Böbrek Nakli Artık Çok Daha Kolay

Her yıl binlerce insan kronik böbrek yetmezliği nedeniyle hayatını kaybediyor. Tahmin edildiğinden çok daha büyük bir sorun olan kronik böbrek yetmezliğinin en etkili tedavisi ise kuşkusuz organ nakli. Laparoskopik Böbrek Nakli’ni Türkiye’de uygulayan ikinci cerrah olan Memorial Hastanesi Üroloji ve Organ Nakli Bölümü’nden Op. Dr. Burak Koçak , kronik böbrek yetmezliği ve canlı vericiden laparoskopi yöntemiyle yapılan böbrek nakliyle ilgili bilgi verdi.

Kronik böbrek yetmezliğinin görülme sıklığı nedir?

Erkeklerde en sık görülen kanser, prostat kanseridir. A.B.D.’de 2004 yılında 232.000 kişiye prostat kanseri tanısı konmuş, 30.000 kişi bu hastalıktan hayatını kaybetmiştir. Aynı yıl 96.000 kişiye ise kronik böbrek yetmezliği tanısı konmuş, 43.000 kişi bu hastalıktan hayatını kaybetmiştir. Yani her yıl prostat kanserine oranla %43 daha fazla insan kronik böbrek yetmezliğine bağlı olarak yaşamını kaybetmektedir. Kronik böbrek yetmezliği ölümcül bir hastalıktır.

Kronik böbrek yetmezliği tedavisinde diyaliz etkili midir?

Maalesef, tıptaki tüm ilerlemelere rağmen diyaliz tedavisi gören hastaların bu tedavi altında ortalama bir ömürleri vardır. Her yıl bir çok hasta diyaliz tedavisi altındayken hayatını kaybetmektedir. Bundan dolayı diyaliz kesin bir tedavi seçeneği değildir. Böbrek nakline alternatif hiç değildir. Aksine, böbrek nakline kadar geçen sürede hastaların yaşamlarını sürdürmelerine olanak sağlayan bir geçiş tedavisi olarak algılanmalıdır.

Böbrek Nakli Hayat Kurtarır

Herkesin bildiği gibi böbrek nakli, böbrek yetmezliği olan hastaları diyaliz tedavisinden kurtarmakta ve yaşam kalitelerini yüksek oranda artırmaktadır. Ama bundan daha da önemlisi başarılı bir böbrek naklinin hayat kurtardığı gerçeğidir. Böbrek nakli hastalarında 5 yıllık hasta sağ kalımı % 73.3, diyaliz hastalarında ise % 33.6’dır. Böbrek nakli bu hastaların yaşamını 2.5-3 kat uzatmaktadır. Dünyada ve ülkemizde böbrek nakli önündeki en büyük engel organ yetersizliğidir. A.B.D.’de 61.000’den daha fazla insan kadavra böbrek bekleme listesindedir ve bu hastaların sadece %15’i bir yıl içerisinde böbrek nakli olabilecektir. Bu ülkede ortalama böbrek bekleme süresi 4-5 yıldır. Ülkemizde 40.000’den fazla insan kadavra böbrek bekleme listesindedir ve yılda yapılan kadavral böbrek nakillerinin sayısı 150’yi geçmemektedir. Yani %1 bile değildir. Ülkemizde böbrek bekleme süresi dünya ortalamalarının çok üzerindedir. Gelişmiş ülkelerde her 4 kronik böbrek yetmezliği hastasından biri böbrek nakli olabilirken, ülkemizde bu oran %11.7’dir.

Canlı Vericiden Nakil Artık Çok Daha Kolay

Tüm dünyada gösterilen bütün çabalara rağmen beyin ölümü gerçekleşmiş kişilerden yapılan kadavral nakiller belli bir sayıya ulaşmıştır ve bu sayıyı yıllar içerisinde artırmak pek mümkün olmamaktadır. Organ yetersizliğine bir çözüm olarak canlı vericilerden yapılan nakillerin artırılması akla gelmiştir. Gerek vericiler gerekse alıcılar bu nakile kuşkuyla bakmaktadır. Sevdikleri kişiye organ vermek isteyen kişiler böyle büyük bir ameliyattan çekinmektedir. Böbrek yetmezliği hastaları da sevdikleri bir insanın kendileri için böyle ciddi bir ameliyat riskini almalarını istememektedir. Bu sebeple A.B.D.’de verici ameliyatının hastalar ve vericileri için daha kabul edilebilir bir ameliyat haline getirilmesi ve böylelikle canlı vericilerden yapılan nakillerin arttırılması amacıyla “Laparoskopik donör nefrektomi” yani kapalı yöntemle böbrek alma operasyonu uygulanmaya başlanmıştır. Laparoskopik cerrahi ameliyatın hastanın vücuduna yapılan açık bir kesi yerine, hastanın karnına açılan küçük deliklerden yapılmasıdır. Bu deliklerden birinden cerrahın yaptığı işlemi görebilmesini sağlayan bir kamera, diğer delik veya deliklerden de operatörün cerrahiyi yapmasını sağlayan aletler sokulmaktadır. Bu teknik tüm dünyada son 10 yılda yaygınlaşmış, eskiden açık şekilde yapılan bir çok cerrahi, laparoskopik yöntemle uygulanmaya başlanmıştır. Laparoskopik donör nefrektomi operasyonu dünyada ilk kez 1995 yılında A.B.D.’de uygulanmış ve yaygınlaşarak tüm dünyada standart tedavi yaklaşımı olmuştur. Ülkemizde ise hastanemiz dahil olmak üzere beş merkezde bu operasyon yapılabilmektedir.

Ameliyatın Ertesi Günü Hasta Taburcu Edilebiliyor

Laparoskopik donör nefrektomi yani kapalı yöntemle böbrek verme ameliyatı hastanın karnına açılan 0.5-1cm’lik iki delikten yapılmakta ve ameliyat sonunda böbrek, hastanın kasık bölgesine yapılan 7cm’lik bir kesiden çıkarılmaktadır. Açık ameliyata oranla hastalar operasyon sonrası daha az ağrı çekmekte, hastanede daha kısa kalmakta, normal yaşamlarına ve işlerine daha hızlı dönmektedir. Ayrıca, açık cerrahide yapılan kesiye bağlı olarak ortaya çıkan istenmeyen yan etkiler bu operasyon ile minimuma indirilmiştir. Eskiden kullanılan açık yöntemde hastalarda ameliyat sonrası görülen ameliyat yerinde fıtıklaşma, hissizlik, yara infeksiyonu, akciğerlerde hava birikmesi gibi istenmeyen yan etkiler bu teknikte çok düşük oranlarda görülmektedir. Ameliyatların daha riskli olduğu şişman hastalar ameliyat sonrası oluşabilen yara infeksiyonu, ağrıya bağlı olarak yetersiz soluk alıp-verme gibi yan etkilerin laparoskopik yöntemde daha az görülmesi ve hastanın daha erken ayağa kalkıp yürüyebilmesi gibi sebeplerden dolayı bu tip cerrahiden diğer hastalara göre daha fazla fayda görmektedir. Sadece vücuda açılan iki delik ve böbreği çıkarmak için yapılan küçük bir kesiden gerçekleştirilen bu operasyon kozmetik açıdan da açık cerrahiye oranla çok tatminkar sonuçlar sağlamaktadır. Ameliyat akşamı gezmeye, su içmeye başlayan vericiler, ertesi sabah yemeklerini yiyebilmekte ve duş alabilmektedirler. Bu ameliyat sonrası hastalarımız ameliyatın ertesi günü evlerine gidebilmektedirler. Ameliyat sırasında vücuda herhangi bir dren denilen küçük borular yerleştirilmemektedir. Dikişler gizli ve estetik dikişler olmakta ve ameliyat sonrası bu dikişlerin alınması gerekmemektedir. Genelde hastalar operasyondan 1 hafta sonra araba kullanmaya başlamakta, 3 hafta sonra ise normal yaşamlarına ve işlerine dönebilmektedirler. Böbrek verme ameliyatının eskisi gibi korkulan bir operasyon olmaktan çıkması tüm dünyada bu tip operasyonların yaygınlaşmasına yardımcı olmuştur. Öyle ki bu operasyondan dolayı canlı vericilerden yapılan nakillerde %30 oranında artış olmuştur. Bu şekilde vericilerinden aldığımız böbrekleri nakil ettiğimiz hastalarımız başarılı bir böbrek naklinin keyfini sürmektedirler.

30 Nisan 2009

CANLI DESTEK