Yükleniyor

Prostat Kanseri Nedir? Prostat Kanseri Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi

Prostat kanseri; erkek üreme sisteminin bir parçası olan prostat bezindeki hücrelerin anormal ve kontrolsüz şekilde çoğalmasıyla görülen, kötü huylu bir tümör - kanser türüdür. Genellikle yavaş seyreden bir ilerleme gösteren bu hastalık, özellikle 50 yaş ve üzeri erkeklerde geceleri sık idrara çıkma, idrarda yanma veya ağrı belirtileriyle görülen kanser türleri arasında yer alır. Erken evrelerde sessiz ilerleyebilen prostat kanserinde; PSA (Prostat Spesifik Antijen) testi ve ürolojik muayene ile sağlanan erken teşhis, tedavi başarısını ve yaşam kalitesini önemli ölçüde artırır. Prostat bezinde oluşan kanser türü olan prostat kanseri, yaygın ve ciddi bir kanser çeşididir. Prostat mesanenin altında ve rektumun önünde yer alan küçük ve ceviz şeklinde bir bezdir. Bu küçük bez, meni ile karışan sıvıyı salgılayarak spermin gebelik ve hamilelik için sağlıklı kalmasını sağlayarak önemli bir rol üstlenir. Prostat kanseri tedavisi mümkündür ancak tedavinin başarısı için erken teşhis hayati bir önem taşır.

İçindekiler

Prostat Kanseri Nedir?

Prostat kanseri, erkeklerde spermi besleyen seminal sıvıyı üreten prostat bezindeki hücrelerin kontrolsüz ve anormal bir şekilde çoğalması sonucu oluşan kanser türüdür. Yaygın bir kanser türü olan prostat kanseri, yaygın olarak sık sık idrara çıkma, idrar akışında azalma, idrarda zorlanma, ağrı ve yanma hissi gibi belirtiler verir.

Altında yatan ve en sık görülen nedeni yaşlılık olan prostat kanseri genellikle 50 yaş üstü erkeklerde görülür. Yaş faktörünün yanı sıra genetik yatkınlık ve obezite gibi durumlar da prostat kanseri nedenleri arasında sayılabilir. Prostat kanseri tedavisindeki en önemli kriter ise erken teşhistir.

Prostat Kanseri Neden Olur?

Prostat kanserinin nedeni tam olarak bilinmemektedir. Prostat kanseri hücre düzeyinde gerçekleşen genetik kusurlara bağlı bazı prostat hücrelerinin kontrol dışı büyümesi ve normal hücrelerin yerini almasıyla oluşur. Daha sonra da çevre dokulara ve ileri seviyelerde ise uzak organlara yayılabilir.

Bunlarla birlikte prostat kanserinin altında yatan nedenler genellikle genetik yatkınlık, yaş, ırk ve beslenmedir.

Prostat kanseri nedenleri genel olarak şunlardır:

Genetik yatkınlık

Prostat kanserlerinin %9’u kalıtsal olup, prostat kanseri olanların %15’inde hastalık birinci derece erkek akrabalarından geçmektedir. Kadınlarda meme ve yumurtalık kanserleriyle bağlantısı bilinen BRCA2 genindeki mutasyon, erkeklerde prostat kanseri riskini de arttırdığı gözlemlenmiştir.

Genetik olmayan (çevresel) faktörler

Prostat kanserinde çevresel faktörler genetik faktörlere göre daha etkilidir. Örneğin, Çin’de yaşayan bir Çinlinin prostat kanserine yakalanma riski, bir Amerikalıya göre çok düşükken, aynı Çinli birey Amerika’da uzun süre yaşadığında bir Amerikalıya benzer prostat kanseri riski taşımaya başlamaktadır.

Yaş faktörü

Prostat kanseri riski yaşla birlikte artar. 50 yaşın altındaki erkeklerde nadir görülen prostat kanserine, 50 yaşın üzerindeki erkeklerde sıkça rastlanır. Yaşamları boyunca her 6 erkekten 1’ine prostat kanseri tanısı konulacağı bilinmektedir.

Irk faktörü

Prostat kanserinde ırk faktörü de önemlidir. En çok siyahi erkeklerde görülen prostat kanseri, daha sonra beyaz erkeklerde görülür. Nadir olarak da Asya / Pasifik adalarında yaşayan erkeklerde de görülür.

Beslenme ve obezite

Prostat kanseri üzerinde beslenmenin direkt etkisi kanıtlanamamıştır.  Daha önce yapılan araştırmalar, selenyum ve E vitamininin prostat kanseri riskini azaltabileceğini göstermiş olsa da sonradan yapılan araştırmalardan edinilen daha net sonuçlar, her ikisinin de fayda sağlamadığını ortaya koymuştur. Yine de sağlıklı beslenme ve obezite kanser riskini azalttığı için sağlıksız besinler tüketmek prostat kanseri riskini doğrudan yükseltebilir.

Prostat Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Prostat kanserilerinin çoğu prostat bezinin dış kısmında başlar. Prostat kanserinin belirtiye neden olması için kanserin üretraya baskı yapacak kadar büyümüş olması gerekir. Bu nedenle prostat kanseri genellikle erken evrelerde belirtiye neden olmaz. Prostat kanserinin belirtileri idrar yapmada zorluk, idrarda zayıf akış, idrarda veya menide kan bulunması, idrara çıkma sıklığında artış, ereksiyon güçlüğü, boşalma sırasında ağrı, kilo kaybı, yorgunluk, sırt, kalça, kaburga veya diğer kemiklerde ağrıdır.

Prostat kanseri belirtileri şunları içerir:

  • İdrar yapmada güçlük
  • İdrar yaparken ağrı ve yanma hissi
  • Zayıf idrar akışı
  • Menide veya idrarda kan görülmesi
  • Ereksiyon sorunları ve boşalırken ağrı
  • Alt pelvik bölgede ağrı
  • Kalça, sırt, göğüs veya kemiklerde ağrı
  • Kilo kaybı
  • Yorgunluk
  • Mide bulantısı ve kusma

İdrara çıkma sıklığında artış

Prostat bezinin mesanenin hemen altında yer alması ve üretrayı çevrelemesi nedeniyle prostat bezinde kanserli hücre oluşumu mesane ve idrar yoluna baskı yaparak özellikle geceleri kişiyi sık sık idrar yapmaya sevk eder.

İdrar yaparken zorlanma

Yine prostat bezindeki hücrelerin anormal büyümesi idrar yoluna baskı yapar ve kişinin idrar yaparken zorluk çekmesine sebebiyet verir.

İdrar akışında azalma

Prostatın üretraya baskı yapması sonucu idrar çıkarma konusunda zorluk yaşanır ve idrar akışında azalma meydana gelir.

İdrar yaparken ağrı ve yanma hissi

İleri evre prostat kanserlerinde, kanser prostatın çevresinden merkezine doğru yayılabileceğinden, idrarın prostattan geçişini engelleyebilir ve idrar sırasında ağrıyla birlikte yanma hissi oluşturabilir.

İdrarda kan

Büyümüş prostat üretraya baskı yaparak mesanenin tahriş olmasına neden olur ve hematüri adı verilen idrarda kan görülmesi olayını doğurur.

İdrar kaçırma

Prostat kanserinde büyümüş prostat bezi idrar yolunu tıkayabileceği için idrar kaçırma semptomu ortaya çıkabilir.

Boşalma anında ağrı

Prostat kanserinin belirtilerinden olan erekte olurken yaşanan ağrıya prostatta kanserli hücrelerin büyümesinin neden olduğu tıkanma sebebiyet verir. Çünkü meydana gelen tümörler yakındaki organ ve dokulara baskı yaparak ağrıya neden olur.

Alt pelvik bölgede ağrı

Prostat bezindeki kontrolsüz büyümeler mesaneye veya üretraya baskı yaptığında alt karın bölgesinde ağrıya neden olabilir.

Prostat kanserinin ilk belirtileri nelerdir?

Prostat kanserinin ilk belirtisi olarak kişinin idrar yapmada güçlük çekmesiyle başlar daha sonrasında meni ya da idrara kan bulunmasıyla ortaya çıkar. Kişide ereksiyon problemlerinin meydana gelmesi ya da boşalma esnasında ağrı da prostat kanserinin ilk belirtileri arasındadır. 

Prostat Kanseri Evreleri Nelerdir?

Prostat kanseri gösterdiği yayılım durumuna göre evrelere ayrılır. Prostat tümörünün mesane ya da rektum gibi çevre dokulara yayılıp yayılmadığı, lenf bezleri ve kemikleri etkileyip etkilemediği evrelemede en önemli kriterlerdir. Tümörü derecesini belirten gleason skoru ve PSA seviyesi de prostat kanseri evrelerini belirlemek için önemlidir.

Kendi içinde 4’e ayrılan prostat kanseri evreleri şöyledir:

Evre 1: Prostat kanseri, kanserin hala prostatla sınırlı olduğu ve diğer bölgelere yayılmadığı anlamına gelir. Prostat kanseri 1. Evre belirtileri sık sık idrara çıkma ihtiyacı, idrar yaparken zorlanma ve idrar yaparkan ağrı, yanma hissidir. Ancak prostat kanseri her zaman 1. evrede semptom göstermeyebilir.

Evre 2: Prostat kanserinde ikinci evre, kanser hücrelerinin prostat beziyle sınırlı kaldığı ancak yayılma riskinin birinci evreye göre daha yüksek olduğu prostat kanseri evresidir.

Evre 3: Prostat kanserinin lokal olarak ilerlemiş olduğu evre üçüncü evredir.

Evre 4: Prostat kanserinin bu evresinde kanser lenf düğümlerine veya vücudun diğer bölgelerine yayılmıştır.

Prostat Kanseri Nasıl Teşhis Edilir?

Hastanın PSA kan testi ve/veya makattan parmakla muayene sonuçlarına göre prostat kanseri olasılığı söz konusu ise, şüphenin biyopsi ile onaylanması gerekir. Prostat kanserine, prostat bezine yapılan bir veya birden fazla biyopsi sonucunda tanı konulur.

Biyopsi, hastada var olan benin prostatik hiperplazi, kanser veya var olan diğer medikal problemleri belirler. Biyopsi sırasında, iğne yardımıyla rektumdan girilerek prostat dokusundan birkaç ufak parça örnek alınır. Bu doku örnekleri, mikroskop altında incelenerek kanser hücreleri varsa tespit edilir.

Prostat kanseri tanısı koymak için aşağıdaki taramalar yapılmaktadır;

PSA Kan Testi: Prostat kanseri tanısı konan hastanın kanındaki PSA seviyesi, vücudunda bulunan kanser miktarına eşittir. PSA (Prostat Spesifik Antijen), prostatta bulunan hücreler tarafından üretilen bir protein olup, kandaki miktarı ne kadar yüksekse prostat kanseri de o kadar ilerlemiş demektir.  Aynı zamanda PSA düzeyi, verilen tedavinin başarısını takip edilmesinde veya cerrahi sonrası yenilemenin saptanmasında son derece yardımcıdır.

Makattan Parmakla Muayene: En yaygın kullanılan prostat kanseri tarama testlerinden biridir. Parmakla, hastanın prostatına dokunularak büyüklüğü ve özelliklerine göre anormalliklere bakılır.

Transrektal Ultrasonografi: Transrektal (makattan) ultrasonografi sırasında, küçük bir sonda rektumun içine yerleştirilir. Sonda, eko üreten ve prostata çarparak geri dönen yüksek frekans ses dalgaları yayar. Bilgisayar, bu ekoları kullanarak anormal bölgeleri gösterebilen sonogram ile resmi oluşturur. Transrektal ultrasonografinin, prostat kanserinde yaşamsal riski azalttığına dair araştırmalar devam etmektedir.

Gelişmiş PSA Testi: Pankreas kanserine dair daha belirgin sonuçlar için, PSA testini geliştirme çalışmaları devam etmektedir. PSA sonuçları ne kadar net olursa, hasta o kadar az kaygılanır ve diğer testlere o kadar az ihtiyaç duyulur.

İnsülin-Benzer Büyüme Faktörü: İnsülin benzeri büyüme faktörü (IGF), birçok kanser türünde kanser hücreleri için önemli bir büyüme ve antiapoptotik (hücre ölümünü engelleyici etkisi olan) faktördür. İnsülin benzeri büyüme faktörü bağlayıcı protein-3 (IGFBP-3) ise IGF-1 den bağımsız apoptozisi (hücre ölümü) uyarır ve büyümeyi engeller. Son zamanlarda yapılan araştırmalar, yüksek IGF-I ve düşük GFBP-3 seviyelerinin veya her ikisinin oranlarındaki yükselmenin, prostat kanseri riski artışı ile ilişkili olduğunu belirtmektedir.

Prostat Kanseri Tedavisi Nasıl Yapılır?

Prostat kanserinin tedavisinde yöntem kanserin prostat içinde mi yoksa prostatın dışında mı olduğuna göre belirlenir. Prostat içindeyse ve erken evredeyse aktif izlem, cerrahi tedavi (radikal prostatektomi), HIFu yöntemi ve radyoterapi dikkate alınır. Prostat dışına çıkmışsa genç hastalar için cerrahi + radyoterapi uygulanırken, yaşlı hastalarda hormon tedavisi ve radyoterapi uygulanır. 

Diğer yandan cerrahi seçeneği, prostat kanserinde en yaygın ve etkili tedavi yöntemlerindendir. Robotik, laparoskopik ve açık cerrahi yöntemler mevcut olup her bir cerrahi yöntem hastaya göre tercih edilmelidir. Cerrahi yaklaşımda amaç prostatın tamamının alınmasıdır. Uygun vakalarda prostat çevresinde bulunan ve peniste sertleşmeye yardımcı olan sinirler korunabilir.

Erken evre prostat kanserinde tercih edilen ameliyat, laparoskopitir. Yine erken evrede prostat ışın tedavisi (radyoterapi) de uygun hastalarda önemli bir tedavi seçeneğidir. Laparoskopik cerrahi, hastaya konforlu bir ameliyat süreci sağlar ve kanser kontrolü açısından da yüksek başarı oranlarına sahiptir. 4-5 adet küçük delikten yapılan bu ameliyatlar sonrasında hasta daha az ağrı çeker ve günlük aktivitesine kısa sürede dönebilir. Ameliyat kesisi olmadığından,  bu ameliyatlar kozmetik olarak da büyük oranda hasta memnuniyeti sağlar. Prostat kanseri tanısı ve tedavisindeki büyük gelişmeler, bu hastalığı korkulan bir hastalık olmaktan çıkarmaktadır.

Bu gelişmeler ışığında, her hastanın durumu ve kanserin evresine özel bir prostat kanseri tedavisi planı oluşturulmaktadır. Özellikle, ilerlemiş evrelerde cerrahi ve radyoterapiye ek olarak sistemik prostat kanseri tedavisi yöntemleri önemli bir yer tutar. Hormon tedavisi, kanser hücrelerinin büyümesini kontrol altına almak için en sık kullanılan sistemik prostat kanseri tedavisi seçeneklerinden biridir. Ayrıca, kemoterapi, hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapi gibi ileri prostat kanseri tedavisi yöntemleri de uygun hastalarda olumlu sonuçlar verebilmektedir. Bu bütüncül yaklaşım sayesinde, prostat kanseri tedavisi artık çok daha kişiselleştirilmiş ve başarılı sonuçlar veren bir sürece dönüşmüştür.

Prostat Kanseri Tedavisinde Hormon Tedavisi Yaklaşımı

Prostat kanseri hücrelerinin büyümesi genellikle testosteron hormonuna bağımlıdır. Bu nedenle, ilerlemiş veya cerrahi/radyoterapiye uygun olmayan durumlarda uygulanan ilk basamak sistemik prostat kanseri tedavisi genellikle Androjen Deprivasyon Tedavisidir (ADT) veya halk arasında bilinen adıyla hormon tedavisidir. Bu prostat kanseri tedavisi yönteminin amacı, vücuttaki testosteron seviyelerini baskılayarak kanser hücrelerinin büyümesini yavaşlatmaktır. Hormon tedavisinin uzun süreli uygulanması, yan etkileri nedeniyle hastanın yaşam kalitesini etkileyebilir; bu nedenle modern prostat kanseri tedavisi protokolleri, yan etkileri minimize etmeye odaklanmaktadır.

Hormon tedavisine direnç gelişen veya hastalığın hızla ilerlediği hastalarda, daha ileri sistemik prostat kanseri tedavisi seçeneklerine geçilir. Bu seçenekler arasında kemoterapi, hedefe yönelik tedaviler ve yeni nesil hormon ajanları yer alır. Özellikle kemoterapi, diğer prostat kanseri tedavisi yöntemlerine yanıt alınamayan metastatik hastalarda kritik bir rol oynar. İmmünoterapi gibi yeni geliştirilen ajanlar ise, bağışıklık sistemini kansere karşı aktive etmeyi amaçlayan umut verici bir prostat kanseri tedavisi yolu sunmaktadır. Bu tedavi sürecinde, tüm bu sistemik yaklaşımların zamanlaması, hastanın genel sağlık durumu ve kanser yüküne göre üroloji onkologları tarafından dikkatle belirlenmektedir.

Prostata Ne İyi Gelir?

Prostat sağlığını korumaya yönelik olarak beslenme düzeni, düzenli olarak yapılan egzersiz, bol sıvı tüketimi oldukça önemlidir. Bunların yanında düzenli olarak kontrollerin sağlanması gerekir. Bazı besinlerde yer alan E vitamini, çinko ve selenyum prostata iyi gelere oluşabilecek durumlara karşı koruma sağlayabilir. Bu nedenle bu vitamin ve mineralleri beslenme düzenine eklemek prostata iyi gelir. Prostata iyi gelen durumlar şöyle sıralanabilir: 

  • Likopen, çinko, omega-3 yağ içeren besinlerden yararlanmak 
  • Düzenli olarak egzersiz yapmak
  • İdrar yollarını etkileyen prostat sorunlarına karşı bol sıvı tüketimi yapmak
  • Alkol ve kafeinden uzak durmak
  • Düzenli olarak kontroller yaptırmak

Prostat Kanseri Hakkında Sık Sorulan Sorular

Prostat kanserinde hangi semptomlar görülür?

Prostat kanserinde idrar akışı zayıf veya kesintilidir, özellikle geceleri sık sık idrara çıkma ihtiyacı vardır, mesane tamamen boşaltılamaz veya öyle hissedilir, idrar yaparken ağrı veya yanma ile birlikte alt pelvik bölgede hafif ağrı söz konusudur. Kanser ilerlediyse yorgunluk, bulantı ve kusmada görülür.

Prostat kanseri nasıl bir hastalıktır?

Prostat kanseri, erkek üreme sisteminin bir parçası olan prostat bezinin kanseridir. Prostat kanserinde prostat bezinde anormal hücreler, kontrolsüz bir şekilde bölünmeye ve büyümeye başlar. Prostat bezi yalnızca erkeklerde olduğu için bu kanser türü sadece erkeklerde ortaya çıkar. 

Prostat kanseri 4. evre belirtileri nelerdir?

Prostat kanserinin 4. evresi, hastalığın lenf düğümlerinin ötesine geçerek vücudun uzak organlarına (metastaz) yayıldığı anlamına gelir. Bu evredeki belirtiler, genellikle kanserin metastaz yaptığı bölgeye bağlı olarak çeşitlenir ve hastanın genel yaşam kalitesini etkileyebilir.

4. evre prostat kanserinin en yaygın ve belirgin belirtisi kemik ağrısıdır. Kanserin en sık sıçradığı bölgeler üzerinde, dinlenmeyle geçmeyen, giderek şiddetlenen ve gece artan ağrılar hissedilir. Bu ağrılar, kemikteki tümör yükünün artmasıyla ilişkilidir.

İlerlemiş kanser, vücudun enerji dengesini bozar. Tedaviye rağmen devam eden aşırı yorgunluk, iştahsızlık ve açıklanamayan kilo kaybı, 4. evrenin önemli sistemik belirtileridir. Kanser omurgadaki kemiklere yayıldığında, omurilik üzerinde bası oluşturabilir. Bu durum acil tıbbi müdahale gerektirir ve bacaklarda güçsüzlük, uyuşma, karıncalanma veya felce varabilen his kaybına yol açabilir.

Hastalığın başlangıcında görülen idrar yapma zorluğu, zayıf akış veya idrar retansiyonu gibi lokal belirtiler, tümörün mesane veya üretraya olan baskısının artmasıyla daha da kötüleşebilir. Kanser lenf düğümlerine yayıldığında, bacak ve ayaklarda lenf akışının bozulması sonucu şişlik (lenfödem) görülebilir.

Halsizlik, iştahsızlık, bulantı ve genel bir rahatsızlık hissi, sistemik hastalığın varlığını işaret eden yaygın belirtilerdir. Bu belirtiler ortaya çıktığında, hastanın durumu genellikle sadece lokal prostat kanseri tedavisi (cerrahi/radyoterapi) ile kontrol edilemez hale geldiği için, yukarıda bahsedilen hormon tedavisi, kemoterapi ve hedefe yönelik ajanlar gibi sistemik prostat kanseri tedavisi yöntemlerine odaklanılır.

Geç kalınmış prostat kanserinde tedavi seçeneği nedir?

Tıbbi terminolojide genellikle "ileri evre" olarak adlandırılan bu durumlarda bile, modern prostat kanseri tedavisi protokolleri önemli ilerlemeler kaydetmiştir. Tedavinin temel amacı hastalığı kontrol altına almak, yaşam süresini uzatmak ve yaşam kalitesini korumaktır.

Bu aşamadaki ana prostat kanseri tedavisi yaklaşımları şunları içerir:

Hormon tedavisi (ADT), kemoterapi, yeni nesil hormon ajanları ve hedefe yönelik tedaviler, hastalığın vücutta yayılmasını durdurmayı veya yavaşlatmayı hedefler.

Ağrılı kemik metastazları gibi şikayetleri hafifletmek için bölgesel radyoterapi uygulanabilir.

Bağışıklık sistemini güçlendiren immünoterapi, seçilmiş hastalarda olumlu sonuçlar verebilmektedir.

Prostat kanserinde prostat alınır mı?

Prostat kanserinde ameliyat yapıldığı durumda kişinin prostat bezi ya da seminal keseler alınabilir. Bu durumda çevresindeki bazı dokular da çıkarılabilir. 

Prostat kanseri hızlı yayılır mı?

Prostat kanseri, diğer kanser türlerine göre kıyaslandığı durumda daha hızlı yayılan bir kanser türü olarak görülür. Fakat erken teşhis durumunda prostat kanseri yayılım göstermediyse tedavi olumlu yönde ilerler. 

Prostat kanseri tehlikeli mi?

Prostat kanserinin erken teşhisi çok önemlidir. Özellikle 4. evre prostat kanseri ciddi risk içerir ve ölüm oranı yüksektir.

Prostat kanseri öldürür mü?

Prostat kanserinin ölümcül durumları genellikle ileri evrelerde yaşanır ve kanserin ölümle sonuçlanması başka organlara da yayılmış olduğu anlamını taşır.

Prostat kanseri ilk nereye sıçrar?

Prostat kanseri genel olarak lenf düğümlerinde ve kemiklerde metastaz yapar. Bunların yanı sıra kolon ve bağırsaklara da yayılım özelliği gösterir.

Prostat kanseri düzelir mi?

Prostat kanseri, erken evrede yakalandığında tedavi başarısı yüksek kanser türleri arasında yer almaktadır. Genellikle başlangıç evresinde belirti vermeyen bir kanser olduğu için de 40 yaşından itibaren her erkeğin yıllık prostat muayenesini ve kan tahlillerini mutlaka yaptırması gerekmektedir.

PSA değeri kaç olursa tehlikeli?

PSA değeri kaç olursa tehlikeli? PSA değerinin 1 ng/ml nin altında olduğu çok düşük değerlerde bile %6.6 hastada prostat kanseri bulunabilmektedir. Bununla birlikte PSA değeri arttıkça kansere yakalama şansı artmaktadır. PSA: 3,1 - 4 ng/ml arasına ulaştığında hastaların %26,9'sında prostat kanserine rastlanmaktadır.

Prostat kanseri nasıl anlaşılır?

İdrar yaparken zorlanma, idrar akışında zayıflık, idrarda ve spermde kan, kilo kaybı, erektil disfonksiyon (sertleşme sorunu) ve boşalma sırasında ağrı (hematospermi) prostat kanserinin belirtileridir.

Güncelleme Tarihi : 25 Haziran 2026

Yayınlanma Tarihi: 28 Eylül 2023


*Bu içeriğin geliştirilmesine Memorial Tıbbi Yayın Kurulu katkı sağlamıştır. Sitede yer alan tüm içerikler yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Şikayetinizle ilgili değerlendirme, tanı ve tedavi için mutlaka bir doktora başvurunuz."

Bu Konuda Uzman Doktorlar

İletişim Formu

Detaylı bilgi için iletişime geçin.

* Bu alan gereklidir.
Sosyal Medya Hesaplarımız
Canlı Destek Kolay Randevu Al
Doktor Bul Randevu Al