Kanserde hedefe yönelik tedaviler başarıyı artırıyor

Kanserde hedefe yönelik tedaviler başarıyı artırıyor

Kanser tedavisinde her geçen gün önem kazanan yenilikçi tedaviler, hastaların yaşam süresi ve kalitesine katkı sağlayacak seçenekler sunuyor. Klasik kemoterapi uygulamaları, tedavideki yeri ve geçerliliğini korurken, akıllı ilaçlar ve immünoterapiler gibi hedefe yönelik özellikli uygulamalar, başarı oranlarını artırıyor. Memorial Kayseri Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Veli Berk, tümörü hedefleyen ve hastaların tedavi süreçlerini olumlu etkileyen özel tedaviler hakkında bilgi verdi.

Pek çok kanser türünde, tedavide altın standart olarak kabul edilen kemoterapilerin önemi, günümüzde de hala geçerliliğini korumakta ve bu özellikli ilaçların, kanser hücresinin büyümesi ve yayılımını durdurma özelliklerinden yararlanılmaktadır. Kanser tedavisinde ulaşılan son nokta ise tümörün özelliklerine ve kişiye özel tedavi seçenekleridir.

Hasta ve tümör hücresine özel ilaç tedavileri

Standart kemoterapilere ilave olarak farklı birçok kanserde başarılı sonuçlar sağlayan akıllı ilaçlar ve immünoterapiler, hastaya ve tümör hücresine özel olarak planlanmaktadır. Yalnızca tümörü hedefleyen ve sağlıklı hücreler üzerinde olumsuz bir etki oluşturmayan ya da bunu minimalize edebilen akıllı ilaç ve immünoterapiler; tümörün cinsi, hastanın yaşı, genel durumu ve diğer hastalık faktörleri de göz önünde bulundurularak, uygun hastalarda kemoterapi ile birlikte ya da tek başına kullanılmaktadır.

Hedefe yönelik akıllı ilaçlar ile minimum yan etki

Kanserde kemoterapi yani ilaç tedavisinin hastaların psikolojisini de etkileyen olumsuz yan etkileri, günümüzde kullanılan hedefe yönelik akıllı ilaçlar sayesinde azalmaktadır. Her kanser türü için sıklıkla kullanılan ve yeni türevleriyle tedavide başarılı sonuçlar sağlayan “hedefe yönelik akıllı ilaçlar”, ağızdan hap ya da damardan olmak üzere iki şekilde kullanılmaktadır. Yalnızca kanserli hücreyi hedefleyici özelliği olan ve sağlıklı hücrelere yan etkiyi minimum düzeye indiren akıllı ilaçlar; saç ve kaş dökülmesi gibi yan etkileri de azaltmakta ve hastaların yaşam kalitesini artırmaktadır. Kanser hücresinin büyüme sinyallerini engelleme özelliğine sahip bu ilaçlar, tümör üzerinde güçlü bir etki oluşturarak kanser hücresinin büyüme reseptörlerine tutunmakta ve kanserli kitlenin büyüme uyarısı almasına engel olmaktadır.

Klasik Kemoterapi ile Hedefe Yönelik Tedavi birbirinden farklı

Kansere istenilen miktarda kemoterapi ilacı verilmesi durumunda, hastalıklı bölgenin tamamen ortadan kalkması sağlanabilir. Ancak ilacın vücutta oluşturduğu yan etkiler nedeniyle kemoterapiler yüksek dozda uygulanamamakta ve bu da tedavi başarısını etkilemektedir. Klasik kemoterapide sağlıklı hücreler kanserli hücrelerden ayrılamamakta ve tedavi sırasında sağlıklı hücrelerin ilaçtan etkilenmesi nedeniyle yan etkiler ortaya çıkmaktadır. Kemoterapi hızlı bölünen hücreleri etkileyen bir özelliğe sahip olduğundan, saç ve mukoza gibi hızlı bölünen normal hücreler de bundan etkilenmektedir.

Akıllı ilaçlarda ise kanser hücresi “özel olarak” hedeflenmektedir. Böylece hem etkili bir tedavi yapılmakta hem de yüksek başarı oranı elde edilmektedir. Kişinin tümör hücreleri hedefe yönelik ilaca uygunluk açısından test edilmekte ve hastanın, bu tedaviden maksimum yarar sağlaması mümkünse hedefe yönelik ilaç tedavisine başlanmaktadır. Bu özellikli tedaviler, tümörlü hücre ile sağlıklı hücreyi ayırt edebilecek mekanizmaya sahip olduğu için de sağlık hücreler tedaviden en az düzeyde zarar görerek, hastadaki yan etkiler minimum seviyeye indirilmektedir. 

Pek çok kanser türünde etkili

Hedefe yönelik ilaçlar; özellikle beyin tümörlerinde, baş boyun, akciğer, mide, meme, böbrek ve prostat kanseri gibi birçok kanser türünde kullanılmaktadır. Akıllı ilaç teknolojilerindeki gelişmelere bağlı olarak küçük molekül ya da antikor yapısında olan bu ilaçların kullanım alanlarının artması, klasik kemoterapilerin varlığını ortadan kaldırmamakta, akıllı ilaçlar bazı kanser türlerinde kemoterapiler ile kombine edilerek uygulanmaktadır.

Tedavide yüksek başarı şansı

Hastanın hedefe yönelik ilaçları kullanmaya uygun olması ve bu tedavileri alması, iyileşme sürecine de olumlu katkılar sağlar. Örneğin; meme kanserinde akıllı ilaç kullanan hastaların, kullanmayanlara oranla tedaviden gördükleri yarar %50 daha fazladır. Akciğer kanserinde ise akıllı ilaçların hastanın tedavi başarısı üzerindeki etkisi %60-70’e çıkmaktadır. Kanserli hücreyi hedefleyen akıllı ilaçlar sayesinde hastaların yaşam süresinin ve tedavi başarısının artmasının yanında, yaşam kaliteleri de yükselmektedir.

Bağışıklık sistemi hücreleri kanser tedavisini destekliyor

İmmünoterapi

Vücutta çok sayıda hücrenin kanserle mücadele ettiği ancak hücrelerin bu etkisinin belirli bir noktaya kadar gerçekleşebildiği bilinmektedir. Günümüzde, kanserin hedefe yönelik tedavileri arasında üst sıralara yükselen immünoterapiler sayesinde, kişinin kendi bağışıklık sistemi ve savunma mekanizmaları kullanılarak kanserle mücadele edilmektedir. Vücudun bağışıklık sistemini kanserli hücrelerin saldırılarına karşı daha etkin savunan immünoterapi, kanserli hücrelerin yayılmasını ve büyümesini durdurabilmektedir.

Biyolojik ya da biyoterapi adı da verilen immünoterapide, vücudun savunma sistemi fonksiyonunu iyileştirmek ve onarmak için ya vücut tarafından ya da laboratuvarda üretilmiş materyaller kullanılır. Amaç, kanser hücrelerinin büyümesini yavaşlatarak veya durdurarak, kanserin vücudun diğer kısımlarına yayılmasını önlemektir. İmmünoterapi, kanser tedavisini 3 ana yolla gerçekleştirmektedir.    

Monoklonal antikorlar

Biyolojik ya da biyoterapi adı da verilen immünoterapide, vücudun savunma sistemi fonksiyonunu iyileştirmek ve onarmak için ya vücut tarafından ya da laboratuvarda üretilmiş materyaller kullanılır. Amaç, kanser hücrelerinin büyümesini yavaşlatarak veya durdurarak, kanserin vücudun diğer kısımlarına yayılmasını önlemektir. Vücudun immün sistemi; birer antijen olan bakteri, virüs, mantar ve parazit gibi zararlı maddeler belirlediğinde, “antikor” yani enfeksiyonla savaşan protein üretir. Bunun için laboratuvar ortamında üretilen monoklonal antikorlar, hastaya verildiğinde, vücudun doğal olarak ürettiği antikorlar gibi davranır. Monoklonal antikorlar, kanserli hücrelerin büyüme ve gelişimine katkıda bulunan hatalı genleri veya proteinleri hedef alan bir tedavi türü olarak da bilinmektedir. Monoklonal antikorlar, non-spesifik immünoterapiler ve kanser aşıları olmak üzere farklı immünoterapi tedavi türü bulunmaktadır.

Monoklonal antikorlar kanser hücresine bağlandığında nasıl bir etkiye yol açar? 

  • Kanser hücrelerinin hızlı büyümelerini engeller
  • Büyüme faktörleri denen vücuttaki kimyasallar hücrelerin yüzeyindeki reseptörlere bağlanarak, hücrelere büyümelerini söyleyen sinyaller gönderir
  • Bazı kanser hücreleri, kanser hücrelerinin normal hücrelerden daha hızlı büyümesini sağlayan büyüme faktör reseptörünün ilave kopyalarını yapar. Monoklonal antikorlar, bu reseptörleri bloke edebilir ve büyüme sinyalinin geçmesini engelleyebilir.
  • Bazı monoklonal antikorlar diğer kanser ilaçlarını doğrudan kanser hücrelerine taşımaktadır. Monoklonal antikorlar bir kez kanser hücresine bağlanınca taşıdığı kanser tedavisi hücre içine girer ve diğer sağlıklı hücrelere zarar vermeden kanser hücrelerinin ölümüne yol açar.

Non-spesifik immünoterapi uygulamaları ile kanserle mücadelede

Non-spesifik immünoterapiler kanserde ana tedavi olarak ya da kemoterapi veya radyoterapi ile aynı anda veya sonrasında uygulanmaktadır. Bu tedaviler de monoklonal antikorlar gibi kanser hücrelerinin yok edilmesinde, bağışıklık sistemine yardımcı olmaktadır. Yaygın olarak kullanılan iki tür non-spesifik immünoterapi bulunmaktadır.

İnterferon: Bağışıklık sistemine kanserle savaşmada yardım eden tedavidir. Bunlar, kanser hücrelerinin büyümesini yavaşlatabilir. Laboratuvarda üretilmiş interferon alfa, kanser tedavisinde kullanılan en yaygın interferondur. Tedavi sırasında grip benzeri belirtiler, enfeksiyon riskinde artış, döküntüler ve saç incelmesi yan etkiler ortaya çıkabilir.

İnterlökinler: Kanser hücrelerini yok eden hücre üretilmesine ve immün sisteme yardım eden tedavilerdir. Yan etkileri ise diğer ilaçlarla tedavi edilebilmekte ve düşük kan basıncını ile kilo alımına neden olabilmektedir. Bazı hastalarda grip benzeri belirtilere rastlanmaktadır.

Aşılar kanseri hem tedavi ediyor hem de nüksü engelliyor

Kanser tedavisinde kullanılan aşı, immün sistemi proteine (antijen) maruz bıraktıran bir mekanizmaya sahiptir. Bu sayede bağışıklık sistemini, proteini ve ilgili materyalleri tanıması veya yok etmesi için uyarır. Tedavide iki çeşit aşı uygulanmaktadır:

Önleme aşısı:Belirli tip kanserin veya bazı diğer kanser ile ilişkili hastalığın gelişimini önlemek için hiçbir kanser belirtisi olmayan kişiye yapılır.

Tedavi aşısı: Vücudun immün sistemini kanser hücrelerini tanımada ve yok etmede eğiterek kanserle mücadelede kullanılır. İmmün sisteme yardım eden bu aşı, kanserin nüks etmesini önleyebilmektedir. Aşı sayesinde diğer tedavilerden sonra geride kalan kanser hücreleri yok edilebilmekte veya kanser hücre büyümesi durdurulabilmektedir.  

Güncellenme Tarihi: 30 Eylül 2020Yayınlanma Tarihi: 30 Eylül 2020

Benzer Sağlık Rehberleri