Testis kanseri belirtileri ve tedavi yöntemleri nelerdir?

Genellikle genç yaştaki erkeklerin sağlığını tehdit eden testis kanserinin görülme sıklığı gün geçtikçe artmaktadır. Testis kanseri nadir görülen kanser türlerinden biri olsa da 20-35 yaş arasındaki erkeklerde en sık ortaya çıkan kanser türüdür. Gelişen tedavi yöntemleri sayesinde, vakaların büyük çoğunluğunda hastalık tamamen tedavi edilebilir. Testis tümörü riskini artıran başlıca etkenlerden biri, “kriptorşidizm” olarak adlandırılan inmemiş testislerdir. Bu durum kanser gelişme riskini 3-14 kat artırmaktadır. Testis tümörlü hastaların yüzde 5-12’sinde görülen inmemiş testislerin yanı sıra; birinci dereceden akrabalarda (özellikle kardeşlerde) testis tümörü olması, genetik bir hastalık olan “Klinefelter” sendromunun görülmesi, karşı testiste daha önceden testis tümörü olması ve kısırlık gibi nedenler de sıralanabilir.

İçindekiler

Testis nedir?

Erkek üreme sisteminin bir parçası olan testisler, skrotum adı verilen bir deri kesesi içinde penisin arkasında oturan iki oval bezdir. Testisler sperm üretir ve depolar. Ayrıca bu işlevinin yanı sıra, yüz kıllarının, artan kas kütlesinin yanı sıra cinsel dürtü (libido) gelişiminden sorumlu olan testosteronu üretir. Sperm oluşumu ve testosteron salgılanması hipofizden salgılanan FSH ve LH hormonları tarafından kontrol edilir.

Testis kanseri nedir?

Testis kanseri, testislerde başlayan ve bazen vücudun diğer alanlarına da yayılabilen tümöral bir büyümedir. Testis kanseri, bir testisin dokularında kanserli (kötü huylu) hücreler geliştiğinde ortaya çıkar. Testis kanseri, 20 ila 35 yaş arası erkeklerde en sık görülen kanserdir. Hastalık genellikle başarıyla tedavi edilebilir. Testis kanserlerinin sağ testiste görülme sıklığı yüzde 52.3, sol testiste görülme sıklığı ise yüzde 47,7’dir. Her iki testiste de kanserli hücrelerin gelişimi meydana gelebilir, ancak bu durum çok nadirdir. (Yüzde 2-3)    

Testis kanserinde risk faktörleri nelerdir?

Testis kanseri risk faktörleri genel olarak şunları içerir:

Yaş

Çoğu vaka 15 ila 40 yaşları arasında ortaya çıkar. Testis kanseri, 20- 35 yaşları arasındaki erkeklerde en sık görülen kanser türüdür.

Irk-Etnik yapı

Testis kanseri gelişme riski beyaz erkeklerde, siyahi erkeklere nazaran 5 kat daha fazladır. Dünya çapında bu hastalığın gelişme riski Amerika ve Avrupa’da yüksek, Afrika veya Asya’da daha düşüktür.

Ailede testis kanseri öyküsü

Aile geçmişi, testis kanseri gelişme riskini arttırır. Nitekim ailede bir erkekte testis kanseri görülmüşse, aynı ailede erkek kardeş ve/veya oğulda da testis kanseri görülme olasılığı artar.

İnmemiş testis (kriptorşidizm)

Doğumdan önce skrotuma inmeyen testisli erkekler yüksek risk altındadır. Bu durumu düzeltmek için ameliyat olan erkekler halen testis kanserine yakalanma riskini taşımaktadır.

Anormal testis gelişimi

Testislerin anormal gelişimine sebep olan koşullar testis kanseri riskini artırabilir

HIV enfeksiyonu 

HIV enfeksiyonu kapan erkeklerde, özellikle AIDS olan hastalarda testis kanseri riski artmaktadır.

Diğer testiste kanser hikayesi

Bir testiste kanser tedavisi görüp iyileşen erkeklerin yaklaşık yüzde 3 ila 4’ünün diğer testisinde de kanser tespit edilmektedir.

Klinefelter sendromu

Klinefelter sendromu da testis kanseri riskini artıran faktörlerdendir.

Testis kanseri çeşitleri nelerdir?

Testis kanserlerinin yaklaşık yüzde 90 ila 95'i sperm üretiminde kullanılan ve “germ hücreleri” olarak adlandırılan hücrelerden meydana gelir. Testis kanserlerinde iki ana tür mevcuttur: Seminoma ve seminom dışı.

Seminoma tümörleri

Seminoma tümörleri şu iki temel özelliğe sahiptir:

  • Seminom dışı tümörlerden daha yavaş gelişme eğilimindedir
  • Genellikle 25 ile 45 yaşları arasında ortaya çıksa da ileri yaşlarda da görülebilir

Seminom dışı tümörler (non-seminom)

Seminom dışı tümörlerin özellikleri şunlardır:

  • Seminoma kanserlerinden daha hızlı gelişme eğilimindedir
  • Dört ana alt tip vardır: Teratom, koryokarsinom, yolk sac tümörü ve embriyonal karsinom
  • Genellikle ergenliğin sonlarında ve 30’lu yaşların başlarında görülür.

Diğer tümörler

Karışık tümörler

Bazen bir testis kanseri, seminoma hücrelerinin ve seminom dışı hücrelerin bir karışımını veya seminom dışı hücrelerin (karışık tümörler) farklı alt tiplerinin bir kombinasyonunu içerebilir.

Stromal tümörler

Stromal tümörler testislerin destekleyici (yapısal) ve hormon üreten dokusunu oluşturan hücrelerde oluşur. Genellikle iyi huyludurlar ve ameliyatla çıkarılırlar.

Not: Bazı testis kanserleri, intratubüler germ hücreli neoplazi (ITGCN veya IGCN) adı verilen bir durum olarak başlar. Bu durumda hücreler anormaldir, ancak sperm hücrelerinin geliştiği alanın dışına yayılmazlar. ITGCN kanser değildir; ancak beş yıl içinde yaklaşık yüzde 50 olasılıkla testis kanserine dönüşme riski vardır. Testis kanseri teşhisi konan kişilerin yaklaşık yüzde 5 ila 10'u ITGCN'ye sahiptir. ITGCN, testis kanserine benzer risk faktörlerine sahiptir. ITGCN’yi teşhis etmek zordur zira hiçbir belirti görülmez, yalnızca bir doku örneğinin test edilmesiyle teşhis edilebilir.

Testis kanseri belirti ve semptomları nelerdir?

Testis kanserinin ilk belirtisi genellikle şişmiş bir testis veya testisteki sert bir yumrudur. Testislerde genelde ağrı olmaz; ancak genellikle skrotumda yani erkeklerde testislerin bulunduğu torba benzeri organda ağrı veya rahatsızlık hissedilebilir.

Testis kanserinin diğer belirtileri şöyledir:

  • Skrotumda bir çekme hissi veya rahatsızlık hissi
  • Normalden daha büyük görünen bir testis
  • Alt karın ve kasık bölgesinde hafif bir ağrı
  • Skrotumda sıvı birikmesi (Hidrosel)

Testis kanserinin evresine göre değişkenlik gösterebilen aşağıdakiler dahil başka semptomlar da gelişebilir:

  • Sırt ağrısı
  • Öksürmek
  • Bir veya iki bacağın şişmesi veya bir kan pıhtısından nefes darlığı, testis kanseri semptomları olabilir. Büyük bir damardaki kan pıhtısı, derin venöz tromboz veya DVT olarak adlandırılır. Akciğerdeki bir arterdeki kan pıhtısı, pulmoner emboli olarak adlandırılır. Bu durum nefes darlığına neden olur.
  • Kilo kaybı
  • Enfeksiyon: Testis enfeksiyonuna orşit denir. Epididim enfeksiyonuna epididimit denir. Enfeksiyondan şüpheleniliyorsa, hastaya antibiyotik reçete edilebilir. Antibiyotikler sorunu çözmezse, genellikle testis kanseri şüphesiyle başka testlere ihtiyaç olacaktır.
  • Göğüslerde hassasiyet veya büyüme: Nadiren de olsa bazı testis tümörleri, jinekomasti denilen bir durum olan meme hassasiyetine veya meme dokusunun büyümesine neden olan hormonları üretir.

Testis kanserinin erken evrede teşhis edilmesi tedavide başarı oranını artıracağından yukarıdaki belirtilerin görülmesi durumunda vakit kaybedilmeden doktora başvurmak gerekmektedir.

Testis kanseri nasıl teşhis edilir?

Testis tümörlerinde tanı için fizik muayene, testis ultrasonu ve kan testlerine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu tetkiklerin yanı sıra, tümörün yayılma riskine karşı akciğer filmi ve tomografi de çekilmektedir. Zira birçok kanser tümöründe olduğu gibi, tanıda geç kalınması tehlikeli olabilir. Testis kanseri tanısında 6 haftalık bir gecikme, kanser nedeniyle ölüm riskini 2 kat artırmaktadır.

Testiste ele gelen bir kitle saptandığı takdirde, tetkiklerle aksi ispat edilmediği sürece, bu kitlenin bir tümör olduğu kabul edilip, tedaviye bu şekilde başlanmaktadır. Vakit geçirmeden hastalıklı testisin alınması ve gerekli patolojik incelemenin yapılıp, tanının kesinleştirilmesi gerekmektedir.

Tümör belirteç proteinlerinin seviyelerini ölçmek için aşağıdaki kan testleri de yapılacaktır.

  • Alfa-fetoprotein (AFP)
  • Beta-insan koryonik gonadotropin (beta-hCG)
  • Laktik dehidrojenaz (LDH)
  • Plasental alkalin fosfataz

Tüm testlerin (CT taraması, MRI taraması, göğüs röntgeni) ve patolojik incelemenin sonucuna göre hastalığın hangi evrede olduğu ve hücre yapısına göre değişiklik gösteren alt tipleri tanımlanmaktadır. Elde edilen sonuç doğrultusunda “kemoterapi” veya “radyoterapi” gibi ek bir tedaviye ihtiyaç duyulup duyulmadığı belirlenmektedir. Ameliyat sonrası tümörün evresine ve tipine göre iyi bir takip yapılmalıdır. Diğer kanser tiplerinde de olduğu gibi; erken tanı ve kısa sürede yapılan uygun tedavi ile başarı şansı çok yüksektir.

Testis kanseri tedavi yöntemleri nelerdir?

Testis kanserinin tedavisi kanserli hücrelerin yayılım alanına, kanserin türüne ve hastaların genel sağlık durumuna göre değişiklik gösterir. Evre 1, kanserin sadece testiste bulunduğu anlamına gelir; Evre 2 kanserin karın veya pelviste lenf düğümlerine yayıldığı anlamına gelir . Testis kanserinde Evre 3 ise, kanserin lenf düğümlerinin ötesine, akciğerler gibi vücudun diğer bölgelerine yayıldığı anlamına gelir.  Özellikle erken evrede teşhis edilen kanserde temel tedavi yönteminin ameliyat olduğu söylenebilir. Yani kanser sadece testiste bulunuyorsa (evre 1), testisin alınması (orşidektomi) gereken tek tedavi uygulaması olabilir. Kanser testisin ötesine yayılmışsa hastaya kemoterapi ve /veya radyoterapi de uygulanabilir. Testis kanseri tekrarlayabilir veya vücudun diğer bölgelerine yayılabilir. Bu nedenle başarılı bir tedavinin ardından takip bakımı önemlidir.

Ameliyat

Testis kanseri için ana tedavi, kanserden etkilenen testisi çıkarmak için yapılan Bu operasyona orşidektomi denir. Erken teşhis edilen testis kanserinde temel tedavi yönteminin ameliyat olduğu söylenebilir.

Ameliyattan sonra, onkoloji umanı dahil olmak üzere bir uzman ekip tüm sonuçları inceleyecektir. Örneğin kanser daha da ilerlemişse karındaki lenf düğümlerini çıkarmak için başka bir cerrahi prosedüre daha ihtiyaç duyulabilir. 

Kemoterapi

Kanser testisin dışına yayıldıysa veya ameliyattan sonra tekrarladıysa, genellikle testis kanserini tedavi etmek için kemoterapi uygulanabilir. Kanser yayılmamış olsa bile, doktor ihtiyaç duyması halinde hastaya bir kür kemoterapi uygulayabilir. Bunun nedeni ilerleyen süreçte testis kanserinin tekrarlama olasılığını azaltmaktır.

Radyoterapi

Radyoterapide, kanser hücrelerini öldürmek için radyasyon kullanır. Radyoterapi, seminomlar radyasyona çok duyarlı olduğu için seminom tip testis kanserlerini tedavi etmek için kullanılır. Ameliyattan sonra kanserin tekrarlamasını önlemek veya kanserin testisin ötesine yayıldığı durumlarda radyoterapi uygulanabilir.

Testis kanseri hakkında sık sorulan sorular 

Testis kanserinin evreleri nelerdir?

Evre 1: Evre 1’de tümör yalnızca testistedir.

Evre 2: Evre 2’de tümör karın bölgesindeki lenf nodlarına yayılmıştır.

Evre 3: Evre 3’te tümör karın bölgesindeki lenf nodlarına ve ötesine yayılmıştır (en sık olarak akciğere).

Testis kanserinden sonra çocuk sahibi olabilir miyim?

Orşidektomi ile tek testisin alınmasının ardından kısırlık ya da ereksiyon problemleri genellikle yaşanmaz. Zira diğer testis eksik olanı telafi etmek için daha fazla sperm ve daha fazla testosteron hormonu üretir. Ancak kemoterapi ve radyoterapi uygulamaları doğurganlığı düşürebilir. Öte yandan tedavi sırasında hem testisler hem de lenf düğümleri çıkarılırsa bu durumda da doğurganlık etkilenebilir.

Testis kanseri önlenebilir mi?

Testis kanserini önlemenin bir yolu yoktur; ancak erken teşhis önemlidir. Erkekler ayda bir kendi kendine testis muayenesi (TSE) yapmalıdır. Testislerde herhangi bir değişiklik fark edilirse (yumrular veya nodüller, sertlik, kalıcı ağrı veya testis büyümesi veya küçülmesi) zaman kaybedilmeden doktora başvurmak gerekmektedir.

Kendi kendine testis muayenesi için en iyi zaman, banyo sırasında veya sonrasında testis torbasının derisinin gevşediği zamandır.

Her bir testisi incelemek için iki el de kullanılmalıdır. İşaret ve orta parmaklar testisin altına ve başparmaklar testisin üstüne yerleştirilmelidir. Testisler parmakların arasında nazikçe döndürülmelidir. (Testislerin farklı boyutlarda olması normaldir.)

Testisin üstünde ve arkasında kord benzeri bir yapı fark edebilir. Bu yapıya epididim denir. Epidim sperm depolar ve taşır, yumruyla karıştırılmamalıdır.

Testiste ele gelen herhangi bir sertliğin kitle veya şişlik olup olmadığını kontrol edilmelidir. Herhangi bir yumru hissedildiğinde doktora başvurulmalıdır. (Topaklar bezelye büyüklüğünde veya daha büyük olabilir ve genellikle ağrısızdır.)

Testis kanseri olan erkeklerde prognoz (iyileşme şansı) nedir?

Bu kanser türü, vakaların yüzde 95'inden fazlasında başarıyla tedavi edilmektedir. Olumsuz risk faktörlerine sahip erkeklerin dahi ortalama olarak yüzde 50 iyileşme şansı vardır.

Memorial Tıbbi Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır.

Güncelleme Tarihi : 10 Mayıs 2021

Yayınlanma Tarihi: 22 Nisan 2021

İletişim Formu

Detaylı bilgi için iletişime geçin.

Bu Konuda Uzman Doktorlar

Sosyal Medya Hesaplarımız
Kolay Randevu Al