Ukraynalı kanser hastası Antalya'da ikinci kez doğdu

Ukrayna’da yaşayan 49 yaşındaki ressam Olena Yarmoliuk, eşinin sağlık sorunu için başvurduğu hastanede, yine onun ısrarı ile tahlil yaptırdı ve karın bölgesinde tümör olduğunu öğrendi. Ancak kanserin kaynağı bir türlü belirlenemedi ve sonunda karaciğerde başlayan bir tümör olduğu söylenerek ameliyat önerildi. Ülkesinden, bir arkadaşının tavsiyesiyle Memorial Antalya Hastanesi’ne sonuçlarını gönderen Yarmoliuk, buradaki değerlendirmenin ardından, tümörün pankreasta olabileceği bilgisini aldı. Tedavi için Antalya’ya gelen Yarmoliuk; Onkoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, Girişimsel Radyoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Aykut Aktaş ve Genel Cerrahi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Alihan Gürkan’ın birlikte gerçekleştirdiği multidisipliner tedavi yaklaşımıyla sağlığına kavuştu ve ülkesine döndü.

Tümörün nerede olduğu anlaşılamadı

Ukraynalı Olena Yarmoliuk, 2018 yılının Aralık ayında eşiyle birlikte check up yaptırmak için hastaneye başvurdu. Eşinin ısrarı ile genel kan tahlili ve ultrason yaptıran Yarmoliuk’a, karın bölgesinde bir tümör bulunduğu fakat tümörün hangi organdan tutulum yaptığının bilinmediği söylendi. Ukrayna’da, onkoloji merkezi de dahil olmak üzere 3 merkeze başvuran Yarmoliuk’un, karaciğerinde görülen metastaz primer olarak değerlendirilerek, ameliyat olması gerektiği söylendi.

Arkadaşının tavsiyesini dinledi

Olena Yarmoliuk ameliyat olmaya karar verdikten sonra daha önce Memorial Antalya Hastanesi Onkoloji Bölümü’nde tedavi edilerek sağlığına kavuşan bir arkadaşı ile görüştü. Arkadaşı zaman kaybetmeden Antalya’ya gitmesi gerektiğini söyledi. Ertesi gün Ukrayna’da ameliyata alınacak olan Yarmoliuk sonuçlarını hemen Memorial Antalya Hastanesi’ne gönderdi. Prof. Dr. Özdoğan tümörün pankreasta, karaciğerde görülen çoklu lezyonların da metastaz olduğunu ve bu durumda ameliyat edilemeyeceğini iletti. 4 kürlük bir tedavi ile pankreastaki kitle ve metastazların minimuma indirilerek hasta ameliyat edilebilir hale ancak gelebilecekti.

Ukrayna’da ameliyat olmaktan son anda vazgeçti

Olena Yarmoliuk, sonuçlarını, Türkiye’de lutesyum tedavisi önerdiklerini belirterek Almanya Münih’te bir kliniğe başvurdu. Başvurdukları klinik, Türkiye’de tedaviye devam etmesi gerektiğini ve doğru tedavi yaklaşımı olduğunu iletti. Ardından zaman kaybetmeden Antalya’ya gelen Yarmoliuk, çekilen PET sonrası Girişimsel Radyoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Aykut R. Aktaş’ın aldığı biyopsi sonucunda pankreasında nöroendokrin tümör olduğunu öğrendi. Ukrayna’da ameliyat olmaktan son anda vazgeçtiğini söyleyen Olena Yarmoliuk; “Buraya gelmeseydim Ukrayna’da ameliyat olduğum için şu anda yaşamıyor olacaktım. Bu yüzden Mustafa Hocama duyduğum minneti anlatamam” dedi.

Multidisipliner tedavi yaklaşımıyla sağlığına kavuştu

Olena Yarmoliuk’e, “pankreas nöroendorin tümör” tanısı konduktan sonra uygulanan 4 seans lutesyum tedavisinin ardından çekilen PET sonuçlarında, metastazların çok küçüldüğü ve ameliyat edilebilir hale geldiği anlaşıldı. Doç. Dr. R. Aykut Aktaş, karaciğerin tam ortasında derinde kalan tümöre mikro dalga iğnesi ile girerek, tümörü yerinde girişimsel yöntemle yakılmasını sağladı. Yüzeyde kalan diğer tümörler için Genel Cerrahi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Alihan Gürkan devreye girdi. Nöroendokrin tümörlerin son zamanlarda daha sık görüldüğünü belirten Prof. Dr. Gürkan; “Hastamızın en büyük şansı son anda bize ulaşması oldu. Cerrahi operasyondan önce yapılan tüm tedaviler hastamızı cerrahiye hazırladı. Onkoloji ve Girişimsel Radyoloji tedavisinin ardından kalan tümörleri de tamamen temizleyerek hastamızın sağlığına kavuşmasını sağladık” diye ekledi.

“Ameliyat olduğum gün ikinci doğum günüm oldu”

Hayata dört ele sarılan Olena Yarmoliuk tüm doktorlara minnettarlığını iletirken, sözlerine şöyle devam etti; “Ben inancımı hiç kaybetmedim ve sonucunda hayatta kaldım. Yolun sonuna geldiğimi hiç düşünmedim, düşünmek istemedim. Yaşadığım, hastalığımdan kurtulduğum için o kadar mutluyum ki! Artık burası benim ikinci memleketim ve iyileştiğim tarih ikinci doğum günüm oldu.” Eşinin yaşadığı tüm süreçle ilgili duygularını anlatan Ivan Yarmoliuk; “Benim için en önemlisi doktorlarımızın yüzünde eşimin kesinlikle yaşayabileceğinin sinyallerini görmekti. Bunu gördükten sonra çok rahatladım. Evimizden çok uzakta zor bir süreç yaşadık ama burada hiç yabancılık çekmedik. Herkes evimizde gibi hissettirdi” diye belirtti.

17 Şubat 2020