Erkeklerde Cinsel İsteksizlik Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Erkeklerde Cinsel İsteksizlik Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Cinsel isteksizlik pek çok kişinin farklı dönemlerde karşılaştığı bir sorundur. Cinsel isteksizlik belirtileri, nedenleri ve tedavisine dair pek çok merak edilen soruya Memorial Şişli Hastanesi  Üroloji / Androloji Bölümü'nden Prof. Dr. Murat Başar yanıt verdi.

Cinsel İsteksizlik Nedir?

Cinsel isteksizlik kişinin cinsel ilişkiye girme duyumunda ya da cinsel ilişkiye girme isteğinde azalma olması tablosudur. Halk arasında ‘’cinsel soğukluk’’ olarak da adlandırılan cinsel isteksizlik yeterli cinsel uyarı olmasına rağmen kadın ve erkekte cinsel herhangi bir isteğin duyulmaması anlamına gelir. Cinsel isteksizlik cinsel etkinlik isteğinin azalması ya da hiç olmaması şeklinde tanımlanabilir.

Cinsel İsteksizlik Belirtileri

Temel belirti cinsel isteğin olmamasıdır. Bunun sonucu olarak cinsel ilişki sıklığında azalma yaşanmaktadır. Diğer taraftan depresif duyguların gelişmesi, yorgunluk, halsizlik gibi belirtiler de izlenebilir.

Erkekte Cinsel İsteksizlik Nedenleri

Cinsel isteksizlik genel olarak psikolojik faktörlere bağlı olmanın yanı sıra erkeklik hormonu olan testosteron eksikliği neticesinde de karşımıza çıkabilmektedir. Testosteron erkeklerde cinsel dürtü yani libidonun düzenlenmesinde etkili temel faktördür.

Antidepresan İlaçları Cinsel İsteği Azaltır Mı?

Antidepresan ilaçlar uzun süreli kullanıldığında özellikle 6 aydan sonra santral etkili mekanizmalarda etki göstererek cinsel fonksiyonu ve isteği baskılamaktadır. Uzun süreli antidepresan kullanan hastalara bu etkilerinden dolayı sertleştirici ilaçların kullanımı önerilmektedir. 

B12 Eksikliği Cinsel İsteksizliğe Neden Olur Mu?

B 12 vitamini eksikliğinin cinsel istek ve cinsel fonksiyon üzerine etkili olabileceğine dair çeşitli yayınlar bulunmaktadır. Ancak, bu konu da henüz yeteri bilgi yoktur. Diğer taraftan, B 12 vitamini özellikle erkeğin gençleştirilmesi amacıyla destek tedavisi olarak kullanılmaktadır.

Tansiyon İlaçları Cinsel İsteksizliğe Neden Olur Mu?

Antidepresan ilaçları gibi bir kısım tansiyon ilaçları da benzer etki ile cinsel isteksizlik yapabilmektedir. Diğer taraftan, tansiyonun varlığı zaten cinsel fonksiyon için risk faktörleri arasında yer almaktadır. Dolayısı ile cinsel fonksiyon bozukluğuna bağlı ikincil kazanç olarak cinsel isteksizlik gelişebilir hipertansif kişilerde. 

Varikosel Cinsel İsteksizlik Yapar Mı?

Testisin iki temel fonksiyonu sperm üretimi ve testosteron hormonu sentezidir. Özellikle, ileri derece varikosel testis boyutlarında küçülme ve sonuçta testiküler fonksiyon bozukluğuna neden olabilir. Böylece, testosteron sentezini azaltarak cinsel isteksizliğe neden olabilmektedir.

Prostat Ve Şeker Hastalığı Cinsel İsteksizlik Nedeni Midir?

Her iki hastalık da yaşam kalitesini bozmaktadır. Özellikle, gece uyku düzenini etkileyecek şiddete varan prostat yakınması olan kişilerde yaşam kalitesinin bozulması sonucu cinsel isteksizlik gelişebilir. Diğer taraftan, prostat yakınması olan kişilerde cinsel fonksiyon bozukluğu da sık izlenen bir sorundur.

Şeker hastalığının direk olarak cinsel isteksizlikle bir ilgisi bulunmamaktadır. Ama yaşam kalitesini bozması ve kronik bir hastalık olması bu hastalarda da psikojenik faktörleri devreye sokarak dolaylı olarak cinsel isteksizliğe neden olabilmektedir. Diğer taraftan, şeker hastalığı organik olarak cinsel fonksiyon bozukluğuna neden olan en önemli sağlık sorunlarından biridir.

Cinsel İsteksizliğin Beslenmeyle İlgisi Var Mıdır?

Beslenme ve cinsel isteksizlik konusunda herhangi bir ilişki kurmak zordur. Afrodizyak etkili çilek, çikolata, ginseng, kakao yağı içeren gıdalar gibi bir takım besinler cinsel dürtüyü uyarıcı etkisi bulunmaktadır.

Cinsel İsteksizlik Ne Zaman Ortaya Çıkar?

Psikolojik nedenlere bağlı cinsel isteksizlik stres başta olmak üzere çeşitli etkili faktörlere bağlı olarak zaman zaman değişik tablolar gösterebilir. Cinsel istek tablosunda zaman zaman azalma yaşanabildiği gibi artışlar da olabilir. Ama organik faktörlere bağlı gelişen cinsel isteksizlik başlangıçta hafiftir ve zamanla ilerleyerek belirgin hale gelir.

Cinsel İsteksizliğin Başlama Yaşı Var Mıdır?

Erkeklerde cinsel isteksizlik için belirli bir yaş grubu bulunmamaktadır. Cinsel isteksizlik oldukça genç yaşlarda da ortaya çıkabilmektedir. İlk deneyimde başarısız olan, daha önce hiçbir cinsel deneyim yaşamayan veya evlilik öncesi tedirginliğe bağlı olarak ortaya çıkabileceği gibi yoğun ders ve sınav temposu yaşayan öğrenci hatta normal günlük aktivitesini sürdüren ancak aşırı stres altındaki işadamında bile görülebilmektedir. Sıklıkla psikolojik etkilerin erken yaşlarda izlenmesine rağmen erkekte cinsel isteksizliğe yol açan organik sorunlar da genç yaşlarda yaşanabilmektedir. Testosteron salınımını etkileyen beyindeki hipofiz ve hipotalamus bölgesi hastalıkları veya testislerdeki fonksiyonel bozukluklar her yaşta ortaya çıkabilmektedir. Ama genellikle halk arasında yanlış bir şekilde “andropoz” olarak adlandırılan bir testosteron eksikliği tablosu 50 yaşından sonra karşımıza çıkmaktadır. 

Andropoz kadınlardaki menopoz durumundan türetilen bir kelimedir. Menopoz, menarşın yani kadında adet görme ve üreme faaliyetinin durması anlamına gelen kelimedir. Halbuki sağlıklı bir erkekte androjenik aktivite yani cinsel fonksiyon ve sperm üretimi hiçbir zaman durmamaktadır. Kadın ve erkeğin temel üreme fonksiyonu arasındaki temel fark budur. Bu nedenle androjenik aktivitenin kesilmesi anlamına gelen “andropoz” terimi, özellikle ileri yaşlarda ortaya çıkan cinsel isteksizlik ve cinsel fonksiyon bozukluğunun adlandırılması için doğru bir ifade değildir. 

Cinsel İsteksizlik Ereksiyon Sorunlarının Yaşanmasına Neden Olur Mu?

Cinsel isteksizlik yaşayan kişide direk olarak ereksiyon problemi vardır denilmesi doğru bir yaklaşım değildir. Ereksiyonu sağlama mekanizmasında testosteron ve cinsel istek önemli rol oynamaktadır. Kişide cinsel istek olmadığı durumlarda zaten ereksiyon yaşanmamaktadır. Cinsel isteksizlik yaşayan kişide bu bağlamda ereksiyon sorunu ortaya çıkabilmektedir. Ancak burada sorunun temelinde cinsel isteksizlik yatmaktadır.

Diğer taraftan, tersi durumlarda yani ereksiyon sorununa bağlı olarak da cinsel isteksizlik yaşanabilmektedir. Ereksiyon sorunu yaşayan kişi ilişkiyi sağlayamadığı için; başarısızlık duygusu, bunun getirdiği tedirginlik ve korkudan dolayı ilişkiye girmek istememektedir. Bu durum da ikincil kazanç olarak cinsel isteksizlik gelişmesine neden olabilmektedir. Aynı problem erken boşalma problemleri yaşayan kişilerde de söz konusu olabilir. Erken boşalma sorunu olan erkekler devamlı aynı sonuçla karşılaşıp partnerini memnun edemeyeceği fikrine kapılarak ilişkiden kaçınmakta ve kronik dönemde cinsel isteksizlik yaşayabilmektedir. 

Cinsel İsteksizlik Teşhisi

Cinsel isteksizliğin belirlenmesinde detaylı bir değerlendirme gerekmektedir. Öncelikle detaylı bir öykü alınarak sorunun ne olduğu, cinsel isteksizliğin birincil tablo mu yoksa altta yatan diğer cinsel fonksiyon bozukluklarına bağlı olarak ikinci kazanç olarak mı geliştiği değerlendirilmelidir. Olaya neden olan olası psikolojik faktörler irdelenmelidir. Hastanın muayenesinde klinik yakınmalarının derecesini sorgulanmalıdır. Neden olabilecek organik bir hastalık varlığı veya ilaç kullanımı araştırılmalıdır.

Ardından tam bir sistemik muayene ve fiziki kontroller yapılmalıdır.  Sekonder seks karakterleri denilen;

Bu değerlendirmelerin ardından laboratuvar testlerinin yapılması gereklidir. Bu amaçla  erkeklik hormonu testosteronun ve bunu etkileyen diğer hormonların değerlendirilmesi gerekir.

Erkekte Cinsel İsteksizlik Tedavisi

Cinsel isteksizliğin nedeni psikolojik nedenlere dayanıyorsa tedavisinde psikiyatri desteği gerekmektedir. Ancak cinsel isteksizlik organik sorunlara dayanıyorsa testosteron hormonu düşüklüğüne neden olan faktörler ortaya konulduktan sonra nedene yönelik tedavi gerçekleştirilmelidir.

Erkeklik Hormonu Nedir?

Erkeklik hormonu testisten salınan testosterondur. Testisten salınan testosteronun büyük bir kısmı vücutta proteine bağlı olarak bulunurken çok az bir kısmı serbesttir. Serbest olan testosteron vücut tarafından kullanılan testosteron formudur.

Erkeklik Hormonu Bozukluğunun Belirtileri Nelerdir?

Testosteronun cinsellik üzerindeki etkilerinin yanında vücutta farklı ve çok önemli görevleri de bulunmaktadır. Testosteron sekonder seks karakterleri olarak adlandırılan

  • Vücut kıllanması
  • Kas ve kemik yapısının gelişimi
  • Ses tellerinin gelişimi ve erkeğe özgü ses tonunun oluşumu
  • Saç yapısının şekillenmesi
  • Cinsel organların gelişimin tamamlanması ve işlevi

gibi cinsiyete özgü yapının gelişmesini sağlamanın yanı sıra;

  • Kan hücrelerinin yapımı
  • Kalp sağlığı
  • Hafıza kontrolü
  • Lipid proflinin kontrolü
  • Kemik ve kas erimesinin önlenmesi gibi önemli görevleri de bulunmaktadır

Testosteron hormonu eksikliğinde belirtilerin sadece cinsel isteksizlik olarak görülmesi gerekmemektedir. Testosteron eksikliğinde belirtiler kadınlardaki menopoz belirtilerine benzerlik göstermektedir.

  • Halsizlik
  • Aşırı sinirlenme
  • Depresyon
  • Duygu durum bozuklukları
  • Uykusuzluk
  • Terleme
  • Aşırı heyecanlanma ve aşırı sakinlik gibi belirtiler gözükebilmektedir.

Erkek Hormon Testi Nedir? Hangi Durumlarda Yapılır?

Testosteron eksikliğinde ortaya çıkan belirtilerde serum testosteron düzeyinin ölçülmesi gerekmektedir. Testosteron düzeyi sabah 08.00 – 10.00 saatleri arasında ölçülmelidir. Erkeklerde hormon düzeli bu saatler en yüksek seviyeye gelirken öğlene doğru azalmaya akşam saatlerinde ise en alt seviyeye inmektedir. Kanın alınmasıyla yapılan erkeklik hormon testinin aç ya da tok karna yapılmasının bir önemi bulunmamaktadır.

Erkeklik Testosteron Testini Bir Kez Yaptırmak Teşhis İçin Yeterli Midir?

Testosteron ölçümü etkili faktörlerle tek başına yeterli olmayabilmektedir. Testosteron ölçüm yönteminin standartize olmaması ve laboratuvarlar arası farklılıklar bulunması nedeniyle ölçümlerin en az 3 kez yapılıp bunların ortalaması alınarak testosteron seviyesi belirlenmelidir.   Bunun yanında vücutta bulunan tüm testosteron ile serbest olarak bulunan testosteron ölçümü de yapılmalıdır. Ayrıca özel bir matematiksel formülle ölçülen, vücudun kullandığı biyoyararlanılır testosteron seviyesi de hesaplanmalıdır.  Hem total testosteron hem serbest testosteron hem de biyo yararlanılır testosteron düzeyi ölçümlenerek her birinin durumu değerlendirilmelidir. Testosteron tedavisi önermeden önce 19 sorudan oluşan sorgulama formlarının da değerlendirilmesi gerekmektedir. Tanı sadece serum testosteron düzeyi düşüklüğü ile değil; klinik bulgular ve laboratuvar bulgusunun birlikte olması ile konulur.   

Erkeklik Hormonu Tedavisinde Hangi Yollar Kullanılmaktadır?

Hormon tedavisinde çeşitli alternatifler bulunmaktadır. Günlük testosteron salınımını yani sabahleyin yüksek öğleden sonra azalmaya başlayan ve akşam en alt seviyeye inen dengenin sağlanacağı bir tablonun temin edilmesi hedeflenmelidir.

Ağızdan alınan tabletler: Her gün kullanılması gerekmektedir. Karaciğere metabozile olarak karaciğer toksitesi yapması, emilimlerinin bağırsaklardan gerçekleşmesi, bir kısmının emilip bir kısmının emilememesi ve gıdalarla etkileşiminin olması gibi dezavantajları bulunmaktadır. Bu dezavantajlardan dolayı günlük testosteron salınım ritmini tam olarak gerçekleştirememektedir.

Jeller:Testosteron seviyesini düzenlemek için üretilen jeller vücudun kılsız bölgelerine sürülmektedir. Ten yoluyla emilim sağlayarak günlük testosteron salınımını düzenleyen jellerin her gün kullanılması gerekmektedir. Her gün kullanım dezavantajına karşın yan etkilerinin daha az olması ve fizyolojik düzeyi sağlaması nedeniyle en uygun tedavi yöntemidir. Diğer taraftan yan etki durumunda hemen kesilebilmesi de mümkündür.

Petler: Jellerin nikotin bandı gibi pet haline getirilmiş şeklidir. Petler de vücudun kılsız bölgelerine yapıştırılmaktadır ve her gün değiştirilmelidir. Jel formlar gibi kullanım ve etki avantajına sahiptir.

Enjeksiyon: Testosteron seviyesini düzenlemek için en yaygın kullanılan tedavi alternatifidir.  Üç haftalık ve 3 aylık kısa etkili enjeksiyonların yanında depo etkili enjeksiyon formları da mevcuttur. Üç haftalık formlarda kısa sürede yüksek testosteron düzeyi sağlanırken sonraki enjeksiyon döneminde tekrar düşük testosteron düzeyi gelişmektedir. Bu nedenle yüksek ve düşük testosteron düzeyleri arasında önemli dalgalanmalar vardır. Üç aylık formlarda ise bu dalgalanma izlenmez ve fizyolojik seviyede serum düzeyi elde edilebilir. Ancak, enjeksiyonların en önemli dezavantajı yan etki ortaya çıktığında vücuttan atılmaları uzun zaman almaktadır.

Erkeklik Hormon Tedavisi Ne Kadar Sürüyor?

Hormon tedavisi ömür boyu sürmektedir. Uygulanan hormon tedavisi;

  • Karaciğer fonksiyon bozukluğu
  • Kan tablosundaki değişiklikler
  • Kardiyak sorunlar
  • Prostat büyümesi gibi yan etkileri olabileceği için hastanın yakından takip edilmesi gerekmektedir.

Hastanın klinik tablosuna, testosteron düzeyine, tedaviye uyumuna göre tedavi planı şekillendirilmelidir.

Erkeklerde Östrojen Hormonu Eksikliği Ya Da Fazlalığının Anlamı Nedir?

Erkeklerde testosteron kadınlarda ise östrojen hakim hormonlardır. Erkeklerde testisten salının testosteron hormonunun büyük bir kısmı yağ dokuda östrojene döner. Şişman erkeklerde yağ dokunun artmasına bağlı olarak testosteronun östrojene dönüşümü hızlanır. Dolayısıyla, şişman erkeklerde östrojen hormonu düzeyi daha fazladır. Erkeklerde östrojen hormonu seviyesinin artmasıyla göğüslerde büyüme, kas yapısı ve bel çevresi genişlemeler gibi bir takım yapısal değişikliklere neden olabileceği gibi; cinsel isteksizlik, sperm parametrelerinde bozulma vb. sorunlara da yol açabilir.  

Erkeklerde Östrojenin Artması Cinsel İsteksizliğe Neden Olur mu?

Erkeklerde östrojen hormonunun artması testosteron östrojen dengesi bozduğu için doğal olarak cinsel isteksizliğe neden olabilmektedir.

Erkeklerde Östrojen Hormonunun Artırılmasının Anlamı Var Mı?

Erkeklerde östrojen hormonunu arttırmanın bir anlamı yoktur. Tam tersi, erkeklerde östrojen hormonunun normal seviyelerde tutulması gerekmektedir.

Erkeklerde Östrojen Hormonu Nasıl Düşürülür?

Erkeklerde östrojen hormonunu düşürmenin en etkin yolu kilo vermektir. Kilo vermenin yeterli olmadığı durumlarda testosteron östrojen dönüşümünü engelleyen hormonal ilaçlar kullanılabilmektedir.

LH Hormonu Nedir?

Erkek üreme sistemi işleyişinde beynin alt tarafında yer alan hipofiz bezinden salınan; FSH hormonu sperm üretimini LH hormonu ise testosteron üretimini kontrol etmektedir.  Genelde sperm üretimi azaldıkça FSH oranı artar; testosteron üretimi azaldıkça da LH oranı artmaktadır. FSH ve LH hormonlarının yüksek olması, testisin yeterince çalışmadığının göstergesidir.

Prolaktin Hormonu Nasıl Düşürülür?

Prolaktin hipofizden salanın bir hormondur. Prolaktin hormonu seviyesini artması tümoral bir gelişimin varlığına işaret etmektedir. Bu durum diğer hormon salan hücreleri baskılayarak LH hormonu seviyesini azaltmaktadır. LH hormonunun azalması testosteron hormonu seviyesini de etkilemektedir. Prolaktin seviyesinin düşürülmesi cerrahi yöntemle yapılabilmektedir. Ancak hipofizin cerrahi yolla alınması testosteron üretiminin tamamıyla sıfırlanmasına neden olacaktır. Bunun yerine prolaktin salınımını engelleyen ilaçlar kullanılmaktadır. Bu hastaların izlemi Beyin Cerrahisi ve Endokrinoloji ile ortak olarak yürütülmelidir.  

Erkeklerde Prolaktin Hormonu Kaç Olmalıdır?

Prolaktin için 3 saatlik uyanıklık sonrası ölçüm yapılması önemlidir. Prolaktin düzeyi bu uyku düzeninden dolayı bazen sınırdan hafif yüksek olabilmektedir. Prolaktin seviyesi 50 ng/ml üzerinde olmadığı müddetçe klinik bulgu olarak anlam taşımamaktadır. Şüpheli olgularda makroprolaktin düzeyinin ölçümü veya hipofiz MR incelemesi yapılmalıdır.

Güncellenme Tarihi: 15 Haziran 2017Yayınlanma Tarihi: 13 Haziran 2017

Benzer Sağlık Rehberleri

CANLI DESTEK