Tüp Bebek Tedavisi İle İlgili Sık Sorulan Sorular

Tüp bebek tedavisinin başarısı, anne baba adaylarının öncelikle doğru merkez ve doktor seçimi, sonrasında da sürecin tüm gerekliliklerini yerine getirmesi ile yakından ilgilidir. Bebek sahibi olmak isteyen çiftlerin bu süreçte merak ettiği pek çok soru bulunmaktadır. Tüp bebek ekibinin önerileri doğrultusunda hareket etmek, halk arasında yaygın olan ancak yanlış bilinen uygulamalara itibar etmemek tedavinin başarısını doğrudan etkilemektedir.  

Memorial Bahçelievler Hastanesi Tüp Bebek Merkezi Bölümü’nden Op. Dr. Ali Enver Kurt, tüp bebek tedavisinde sık sorulan soruları yanıtladı.

  • İnfertilite (kısırlık) nedir?

En az 1 yıl herhangi bir korunma yöntemi uygulanmaksızın düzenli cinsel ilişkiye rağmen gebelik elde edilmemesi infertilite yani kısırlık olarak adlandırılmaktadır. Ayrıca yine bu tanım içine bir gebeliği sonuna kadar götüremeyen çiftler, yani gebe kalıp kaybedenler de girmektedir.

  • Tüp bebek & Mikroenjeksiyon nedir? Farkları nelerdir?

Laboratuvar ortamında sperm hücresi ile yumurta hücresinin bir araya getirilerek döllenmenin gerçekleşmesi işlemine “tüp bebek yöntemi” adı verilmektedir.

Mikroenjeksiyon tekniği uygulanırken, baba adayından alınan tek bir sperm hücresi, anne adayından elde edilen yumurta hücresi içerisine mikroskop altında ince bir iğneyle yerleştirilir ve böylece döllenme oluşması sağlanır. Bu nedenle özellikle erkek kaynaklı infertilitede mikroenjeksiyon yöntemi ile döllenme ve gebelik elde etme şansı artmaktadır.

  • Kadınların doğurganlığını etkileyen faktörler nelerdir?

Genetik, evlenme ve anne olma yaşının büyümesi, adetlerin düzenli olup olmadığı, cinsel yolla bulaşan hastalıklar, aşırı kilo ve insülin direnci varlığı, sigara-alkol-aşırı kafein tüketimi ve stres doğurganlığı etkileyen faktörler olarak sayılabilir.

  • Tüp bebek tedavi aşamaları nelerdir?

Ön görüşme, tahllilerin incelenmesi ve karar aşamaları sonrası doktorunuzun belirlediği protokole göre ilaç kullanım süreciniz başlayacaktır. İlaçlar genellikle adetin 2’inci veya 3’üncü gününden itibaren başlanır (kısa hazırlık). Yumurta takiplerinizin sıklığını doktorunuz belirleyecektir. Ultrason kontrollerinde yumurtalarınızın büyüklüğü, sayısı yanı sıra rahim iç tabakasının kalınlığı da kontrol edilecektir. Bu dönem yumurtlama takibi sürecidir ve ortalama olarak 10 gün kadar sürecektir.

Sonraki aşama yumurta toplama işlemidir. Yumurtaların olgun hale gelmesinden 2 gün sonra gerçekleşir.  Genel anestezi altında, vajinal yoldan ve ultrasonografi eşliğinde yapılan yumurta toplama işlemi sırasında eşinizden de sperm alınır ve mikroenjeksiyon işlemi ile döllenme sağlanır. En son süreçte takip edilen embriyolardan en iyi kalitedeki embriyolar seçilerek 2-3 ya da 5 gün sonrasında embriyo transferi gerçekleşir.

  • Tüp bebek tedavisi sonucunda kadınların yumurta rezervi tükenir mi?

Hayır, bir kız çocuğu anne karnında 4 aylık gebelikte belirli bir yumurta rezervi ile doğar. Ergenlik dönemine kadar bu rezervin bir bölümü kaybedilir, daha sonra buluğ çağından itibaren her ay yumurtalıklar adet başlamadan önceki hafta içinde bir sonraki dönemde büyüyecek yumurtaları seçer ve  yola çıkarır. Bunlardan sadece 1 veya 2 tanesi gelişip çatlayarak gebelik oluşumu için uygun zemini hazırlar. Gebelik oluşmaz ise bir sonraki dönemde tekrar aynı döngü başlar. Tüp bebek tedavisinde elde edilen yumurtalar o ay için hazırlanan yumurtalardır, bir sonraki ay tekrar yumurta rezervinden yeni yumurtalar gelişecektir.

  • Tüp bebek tedavisi olan kadınlar erken yaşta menopoza girer mi?

Hayır, kadınlar belirli bir yumurta rezervi ile doğar. Tüp bebek tedavisi olan kadınlarda o ay yumurtalıkta bulunan yumurtalar geliştirilerek alınır. Kadın tüp bebek tedavisi olsun veya olmasın genetik olarak belirlenen zamanda menopoza girecektir.

  • Gelişen her yumurta döllenir mi?

Hayır, yumurta gelişimi için ilaçlar başlandığında yumurtaları hepsi aynı gelişim hızını göstermez. Ayrıca yumurta toplama ve mikroenjeksiyon sonrasında da döllenme ve bölünme gelişimleri de birbirinin aynı gitmez. Hatta kimisi hiçbir gelişme göstermeyebilir ya da gelişimin herhangi bir aşamasında durabilir. Şu ana kadar yapılan çalışmalar embriyoların bu gelişim farklılıklarının altındaki en önemli faktörün yumurta-sperm ve doğal olarak da embriyonun genetik yapısı ile ilgili olabileceğini göstermiştir.  

  • Tüp bebek tedavisi için yaş sınırı var mıdır? Yaş gebelik şansını etkiler mi?

Yumurtası olan her kadın tüp bebek tedavisi olabilir. 40 yaşından sonra gebelik, gebeliğin devamı ve eve bebek götürme oranları azalmaktadır. 45 yaşından sonra ise yumurta olsa bile gebelik oranları %1 - %5 civarındadır. Yaş ilerledikçe gebelik şansı azalmaktadır. Şu ana kadarki tecrübelerimizde en ileri olarak 45 ve 46 yaşındaki hastalarımızdan kendi yumurtaları ile gebelik elde etmiş ve sağlıklı doğumlar gerçekleştirmiş durumdayız.

  • Tüplerin tıkalı olması gebe kalmaya engel olur mu? Tüplerdeki tıkanıklık tüp bebek başarısını azaltır mı?

Tüplerdeki tıkanıklık normal gebelik sürecini olumsuz etkiler. Çünkü normal yolla gebelikte yumurta ve spermin buluşması, embriyonun ilk 5 günlük hayatı ve sonrasında rahim içine iletimi, kadının tüplerinde gerçekleşir. Tüp bebek tedavisinde döllenme işlemi dışarıda gerçekleştiği için gebelik şansını tüplerin tıkalı olması değiştirmez. Ancak bazı durumlarda tüplerde biriken sıvı nedeniyle embriyonun tutunma olasılığı azalır ve LS ile tüpün veya tüplerin kapatılması ya da alınması gerekebilir. Böyle bir durumda doktorunuz size ayrıntılı bilgi verecektir.

  • Miyomların olması gebelik şansını azaltır mı?

Rahim iç boşluğuna uzanan miyomlar embriyonun yerleşmesine, gelişimine engel olabilir ya da düşüğe- erken doğuma neden olabilir. Eğer embriyo miyomun yer aldığı bölgeye ya da yakınına yerleşirse kanlanma bozulabileceği için düşüklere neden olabilir. Yine gebeliğin ileri dönemlerine ulaşıldığında miyomlar dejenere olarak ya da kendi etrafında dönerek ağrıya, bazen de erken doğuma neden olabilir. Rahim içinde miyom varlığını gösteren en basit test Histerosalpingografi adı verilen rahim filmidir. Daha ileri inceleme ise Histeroskopi denilen ve rahim içine optik bir aletle girerek inceleme yapılmasını sağlayan küçük bir operasyondur.

  • Miyomların varlığı yumurta rezervini azaltır mı?

Hayır, miyom varlığı yumurta rezervini azaltmaz. Yumurtalıklar ile miyomun bulunduğu yer birbirinden ayrıdır. Miyomlar rahimde bulunur, eğer gebelik isteniyorsa ve miyom var ise uzman bir hekim muayenesi sonrası miyomun gebeliğe engel olup olmayabileceği konusunda hasta bilgilendirilebilir, gerekirse cerrahi müdahale dahil tedavi seçenekleri gündeme getirilir.

  • Kullanılan hormon ilaçları kanser riskini artırır mı?

Hayır, tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçların kanser riskini arttırdığına dair bir kanıt yoktur. Bu konuda birçok araştırma yapılmıştır ve bu ilaçlarla yumurtalık, rahim ve meme kanseri arasında direkt bir ilişki gösterilmemiştir.

  • Kullanılan hormon ilaçları kilo yapar mı?

Tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçlar vücutta ödem, iştah açılması nedeni ile bir miktar kilo alınmasına neden olabilmektedir. Bu ilaçlar vücutta normal hormonal etkiler oluşturabilecek düzeyde oldukları için, kilo alma ile ilgili yan etkileri görülebilir. Bu ilaçlar, daha sonra verilemeyecek seviyede bir kilo alımına sebep olmamaktadır. Bir de bu dönemin hastaya yüklediği psikolojik durum nedeni ile depresyon benzeri davranışlar ve sonucunda yeme içme alışkanlıklarında değişiklikler ve kilo değişimleri görülebilir.

  • Kullanılan hormon ilaçlarının yan etkisi var mıdır?

İğnelerin vuruldukları bölgelerde kadınlarda hassasiyet durumuna bağlı olarak; kaşıntı, hafif ağrı, yanma ve tahriş, ayrıca enjeksiyon yerinde çürük benzeri morluk gibi şikayetler olabilir. Tüp bebek tedavisi sırasında göğüslerde hassasiyet, sıcak basması, aşırı duygusallık gibi durumlar ve kasık ağrısı- şişkinlik, kabızlık, sık idrara çıkma da gözlemlenmektedir.

  • Tedavi süresinde saç boyatılabilir mi?

Saç boyaları tehlikeli derecede zehirli değildir, bu nedenle tüp bebek tedavisi sırasında ve hamile iken saçınıza boya uygulanabilir. Boyama işlemi sırasında az miktarda saç boyası cildinize girebilir. Bu küçük bir miktardır, bu nedenle kimyasalın bebeğinizin gelişmekte olan vücudu üzerinde herhangi bir zararlı etkisi yoktur. Gebelikte sadece organik bazlı, amonyak içermeyen saç boyaları tercih edilmelidir.

  • İşe ne zaman dönebilirim?

Tüp bebek tedavisi sonrası istirahat önerilmemektedir. Embriyo transferi yapıldıktan sonra ertesi gün işe dönebilirsiniz. İstirahate etmek gebelik oranını artırmamaktadır. Hastalarımız tedavi süresince sadece yumurta toplama ve embriyo transfer günlerinde işyerinden (toplam 2 gün) izin alabilir.

  • Tüp bebekte başarıyı etkileyen faktörler nelerdir?

Tüp bebekte başarıyı etkileyen faktörler; kadının yaşı, yumurta rezervi ve kalitesi, stresten uzak durmak, kilo alımını kontrol altında tutmak-ideal kiloda tedaviye başlamak, yapısal bazı sorunların varlığı (miyom, uterus anomalileri gibi), sperm sayı ve kalitesi, sigara ve alkol kullanımı, rahim iç zarının embriyonun tutunmasına yetecek kalınlıkta ve yapıda olmaması ,çiftin genetik problemleri gibi etmenler tüp bebek tedavisinde başarıyı etkileyen faktörlerdir.

  • Embriyo transferi sonrası ve tedavi sırasında araba ve uçak yolculuğu yapılmasının sakıncası var mıdır?

Hayır, tedaviniz sonrası araç ve uçak yolculuğu yapmanızın bir sakıncası yoktur.

  • Bir denemede en fazla kaç embriyo transferi yapılabilir?

Hastalara transfer edilecek embriyo sayıları Sağlık Bakanlığı tarafından çoğul gebelikleri önlemek amaçlı kısıtlanmaktadır. 35 yaş üzeri kadınlarda maksimum 2, 35 yaşın altında 1 transfer yapılması gerekmektedir. 35 yaş altında ilk 2 kez başarısız deneme sonrası da 2 transfere izin verilmektedir.

  • Artan embriyolara ne oluyor?

Artan embriyolar çiftlerin onamları alınarak dondurulabilmektedir. Tüp bebek tedavisi sonrası olası negatif sonuç alındığında veya daha sonrasında 2.çocuk istemi olursa dondurulmuş embriyolar çözülerek kullanılabilmektedir. Donmuş embriyoların transferi ile ilk yapılan transfer arasında gebelik oranlarında bir fark yoktur.

  • Çiftlerde sorun olmadığı ve gebelik elde edilemediği durumlarda nasıl bir yol izlenir?

Açıklanamayan infertilitede çiftlere ait belirgin bir sebep olmamasına rağmen gebelik oluşmamaktadır. Tüp bebek tedavisinde en yüksek oranda gebelik elde edilen hasta grubudur. Bazen sorunun ne olduğu tedavi sırasında ortaya çıkmaktadır. Kalitesiz yumurta, döllenme problemleri ancak yumurtalar toplanıp mikroenjeksiyon işlemi sırasında ve sonrasında ortaya çıkabilmektedir.

  • Tüp bebek tedavisi uzun sürer mi?

Adetin 2.veya 3.günü başlanan tedavi yaklaşık 16 - 17 gün sonra bitmektedir. Embriyo transferi sonrası 10-12 gün beklenerek kanda gebelik testi bakılır.

  • Tüp bebek ile gebe kaldıktan sonra düşük riski normal gebeliğe göre daha fazla mıdır?

Tüp bebek yöntemi ile gerçekleşen gebelikler artık normal yolla oluşan gebelikler gibi takip edilmektedir. Sadece çoğul gebelik olmuşsa bu durum bir risk olarak düşünülebilir. Bunun dışında genel bir bilgi olarak infertil çiftlerde, toplumun diğer bireyleri ile karşılaştırıldığında genetik anomali görülme riski daha yüksektir. Bu nedenle bu çiftlerin elde edecekleri gebeliklerde genetik problem ve tabii ki düşük riski hangi yolla elde edilmiş olursa olsun göreceli olarak daha yüksek olacaktır.

  • Transfer sonrası istirahat edilmeli mi?

Embriyo transferi sonrası katı bir istirahat önerilmez. İstirahat etmenin gebelik oranını arttırdığına dair bir kanıt bulunmamaktadır. Embriyo transferi sonrası 20 dakika istirahat edilerek normal günlük işlere dönülebilir. Cinsel ilişki ve yüksek efor gerektiren işlerin yapılmasında kısıtlama getirilmesi uygun olacaktır.

  • Tüp bebek tedavisi sonrası dış gebelik görülür mü?

Dış gebelik riski, normal gebeliklerde 100 gebelikten 2'sinden görülür. Tüp bebek tedavilerinde ise bu risk biraz daha artar. Bu çiftlerde dış gebelik riskinin biraz daha fazla yaşanmasının sebebi kadınların tüplerinin hasarlı olması gibi infertiliteye yol açan sebeplerin varlığıdır.

  • Tüp bebek tedavisi ile cinsiyet seçimi yapılır mı?

Evet, normalde tüp bebek tedavisi sonrası yapılan genetik inceleme ile cinsiyet seçimi yapılabilir. Ancak Türkiye’de yasal olarak cinsiyet seçimi yapmak Tüp Bebek Yönetmeliği’nde belirtildiği üzere yasaktır. Bu nedenle cinsiyet seçimi amacıyla genetik inceleme yapılmamaktadır. Ülkemizde cinsiyet seçimi ancak cinsiyet kromozomu ile taşınan genetik hastalıkların varlığında yapılabilir.

  • Genetik inceleme kimlere önerilir?

Preimplantasyon genetik tanı (PGT), çocuklarına ciddi bir genetik hastalık geçirme riski taşıyan çiftlere önerilen bir tanı yöntemidir. Kistik fibrosis, talasemi gibi bazı genetik hastalıkları taşıyan çiftlerin embriyolarında PGT sayesinde gebelik gerçekleşmeden, gebeliğin sonlandırılmasına gerek kalmadan hastalık teşhis edilip o embriyo bu şekilde elenebilir. Preimplantasyon genetik tanı, sadece bu tür genetik hastalık riskleri olan çiftler için değil, aynı zamanda yapısal kromozom bozukluklarının (Örneğin translokasyon, inversiyon vb.) neden olduğu tekrarlayan düşükler nedeniyle sağlıklı bir gebelik oluşturamayan çiftler için de alternatif bir yol sunmaktadır.

  • Tüp bebek uygulamaları ile elde edilen gebeliklerden doğan bebeklerle, normal doğan bebekler arasında fark var mı?

Hayır, normal yolla elde edilen gebelik ile tüp bebek uygulaması sonrası elde edilen gebelik arasında herhangi bir fark yoktur.

  • Tüp bebek tedavisi sonrası ne zaman test bakılmalı, idrarda test yaptırabilir miyim?

İdrarda yapılan gebelik testleri belli bir hormon seviyesine hassas olduğu için erken gebelikte yanlış negatif sonuç verebilir. (Örneğin test 100 gibi bir değere kadar hassas ise erken dönemde daha değer 25 iken yanlışlık ile negatif sonuç verecektir) Ayrıca görsel sonuçlar da bazen yanlış yorumlanabilir. Bu nedenlerle tüp bebek tedavisinde hekimin alışkanlığına göre embriyo transferinden 10-12 gün sonra yapılacak kanda gebelik testi en sağlıklı sonucu verecektir. Normal yolla gebelikte ise kanda gebelik hormonu tespit edilmesi en erken olarak ilişkiden 2 hafta kadar sonrası olabilir.

Ayrıca yine bilinmesi gereken önemli bir bilgi de şudur: Kanda gebelik testi erken dönemlerde sağlıklı bir gebelikte 2 gün ara ile takip edildiğinde yaklaşık 2 kat artış gösterecektir. Sonrasında ise bu değer 2000 gibi bir değere ulaştığında bizim için gebelik ultrasonografide görülebilir büyüklüğe gelmiş demektir.    

  • Tüp bebek tedavisi öncesinde özel bir diyet uygulanmalı mıdır?

Tüp bebek yardımcı üreme yönteminde, beslenme düzeni oldukça önem teşkil eder. Bunun sebebi, tedavinin başarılı olması için, sağlıklı bir bünyeye sahip olmak gerekliliğidir. Var ise sigara alışkanlığını bırakmak birincil önlem olmalıdır. Yine gebelik öncesi ideal kiloda olmak başarı oranını etkiyen faktörlerden biridir. Düzenli olarak proteinden zengin gıda tüketimine dikkat edilmelidir (haftada 3 kez). Günlük su tüketiminin 2-3 lt civarında olması önerilir. Nohut, fasulye, barbunya gibi kuru baklagillerin tüketim miktarı artırılmalıdır. Çay-kahve tüketimi çok ise kısıtlama getirilebilir (Günde 2-3 fincan). Asitli içeceklerden uzak durulmalıdır. Folik asit takviyesi ve folik asitten zengin gıdalar tüketilmelidir.

Ayrıca yine tüp bebek tedavisi öncesi diğer metabolik problemlerin (tiroid, insülin direnci, diyabet..) önceden halledilerek tedaviye başlanması hem başarı şansını ,hem de sağlıklı gebelik şansın olumlu yönde etkileyebilir.

  • Gebelik kayıpları ve kürtaj sonraki tüp bebek denemelerinde gebelik şansımı azaltır mı?

Gebeliğin kürtaj ile sonlandırılması eğer işlem sırasında ya da sonrasında bir komplikasyon olmadı ise (parça kalması, enfeksiyon, yapışıklık gibi) tekrar gebe kalabilme açısından problem yaratmaz.

Ancak özellikle erken gebelik kayıplarında bazen yeni bir deneme öncesi çiftin genetik açıdan normal olup olmadığının da araştırılması gerekebilir. Çiftten genetik test istediğinde sonucun 2-3 haftada alınabileceği göz önünde tutulmalıdır.

  • Tüp bebek tedavisi öncesi istenen testler için belirli bir gün var mıdır?

Bazı hormon testleri(FSH, LH, östrojen, progesteron gibi) adetin belli günlerinde ( 2.- 3. veya 21.gün) yapılması gerekir. Diğerlerinde ise gün kısıtlaması yoktur. Sadece bazıları için açlık gerekebilir.

  • Tüp bebek tedavisinde seçilen protokole göre tedavi süresi değişir mi?

Tüp bebek tedavisinde ilk adım kadını hazırlamaktır. Kadının hazırlığı iki şekilde olabilir; ilki adetin 21. Günü başlayarak yaklaşık 3-3.5 haftada yumurta toplama işlemi yapılan uzun (long) protokol ya da direkt adetin 2-3. günü başlayarak yaklaşık 10-12 günde yumurta toplama işlemi yapılan kısa (antagonist) protokol.

Bu şekilde elde edilen embriyoların rahim içine transferi ise hastanın özel şartlarına, hekimin alışkanlıklarına bağlı olarak ya taze (yumurta toplama ile aynı dönemde) ya da dondurma –çözme ( embryoların önce dondurulup saklanıp, sonrasında hekimin uygun gördüğü bir başka dönemde yerleştirilmesi) ile yapılmaktadır.

  • Semen analizinde sperm sayısı çok az ise veya hiç bulunamamışsa ne yapılmalıdır?

Böyle bir durumda tek bir analiz ile kesin karar verilmemelidir. Mutlaka 3 hafta kadar sonra 2. bir analiz ile teyit sağlanmalı, aynı veya yakın sonuç alınırsa öncelikle genetik ve hormon testleri ya da testis ultrasonografisi ile araştırma yapılarak gerekli bilgiler edinilmelidir. Sonrasında ise eğer gerek olursa hasta bir androlog-ürolog ile konsulte edilmelidir.  

Eğer örnekte hiç sperm yok ise Mikro TESE denilen cerrahi yöntemle testisten sperm elde edilmesi mümkündür. Tercihen kadın eş zamanlı olarak yumurtaları hazır olduğunda öncelikle TESE işlemi planlanmakta, sperm elde edildikten sonra yumurta toplama işlemi yapılarak tüp bebek uygulaması yapılmaktadır. Ancak bazen mikroTESE operasyonu teşhis amaçlı olarak kadın partner hazırlanmadan önce yapılıp, eğer sperm bulunursa dondurulup –saklanıp sonrasında kadın hazırlanabilir.

  • Adetlerim sancılı ve çocuk sahibi olmak istiyorum. Ne yapmalıyım?

Adet ağrısı özellikle kadınlarda endometriozis adı verilen bir hastalıkla birlikte görülmektedir. Adetleriniz ağrılı ve sancılı ise ve çocuk isteği var ise vakit kaybetmeden bir uzmana görünerek yumurta rezervi açısından ve endometriozis problemi olup olmadığını kontrol ettirmenizi öneririz.

  • Embriyo transferi işlemi nasıl yapılır?

Jinekolojik muayene masasında aynı muayene pozisyonunda olduğu gibi hasta hazırlandıktan sonra spekulum yerleştirilir. Rahim ağzı temizlenir. Daha sonra embriyolog tarafından laboratuvardan getirilen embriyolar ince bir kateter yardımıyla rahim içerisine yerleştirilir. Ağrısız bir işlemdir. Sadece yerleştirme sırasında karından ultrason ile kateterin rahim içinde ilerleyişinin izlenebilmesi için kadının idrara bir miktar sıkışık olması gerekmektedir.

  • Yumurta toplama işlemi nasıl yapılır?

Yumurta toplama işlemi genellikle hafif bir genel anestezi (sedasyon) altında vajinal yoldan yapılır. Önce vajina salgılardan temizlenir. Sonrasında vajinal ultrasonografi yaptığımız probun üzerine bir iğne yerleştirilir ve vajinadan iğne yapar gibi folikulllerin içine girilip sıvıları aspire edilerek yumurta hücreleri elde edilir. İşlem sonrasında genellikle hafif miktarda ağrı ve vajinal kanama olabilir.

  • Embriyo transferi sonrası tutunma ne zaman gerçekleşir?

Embriyo transferi sonrası rahim duvarına tutunma özellikle de 5’inci gün (blastosist ) transferi ise 1-5 gün içinde gerçekleşecektir. Yumurta toplama günü göz önüne alındığında; sonraki 6-10 gün içinde olacaktır denebilir. Diğer bir deyişle embriyo yumurta toplama sonrasında en geç 10’uncu gün eğer başarılı olunmuşsa tutunmuş olacaktır. 

  • Embriyo transferi sonrası kanama olabilir mi?

Embriyo transferi sonrası başlıca 2 nedenden vajinal kanama olabilir; bunlardan ilki embriyo transferi sırasında gerçekleşen travma, yani kateterin (özellikle de zor transferlerde) rahim ağzından geçip ilerlemesi sırasında oluşan tahriş nedeniyle kanama olabilir. İkincisi ise tam embriyonun tutunması sırasında ve tıpta implantasyon kanaması diye adlandırılan durumdur. Ancak bunların her ikisi de kısa süreli ve az miktarda, sürüntü - lekelenme tarzında kanamalardır.

  • Dondurulmuş embriyo transferi ile taze transfer arasında gebelik oranları açısından bir fark var mı?

Dondurulmuş embriyo transferi ile taze transfer arasında gebelik oranı açısından bir fark yoktur. Hatta bazı durumlarda dondurma-çözme ile embriyo transferi gebelik elde etme oranlarını olumlu etkileyebilir. 

  • Tüp bebek tedavisinin riskleri nelerdir?

Tüp bebek tedavisinin her aşamasında küçük ihtimaller de olsa bazı riskler ve yan etkiler vardır. Uygulanan ilaçların yan etkileri tolere edilebilecek düzeydedir ve geçicidir. Oldukça nadir karşılaşılsa da yumurta toplama sonrası pelvik enfeksiyon gelişebilir. Bu sorun da antibiyotik tedavileri ile düzeltilebilir. Yumurtalıklarda kanama olabilir. Bu kanamalar fazla değildir. Oldukça ender vakalarda kanama için müdahale etmek gerekebilir. Ancak ciddi bir risk değildir.

Bilinen en önemli risk olan hiperstimulasyon (aşırı yumurtalık cevabı) problemi ise yeni tedavi protokolleri ve tecrübeli hekimler ile artık hemen hiç görülmemektedir.  

  • Polikistik over sendromu (PCOS) nedir?

Polikistik Over Sendromu sık rastlanan özel bir yumurtlama problemidir. Bu hastalar geniş bir şikayet yelpazesi ile hekime başvurabilir. En hafif formlarda hiçbir adet problemi ya da kozmetik –metabolik problem olmaksızın sadece gebe kalamama şikayeti ile hasta başvurabilir. Yelpazenin diğer ucunda ise aşırı kilolu, erkek tipi aşırı tüylenmesi olan, bazen yıllarca adet göremeyen kadınlar vardır. Bu kadınlar genellikle tek problem bu ise tedavilerde en başarılı sonuçların alındığı hasta grubudur.

PCOS hastalarında dikkat edilmesi gereken en önemli durumlar; eğer varsa insülin direnci, diyabet ve diğer metabolik problemlerin tedavi öncesi düzeltilmesi, başarı şansı ve kadının-gebeliğin sağlığı ile direkt ilişkilidir. Ayrıca yine bu hastalarda hekim Hiperstimulasyon riski açısından hastayı çok dikkatli takip etmelidir.  

  • Erkeklerde morfoloji bozukluğu olması durumunda tedavi planı nasıl yapılmalıdır?

Tüp bebek uygulamalarında belirli bir sayı ve hareketlilikteki spermlerin verimli olarak kullanılabildiği “in vitro fertilizasyon-IVF”, yani seçilmiş hareketli spermlerin yumurta hücreleri ile ayni ortama konduğu ve doğal döllenme sürecine bırakılması tekniğinin kullanıldığı vakalarda yapılan çalışmalar, spermin dölleme başarısı ile sperm şekil bozukluklarının şiddeti arasında bir ilişki olduğunu göstermiştir. Mikroenjeksiyon yani ICSI yönteminde spermler işlemi uygulayan embriyologlar tarafından özel yöntemler ile mümkün olan en uygun şekil ve yapıda olan spermler seçildiklerinden, özel bazı durumlar dışında morfolojik değerlendirmenin tüp bebek tedavisinde düşünüldüğü kadar olumsuz bir etkisi yoktur.

Burada Globozoospermi gibi spermin dölleme kabiliyetinin çok zor olduğu özel şekil bozuklukluklarını tabii ki bu durumun dışında bırakmak gerekir.

  • Yumurta rezervi kontrolü için AMH (anti müllerien hormon) testini ne zaman yaptırmalıyım?

AMH (Anti Müllerien Hormon) testi yumurta rezervini görmek için yapılan bir kan testidir. Testin yapılması için özel bir zaman aralığı veya açlık gibi bir ön şart yoktur. Bu test sonucu yine de uzman bir hekim tarafından ultrason eşliğinde yumurta rezervi kontrol edildikten sonra yorumlanmalı, test sonucu tek başına anlamlandırılmamalıdır.  

  • 2 tüp bebek denemesi arasında ne kadar ara vermek gerekir?

İlk tüp bebek denemesi sonrası BetaHCG sonucu negatif gelmişse kadının adet görmesi beklenir. Bir sonraki adet sonrası 1 ay ara verilip sonraki görülen adette tedaviye tekrar başlanabilir. Ancak burada ana karar verici hekim olacaktır.

  • İleri yaş tüp bebek tedavisinde yumurta kalitesini artırmak için uygulanan bir yöntem var mı?

İleri yaş kadınlarda yumurta rezervi ve kalitenin de azalmasıyla döllenme ve gebelik şansı azalmaktadır. Yumurta kalitesini arttırmak için piyasada satılan bazı vitamin-antioksidan preparatları bulunmakla beraber bunların kaliteyi arttırdığına dair net bir veri bulunmamaktadır.

  • İlaçsız tüp bebek (IVM) tedavisi yapılabilir mi?

Tüp bebek tedavisinde olgunlaşan yumurtalar toplanır ve mikroenjeksiyon yapılarak döllenme sağlanır. İlaçsız tüp bebek tedavisinde (IVM) tamamen olgunlaşmadan toplanan yumurtalar, laboratuvar ortamında olgunlaştırılır. Bu tedavinin amacı, yumurtaların olgunlaştırılması için kullanılan ilaçlardan zarar görebilecek hastaların tedavilerini, bu ilaçları vermeden sürdürmeleridir. Büyümesi izlenen yumurtalar istenen boyuta geldiğinde toplanır, yumurtaların önce laboratuvar ortamında olgunlaşmaları 24 saat kadar beklenir. Daha sonra hastanın eşinden alınmış olan sperm, mikroenjeksiyon yöntemi ile yumurtalara enjekte edilir ve elde edilen embriyolar dondurulup, daha sonra başka bir ayda transfer işlemi gerçekleştirilir. Günümüzde özellikle yeni tedavi protokolleri sayesinde giderek daha az IVM yöntemine ihtiyaç duymaktayız.

  • Embriyo transferi tarihine göre gebelik haftası nasıl hesaplanır?

Embriyo transferi tarihinden 14 gün geriye gidilir ve son adet tarihi embriyo transferinden 14 gün öncesi olarak belirlenir. Ya da ultrasonografi cihazındaki son adet bölümüne embriyo transfer tarihi yazılır. Sonrasında çıkan gebelik haftasında 2 hafta eklenerek gebelik haftası hesaplanır.

  • Yumurta toplama ve embriyo transferi sonrası denize ve havuza girebilir miyim?

Sauna, hamam gibi aşırı sıcak ve nemli mekanlardan uzak durmak, havuza ve denize girmemek, genel olarak önerilir.

  • Tedavi sırasında ve sonrasında yaşantımda bir değişiklik yapmam gerekir mi?

Hayır, normal iş ve sosyal hayata devam edilebilir. Sigara, alkol kullanımı var ise kısıtlama getirilmesi gerekmektedir. Bunun dışında yumurta toplama işlemi sonrası cinsel ilişki ve ağır hareketlerden kaçınmak dışında kısıtlayıcı herhangi bir değişiklik önerilmemektedir. Ancak en önemlisi hekimin önerdiği ilaçları düzenli ve eksiksiz uygulamak, hiçbir ilaç ve dozunda kendine göre hekime sormadan değişiklik yapmamak gerekir.

  • Tüp bebek tedavisi kaç kez denenebilir?

Tüp bebek tedavilerinin genelde 5 deneme sonrası gebelik oranlarının daha fazla yükselmediği düşünülür. Ancak benim kendi hastalarım arasında 11 yılda 15 deneme sonrası gelen bir çift ile 16 ve 17. denemelerini gerçekleştirdik. 17.denemede elde ettikleri ikiz çocuklarının doğumu da bizimle birlikte olmuştu . Ancak bunlar tabii ki uç rakamlar; genelde 5 deneme gibi bir sınır telaffuz edilmektedir.

  • Adet görmemek her zaman menopoz belirtisi midir? Adet görmeyen kadınlar gebe kalabilir mi?

Menopoz bir süreçtir. Bazen ani ruhsal travmalar, aşırı stres, diyet, fiziksel egzersiz gibi durumlarda  adet kesilmeleri görülebilir, bu gibi olaylar menopoz demek değildir. Genellikle 40 yaşından sonra düzensiz adet kanamaları, zaman zaman ateş basması, ruhsal gerginlik gibi bulgular menopoz öncesi dönemini haber verir. Sonra bulgular artarak devam eder. 6 ay süreyle adet görmemek ve yine sıkıntı-terleme-ateş basması-vajinal kuruluk gibi menopozu düşündürebilir. Yine de menopoz diyebilmek için 6 aydan daha fazla adet görememe durumunda FSH hormonu ölçülerek ve diğer semptomlar değerlendirilerek tanı konur. Her adet kesilmesi ve düzensizliği menopoz değildir. Bunun tanısını koymak için bir uzmanla görüşmek ve muayene ve ultrason verileriyle hareket etmek gerekir. Bazen PCO (polikistik over) olan kadınlarda ya da beyinden salgılanan, yumurtlamayı düzenleyici hormonların çok düşük düzeylerde olduğu kadınlarda da adet düzensizliği ve adet görememe durumu olabilmektedir. Kesin tanı için mutlaka bir uzmana başvurmak gerekir.

  • Kanser tedavisi çocuk sahibi olmaya engel midir? Üreme sağlığını nasıl koruyabilirim?

Kemoterapi ve radyoterapi kadınların üreme fonksiyonlarının kaybına neden olabilir. Çünkü bu tedaviler, üreme hücrelerinde ve yumurtalıklarda toksik etki yapabilir ve bu yüzden kadın üretkenliğini kaybedebilir. Kanser tedavisi görmek, anne olmaya her zaman engel değildir. Kanser tedavisi öncesi kadınların yumurtaları alınıp dondurularak saklanabilir. Aynı durum erkeklerde sperm hücrelerinin saklanması için de geçerlidir. Özellikle genç erkek ve kadınlarda kanser teşhisi konulduktan sonra alınacak kemoterapi ve/veya radyoterapi öncesi üreme hücrelerinin saklanması sonraki dönemde anne/baba olmak için alınması gereken birincil önlemdir.

  • Cerrahi müdahaleler çocuk sahibi olmaya engel midir? Üreme sağlığını nasıl koruyabilirim?

Kadın ve erkeklerde yapılacak kanser vs nedeni ile cerrahi müdahaleler öncesinde üreme sağlığını korumak amaçlı yumurta/sperm hücresi dondurmak daha sonraki dönemde anna/baba olma şansını saklamamızı sağlar. Ancak kadının cerrahi olarak rahimini de kaybetmesi durumunda sadece ülkemizde halen yasalar ile yasaklanmış olan taşıyıcı annelik yolu ile ancak o kadın kendi çocuğunun sahibi olabilir.

  • Bekarım, henüz evlilik düşünmüyorum. Üreme sağlığımı nasıl kontrol edebilirim? Yumurtalarımı ve anne olma şansımı saklayabilir miyim?

Bekar kadınların yumurtalarını dondurmasına Türkiye’de yasal olarak ÜYTE yönetmelik gereği konulan kurallar çerçevesinde izin verilmiştir. Öncelikli olarak kadının yumurta rezerv kontrolü için mutlaka bir uzmana muayene olması ve AMH (Anti Müllerien Hormon) bakılarak bu 2 veri ile beraber yumurta dondurma işlemi yapılıp yapılmayacağına karar vermek gerekir. Yasal olarak düşük over rezervi olan, ailede erken menopoz hikayesi olan ve daha önce çocuk sahibi olmamış kadınlar yumurtalarını dondurabilirler.

  • Tüp bebek ile ilgili bir merkeze görüşmeye giderken yanınızda neler getirmelisiniz?

Tüp bebek ünitelerine ön görüşme için giderken daha önce yapılmış olan tüm tetkik ve takiplerinizi yanınızda götürmeniz hekim değerlendirmesi ve eksik kalan tetkikleri istemeleri açısından oldukça önemlidir. Özellikle var ise rahim filmi, semen analizi, yapılmış hormon testleri var ise bunlar mutlaka gideceğiniz hekim tarafından görülerek değerlendirilmelidir.

  • Rahimde polip, septum (perde), sineşi (yapışıklık) olması gebe kalmaya engel midir? Tüp bebek tedavisinde gebelik oranını azaltır mı?

Rahim içinde görülen septum, polip veya yapışıklıklar bulundukları yere göre değerlendirilir. Her polip, her septum benzeri oluşum  gebeliğe engel değildir. Rahim içinde göründükleri yer ve büyüklüklerine göre gerekirse yapılacak histereskopi operasyonu ile ilgili doktorunuz size ayrıntılı bilgi verecektir.

  • Laparoskopi nedir, ne zaman önerilir?

Laparoskopi, karın içinin gözlenebildiği endoskopik bir ameliyattır. Tüplerle ilgili sıkıntı olan hastalarımızda tüplerdeki hasarı ve problemi ortaya koymada altın standart denilen en iyi yöntemdir. Genellikle adet bitimi sonrası bir hafta içinde ve genel anestezi altında yapılır. Tüplerle ilgili ciddi problemler varsa, örneğin hidrosalpenks denen ve tüp ya da tüplerin uç kısımdan tıkanıp, içinin sıvı ile dolduğu durumlarda laparoskopi ameliyatı önerilmektedir. 
Ayrıca laparoskopi yine yumurtalık kistleri, miyom ya da dış gebelik gibi problemlerde de yapılabilir.

  • Aşılama nedir? Başarı oranı nasıldır?

Aşılama ya da diğer ismi ile inseminasyon önce ilaçlar(hap ya da iğne) verilerek kadında 1-2 yumurta (folikül) büyümesi sağlanıp, sonrasında da bu yumurtaların çatlamasından hemen önce erkeğin spermlerinin alınıp hazırlanıp, bir kateter ile rahim içine verilmesi esasına dayanır. İnseminasyonun gebelik şansı cinsel ilişki ile yaklaşık aynı olup %15-20 civarındadır.

  • Aşılama tedavisi kimlere önerilir? Aşılama kaç kez denenebilir?

İnseminasyonun bir hastaya yapılabilmesi için kadının her iki tüpünün de açık olması, rahimin normal olması ve yıkama işlemi sonrasında erkeğin meni örneğinde en az 5 milyon hareketli sperm olması gerekmektedir. Yani çok düşük sperm sayıları ya da tıkalı tüpler ile inseminasyon yapılamaz. Yöntemlerin denenme sayıları çiftlerin bireysel özelliklerine göre karar verilir (Örneğin yaş, ekonomik durum vs) Ancak genelde başarı değerlendirmesi için 2 veya 3 kez denemenin yeterli olduğu düşünülebilir.

  • Dış gebelik sonrası tedaviye ne kadar ara verilmelidir?

Eğer dış gebelik oluşmuşsa ilk 2 ayda teşhis ve tedavi edildiğini düşünerek, 3 adet sonra gebelik tekrar denenebilir. Dış gebelik sonrası operasyon planlanırsa (laparoskopi) 2 adet sonra yeni tedaviye başlanabilir.

  • Tüp bebek tedavisi planlanırken kullanılacak ilaç dozu neye göre belirlenmektedir? Tedavi olurken hangi günler izin kullanmalıyım?

Tüp bebek tedavisinde günümüzde hasta dostu tedaviler söz konusudur. Yani düşük dozlu ve kadının kendi kendine uygulayabileceği, uzun vadeli düşünüldüğünde kadının ya da bebeğinin sağlığına bir zararı olmayan tedaviler uygulanmaktadır.

Tedavi sürecinde çalışıyorsa kadının işinden sürekli izin alması gerekmeyecektir. Sadece yumurta toplama ve embriyo transferi günlerinde birer gün izin kullanması gerekir. Ayrıca transfer sonrası da hastanın ilaçlarını düzenli kullanması dışında yapması gereken bir şey olmadığından izin alması gerekmez. Ancak hasta bazen psikolojik olarak kadın özellikle embriyo transferi sonrası dinlenirse şansının daha yüksek olabileceğini düşünebilir. Böyle bir istek karşısında hastanın konforu ve psikolojisi gözetilerek saygı duyulmaktadır.

  • Açıklanamayan infertilitede tüp bebek tedavisi başarı oranları nasıldır?

Bebek isteği nedeni ile başvuran çiftlerde kadın ve erkek birlikte değerlendirilir. Tüp bebek merkezine başvuran çiftlerin neredeyse %20’sinde erkek ya da kadında herhangi bir problem saptanamamaktadır; biz bu gruba ‘’açıklanamayan infertilite’’ diyoruz. Açıklanamayan infertilitede yapılan tetkiklerde ve muayenede görünmeyen sorun bazen laboratuvar aşamasında yumurta ve sperm hücreleri ile çalışılırken çıkmakta, bazen orada da belirgin bir sorun olmamasına rağmen gebelik elde edilememektedir. Burada tabii bir de kadının yaşı ve yumurtalık rezervi de gebelik elde etme başarısını çok yakından etkileyecektir.

Güncellenme Tarihi: 19 Haziran 2019Yayınlanma Tarihi: 19 Nisan 2019

Benzer Sağlık Rehberleri