Türk doktorun meme sağlığı ile ilgili çalışmaları dünya literatürüne girdi

Meme kanseri hastalarında tümörlerin alınması için kullanılan işaretleme yöntemleri, tedavi başarısı ve hasta konforu açısından büyük önem taşıyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Meme Sağlığı Merkezi’nden Prof. Dr. Fatih Aydoğan ve ekibi, meme kanserinde kitle işaretlemesi konusunda dünya literatürüne yeni yöntemler tanımlayarak çok önemli çalışmalara imza attı. Kitle işaretlemede AROLL, MOLL, IFOLL gibi dünya literatürüne giren yöntemlerin geliştirilmesine öncülük eden Prof. Dr. Fatih Aydoğan ve ekibinin çalışmaları uluslararası arenada prestijli dergilerde makale olarak yayımlanırken, yurtdışından gelen birçok cerraha da simülasyon yöntemi ile eğitimler verildi.

Meme cerrahisinde yeni nesil işaretleme yöntemleri başarıyı artırıyor

Kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanseri vakaları son yıllarda dünyada ve ülkemizde önemli bir artış gösteriyor. Ancak teknolojik ilerlemelerle beraber meme kanseri cerrahisinde geliştirilen yöntemler başarılı sonuçlar alınmasını sağlıyor. Ameliyat esnasında hastalar ve doktora önemli konfor sunan, cerrahide başarı oranlarını artıran bu metotlar meme kanseri hastalarının hızla sağlığına kavuşmasına önemli katkıda bulunuyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Meme Sağlığı Merkezi’nden Cerrahi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Fatih Aydoğan, meme kanseri cerrahisinde başarıyı artıran işaretleme yöntemleri hakkında bilgi verdi. 

AROLL tekniği Dr. Fatih Aydoğan ve ekibi tarafından dünya literatürüne kazandırıldı

Muayenede hissedilemeyen meme kanserlerinin doğru olarak bulunması ve temiz bir sınırla çıkarılması için işaretleme yöntemleri kullanılmaktadır. Bugüne kadar işaretlemede en çok kullanılan metot tel rehberliğinde lokalizasyon olarak bilinmekteydi. Ancak memedeki telin hasta ve hekimler için rahatsızlık oluşturması, tel giriş yeri ile kitle arasındaki mesafe nedeniyle ameliyat alanının genişlemesi, telin ameliyat günü yerleştirilme zorunluluğu gibi nedenlerle planlamada sorunlar yaşanması bu yöntemin dezavantajları arasında yer almaktadır.

Tel yönteminin dezavantajları bulunduğu için alternatif işaretleme yöntemleri tanımlanmıştır. Bunlardan en çok kullanılanlar radyoaktif madde kullanarak yapılan ROLL (Radioguided Occult Lesion Localization) ve RSL (Radioguided Seed Localization) yöntemleridir. Radyoaktif madde ile işaretlemenin tel yöntemine göre birçok avantajı olduğu görülmüştür. Kitlenin üzerinden kesi yapılabilmesi, işaretlemenin ameliyattan bir gün önce yapılabilmesi, ikinci ameliyat riskinin daha az olması, hasta ve hekimler için daha konforlu bir yöntem olması bu avantajlar arasındadır. Ancak ROLL ve RSL yöntemlerinde radyoaktif madde kullanıldığı için Nükleer Tıp Bölümüne ihtiyaç duyulmaktadır. Bunun yanında RSL yönteminin bir merkezde başlatılması için bir yıla yakın bir süre hazırlık yapılması ve özel önlemler alınması gerekmektedir. Koltuk altı lenf bezleri için uyarlanmış AROLL yöntemi Dr. Fatih Aydoğan ve çalışma ekibi tarafından Türkiye’de geliştirilmiştir. AROLL tekniği “Journal of Surgical Oncology” dergisinde yayımlanmıştır.

Radyoaktif yöntemlerin bazı kısıtlılıkları nedeniyle alternatif metotlar da kullanılmaya başlanmıştır. Yeni nesil olarak kabul edilen bu yöntemler arasında Magseed (Manyetik Çekirdek), MOLL (Magnetic Occult Lesion Localization), IFOLL ve RFID (Radiofrequency Identification Tag) yöntemleri bulunmaktadır.

Magseed yönteminde işaretleme ameliyattan çok önce yapılabiliyor

Magseed yönteminde kitle içine pirinç tanesi büyüklüğünde (1x5 mm) manyetik parçacık (seed) yerleştirilir. Manyetik akımı gösteren özel bir dedektör (manyetik prob) kullanılarak işaretli bölge çıkarılır. Bu yöntemin avantajları arasında işaretlemenin ameliyattan çok önce (+30 gün) yapılabilmesi, Nükleer Tıp Bölümü gerektirmemesi ve tekniğin radyoaktivite içermemesi sayılabilir.

MOLL yönteminde Nükleer Tıp Bölümü’ne ihtiyaç duyulmuyor

MOLL yönteminde nanopartikül boyutundaki demir parçacıkları içeren bir solüsyon kitle içine enjekte edilir. Bu yöntem Dr. Tümay Aydoğan ve çalışma ekibi tarafından tanımlanmıştır. Manyetik akımı gösteren özel bir dedektör (manyetik prob) kullanılarak işaretli bölge çıkarılır. Bu yöntemin avantajları arasında Nükleer Tıp Bölümü gerektirmemesi ve tekniğin radyoaktivite içermemesi sayılabilir. Simülasyon modelinde ROLL yöntemi ile benzer sonuçlar elde edilmiştir.

IFOLL yöntemi Türkiye’de geliştirildi

IFOLL yönteminde kitle içine indosiyanin yeşili enjekte edilerek kızıl ötesi kamera yardımıyla kitle çıkarılmaktadır. Bu yöntem Dr. Fatih Aydoğan ve çalışma ekibi tarafından Türkiye’de geliştirilmiştir. Yöntem “Breast Care” dergisinde makale olarak yayımlanmıştır. Çıkarılan bölgenin eş zamanlı olarak görülebilmesi, Nükleer Tıp Bölümü gerektirmemesi ve radyoaktivite içermemesi bu yöntemin avantajları arasındadır. Dezavantajları ise ameliyathane ışıklarının işlem sırasında azaltılmasını gerektirmesi ve derin yerleşimli lezyonların yeterince görüntülenememesidir.

Büyük boyutlu tümörlerde radyofrekans yöntemi kolaylık sağlıyor

Radyo frekans son yıllarda meme cerrahisinde de kullanılmaya başlamıştır. Radyo frekans yönteminde memedeki kitle içine anten işlevi gören küçük bir parçacık yerleştirilir. Antenin yerini gösteren özel bir dedektör ile kitlenin yeri belirlenir. RFID dedektörü kitleye olan mesafeyi milimetre olarak gösterir. Tel yöntemiyle benzerlik gösterse de mesafenin ölçülmesi gibi avantajları bulunmaktadır. Bu yöntemde hem sesli hem göstergeli sinyallerle tümör içine yerleştirilen ve anten işlevi gören parçacıkların yeri tespit edilmektedir. Özellikle çok odaklı ya da geniş alanda yerleşimli tümörlerin çıkarılmasında büyük oranda kolaylık sağlamaktadır.

Tüm yeni yöntemler önce simülasyon modelinde test ediliyor

Tüm bu yöntemlerin kullanıma girmeden önce klinik öncesi çalışmaları yapılmaktadır. Buna ek olarak Memorial Bahçelievler Hastanesi Meme Sağlığı Merkezi’nde özel olarak tanımlanan simülasyon tekniği uygulanmaktadır. Dr. Fatih Aydoğan ve Harvard Tıp Fakültesi’nden araştırmacıların yer aldığı çalışma ekibi tarafından tanımlanan bu simülasyon modelinde hindi göğsünün içerisinde tümör modeli oluşturulur. Tıpkı bir meme ameliyatı gibi yeni nesil işaretleme yöntemlerini kullanarak tümör hindi göğsünün içerisinden çıkarılmaktadır. Getirilen bu yeni teknik uygun bulunursa klinik kullanıma geçilmektedir. Önceki yıllarda tüm bu karşılaştırmalar hastalarda yapılmaktaydı.

31 Ağustos 2020