıdır. Beslenme düzenindeki basit değişiklikler ve egzersiz  çoğu hastada olumlu sonuç vermektedir. Ancak kabızlığa neden olan altta yatan başka bir hastalık varsa öncelikle bu hastalığın tedavi edilmesi veya kontrol altına alınması gerekmektedir.

Kabızlığı gidermek için dışkı yumuşatıcı ilaçlar ve lavmanlar sadece doktor tarafından önerildiğinde kullanılmalıdır. Çoğu hasta için dışkılama zamanının günün belirli saatlerinde düzenli olarak yapılması fayda sağlar.

‘Biofeedback tedavisi’: Bir çeşit fizik tedavi ile kasların güçlendirilmesine dayanan bu yöntem pelvik taban kaslarında fonksiyon bozukluğu olan hastalarda, karın kasları ile pelvik taban kaslarının koordineli çalışmasını sağlayarak, kabızlığın azalmasını sağlayabilir.

Cerrahi: Diğer tedavi yöntemlerinden fayda sağlanamayan ciddi kronik kabızlıklarda ameliyatla kalın bağırsağın bir kısmının çıkarılması gerekebilir. Kabızlık tedavisi için ameliyat yapılması nadiren gerekir. Pelvik taban hastalığı olan hastalarda cerrahi tedavi önerilmemektedir.

REKTOSEL (BAĞIRSAK FITIĞI)

Halk arasında bağırsak fıtığı olarak bilinen Rektosel rektum ön duvarının kadınlarda vajinaya erkeklerde ise mesaneye doğru uzanmasıdır. Erkeklerde çok nadir görülen rektosel daha çok kadınlarda ortaya çıkmaktadır. Rektosel bazen pelvik taban kaslarının genel zayıflığının bir parçası olarak görülebilir. Bu hastalarda beraberinde uterin veya vajinal prolapsus, rektal prolapsus, dışkı veya idrar kaçırma görülebilir.

Rektoselin Nedenleri Nelerdir?

Rektosel farklı nedenlerden ortaya çıkabilmektedir. Altta yatan rektosel nedeni pelvik taban kaslarında zayıflama ve rektovajinal septumda incelmedir.

Kadınlarda rektosel için çeşitli risk faktörleri bulunmaktadır

  • Çok sayıda vajinal doğum
  • Zor doğum
  • Epizyotomiler
  • Kabızlık
  • Rahmin alınması

Rektosel daha çok ileri yaşta görülmekle birlikte bazen genç ve hiç doğum yapmamış kadınlarda da yaşanabilmektedir

Rektosel Belirtileri Nelerdir?

Rektosel belirtileri vajinal veya rektal olabilir.

Rektosel vajinal belirtileri;

  • Vajinaya dıştan bası
  • Vajinada kütle hissi
  • Cinsel ilişki sırasında ağrı
  • İleri safhalarda vajinal kanama

Rektosel rektal belirtileri;

  • Kabızlık
  • Zorlanarak dışkılama
  • Tam boşalamama
  • Dışkılama esnasında vajinanın içine doğru büyüyen şişlik
  • Vajina arka duvarına bastırıldığında daha rahat dışkılama.

Rektosel Teşhisi Nasıl Yapılır?

Rektosel teşhisi genellikle vajina ve rektumdan yapılacak muayene ile yapılır. Ancak muayene ile rektoselin derecesi ve büyüklüğünü belirlemek zordur. Tanı için uygun yöntem defekografidir. Bu yöntemle rektoselin büyüklüğü ve ıkınma ile rektumun ne kadar boşaldığı görülebilir.

Rektosel Tedavisi

Şikayetlere neden olmayan rektosel tedavisine gerek yoktur. Genel olarak rektoseli olan hastalar, yüksek lifli besinlerle beslenmeli ve bol su içerek kabızlıktan korunmalıdır.

Tıbbi Tedavi

Yüksek lifli gıdalarla beslenin ve bol su için. Lifler sünger gibi suyu çekerek daha yumuşak dışkılamaya neden olur.

Tuvalette uzun sure oturmaktan kaçının. Eğer tamamen boşalma olmuyorsa, ara verip daha sonra tekrar deneyin. Rektosele karşı baskı uygulanmak bazen dışkıyı doğru yoluna iterek faydalı olabilir.

Cerrahi Tedavi

Medikal tedaviye rağmen şikayetler devam ediyorsa, cerrahi tedavi gerekebilir. Rektoselin cerrahi tedavisi için çeşitli cerrahi teknikler vardır. Rektosel tamiri anüsten, vajinadan, anüs ve vajina arasından veya karından yapılabilir.

Bölüm Doktorları

Memorial Şişli Hastanesi