ESD-Endoskopik Submukozal Diseksiyon Yöntemi

ESD nedir?

Sindirim sistemindeki tümör ve polipler erken aşamada yüksek çözünürlüklü endoskoplar kullanılarak çok erken aşamalarda saptanabilmektedir. Polipler ve erken aşamada saptanan tümörler ise artık ameliyata gerek kalmaksızın endospik yöntemlerle alınabilmektedir. Endoskopik Submukozal Diseksiyon yöntemi (ESD), sindirim sistemindeki erken evre kanserlerin ve poliplerin ameliyatsız bir şekilde çıkarılmasında kullanılan bir yöntemdir.

Hangi hastalıklarda uygulanmaktadır?

Sindirim sistemi kanserleri Türkiye'de ve dünyada en sık görülen kanser türleri arasında yer almaktadır. Özellikle yemek borusu, mide ve bağırsaklarda görülmektedir. Sindirim sistemi kanserlerini erken evrelerde ileri endoskopik yöntemlerle tedavi edebilmek mümkündür. Yemek borusu, mide, ince bağırsak ve kalın bağırsakta ortaya çıkan, erken evre olarak adlandırılan yani belirli bir aşamayı geçmediği düşünülen lezyonlarda ESD yöntemi güvenle kullanılmaktadır. Erken dönemde kanserli ya da kanser öncülü lezyonlar bu işlemle alınabilmektedir

Avantajları nelerdir?

Herhangi bir ameliyattan farklı olarak vücutta bir kesi oluşturmadan yapılan bu işlemde hastalar çoğunlukla 1-2 gün içerisinde hastaneden taburcu edilmektedir. ESD yöntemi başarı oranı yüksek, komplikasyon oranının da düşük olması sayesinde, erken aşamadaki polip ve tümörlerin çıkarılmasında artık tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. İleri yaştaki bireyler, kalp, böbrek rahatsızlığı ya da farklı sistemik hastalıkları olanlarda endoskopi ile yapıldığı ve ameliyat gerektirmediği için de özellikle tercih edilmektedir.

Yine bu yöntemlerle, derine inmemiş, erken evre yüzeyel kolon-mide-yemek borusu kanserleri de tedavi edilebilmektedir. Böylece cerrahi bir operasyonlara maruz kalmadan tedavi mümkün olabilmektedir. Erken evre yüzeyel kanserlerin derinliğini ölçebilmek için ise teknolojik ön incelemeler kullanılmaktadır. Optik boyama yapabilen özelleşmiş endoskoplar, özel boyamalar ile (Kromoendoskopi), büyütme özelliklerine sahip magnifiye endoskoplar ve endoskopik ultrasonun kullanıldığı inceleme yöntemleri ile kolonun iç yüzeyinin yanı sıra, kolon duvarları incelenerek tümöral yapının derinliği doğrudan ölçülebilmektedir.

Nasıl uygulanmaktadır?

ESD işlemi yüksek çözünürlüklü video kamera ve diğer cihazlarla donatılmış, endoskop ismi verilen cihazlarla yapılmaktadır. İşlem kalın bağırsak bölgesinde yapılacaksa kolonoskopi hazırlığında olduğu gibi hasta doktorun önereceği şekilde çeşitli ilaçlarla bağırsak temizliği yapmış olmalıdır. Mide, ince bağırsak ya da yemek borusu bölgesinde uygulama yapılacak ise en az 8 saatlik açlık yeterli olmaktadır. ESD endoskopi ünitesinde anestezi altında uygulanmaktadır.

Ucunda yüksek çözünürlüklü kamera olan ince bir boru olarak adlandırabileceğimiz endoskopla ilgili bölgeye girilmektedir. Endoskopun kanalı içerisinden geçirilen özel endoskopik kesiciler ve özel kan durdurucu aletlerle lezyon tam bir parça olarak çıkartılır.

Avantajları nelerdir?

ESD erken evre sindirim sistemi kanserlerinin tedavisinde kullanılan ameliyatsız bir işlemdir. Endoskopik olarak uygulanmaktadır. Vücuda herhangi bir kesi yapılmamaktadır. Hastalar işlemden birkaç saat sonra yürümeye başlamakta, kendilerini işlem olmamışçasına iyi hissetmektedirler.

Kanser hastalarında bu işlem sonrası kemoterapiye ihtiyaç bulunmamaktadır. Ancak lezyon çıkarıldığında çok derin kas dokusuna kadar tuttuğu ortaya çıkarsa cerrahi ve onkoloji uzmanları ile birlikte yeni bir değerlendirme yapılmaktadır.

ESD’de lezyon kazıma işlemi ile çıkarıldığı için doğru evreleme yapılabilmektedir. Kanser eğer erken aşamadaysa tedavi edici bir işlemdir. Erken aşamada değilse de hastalığın evresinin ve izlenecek tedavi yolunun belirlenmesinde yardımcıdır.

SIK SORULAN SORULAR

İşlem ne kadar sürer?

Polipin, lezyonun, erken evre tümörün nereye yerleştiğine, büyüklüğüne, endoskopik görüntüsüne bağlı olarak yarım saat ile birkaç saat arasında sürebilmektedir.

Hastanede yatış gerekir mi?

ESD sonrası hastanın genel durumunu takip edebilmek için 1 gece hastanede yatması gerekmektedir.

İşlem sonrası beslenme düzeninde nelere dikkat edilmelidir?

Hastalara ilk olarak sıvı ve yumuşak gıdalarla beslenmesi önerilmektedir. Yağlı, baharatlı yiyecekler yerine yoğurt, çorba, muhallebi, komposto, sebze yemekleri gibi daha çok sıvı yumuşak yemekler tüketilmelidir.

Polipler mutlaka alınmalı mı?

Polip anormal doku büyümesidir. Sindirim sisteminde büyüdüğü zaman bunun özellikle belli tipleri sindirim sistemi kanserlerine sebep olmaktadır. Midede bu süreç biraz daha hızlı gerçekleşmektedir. Kalın bağırsakta polipten tümör olma aşamasına geçene kadar 5-6 yıllık bir ortalama süreç gözlemlenebilmektedir. Ancak risk oluşturabileceği için polipler mutlaka alınmalıdır.

Polip oluşumu için risk faktörleri nelerdir?

Polip oluşumunda ailesel faktörler oldukça etkilidir. 1. ya da 2.  derece yakınlarında polip öyküsü olan kişiler bu konuda dikkatli olmalıdır.  Sigara ve alkol kullanımı, obezite,  fast food tüketimi, yağlı karbonhidratlı yiyecekler aşırı miktarda tüketilmesi gibi polip gelişmesi yanlış beslenme alışkanlıkları polip oluşumu için risk faktörleridir.

Kalın bağırsakta görülen poliplerden nasıl korunulur?

Kalın bağırsak kanserleri hiçbir belirti vermeyebilir. Hiç belirti vermeden karaciğerde dağılmış bir şekle gelene kadar ilerleyebilir. Bu nedenle hiçbir şikayeti olmasa da 45 yaşından sonra mutlaka tarama programlarına girilmesi önerilmektedir. Gaitada gizli kan testi, fit adı verilen “fekal immünokimyasal test” bağırsakta polip olup olmadığına işaret etmesi açısından önem taşımaktadır. Ancak en duyarlı yöntem endoskopik incelemelerdir.

Kalın bağırsakta polip olduğu anlaşılabilir mi?

Kalın bağırsakta kanama, bağırsak alışkanlıklarında değişiklikler kabız ya da ishal görülebilir. Dışkıda incelme olmaya başlayabilir. Karın ağrısı, bazen karında şişlik gaz gibi şikayetler olmaya başlayabilir. 45 yaş altındakilerde de bu tablolar önemsenmelidir.

Mide kanseri ve lezyonları belirti verir mi?

Mide kanserlerinde veya erken evreleri lezyonlarda bulantı, kusma görülebilir. Tümör midenin üst kısmına yerleştiyse yutma güçlüğü, ağızdan kan gelmesi, dışkıdan kan gelmesi ya da dışkının siyah olması da belirtiler arasındadır. İlaç tedavisine yanıt vermeyen karın ağrıları da dikkate alınmalıdır.

Mide kanseri ve poliplerinde ESD uygulanabilir mi?

ESD işleminin sindirim sisteminde uygulanması için tümörlerin erken aşama saptanması ilk koşuldur. Erken aşamada saptanan mide kanserlerinde de ESD yöntemi uygulanmaktadır.

Güncellenme Tarihi: 19 Şubat 2020Yayınlanma Tarihi: 19 Şubat 2020